0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1] Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: ♥ Ümmet seni özler içten içe ah efendim ♥  (Okunma Sayısı 756 defa)
diyar2
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 0

ISLAM


« : 14 Ekim 2007, 23:09:30 »


 ♥♥♥♥♥♥♥ ümmet seni özler aslinda içten içe -farkina varmaz-

bir gelsen de hayatimizi hay’a dogru çizsen..sevdalarimizi, yüregimizin firtinali bir deniz gibi oldugu su dönemde ask’a erdirsen..yelkenleri kontrolüne alsan..
ah efendim;

sensiz bu alem bize yabanci kaliyor; yalancisi oluyoruz inandiklarimizin…yalancisi oluyoruz yüregimizin..avunamiyoruz ki avutalim sol yanimizi.bir gelsen agrimayacak o tarafimiz; agir gelmeyecek hayat bize. biz yükle(n)meye talip olacagiz sevdayi heybemize.bir gelsen, pervanesi olacagiz ask’in; razi olacagiz yanmaya..
ah efendim;

simdilerde her halimiz bir garîb! sevdalarimiz anlamsiz; sevgimiz -kus kadar hafif- her rüzgarda savruluyor bilmedigimiz sokaklara; toparlayamiyoruz hallerimizi bir’de! toparlanip gidemiyoruz bir’e..

simdilerde sevdiklerimiz de bir garîb; bize deger vermez, vefamizi bilmez…
ah efendim;

bir gelsen su gönül evimize; müsrifligimizle duygularimizin bereketini bosluga savurur bulursun bizi. bir yerleri doldurabilmek için, daha büyük bosluklara razi olur halde bulursun bizi; bizi bosluga düstügü halde içinin huzuru aradigini fark edememis halde bulursun…
ah efendim;

aradiginin “sen” oldugunu bilmeyen bir ümmet mi olduk biz yoksa aramanin mahiyetini mi bilemez olduk? bulma ümidimiz mi bitti yoksa; bulanlari gören gözümüz mü köreldi? yüregimizin üzerindeki perdeler kalinlasir da kalinlasir; hikmeti setreyler yürege karsi...
ah efendim,

ümmet garîb kaldi dogup büyüdügü kentte; içinde. ümmetin içi vasfini degistirdiginden olsa gerek, taniyamaz oldu kimse kendini..taniyamaz olduk birbirimizi; kendimizi…bundandir ki efendim, uzak kaldik bizim vasfimizla degerli kilan’a; uzaklastik bilgisizligimizin dehlizinde…efendim, bize bir nefes eyle; ümmetine düskün bir peygamber duasi; içimiz özler insirahi…

efendim, artik iftidah zamanimizdir; bize dua eyle..bizi huzuruna çagir!bu garîblik bize dokundu…
ah efendim,

bu garîblik bize dokundu…

gel de bize “yâr” olmayi anlat, sevmeyi, sevilmeyi,

vermeyi, verdiginin ardindan bakmamayi,

/ ummadan vermeyi /

bize hayatimizin efendisi olmayi ögret,

bize irademizi elimizde tutmayi ögret,

bize yüregimizle konusmayi ögret,

murakabemiz, seni yüregimize murakip bilisimizi getirsin….
gel de hallerden hale geçis yapalim artik,

bitsin su oyalanma faslimiz,

dizinin dibinde oturup sevban misali yok olalim gözlerinde,

sevelim askla vuslat eyleyen hiçkiriklari....

gel de sikayet etmeyelim artik aci’dan, dilimiz hep sükre dokunsun….  ♥♥♥♥♥♥♥

alinti
Moderatöre Bildir   Logged
diyar2
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 0

ISLAM


« Yanıtla #1 : 23 Ekim 2007, 13:45:30 »




SENİ ÖZLEDİK...


VARLIĞININ KAÇ BAHARA BEDEL OLDUĞUNU

BİLMEYENLER YOKLUĞUNUN IZDIRABINI

NASIL DUYSUNLAR......SENİ ÇOK SEVİYOR VE ÖZLÜYORUZ......


BİZE KIRGINMISIN SEVGİLİ EFENDİM... Cry



Moderatöre Bildir   Logged
diyar2
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 0

ISLAM


« Yanıtla #2 : 23 Ekim 2007, 13:48:08 »

Anam babam sana feda olsun ya HabibAllah-
Ben aslında senin adını kağıtlara değil,
harf harf, lime lime, nokta nokta,
Kalbime...
KALBİME yazıyorum....

İçimize bir gül, gönlüzüme bir gül, özümüze bir gül,

Sonsuz selam, sonsuz salat, sonsuz muhabbet ve ihtiram sana

Gül Efendim.








Moderatöre Bildir   Logged
diyar2
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 0

ISLAM


« Yanıtla #3 : 23 Ekim 2007, 13:51:32 »





EVET SEVGİLİ DOSTLAR

OTURMUŞ YERDE KÖLELERLE BERABER YEMEK YİYORDU.
GÖREN SAHABİLER ŞAŞIRARAK-YA RASULAllah SİZ KÖLEMİSİNİZ Kİ
ONLARLA OTURUP YEMEK YİYORSUNUZ DEDİLER HAYRETLE.

GÜLLERİN EFENDİSİ
SICACIK BİR TEBESSÜMLE,
BUYURDULAR Kİ

''TABİİ BENDE KÖLEYİM .
BENDE AllahIN KÖLESİYİM.''S.AV





Moderatöre Bildir   Logged
diyar2
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 0

ISLAM


« Yanıtla #4 : 23 Ekim 2007, 13:55:47 »




Ey en Sevgili'den lütuf Sevgili!.. Dudaktan dökülen sözle, kalemden süzülen satırların, sadra doğan muhabbetle olan sıcak bağını hesaba katarak, kelâmımın Senin katındaki aczi altında ezilerek şunları diyebilirim ki;



Sen latîf olan Allah (c.c)'ın, yerini kimsenin dolduramayacağı, paha biçilmez bir lütfusun bize. Sen lütufların en yücesisin, en güzelisin Sultânım! Bizi, Sen'in ümmetin olmakla şereflendiren Allah (c.c) Teâlâ'ya, yarattıkları adedince hamdolsun!..
 
Hazret-i Sevban kadar sevemesem de Sen'i, muhabbetine tâlip, muhabbet duyduklarının dostu olma yolunda tökezleye tökezleye gelmekteyim Sana doğru


Ne acıdır ki, eskiden muhabbet sadırlardan satırlara nakşedilirken, şimdilerde satırlardan sadırlara terfî etmeyi bekliyor. Gönlün muhabbetinle hemhâl olması ise; ancak muhabbetinin hakkını verip mübârek ahlâkınla ahlâklanmaktan geçiyor.
 
Zâtının aşkıyla yanıp tutuşan ve lütfuna nâil olan şâir Nâbî kadar dökemesem de muhabbetimi satırlara, sadrım Sen'in aşkının nûrunu dağıtıyor tüm varlığıma. Hasretin gözlerimden döküldüğünde, gözyaşlarımı Fuzûlî'nin gönül testisiyle Sana göndermekten başka bir şey gelmiyor elimden, Efendim



Endülüs'ten Bağdat'a gelip, evinin çevresi karantinaya alınmış hocasının kapı aralığından mübarek hadîs-i şeriflerini öğrenmek için dilenci kılığına giren, aşkına bürünmüş Bâkî bin Mahlet'i duyduktan sonra, Cumâ'ları Sana salât ü selam getirenlerin yüzlerini bizzat gördüğün haberiyle sarsılıp utanıyorum
 
Ey kalplerin tabîbi!.. Şahsınızda, Sizi Yaratan'ın Zâtına -celle celâlühu- hürmet gösterip, mübârek hadîs-i şeriflerinizi nakletmek için, bulunduğu mekânda en yüksek yere çıkmayı, edebin bir gereği olarak gören bir ecdâda sahipken, bu güzel fazîletlerin kalıntılarıyla diri tutmaya çalıştığımız mâneviyâtımızın tekrar yeşermesi için ne olur bize duâ edin! Bizlerin “az”lardan, müjdelediğin “garip”lerden, “mukarrebûn”dan olmamız için şefaatini lütfet



Kutlu müjdene nâil olmak için ömrünün son demlerinde İstanbul'un İslambol diye anılmasına vesîle olan fethe ilk adımı atanlardan Ebû Eyyûb el-Ensarî gibi İstanbul'u mânevî açıdan yeniden fethetmemiz, tekrar ümmet bilincini, İslâm kardeşliğini kazanmamız için kerem edip, sünnetinle yol göster bizlere!.
 
Muhabbete en çok lâyık olan beşer Sen'sin. Senin sevgini, başta kendi gönlümüzde ve tüm insanlığın gönlünde, İslâm'a hizmetçi olarak diri tutmamız için, Sana “Habîbim!” diyen Vedûd olan Allah (c.c)'tan yardım diliyoruz. Çünkü Sen'i lâyıkıyla sevmek, Sana “Sevgilim” diye hitâb eden Rabbimizi de lâyıkıyla sevebilmeye bir vesîledir diye ümid ediyoruz.



Sultanım, bizi cürmümüze rağmen sev, sevdiklerine sevdir ve şefaatinle sevindir ki; bizden daha bahtiyarı olmasın dâreynde
 
Hiçliğinin dahî idrâkine varamamış bu âciz Meryem, Senin yaratılışının en önemli harcı olan muhabbetle, gönülden gönüle Sana –âdetâ- lehimlenmek ister! Şefaatinle ferahnâk etmezsen eğer, hâlimiz nice olur Efendim!



Yâ Raûf! Ne mutlu Sen'in kalbine düşene, ne mutlu kalbine Sen düşene!!!
 
Ne olur bizlere şefaat eyle!

Sultanım!..
 
Canımı, cânân eğer isterse minnet cânıma



Can nedir kim, ânı kurban etmeyem cânânıma
 
Sultanım, Seni sevdikçe daha çok tanıyor,


Tanıdıkça daha çok seviyorum
 

Alıntı
Moderatöre Bildir   Logged
diyar2
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 0

ISLAM


« Yanıtla #5 : 23 Ekim 2007, 14:00:53 »

Gül Efendim.

Gel ey aşk ikliminin Sultanı,

Gel ey güzellik şahikalarımın dolunayı,

Gel ey vefa ve safa göklerinin hilali, cemali,

Gel ey güzellikler ordusunun hakanı, varlık aleminin özü, kemali.

Gel, gel de dağıt şu zulmeti. İkram et, yitirdiğimiz cenneti.

Deriver içimize layık gülleri, sünbülleri,

İtiverme ne olur elinin tersiyle bizleri.

Aklımıza sun akılları, basiretleri,

Gül Efendim.


Moderatöre Bildir   Logged
diyar2
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 0

ISLAM


« Yanıtla #6 : 23 Ekim 2007, 14:04:02 »

   BU KONUYU SENDE OKUYOR MUSUN EFENDİM...S.A.V...

okuyor musun EFENDİM...
yazılarımızı.....
sana olan sevgilerin izharını...

haberdar mısın aşkınla yanan
yüreklerden...
samimi özlem çeken..
gönüllerden....

bir konu açtıK senin adına...
BİZLER SENİ GÖRMEDEN SEVDİK EFENDİM (S.A.V)...ünlem
aşıklar gelsin seni koklasın diye...
ve volkan gibi patlasın bazıları...
SEVDA fışkırsın gönüllerinden...

seninle konuşmaya...
seni koklamaya....
ellerinden tutmaya....
dizin dibine oturmaya...
ve seninle beraber ...
aglamaya...
bir konu açtıK EFENDİM.........

VE BUGÜN GÖRÜYORUM Kİ...
BİR AŞIĞIN GELMEDİĞİ GÜN YOK
GÜL KOKAN BU KONUYA...
BİR AŞIĞIN SEVGİSİNİ ANLATMADIĞI
GÜN YOK....
VE BİZ HER MESAJDA...
SANA SESLENİYORUZ...
BİZLERİ AFFETTİN Mİ EFENDİM...ünlem S.A.V

Moderatöre Bildir   Logged
vuslat
Site Yöneticisi
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 5352


Sözüm tükendi, manayı sessizliğe yükleyip sustum


« Yanıtla #7 : 23 Ekim 2007, 14:06:09 »

Gül Efendim Gurbetim de Sensin,Vuslatım da Sen…
Varoluş varlığım, gül çağında gül ıtırım. Gül Efendim. ...
Gül Efendim.
Teri gül kokan, gönlü gül kokan, ömrü gül kokan,.
Gül Efendim. ...
sana binler selat ve selam ederiz eyy güllerin efendisi

paylaşımınız için Allah razı olsun. devamını bekleriz hakka emanet olun...
Moderatöre Bildir   Logged

Ya Rebbî! ez Ji bela û zehmetîya, arîkarî te dêxwazîm. Ez xwe davim te...
diyar2
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 0

ISLAM


« Yanıtla #8 : 23 Ekim 2007, 14:08:47 »

sizdende Allah razi olsun devam edecek insAllah
Moderatöre Bildir   Logged
__elizan__
@CEM! K@LEM
Üstad Üye
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1362


varlık ile yokluk arasında bir muamma..


« Yanıtla #9 : 23 Ekim 2007, 20:00:21 »

Sana geldim efendim…

Bin bir güçlükle söküp getirdim yüreğimi de yanımda

Sana geldim efendim…

Cismin bir nur olarak aklımda, isminse hep dudağımda

Bu aşkı taşıyamam artık bu küçücük bağrımda

Dünlerimi yaktım ateşte teslim oldum sana yarınlarımda

Ve ben

Sana geldim efendim…






Sana geldim efendim…

Artık yıkılsa dünya ne yazar bu kutlu günde

Bayramım olmaz mı doğumum gibi ölümümde

Küffar naralar atsın artık gidişimde dönüşümde

Bir kor alev gibi parıldayıp aniden sönüşümde

Ne olursa olsun efendim

Ben mi ?

Sana geldim efendim…






Sana geldim efendim…

Bilmem kaçıncı ağlayışım yapayalnız gecelerde

Sana salat ve selamlar gece gündüz hecelerde

Şu gönlüm sensizlikten her an bocalarda

Ben çaresizce yine hüzne şayan bir şekilde

Bu gece içimdeki sıkıntılarım ve tüm dertlerimle

Ben

Ben sana geldim efendim…






Sana geldim efendim…

İstiyorum ki kalbim çıksın yerinden ve dile gelsin

Yüreğim sökülüp ta canevinden sana salat ve selam getirsin

Bu aşk beni bende daha fazla çoğalmadan bitirsin

Divane gönlüm yansın da şu aklını yitirsin

Ben kaybolayım ani çığıkların boz bulanık nidalarında

Volkanların köpüklü kaynayan sularında

Yansam yanmazdım yandığım kadar böyle

Halim , ahvalim bu iken

Bense sana geldim efendim…






Sana geldim efendim…

Bendim şehrin soğuk sokaklarında inleyen aşkından

Mecnun misali çölleri karış karış arşınlayan

Ve bir sevda ateşi yakıp büyük bir sevinçle ateşe atlayan

Meczup bir görüntüyü işleyip nakış nakış yüreğime

Her soruşumda büyüdü mü içindeki aşk diye kendi kendime

Sürünerek ismin dudağımda iken yesrip çöllerinde

Sensizliğe muzdarip bu yaban ellerinde

Seni her an soluyup yasatarak aciz kaderimde

Bütün sözler istemeden tıkanırken biçare genizimde

Bir de baktım ki ben kaybolmusum engin bir vuslat denizinde

Bir baktım ki ben sana gelmişim efendim…

Bir baktım ki sana gelmişim efendim…

Bir baktım ki sana gelmişim…

 
Moderatöre Bildir   Logged

bir warmış bir yokmuş
Sayfa: [1] Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer: