0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1] Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: Akıllı Erkekler...  (Okunma Sayısı 324 defa)
HabiR
Ziyaretçi
« : 11 Temmuz 2009, 14:47:52 »

Akıllı erkek, eşini korku ve baskıyla değil, saygıyla kendine bağlar


Kadın kocasının istediği yemeği yaparken dalgınlıkla yakmıştı. Korkusundan ne yapacağını bilmiyordu. Çünkü eşi gelmek üzereydi ve hazırlayacak bir şeyi de yoktu.

Komşusunun “Bir yemek yakmak için bu kadar korkulur mu?” sözlerine “Siz onu tanımıyorsunuz. Bu evde her şey dediği gibi olmalı, aksi takdirde dünyanın çivisi yerinden çıkar.” diyordu.

Biraz sonra kocası geldiğinde komşu bağırma seslerini duymamak için kapıları kapatarak en iç odalara kaçmıştı.
İşte böyle!..
Kimi erkek evlilikte eşinin üzerine baskı kurup gözünü korkutuyor. Bunu da bir eğitim olarak görüyor.
“Kadın kısmını başı boş bırakmaya gelmez. Dizginleri elinde tutmazsan gün gelip seni dinlemez.” diye düşünüyor.
Bir nevi kadını, “dur” dediği yerde duracak, “koş” dediği yerde koşacak bir yarış atı gibi görüyor.
Halbuki evlilikte erkek para makinesi, kadın da yarış atı değildir. Evlilik paylaşma ve yardımlaşmadır. Daha doğrusu bir anlamda arkadaşlıktır. Böyle düşünen eşlerin hayatında baskı ve korkunun yeri olmaz. Çünkü onları birbirine bağlayan şey, sevgi, saygı ve güven üçgenidir.
Evlilik ipine sevgi, saygı ve güven düğümü atmayanların evlilikleri çabuk bozulur.
Genelde kadın, evlilikte başını yaslayacak yumuşak bir omuz ister.  erkek komutan edasıyla eşini emir eri gibi görür, koyduğu kurallara uymadığında cezalandırırsa zamanla kendisini değersiz görmeye başlar. Kendine olan öz güvenini yitirir. Baskı altında kaldığından içine kapanarak depresyona girer. Oysa, mutlu bir evlilikte kadın düşüncelerini çekinmeden eşine anlatabilmeli; eşi “Bu konuda sen ne düşünüyorsun, senin fikrin nedir?” demelidir.
Evlilik bir arkadaşlıksa başı derde düşen veya yanlış bir şey yapan kadının, “Ben şu yanlışı yaptım.” diye ilk koşacağı kişi eşi olmalıdır. Kendisinin sevildiğini, değerli ve güvende olduğunu hissetmelidir.
Çünkü en güçlü kadın bile güvenebileceği, kendisine destek olacak, koruyup kollayacak dünyanın fırtınalarından sığınacak sığ bir liman arıyor.
Kimileri kadını oraya buraya saçılmış çiçek, erkeği ise onu taçlandıracak bir vazo olarak nitelendiriyor.
Öyleyse vazo, çiçekleri içine hapsetmeyip, güzelliğini ortaya koymalıdır.
 bir gerçektir ki, düşman tarafından istila edilmiş ülke, korkunun pençesinde kıvranır. Her evi bir ülke kabul edersek o ülkede hür yaşayan kadın mutludur. Mutlu kadınsa ülkesinin bağrında yaşayanları mutlu eder. Korku ve baskı topraktan başını çıkaran filizin üstüne düşen kaya gibi kadının maddi ve manevi varlığını ezer.
Evlilikte korku ve baskı değil saygı hakim olmalıdır. Kadın kocasından korkmak yerine saygılı davranmalıdır.
Akıllı erkek, eşini baskı ve korkuyla değil, saygıyla kendine bağlar. Korku nefreti, sevgi ise saygıyı doğurduğundan eşinin ayaklarına prangalar vurmaz. Yüreğini korku ateşinde yakmaz. Gözlerini özgür günlerin hasretiyle uzaklara baktırmaz.
Bilir ki, korku dağlarının vahşiliğinde hapsolmayıp sevgi vadisinin hür havasını teneffüs eden kadın, mutlulukla coştukça eşini de coşturur.





Gülay Atasoy

 
 
 
Moderatöre Bildir   Logged
vuslat
Site Yöneticisi
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 5352


Sözüm tükendi, manayı sessizliğe yükleyip sustum


« Yanıtla #1 : 11 Temmuz 2009, 15:37:00 »


kuranı kerim: ''Mü'min erkekler ve mü'min kadınlar birbirlerinin velileridirler. İyiliği emreder, kötülükten sakındırırlar, namazı dosdoğru kılarlar, zekatı verirler ve Allah'a ve Resûlü'ne itaat ederler. İşte Allah'ın kendilerine rahmet edeceği bunlardır. şüphesiz, Allah, üstün ve güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.'' TEVBE - 71

herşeyden ünce kadın bir anne ve çocuklarının öğretmeni, evinin koruyucusu ve eşinin sırdaşıdır. erkeğin huzur ve mutluluğu evinin sa'adetidir. dünyada evliliği çıkar ilişkisi ve beklentiler üzerine bina edenler mutlu ve huzuru yakalayamazlar. evlilik herşeyden önce karşılıklı fedekarlık gerektirir. kadının erkeğin üzerindeki hakkları olduğu gibi erkeğinde hakları vardır.
evin erkeği evinde huzuru bulmalı, bulamazsa başka yerlerde arar...

habir kardeş: “Siz onu tanımıyorsunuz. Bu evde her şey dediği gibi olmalı, aksi takdirde dünyanın çivisi yerinden çıkar.” dedinizde
aklıma bir hikkaye geldi. Smiley

60 yıldır evli olan bir çifte sormuşlar. bu kadar uzun süre bu evliliğin böyle güzel devam etmesini sağlayan şey nedir diye. adam anlatmaya başlamış: düğünde atla giderken at tökezledi bu 1 dedim. ikinci kez tökezledi bu 2 dedim. üçüncü kez tökezlediğinde çektim silahı, vurdum atı.
ilk sabah da hanım kahvaltıda tuzu unutmuş ben de bu 1 dedim. sonrasın da ise evliliğimiz yolun da gitti. hiç bi sorun yaşamadık... Smiley
Moderatöre Bildir   Logged

Ya Rebbî! ez Ji bela û zehmetîya, arîkarî te dêxwazîm. Ez xwe davim te...
hamne
Usta Üye
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 726



« Yanıtla #2 : 11 Temmuz 2009, 15:42:55 »

"düğünde atla giderken at tökezledi bu 1 dedim. ikinci kez tökezledi bu 2 dedim. üçüncü kez tökezlediğinde çektim silahı, vurdum atı.
ilk sabah da hanım kahvaltıda tuzu unutmuş ben de bu 1 dedim. sonrasın da ise evliliğimiz yolun da gitti. hiç bi sorun yaşamadık..."
yani Huh?...
Moderatöre Bildir   Logged

''Ne mutlu Hanne gibi adayanlara ünlem
Ne mutlu Meryem gibi adananlara ünlem
Ne mutlu Zekeriya (a.s) gibi bahçıvanlara ünlem
Ne mutlu Yahya ve İsa (a.s) gibi (manevi kurban) kurbanlara ünlem''
HabiR
Ziyaretçi
« Yanıtla #3 : 11 Temmuz 2009, 15:53:55 »



60 yıldır evli olan bir çifte sormuşlar. bu kadar uzun süre bu evliliğin böyle güzel devam etmesini sağlayan şey nedir diye. adam anlatmaya başlamış: düğünde atla giderken at tökezledi bu 1 dedim. ikinci kez tökezledi bu 2 dedim. üçüncü kez tökezlediğinde çektim silahı, vurdum atı.
ilk sabah da hanım kahvaltıda tuzu unutmuş ben de bu 1 dedim. sonrasın da ise evliliğimiz yolun da gitti. hiç bi sorun yaşamadık... Smiley
Cheesy   Cheesy

Moderatöre Bildir   Logged
arzu..
Usta Üye
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 655



« Yanıtla #4 : 11 Temmuz 2009, 18:12:02 »

Akıllı erkek, eşini korku ve baskıyla değil, saygıyla kendine bağlar

valla bazı  insanlar eşlerini döverek kendince dogru yaptıklarını sanırlar ama dayagı kimse haketmiyor sebep ne olursa olsun basta baskı korku degil saygı sevgi olmalı Sad
Moderatöre Bildir   Logged

hamne
Usta Üye
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 726



« Yanıtla #5 : 11 Temmuz 2009, 18:18:32 »

Vaktin birinde zarif bir lâl hanımefendi ile, naif bir lâl beyefendi lâtif bir izdivaç yapmışlar. Birbirlerine hürmet ile muamelede bulunup, sükût ile de mukâbelede bulunurlar imiş.

Lâkin hanımefendi sevgisini göstermekte beyefendi kadar cesur davranamaz, çekinir imiş.

Yıllar ve yıllar sonra her iki efendi de ihtiyarlamaya yüz tutmuş iken bir gün her ne oldu ve nasıl oldu ise beyefendi, hanımefendinin kalpcağızını incitmiş. Hanımefendi de bu hâle içerlemiş bir miktar.

Lâkin o kadar da zarif ki, içerlemişliğini zevcine bir türlü nasıl hissettireceğini bilememiş, bizlere göre en kestirme yol olan "surat asma" olayını hiç bilmiyormuş zâten : )

Bir akşam, yemeklerini yiyip de sıra kahvelerini içmeye gelince, hanımefendinin aklına bir fikir gelmiş; İkram eder iken kahvesini zevcine, bir gonca gül koyuvermiş fincanının yamacına. Beyefendi anlamış tabi hemen anlaması gerekeni...

Diyormuş ki hanımefendi, goncaya söz yükleyerek; "Ey bey! Bu goncacağızın gül açmadan nâlâtif ellerce dalından koparılması gibi, sen de beni daha serpilmemiş bir genç hanımefendi iken evimden, ebeveynimden koparıp aldın, şimdi bir de beni incitiyor musun?"

Bakınız efendim, rikkat buyurunuz, bir gonca ile anlatılanlara, dahası anlaşılanlara bakınız. Pek zarif, pek hoş.

Tabii efendim, hanımefendi ne kadar hoş ise, beyefendi de aynı hoşlukta olduğundan, gonca ile yapılan sitemin yanıtı da, yine ona yakışır şekilde olmuş.

Ertesi sabah bir uyanmış ki hanımefendi, baş ucunda bir demet fesleğen...

Diyormuş ki beyefendi cevâben;"Ey hanım! Şu fesleğenin enfes kokusu gibi sen de pek hoş, pek lâtifsin, lâkin sana dokunulmadan (incitilmeden) hiç bir sevme ya da sevmeme gösterisinde bulunmuyorsun.Beni sevdiğini anlayamıyor idim, dedim ki, hiç değilse sevmediğini anlayayım, bu da yetsin bana, ne olur affet, işte bundan sebep incittim kalbini."

Not: Feslegen, dokunulmadikca kokusunu hissettirmeyen bitki turlerindendir



vesselam...
Moderatöre Bildir   Logged

''Ne mutlu Hanne gibi adayanlara ünlem
Ne mutlu Meryem gibi adananlara ünlem
Ne mutlu Zekeriya (a.s) gibi bahçıvanlara ünlem
Ne mutlu Yahya ve İsa (a.s) gibi (manevi kurban) kurbanlara ünlem''
vuslat
Site Yöneticisi
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 5352


Sözüm tükendi, manayı sessizliğe yükleyip sustum


« Yanıtla #6 : 11 Temmuz 2009, 21:23:23 »

    günümüz  müslüman ailelerde sevgisizlik ve saygısızlık'tan öte, gereksiz maddi kaygılar telaşı  ön plana çıkmaktadır . özellikle evin hanımı komşusunda gördüğü kanepeyi, vazoyu, örtüyü, çarşavın ayınısı, çarşı pazarda birşey göz zevkine  hitap etmesin, ayvahh hepsini almak ister. evet evet hepsini almak ister... uygun olmayan bütçeler  evin içinde olur olmaz kavgalara ve problemlere neden oluyor. oysaki hanım için o vazo yada örtü olmasada olur. şunu önemle arz ediyim. evin huzuru ve gülen yüzü hanım'lardır. o hanım eğer eşine karşı asık suratlı ve sürekli gereksiz şikayetler ve bahanelerle, maddi kaygıları da ön planda tutuyorsa, işte o kadın sevimsiz, huysuz ve  ahlak yoksunu bir kadın olur çıkar.

Konu ile çok Alakalı bir kıssa anlatacam. Hanım kardeşler de kendi üzerlerine düşen payı çıkarsınlar.
Hz. İbrahim aleyhisselam, ismaili yıllardır görmemiş. İsmail'in evlenmesinden sonra evini ziyaret etti., bıraktığı (hanımını ve oğlunu) aradı. İsmail'i evinde bulamadı. ismailin hanımı olduğunu söyleyen kadından İsmail'i sordu.
Kadın: "Rızkımızı tedarik etmek üzere (avlanmaya) gitti" dedi.
Hz. İbrahim, bu sefer geçimlerini, hallerini sordu.
Kadın: "Halimiz fena, darlık ve sıkıntı içindeyiz!" diyerek şikayetvari konuştu.
Hz. İbrahim: "Kocan gelince, ona benden selam etve "kapısının eşiğini değiştirmesini" söyle!" dedi.
İsmail geldiği zaman, sanki bir şey sezmiş gibiydi: "Eve herhangi bir kimse geldi mi?" diye sordu. Kadın:
"Evet şu şu evsafta bir ihtiyar geldi. senden sordu, ben de haberini verdim, yaşayışımızdan sordu, ben de sıkıntı ve darlık içinde olduğumuzu söyledim" dedi.
İsmail: "sana bir tavsiyede bulundu mu?" dedi.
Kadın: "Evet! sana selam söylememi emretti ve kapının eşiğini değiştirmeni söyledi!" dedi. İsmail:
"Bu babamdı. seninle ayrılmamı bana emretmiş. Haydi artık ailene git!" dedi ve hanımını boşadı. Cürhümlülerden bir başka kadınla evlendi.
Hz. İbrahim onlardan yine uzun müddet ayrı kaldı. Bilahare bir kere daha görmeye geldi. Yine İsmail'i evde bulamadı. Hanımının yanına gelip, İsmail'i sordu.
Kadın: "Maişetimizi kazanmaya gitti!" dedi.
Hz. İbrahim: "Haliniz nasıldır?" dedi, geçimlerinden, durumlarından sordu. Kadın:
"İyiyiz, hayır üzereyiz, bolluk içindeyiz" diye Allah'a hamd ve senada bulundu.
"Ne yiyorsunuz?" diye sordu.
Kadın: "Et yiyoruz!" dedi.
"Ne içiyorsunuz?" diye sorunca da:
"Su!" dedi.
Hz. İbrahim: "Allahım, et ve suyu haklarında mübarek kıl!" diye dua ediverdi."
"Kocan geldiği zaman, benden ona selam söyle ve kapısının eşiğini sabit tutmasını emret!" (Çünkü eşik, evin dirliğidir).
"Hz. İsmail gelince (evde babasının kokusunu buldu ve) "yanınıza bir uğrayan oldu mu?" diye sordu.
Kadın: "Evet, bize yaşlı bir adam geldi, kılık kıyafeti düzgündü!" dedi ve (ihtiyar hakkında) bir kısım övgülerden sonra:
"Benden seni sordu. Ben de haber verdim. Yaşayışımızın nasıl olduğunu sordu, ben de hayır üzere olduğumuzu söyledim!" dedi.
İsmail: "Sana bir tavsiyede bulundu mu?" diye sordu.
Kadın: "Evet sana selam ediyor, kapının eşiğini sabit tutmanı emrediyor" dedi.
Hz. İsmail: "Bu babamdı. Eşik de sensin, seni tutmamı, evliliğimizin devamını emrediyor! (Sen yanımda değerli idin, kıymetin şimdi daha da arttı" der ve kadın İsmail'e on erkek evlad doğurur.)

bu kıssalarda hayat var, sevgi var âşk var.
Moderatöre Bildir   Logged

Ya Rebbî! ez Ji bela û zehmetîya, arîkarî te dêxwazîm. Ez xwe davim te...
hamne
Usta Üye
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 726



« Yanıtla #7 : 11 Temmuz 2009, 22:35:09 »

Haklısınız vuslatsevdası.. Smiley
bununla birlikte, sorumluluk bilincini kuşanmamış beylerde, nebevi düsturlardan ve metodlardan uzak hareket ettikleri zaman üzücü oluveriyorlar..Allah şuur nasip eylesin ebedi yarenliğe götüren yolda...

Acaba hiç düşündük mü evlilik hayatımızda O'nun (cc) hangi ismine ayna oluyoruz?

Evet, eşinizi sevin, hem de çok sevin ki, "Vedud" ismi, tecelli etsin üzerinizde

Onun acılarını yüreğinizde hissedin, dertlerini dert bilin Ne kadar şefkatli ve merhametli olursanız Cenab-ı Hakk'ın "Rahman" ve "Rahim" isimlerine o kadar çok ayna olursunuz

Eşiniz, hoşunuza gitmeyen bir davranışta bulunduğunda günlerce ona karşı kin tutmayıp, her fırsatta yüzüne vurmayarak affedin ki, "Gaffar" ve "Gafur" ismi,

İşlediği kusur ve hatalarını başkalarına şikâyet ederek anlatmak yerine örtün ki, "Settar" ismi,

Gücünüz nispetinde cömert davranıp, paraları bankada tutup eşinizi tek kuruşa hasret bırakmayın ki, "Cevvad" ismi,

Eşinizin hak ve hukukunu koruyup, gözetin ki, "Müheymin" ismi ayna olsun

Fedakâr olun Bununsa karşılığını eşinizden ziyade 'tan bekleyin Ona lütuflarda bulunun ki, "Latif" ve "Vehhab" ismi,

Onun mutlu olmasına engel olmak yerine mutluluk yollarını açın ki, "Fettah" ismi ayna olsun

Kulağınızı şikâyetlerine tıkamayın "Bana ne o senin problemin" diyerek sıkıntılarından kaçmayın Sözlerini işitin, şikâyetlerini duyun, isteklerini yerine getirin ki, "Semi" ismi,

Çaresizliğini görmemezlikten gelmeyin Sevinçlerini, kederlerini ve ihtiyaçlarını görün ki, "Basir" ismi,

"Benim sıkıntım benim başımdan aşıyor Bir de senin sıkıntılarınla mı uğraşayım?" demeyip, onun sıkıntılarından haberdar olun ki, "Habir" ismi,

Olumsuz bir davranışı karşısında hemen "Sen zaten hep böyle yanlış yaparsın" diyerek yargılamakta acele etmeyin yumuşak davnanın ki, "Halim" ismi,

İstemeden hep verici olun ki, "Kerim" ismi,

Sorularını cevaplayın, ihtiyaçlarını yerine getirin ki, "Mucib" ismi,

Yapamadığı ve size başvurduğu işlerini yapın ki, "Vekil" ismi ayna olsun

İşten gelir gelmez TV'nin karşısına geçip oturmayın Kafanızı gazeteye gömmeyin Eşinizle candan dost ve arkadaş olun ki, "Veliyy" ve "Enis" ismi,

Eşinizin bir gömleğinizi ütülemesinden, sevdiğiniz bir yemeği yapmasına kadar "Aman canım bu senin görevin Zaten yapmak zorundasın" demek yerine yaptığı iyilikleri takdir edip teşekkür edin ki, "Hamid" ismi ayna olsun

Moderatöre Bildir   Logged

''Ne mutlu Hanne gibi adayanlara ünlem
Ne mutlu Meryem gibi adananlara ünlem
Ne mutlu Zekeriya (a.s) gibi bahçıvanlara ünlem
Ne mutlu Yahya ve İsa (a.s) gibi (manevi kurban) kurbanlara ünlem''
Sayfa: [1] Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
Kadınların erkekler üzerindeki hakları nelerdir? İslam'da Aile Hayatı mariye 2 239 Son Mesaj 24 Mart 2009, 23:18:37
Gönderen: mariye
akıllı eşek fıkralar seriyye 4 166 Son Mesaj 09 Nisan 2009, 14:09:22
Gönderen: afatsum
Akıllı Temel ... fıkralar __YaZ_yAğMuRu__ 3 185 Son Mesaj 17 Ağustos 2009, 16:25:28
Gönderen: __YaZ_yAğMuRu__
akıllı kedim fıkralar seriyye 3 172 Son Mesaj 18 Temmuz 2009, 20:17:59
Gönderen: harras
"Akıllı insan. İslami Hayat Tarzı hamza01 0 129 Son Mesaj 09 Eylül 2009, 14:35:21
Gönderen: hamza01
Ya Erkekler? ! ? İslam'da Aile Hayatı « 1 2 3 4 » züleyha 33 1535 Son Mesaj 28 Temmuz 2010, 23:36:17
Gönderen: têkoşîn
akıllı er(asker) fıkralar MERXAS 2 167 Son Mesaj 22 Ocak 2010, 10:16:55
Gönderen: MERXAS