0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1] Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: Allah-u Teala'dan Başkası İçin Kurban Kesmenin Hükmü  (Okunma Sayısı 150 defa)
hamza01
Üstad Üye
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1145


TAĞUTU RED AllahA İMAN


« : 16 Mart 2011, 19:36:48 »

Allah-u teala şöyle buyuruyor:

"De ki: "Namazım, kestiğim kurban, hayatım ve ölümüm Alemlerin Rabbi olan Allah içindir! O'nun hiçbir ortağı yoktur. Müslümanların ilki olarak bununla emrolundum." (En'am: 162-163)

Ayette geçen; "de ki" hitabı Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellemedir. Yani; "ey Allah'ın rasulü! O müşriklere halis tevhidi tatbik ettiğini ve uyguladığını açık bir şekilde söyle!"

"Namazım..."

Namaz ( الصَّلاة ); lügat bakımından, dua etmektir.

Şer-i manası ise; belli sözler ve fiillerle Allah için yerine getirilen bir ibadettir. Tekbirle başlayan, selamla biten bir ameldir.

"Kestiğim kurban..."

"Nusuk" lügat olarak, ibadettir. Şer-i manası ise; kurban kesmektir.

"O'nun hiçbir ortağı yoktur."

Bu ayet; Allah-u teala'nın ibadette, rububiyette, isim ve sıfatlarında ortağı yoktur, manasındadır.

Allah-u teala şöyle buyuruyor:

"Rabbin için namaz kıl, kurban kes." (Kevser: 2)

"Kurban kes."

Bu ayetin manası şöyledir:

"Ey Muhammed! Nasıl ki sadece Allah için namaz kılıyorsun işte aynı şekilde Allah için kurban kes."

Bu ayet kurban kesmenin apaçık bir şekilde ibadetlerden olduğunu gösteriyor. Bu sebeple Allah-u teala bu amelin sadece kendisine yapılmasını emretti ve namazla beraber zikretti.


Ali b. Ebu Talha radiyAllahu anh şöyle rivayet etti:

Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem bana dört şeyden bahsederken şöyle dedi:

"Allah-u teala;

- kendisinden başkası için kurban kesene,

- ana-babasına lanet edene,

- kendisine kısas yapılacak kimseyi saklayana,

- arazilerin hudut taşını değiştirene lanet etmiştir." (Müslim)




Allah'tan başkasına hayvan kesmek iki kısma ayrılır:
 
1 - Allah'tan başkasına yaklaşmak ve onu yüceltmek için hayvan kesmek:

Bu, İslam milletinden çıkartan büyük şirktir.

2 - Uzaktan gelen bir kimseye ikram etmek maksadıyla hayvan kesmek.

Bu, mubah olan bir şeydir. Duruma göre istenilen, duruma göre istenmeyen bir şeydir.

Şöyle ki; müslüman yönetici, beldesine geldiği için ona yaklaşmak veya onu yüceltmek için hayvan kesmek büyük şirktir. Bu hayvanın eti yenmez.


Bu hareketin şirk olup olmadığı şöyle anlaşılır:

Yönetici geldiği sırada karşısında hayvan kesilir, sonra bu hayvanın eti önemsenmeksizin terk edilir. Bundan anlaşılıyor ki kesim; hayvan eti için değil, gelen kişiyi yüceltmek için yapılmıştır.

Fakat eğer gelen yöneticiye ikram etmek veya ziyafet vermek için hayvan kesilir, sonra bu hayvan pişirilir ve misafirlere yedirilirse bu ikramdır ve caizdir.
 



Yukarıdaki ayet-i kerimelerden ve hadisi şeriften anlaşılıyor ki:
 
1 - Allah için kurban kesmek tıpkı namaz gibi Allah katında büyük değeri olan bir ibadettir. Nitekim kurban kesmek Kur'an-ı Kerim'de birkaç yerde namazla beraber zikredilmiştir.

2 - Allah için kurban kesmek önemli bir ibadet olduğu gibi Allah'tan başkası için kurban kesmek de büyük şirklerdendir.

Putlar için, mezarlar için, kendisine fayda sağlayacağını zannettiği ölü veya diri bir kimse için ya da bir kimseye saygı gösterdiğini belli etmek için kurban kesmek büyük şirktir.

Kurban kesen kişi ister doğrudan doğruya Allah'tan başkasının adını zikrederek kurban kessin, isterse Allah'a yaklaşacağını zannederek Allah'tan başkasının adıyla kurban kessin farketmez, büyük şirk işlemiş ve İslam dininden çıkmış olur.

Allah'tan başkası için hayvan kesilirken Allah'ın ismi zikredilse bile bu hayvanın etini yemek haramdır.

Fakat Allah rızasını kazanmak niyetiyle Allah adına kurban kesip:

"Allahım! Bundan meydana gelen sevabı falan kişiye ver" demek caizdir.
 



Tarık b. Şihab radiyAllahu anh Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem'in şöyle buyurduğunu rivayet ediyor:

"Bir sinek yüzünden adamın biri cennete, diğeri de cehenneme girdi."
Sahabeler:

"Bu nasıl oldu ey Allah'ın rasulü?" dediler.

Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

"İkisi beraber bir şehre uğradılar. Bu şehir halkının oradan her geçenin mutlaka kurban takdim etmesi gereken bir putları vardı.

Birine: "Bir kurban takdim et" dediler. O da: "Takdim edecek hiçbir şeyim yok ki" dedi.

Onlar da: "Hiç değilse bir sinek takdim et" dediler. O da bir sinek takdim etti, yolunu açtılar, serbest bıraktılar.

Allah-u teala o kişiyi bu amelinden dolayı cehenneme soktu.

Diğerine: "Sen de takdim et" dediler. O da: "Allah'tan başka hiçbir şeye sinek dahi takdim etmem" dedi. Boynunu vurdular. Ve o adam bu yüzden cennete girdi." (Ahmed)

(Hadisin zayıf olduğunu gösteren iki sebep vardır:
Birincisi:

Alimler, hadisi rivayet eden Tarık b. Şihab'ın, hadisi Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem'den duymadığına dair ittifak etmiş, fakat onun sahabeden olup olmadığı konusunda ihtilaf etmişler.

Alimlerin çoğuna göre sahabelerdendir. Eğer sahabi olduğunu kabul edersek hadisi Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem'den duymamış olması rivayetin sahih olmadığını göstermez. Çünkü sahabeden rivayet edilen mürsel hadis, delildir ve hüccettir. Eğer sahabelerden değilse bu demektir ki bu rivayet sahabi olmayan bir kişinin rivayet ettiğidir. Böyle olursa bu zayıf türlerindendir.

İkincisi:

Hadis A'meş'ten rivayet edilmiştir. Ameş ise müdellislerden (hadis rivayet ederken hata yapan kişilerden)dir. Bu da hadisin zayıf olduğunu gösteren şeylerdendir.

Ayrıca imam Ahmed bu hadisi Tarık'tan, o da Selman'dan mevkuf olarak rivayet etmiştir. Aynı şekilde Ebu Naim ve İbn Ebi Şeybe böyle rivayet etmişlerdir. Selman'ın kendi sözünden rivayet ettiğine göre Beni israil'den aldığına dair bir ihtimal söz konusudur.)



"Cehenneme girdi"

Hadiste söz konusu olan kişi; yenilmeyen değersiz bir şey kestiği halde müşrik olup cehenneme girdi. Çünkü bunu puta yaklaşmak niyetiyle kesti.

Kıssanın zahirine göre bu adam puta yaklaşmak niyetiyle sineği kesti. Onların şerrinden kurtulmak için yapsaydı şirk işleyip cehenneme girmezdi. Çünkü bu durumda puta yaklaşma kastı yoktur. Halbuki kıssanın zahirine göre yaklaşmak niyetiyle sineği kesip puta taktim etti.

Asıl olan şudur ki;

Yapılan fiil istenilene uygun olur, aksini belirten bir alamet olmazsa istenilen şeye göre hüküm verilir.

Müşrikler bu adamdan sineği puta yaklaşmak niyetiyle kesmesini istemişlerdir. Ve zahiren onların isteğine icabet etmiş, onun için cehenneme girmiştir.

Oysa onların eziyetlerinden kurtulmak için yapsaydı ve niyeti puta yaklaşmak için olmasaydı veya yaklaşmamak için niyet etseydi kafir olmazdı. Çünkü Allah-u teala şöyle buyurdu:

"Kalbi imanla dolu olduğu halde, inkara zorlanan hariç kim iman ettikten sonra Allah'ı inkar eder, kalbini inkara açık tutarsa Allah'ın gazabı onların üzerinedir. Bunlara büyük bir azab vardır." (Nahl: 106)

Ayrıca doğru olan şudur ki; ikrahta küfür sözü söylemek ile küfür ameli yapmak arasında bir fark yoktur.

Fakat bazı alimler küfür sözü ile küfür ameli arasında fark olduğunu söylemektedirler. Onlar şöyle derler:

"Eğer küfür sözü söylemeye zorlanırsa ve küfür sözünü söylerse kalbi iman üzere mutmain olmak şartı ile kafir olmaz. Fakat eğer küfür ameli için zorlanırsa kalbi imanla dolu olsa bile bu ameli işlerse kafir olur. Mazereti yoktur ve bu hükme sinek hadisesini delil alırlar.

Oysa sinek hadisinin senet bakımından sıhhati şüphelidir. Ayrıca sahih olsa bile delâlet ettiği mana şüphelidir. Çünkü daha önce söylediğimiz gibi, bir fiil istenildiği şekliyle yapılırsa o istenilen şeyin hükmünü alır.

Ayrıca hadisteki adamın kötülükten kurtulmak için putlarına kurban olarak sinek taktim ettiğini farzetsek bile bu konuda muhkem nas vardır. Bu muhkem nassa göre hareket etmemiz gerekir. Muhkem olan nas ise (Nahl: 106) ayetidir.

Oysa ayette sadece "küfür sözü söylendiğinde" denmemiştir. Küfür ameli de bu ayetin kapsamındadır. Bu açık sahih ve muhkem nas olduğu için eğer sünnetten şüpheli olan sahih bir rivayet görürsek mutlaka bu hadisi ayete uygun bir şekilde açıklamamız gerekir.



Meselenin özeti şöyledir:
 
Kim küfür sözü söylemesi veya küfür ameli işlemesi için ikraha tabi tutulursa (zorlanırsa) kalbi imanla dolu olmak şartıyla küfür sözü söylediği veya küfür ameli işlediğinde kafir olmaz.
 
 
Moderatöre Bildir   Logged

YA BÜTÜNÜYLE ÜSTÜNLÜK VE ŞEREF YÜCE OLAN AllahA KULLUK.. YADA TAMAMİYLA ALÇAKLIK VE MAHKÛMİYET OLAN AllahIN KULLARINA KULLUK ..DİLEYEN DİLEDİĞİNİ SEÇSİN..
"Mahvolan açık bir delilden dolayı mahvolsun kabul edende açık bir delilden dolayı kabul etsin"(Enfal: 42)
Sayfa: [1] Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer: