0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1] Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: 2:3 - Onlar ki gaybe iman edip namazı dürüst kılarlar ve kendilerine verdiğimiz  (Okunma Sayısı 172 defa)
yasemin
Tecrubeli üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 291



« : 07 Haziran 2008, 11:24:14 »

2:3 -  Onlar ki gaybe iman edip namazı dürüst kılarlar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan (Allah yolunda) harcarlar.
(Bakınız: Gayb, Infak, Namaz, Rızık) 
 
 
2:43 -  Hem namazı dosdoğru kılın, zekatı verin, rükû edenlerle birlikte siz de rükû edin.
(Bakınız: Birlik, Namaz, Rüku, Zekat) 
 
 
2:45 -  Bir de sabırla, namazla yardım isteyin. Şüphesiz bu, (Allah'a) saygılı olanlardan başkasına ağır gelir.
(Bakınız: Huşu, Namaz, Sabır) 
 
 
2:83 -  Hani bir vakitler İsrailoğulları'ndan şöylece mîsak (kesin bir söz) almıştık: Allah'dan başkasına tapmayacaksınız, ana-babaya iyilik, yakınlığı olanlara, öksüzlere, çaresizlere de iyilik yapacaksınız, insanlara güzellikle söz söyleyecek, namazı kılacak, zekatı vereceksiniz. Sonra çok azınız müstesna olmak üzere sözünüzden döndünüz, hâlâ da dönüyorsunuz.
(Bakınız: Ahid-anlaşma, Akraba, Israiloğulları, Iyilik, Misak, Namaz, Yetim, Yoksul, Zekat) 
 
 
2:110 -  Siz namazı hakkıyle kılmaya bakın ve zekatı verin! Kendi nefsiniz için her ne hayır yaparsanız, Allah katında onu bulursunuz. Muhakkak ki, Allah bütün yaptıklarınızı görmektedir.
(Bakınız: Hayır (iyilik), Namaz, Zekat) 
 
 
2:125 -  Biz ta o zaman bu Beyt'i, insanlar için bir sevap kazanma ve bir güven yeri kıldık. Siz de Makam-ı İbrahim'den kendinize bir namazgah edinin. Ayrıca İbrahim ile İsmail'e şöyle ahid verdik: "Beytimi, hem tavaf edenler için, hem ibadete kapananlar için, hem de rükû ve secde edenler için tertemiz tutun!"
(Bakınız: Ahid-anlaşma, Güvenlik, Ibrahim (as) Ve Kavmi, Ismail (as), Kabe, Mescid-i Haram, Namaz, Rüku, Secde, Tavaf) 
 
 
2:149 -  Hem her nereden yola çıkarsan (namazda) hemen Mescid-i Haram'a doğru yüzünü çevir. Bu emir şüphesiz hak, Rabbinden olduğu gerçektir. Allah yaptıklarınızdan habersiz de değildir.
(Bakınız: Mescid-i Haram) 
 
 
2:153 -  Ey iman edenler! Sabır ve namazla yardım isteyin. Şüphe yok ki Allah, sabredenlerle beraberdir.
(Bakınız: Namaz, Sabır) 
 
 
2:177 -  Yüzlerinizi bazan doğu, bazan batı tarafına çevirmeniz erginlik değildir. Fakat eren o kimselerdir ki, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitabave bütün peygamberlere iman edip, yakınlığı olanlara, öksüzlere, yoksullara, yolda kalmışa, dilenenlere ve esirleri kurtarmaya seve seve mal verirler. Namazı kılarlar, zekatı verirler. Bir de andlaştıkları zaman sözlerini yerine getirenler, hele sıkıntı ve hastalık durumlarında ve harbin şiddetli zamanında sabır ve kararlılık gösterenler var ya, işte doğru olanlar da bunlardır, korunanlar da bunlardır.
(Bakınız: Ahid-anlaşma, Ahiret, Akraba, Doğu-batı, Fakirlik-fakirler, Hastalık, Hayır (iyilik), Iyilik, Köle, Mallar, Melekler, Muttaki, Namaz, Sabır, Savaş, Sevgi, Yetim, Yoksul, Zekat) 
 
 
2:238 -  Namazlara ve orta namaza devam edin ve Allah için boyun eğerek kalkıp namaza durun.
(Bakınız: Gönülden Yapıla..., Namaz) 
 
 
2:239 -  Eğer bir korku hâlindeyseniz, yaya veya binekli olarak giderken kılın, (korkudan) emin olduğunuz zaman da böyle bilmediğiniz şeyleri size öğrettiği şekilde Allah'ı zikredin (namazlarınızı yine her zamanki gibi huşû ile kılın).
(Bakınız: Binek, Güvenlik, Namaz, Yaya, Zikr) 
 
 
2:277 -  İman edip iyi işler yapan, namazı dosdoğru kılıp zekatı verenlerin Rabbleri katında elbette mükafatları vardır. Onlara hiçbir korku olmadığı gibi, onlar mahzun da olmazlar.
(Bakınız: Amel, Ecir, Namaz, Zekat) 
 
 
3:39 -  Zekeriyya mabedde namaz kılarken melekler ona: "Allah sana, Allah'dan bir kelimeyi doğrulayıcı, efendi, nefsine hakim ve iyilerden bir peygamber olarak Yahya'yı müjdeler." diye ünlediler.
(Bakınız: Melekler, Namaz, Yahya (as), Zekeriya (as)) 
 
 
4:43 -  Ey iman edenler! Sarhoş iken ne söylediğinizi bilinceye kadar namaza yaklaşmayın. Cünüb iken de yolcu olanlar müstesna gusül edinceye kadar namaza yaklaşmayın. Eğer hasta olur, veya yolculukta bulunursanız veyahut biriniz abdest bozmaktan gelince veya cinsî münasebette bulunup, su da bulamazsanız o zaman tertemiz bir toprak ile teyemmüm edin. Niyetle yüzlerinize ve ellerinize sürün. Şüphesiz ki Allah çok affedicidir, çok bağışlayıcıdır.
(Bakınız: Abdest, Bağışlamak (affetmek), Cünüplük, Gusül, Hastalık, Kadınlar, Namaz, Sarhoşluk, Teyemmüm, Toprak, Yolcu) 
 
 
4:77 -  Kendilerine, "Ellerinizi savaştan çekin, namazı kılın, zekatı verin" denilenleri görmedin mi? Üzerlerine savaş yazılınca hemen içlerinden bir kısmı insanlardan, Allah'tan korkar gibi, hatta daha çok korkarlar ve "Rabbimiz! Niçin bize savaş yazdın? Ne olurdu bize azıcık bir müddet daha tanımış olsaydın da biraz daha yaşasaydık?" derler. Onlara de ki: "Dünya zevki ne de olsa azdır, ahiret, Allah'a karşı gelmekten sakınan için daha hayırlıdır ve size kıl kadar haksızlık edilmez."
(Bakınız: Ahiret, Cihad, Dünya, Hurma, Meta, Münafıklar, Muttaki, Namaz, Savaş, Zekat) 
 
 
4:101 -  Yeryüzünde sefere çıktığınızda kâfirlerin size bir kötülük yapacağından korkarsanız namazı kısaltmanızda size bir vebal yoktur. Kuşkusuz kâfirler sizin apaçık düşmanınızdır.
(Bakınız: Adım, Cihad, Düşman, Kafir, Namaz, Savaş, Savaşta Namaz, Yeryüzü) 
 
 
4:102 -  Sen onların aralarında bulunup da onlara namaz kıldırdığında içlerinden bir kısmı seninle beraber namaza dursun. Silahlarını da yanlarına alsınlar. Bunlar secdeye vardıklarında diğer bir kısmı arkanızda beklesin. Sonra o namaz kılmamış olan diğer kısım gelsin seninle beraber kılsınlar ve ihtiyatlı bulunsunlar, silahlarını yanlarına alsınlar. Kâfirler arzu ederler ki, silahlarınızdan ve eşyanızdan bir gafil olsanız da size ani bir baskın yapsalar. Eğer size yağmur gibi bir eziyet erişir veya hasta olursanız silahlarınızı bırakmanızda bir vebal yoktur. Bununla beraber ihtiyatı elden bırakmayın. Kuşkusuz Allah kâfirlere alçaltıcı bir azap hazırlamıştır.
(Bakınız: Cihad, Hastalık, Kafir, Namaz, Savaşta Namaz, Savaşta Taktik ..., Secde, Tedbir, Yağmur) 
 
 
4:103 -  O korkulu zamanda namazı kıldınız mı gerek ayakta, gerek otururken ve gerek yanlarınız üzerinde hep Allah'ı zikredin. Korkudan kurtulduğunuzda namazı tam erkanı ile kılın. Çünkü namaz müminlere belirli vakitlerde yazılı bir farzdır.
(Bakınız: Güvenlik, Müminler, Namaz, Savaşta Namaz, Zikr) 
 
 
4:142 -  Münafıklar, Allah'ı aldatmaya çalışırlar. Halbuki Allah, onların oyunlarını başlarına geçirecektir. Onlar, namaza kalktıkları zaman tembel tembel kalkarlar. İnsanlara gösteriş yaparlar. Allah'ı pek az anarlar.
(Bakınız: Aldatmak-aldatılmak, Gösteriş Yapmak, Münafıklar, Namaz) 
 
 
4:162 -  Fakat onlardan ilimde derinleşmiş olanlar ve iman edenler, sana indirilene ve senden önce indirilenlere iman ederler. Onlar, namazı kılan, zekatı veren, Allah'a ve ahiret gününe iman edenlerdir. İşte onlara büyük bir mükafat vereceğiz.
(Bakınız: Ahiret, Ecir, Ilim, Ilimde Derinleşenler, Müminler, Namaz, Zekat) 
 
 
5:6 -  Ey iman edenler! Namaz kılmaya kalktığınız zaman, yüzlerinizi ve dirseklere kadar ellerinizi yıkayın. Başlarınızı meshedin, iki topuğa kadar da ayaklarınızı yıkayın. Eğer cünüp iseniz temizlenin. Hasta iseniz, yahut yolculukta iseniz, yahut biriniz abdest bozmaktan gelmişse yahut kadınlara dokunmuşsanız, su da bulamamışsanız, temiz bir toprağa teyemmüm edin. Bunun için de yüzlerinizi ve ellerinizi o toprakla meshedin. Allah size bir güçlük çıkarmak istemiyor, fakat sizi temizlemek ve şükredesiniz diye de üzerinizdeki nimetini tamamlamak istiyor.
(Bakınız: Abdest, Cünüplük, Gusül, Hastalık, Namaz, Nimet, şükür, Temizlik, Teyemmüm, Toprak, Topuk, Yolcu) 
 
 
5:12 -  Allah, İsrailoğularından söz almıştı. İçlerinden on iki müfettiş göndermiştik... Allah şöyle demişti: " Ben, muhakkak sizinle beraberim. Namazı dosdoğru kıldığınız, zekatı verdiğiniz, peygamberlerime iman ettiğiniz ve onlara yardımda bulunduğunuz, (mallarınızı) Allah yolunda güzelce sarfettiğiniz takdirde, günahlarınızı mutlaka örter ve sizi altından ırmaklar akan cennetlere korum. Fakat sizden her kim de, bundan sonra küfrederse, dosdoğru yoldan sapmış olur.
(Bakınız: Ahid-anlaşma, Borç, Güvenilirlik, ırmak, Israiloğulları, Namaz, Zekat) 
 
 
5:55 -  Sizin asıl dostunuz Allah'tır, O'nun Resulüdür ve namazlarını kılan zekatlarını veren ve rükû eden müminlerdir.
(Bakınız: Dost, Müminler, Namaz, Rüku, Zekat) 
 
 
5:58 -  Namaza çağırdığınız zaman, onu alay ve eğlence konusu yaparlar. Bu onların, akıllarını kullanmayan bir toplum olmalarından dolayıdır.
(Bakınız: Akıl, Alay, Namaz) 
 
 
5:91 -  Şeytan, içki ve kumarla sizin aranıza düşmanlık ve kin sokmak ve sizi Allah'ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. Artık bunlardan vazgeçtiniz değil mi?
(Bakınız: Alıkoymak, Düşman, Içki, Kumar, Namaz, şeytan)
 
Moderatöre Bildir   Logged

İSLAM;MAZLUMUN,MAĞDURUN,VE GARİPLERİN YARDIMINA KOŞMAYI EMREDER
Sayfa: [1] Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer: