suskunlar meclisi - Sükûtumuz'dan anlamayan, sohbetimizden bir şey anlamaz..!
30 Temmuz 2010, 13:23:24 *
Selamun Aleyküm, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Takvim Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: [1] 2   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Âdiyât Suresi  (Okunma Sayısı 273 defa)
Seccâd
Dermanê dilan
Site Yöneticisi
****

Puan: 290
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1207


"Dilimden düğümü çöz"


« : 07 Şubat 2010, 09:51:34 »


Bismillâhirrahmânirrahîm.

1. وَالْعَادِيَاتِ ضَبْحًا

2. فَالْمُورِيَاتِ قَدْحًا

3. فَالْمُغِيرَاتِ صُبْحًا

4. فَأَثَرْنَ بِهِ نَقْعًا

5. فَوَسَطْنَ بِهِ جَمْعًا

6. إِنَّ الْإِنْسَانَ لِرَبِّهِ لَكَنُودٌ

7. وَإِنَّهُ عَلَى ذَلِكَ لَشَهِيدٌ

8. وَإِنَّهُ لِحُبِّ الْخَيْرِ لَشَدِيدٌ

9. أَفَلَا يَعْلَمُ إِذَا بُعْثِرَ مَا فِي الْقُبُورِ

10. وَحُصِّلَ مَا فِي الصُّدُورِ

11. إِنَّ رَبَّهُمْ بِهِمْ يَوْمَئِذٍ لَخَبِيرٌ



Bismillâhirrahmânirrahîm.

1. Harıl harıl koşanlara,

2. (Nallarıyla) çakarak kıvılcım saçanlara,

3. (Ansızın) sabah baskını yapanlara,

4. Orada tozu dumana katanlara,

5. Derken orada bir topluluğun ta ortasına girenlere yemin ederim ki ,

6. Şüphesiz insan, Rabbine karşı pek nankördür.

7. Şüphesiz buna kendisi de şahittir ,

8. Ve o, mal sevgisine de aşırı derecede düşkündür.

9. Kabirlerde bulunanların diriltilip dışarı atıldığını düşünmez mi?

10. Ve kalplerde gizlenenler ortaya konduğu zaman ,

11. Şüphesiz Rableri o gün onlardan tamamıyle haberdar

Moderatöre Bildir   Logged

"...Bu da bir şıkşıkıyyeydi geldi ve geçti."
Seccâd
Dermanê dilan
Site Yöneticisi
****

Puan: 290
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1207


"Dilimden düğümü çöz"


« Yanıtla #1 : 09 Şubat 2010, 14:57:22 »

ADİYAT SURESİ

Mekke'de inmiştir, 11 âyettir.

Takdim

Âdiyât sûresi Mekke'de inmiş olup, Allah yolunda cihâd edenlerin, düşmanlar üzerine hızla giden atlarından bahseder. Hızla koşup saldırırken bu atlardan şidetli bir ses işitilir. Tırnaklarıyla taşlara çakarlar da, onlar­dan ateş uçuşur. Tozu dumana katarlar.

Sûre, gazilerin atlarının Allah katındaki şeref ve üstünlüklerini göstermek için, insanın, Allah'ın ona verdiği nimetlere nankörlük ettiğine, O'nun lütuf ve bof ihsanlarını inkâr ettiğine dâir bu atlara yeminle başlar. İnsan, bu nankörlüğünü ve nimet bilmezliğini hal ve söz diliyle ilan etmek­tedir. Aynı zamanda sûre, insanın tabiatından ve onun malı çok sevdiğinden bahseder.

Bu mübarek sûre, mahlûkâtın, hesap ve ceza için dönüşlerinin sadece Allah'a olacağını; mal ve makamın âhirette hiçbir faydası olmayacağını, sadece iyi amelin fayda vereceğini açıklayarak sona erer
Moderatöre Bildir   Logged

"...Bu da bir şıkşıkıyyeydi geldi ve geçti."
Seccâd
Dermanê dilan
Site Yöneticisi
****

Puan: 290
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1207


"Dilimden düğümü çöz"


« Yanıtla #2 : 16 Şubat 2010, 14:45:03 »

1- Gürültü ile koşanlara,



Allah teala, bu surenin başındaki âyetlerde, sadece sıfatlarını zikrettiği bir kısım yaratıklara yemin etmiştir. Müfessirler bu sıfatlan, kendi zamanlarında bulunan varlıklara göre yorumlamışlardır. Bazılan bu âyetlerde sıfatların zikre­dilen varlıkların, savaş halindeki atlara ait olduğunu zikretmişler diğer bazıları ise Hac sırasında üzerlerine binilen develere ait olduğunu zikretmişlerdir.

Zeyd b. Eşlem ise, bunlann, Allah tealanın yaptığı bazı yeminler olduğu­nu söylemiş, bazları belli varlıklara tahsis etmekten kaçınmiştr. Taberi de, bazı sıfatların atlara ait olduğunu söylemiş ise de diğerlerini genel manada anlama­nın daha uygun olduğunu zikretmiştir.

Âyette zikredilen "Gürültü ile koşanlar"dan neyin kasdedildiği hakkında farklı görüşler zikredilmiştir. Bazı müfessirlere göre bunlar savaşta düşmanın üzerine koşarken şiddetle soluyarak ses çıkaran atlardır.

Abdullah b. Abbas, Mücahid, Katade, Ata, İkrime, Dehhak ve Salim bu görüştedirler. Taberi de koşarken solumasından dolayı gürültü çıkaranlar, atlar olduğu için bu görüşü tercih etmiştir.

Diğer bir kısım müfessirlere göre ise, gürültü ile koşanlardan maksat, Ha­cıları, Arafat´tan Müzdelife´ye, oradan Mina´ya ve diğer yerlere taşıyan develer­dir.

Abdullah b. Mes´ud, Hz. Ali, Ubeyd b. Umeyrbu görüştedirler. Bu görüş, Abdullah b. mes´ud´dan da nakledilmektedir.


Moderatöre Bildir   Logged

"...Bu da bir şıkşıkıyyeydi geldi ve geçti."
têkoşîn
Site Yöneticisi
*****

Puan: 120
Online Online

Mesaj Sayısı: 2227



WWW
« Yanıtla #3 : 17 Şubat 2010, 17:09:29 »

Andolsun Allah yolunda büyük bir gayret ve fedekarlıkla koşanlara;
Andolsun Allah yolunda yaptıkları çalışmalarıyla etrafına kıvılcımlar, nurlar saçanlara;
Sabah, sabah herkes gibi dünya malına değil hizmet için yola çıkanlara;
Ve bu teslimiyetlerinin neticeleriyle tozu dumana katarlar ki ; düşman topluluğunun içine korkusuzc  dalarlar...
...
Moderatöre Bildir   Logged

Bila çil sal li zîndanan bimînim,
Her roj sed mar û dûpişkan bibînim,
Li hevraza barê aşan bikşînim,
Li berwara pevzkûvîyan biçerînim,
Zivistanan li ser avan bimînim,
Ne ku carek yekî ehmeq bibînim.
Seccâd
Dermanê dilan
Site Yöneticisi
****

Puan: 290
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1207


"Dilimden düğümü çöz"


« Yanıtla #4 : 04 Mart 2010, 00:26:48 »

2- Ateş çıkaranlara,

Müfessirler, "Ateş çıkaranlardan neyin kasdediidiği hakkında farklı görüşler zikretmişlerdir. Bazılarına göre bunlar, koşarken tırnaklarıyla ateş çıkaran atlardır. İkrime, Katade, Kelbi, Ata ve Dehhak bu görüştedirler. Diğer bir kısım âlimlere göre bunlar, sahiplerini ve binicilerini savaş heyecanına kaptıran atlardır. Bu atlar davranışlarıyla savaşı körükler ve tutuşturmuş olurlar. Katade bu görüştedir.

Abdullah b. Abbas ise burada ateş tutuşturanlardan maksadın, savaştan sonra dönüp ihtiyaçlarını karşılamak için ateş yakanlar olduğunu söylemiştir.

Mücahid ve Abdullah b. Abbas´tan nakledilen başka bir görüşe göre burada zikredilen "Ateş tutuşturanlar"dan maksat, hile ve tuzak kuran kişilerdir. Zira bunlar bu hileleriyle insanlar arasınd aadeta ateş tutuşturmuş olurlar.

îkrime ise burada ateş tutuşturanlardan maksadın, insanların dilleri olduğunu söylemiştir.

Abdullah b. Mes´ud ise burada zikredilen ateş tutuşturanlardan maksadın, ayaklarıyla çakılları hareket ettiren ve ateş çıkaran develer olduğunu söylemiştir.

Taberi, Allah tealanın bu âyette mutlak şekilde ateş çıkaranlara yemin ettiğini bu itibarla belli bir şeye tahsis etmenin doğru olmayacağını söylemiş ve bu ateş çıkaran veya tutuşturanların, atlar, insanlar, insanların dilleri, çeşitli hile ve tuzaklar vb. şeyler olabileceğini beyan etmiştir.

Moderatöre Bildir   Logged

"...Bu da bir şıkşıkıyyeydi geldi ve geçti."
гüъεկկε
FARKIMIZ, ACIMIZDIR!!!
Usta Üye
***

Puan: 31
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 839


ve putları kırmak ne güzel eylemdir...


« Yanıtla #5 : 04 Mart 2010, 01:08:56 »

  Rahman ve Rahim Olan    ın  Adıyla

1- Andolsun Allah yolunda koştukça koşanlara,

2- Andolsun kıvılcımlar saçanlara,

3- Sabah akşam akına çıkanlara,

4- Ve tozu dumana katanlara,

5- Düşman topluluğu içine dalanlara ki,

Yüce Allah savaş atları üstüne yemin ediyor. Atların savaştaki hareketlerini, koşmaya başladıkları ve koşarlarken burunlarından bilinen soluk seslerini çıkarmalarından itibaren birer birer çiziyor. Sonra atlar koşarlarken nallarını kayalara çarpıp kıvılcım çıkarmakta, sabahın erken vakti düşman neye uğradığını şaşırsın diye ona baskın yapmakta, tozu dumana katmaktadırlar. Evet hem de hiç de beklenmedik bir biçimde düşman saflarına düşmanı gafil avlayıp dalarken ve aralarına başıbozukluk ve bozgun yayarken tozu dumana katmaktadırlar.

Evet İşte Kur'an'da ilk kez karşılaşan kimselerin Alıştıkları savaş biçimine göre savaşın adım adım gelişmesi buydu. Bu çerçevede atın üstüne yemin edilmesi önce savaşın Allah'ın ölçüsündeki değerini ve yüce Allah'ın ona yönelmesini hissettirmekte sonra da bu savaş hareketinin onun katında sevimliliğini ve onun için etkinliklerde bulunmanın önemini ima etmektedir.

Bu da üzerine yemin edilen sahnelerle, yemin edilerek açıklananların ve daha önce değindiğimiz gibi bu sahnelerin ardından getirilen olguların sunulduğu tablolarla tam bir uyum arzetmektedir. Yüce Allah'ın atların üstüne yemin ederek açıkladığı şeye gelince: insan kalbi iman desteğinden yoksun olduğu zaman bu, onun ruhunda var olan bir gerçektir. insan onunla mücadele edebilsin diye Kur'an'ın insanın iradesini güçlendirebilmek için insan dikkatini üzerine çektiği bir gerçektir. Çünkü yüce Allah ezelden beri bu gerçeğin insan ruhundaki köklerinin ne kadar derin olduğunu ve benliğindeki ne denli yer kapladığını bilmektedir.
Moderatöre Bildir   Logged

Seccâd
Dermanê dilan
Site Yöneticisi
****

Puan: 290
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1207


"Dilimden düğümü çöz"


« Yanıtla #6 : 29 Mart 2010, 15:17:33 »

3-6- Sabahleyin saldırıp tozu dumana katarak topluluğun içine dalanlara yemin olsun ki, şüphesiz insan, rabbinin nimetlerine karşı pek nankördür.

Âyette geçen "Sabahleyin saldıranlar." ifadesi de, Abdullah b. Abbas, İkrime, Mücahid ve Katade tarafından "Sabahleyin erkenden düşmanın üzerine saldıran atlar," diye izah edilmiştir.

Abdullah b. Mes´ud tarafından ise, Müzdelife´den sonra Hacıları Mina´ya taşıyan develer olarak izah edilmiştir Taberi âyetin genel manada alınmasının daha doğru olduğunu söylemiştir.

Yine âyette ifade edilen "Topluluğun içine dalan ve toz çıkaran" yaratıklardan maksat, bazı müfessirlere göre atlar, topluluktan maksat ise, düşman topluluğudur. Mücahid, İkrime, Katade, Atâ ve Dehhak bu görüştedir.

Abdullah b. Mes´ud ve Hz. Ali´den nakledilen diğer bir görüşe göre "Topluluğun içine dalan ve tozu dumana katanlardan maksat. Hacıları taşıyan develer, topluluk da, iki namazın birleştirilerek kılındığı Müzdelife veya orada bulunan Hacılardır.


Hasan-ı Basri diyor ki: "Burada ifade edilen "Nankör insan"den maksat, başına gelen felaketleri sayıp duran, rabbinin verdiği nimetleri ise unutan insan demektir.
Moderatöre Bildir   Logged

"...Bu da bir şıkşıkıyyeydi geldi ve geçti."
гüъεկկε
FARKIMIZ, ACIMIZDIR!!!
Usta Üye
***

Puan: 31
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 839


ve putları kırmak ne güzel eylemdir...


« Yanıtla #7 : 30 Mart 2010, 00:06:40 »


adiyat suresi 6-8.  ...

"İnsan Rabbine karşı çok nankördür. Ve kendisi de buna şahittir. Doğrusu o, malı çok sever."

Gerçek şu ki insanoğlu Rabbinin nimetlerini inkar etmekte ve ihsanının bolluğunu yok saymaktadır. insanın nankörlüğü ve inkarı birçok biçimde olabilir. Bunlar insanın yaptığı hareketlerde ve söylediği sözlerde ortaya çıkmaktadır. Ve sonunda bu hareketler ve sözler, bu gerçeği haykıran bir tanık gibi insanın aleyhine ifade vereceklerdir. Sanki insan, bunlar aracılığı ile kendi aleyhine tanıklık etmektedir. Ya da belki insan kıyamet günü kendi aleyhine tanıklık edecek nankör ve inkarcı olduğunu ifade edecektir. "Ve kendisi de buna şahittir." Hiçbir tartışma ve mücadelenin olmadığı o gün, insan kendi aleyhine de olsa gerçek ne ise onu konuşur.
Moderatöre Bildir   Logged

têkoşîn
Site Yöneticisi
*****

Puan: 120
Online Online

Mesaj Sayısı: 2227



WWW
« Yanıtla #8 : 30 Mart 2010, 00:34:36 »

gerçektende insan çok nankördür; vicdanını dinlese bunu çok rahat bir şekilde anlayabilir.İnsanı sayısız nimetlere kuşatan Allah'a gereği gibi kuluk etmeyen bir yaratık nankör değil de nedir? Görmüyor musunuz en küçük bir şahsın en küçük bir iyiliğini bile hayatı boyunca unutmayan insan, Allah'ın sonsuz nimetlerini nasılda unutu veriyor... Buna kendi nefside şahid eğer vicdanını hakim yaparsa...
Moderatöre Bildir   Logged

Bila çil sal li zîndanan bimînim,
Her roj sed mar û dûpişkan bibînim,
Li hevraza barê aşan bikşînim,
Li berwara pevzkûvîyan biçerînim,
Zivistanan li ser avan bimînim,
Ne ku carek yekî ehmeq bibînim.
гüъεկկε
FARKIMIZ, ACIMIZDIR!!!
Usta Üye
***

Puan: 31
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 839


ve putları kırmak ne güzel eylemdir...


« Yanıtla #9 : 30 Mart 2010, 09:42:24 »

evet insanoğlunun nefsi daima açtır... hep fazlasını ister ... .
Çünkü insanın nefsinde, zenginlik ya da güç bulduğunda zalimleşmeye, zorbalaşmaya, vicdansızlaşmaya karşı bir eğilim vardır. Kuran ahlakını yaşamayan biri, zenginleşip güzel imkanlara kavuşursa, genellikle acizliğini unutmaya ve kibirlenmeye başlar. Şükür, işte bu “azgınlaşmayı” engeller.
Moderatöre Bildir   Logged

Sayfa: [1] 2   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.11 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Bu Sayfa 0.084 Saniyede 18 Sorgu ile Oluşturuldu