0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1] Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: Arife Günü Kabir Ziyareti  (Okunma Sayısı 1761 defa)
Âl-i İmran
Yardımcı Yönetici
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 2244


“Batın-ı kalp ayine-i sameddir ve ona mahsustur”


« : 15 Kasım 2010, 10:46:59 »

KABİR ZİYARETİ

Öncelikle kabir kelimesinin ne manaya geldiğini irdeleyelim.Ölen kişilerin toprağın kazılarak belli derinlikte ölünün konulduğu mekan. Niçin ölüler toprak kazılarak gömülür,
Çünkü dış etkenlere karşı cesedin bozulup çürümesi yaşayan insanların maruz kalacağı hastalıklardan korunması için gereklidir. Aynı zamanda cesedi hayvanların musallat olmasının önlenmesi içinde yapılan bir işlemdir. Diğer taraftan insanlar üzerinde bırakacağı psikolojik etkiyi bertaraf etmek, yaratacağı tahribatı önlemek için toprağa ,yani açılan çukura konur.
Mezar ‘da kelime olarak ölünün gömülü olduğu yer mekan manasına gelir.Kabir,çukur kelimeleri ile eş anlamlıdır.Ölüleri gömmek Adem peygamberin oğullarından beri uygulanan dini ve örf olarak insan toplumlarında uygulana gelmektedir.
Hz. Muhammet (s.a.v.) ilk önceleri kabir ziyaretlerini yasak etmiştir. Bunun sebebi ise ölünün arkasından yüksek sesle ağıt, feryat , gibi uygun olmayan davranışlar yatmakta idi. Sonraları bu yasak yine kendisi tarafından kaldırılmıştır. Kendisi de kabir ziyaretlerine giderdi. Bu ziyaretler günümüze sünnet olarak intikal etmiştir.
Kabir ziyaretleri aslında selam la başlar. En uygun selam Hz. Muhammet’ten günümüze intikal eden selam şeklidir.<<ESSELAMÜ ALEYKÜM YA EHLE’L-KUBÜR>>Müminler ve Müslümanlar diyarının ehline selam olsun.
Ölüler için yapılacak en güzel dua da yine peygamberimizin yapmış olduğu duadır. O dua mealen şöyledir. Allah bizden evvel ölenlerle bizden sonra öleceklere rahmet eylesin! Allah sizi ve bizi bağışlasın.Sizler bizim öncümüzsünüz. Bizler de peşinizden geleceğiz.İnşaAllah mümin kullar olarak sizlere kavuşacağız.
Şu dua ezberden biliniyorsa veya yanımızda yazılı metin varsa oradan okunabilir. Bahse konu dua şudur.ESSELAMÜ ALEYKÜM EHLE’D –DİYARİ MİNEL-MÜMİNE VE’L-MÜSLÜMİN VE İNNA İNŞAAllah LE-LAHİKÜN. ES’ELULLAHE LENA VE LEKÜMÜ’L- AFİYE.


Kabir ziyaretleri üçe ayrılır. İnsanlara ölümü hatırlatır.Mümin bir kişi olarak bu ziyaretler de usulüne ve gereğine uygun olmalıdır.

A- Şer-i kabir ziyareti: Meşru ve sünnete uygun olan ziyarettir.

B- Şirk içeren ziyaret: Kabir başında durarak ölüden rızık ,yardım, hastalıktan kurtulmak için tavassut istemek, ölü adına orada kurban kesmek, Çocuğu olmayanların çocuk istemeleri, kocaya gidemeyen kızlar için baht açılması talebinde bulunmak ve ev araba sahibi olmak için niyazda bulunmak. Bu şekildeki bir ziyaret tamamen şirktir. Yanlıştır. Sapkınlıktır.

C- Bidat içerikli ziyaret:
Kabir etrafında dolaşarak tavaf etmek. Bilhassa tekkelerde çok yapılan bir bidat tır. Kabirlikte namaz kılmak,Kabir mermerini öpmek, elle tavaf etmek, kabiri kutsal sayıp ona tapınmak. Kabir hayrına orada para, yemek vs. dağıtmak.Kabire mum yakmak. Anadolumuzda çok meşhur olan çabut,bez ve paçavra bağlamak. Bütün bu sayılanların yapılmaması gerekir.

Kabir de  dua edilir.Peygamber ve ashabı kabir ziyaretinde dua etmiştir.

Kabir ziyaretini hem erkekler ve hem de kadınlar yapabilir. Hiçbir engel ve yasaklayıcı hüküm yotur.Ziyaretten maksat ölüm ve ahret için ders almaktır. Ders alacak olanlar sadece erkekler değil kadınlarda ders alacaktır. Dinde böyle bir ayrım yoktur. Kabir ziyaretlerinin belirli bir günü yoktur. Belli günlere bağlamak yanlıştır. Sadece arife günü yapılan ziyaretler sünnet tir.

Ölü den bazı isteklerin yanlış olduğunu belirtmiştim. Hiçbir dini temeli olmayan bu durum hem bidat hem de şirk tir. Çünkü kabirdekiler ölüdür. Tüm fizyolojik yapılarını kaybetmişlerdir. Ölü insanlar işitmezler ,gezmezler, göremezler, eğer görür ve bizim talep ve isteklerimizi bilirler dersek şirke girmiş oluruz. Peygamberin hiçbir sünnetinde ve naklen intikal eden hadislerinde böyle bir şey yoktur. Var iddiasında bulunan resmen yalan söylüyordur.
NEML-80 =Sen ölülere işittiremezsin.
FATIR-22=Sen kabirdekilere işittiremezsin. Meali ne kadar açıktır.

 İnşAlllah Bizde bugün bize en yakın mezarlık Yenişehire gidip hem şehitlerimizi hem akrabalarımızı ziyaret eder dua eder tefekkür ederiz...
Allah çok yücedir. Hamd da onadır.
Moderatöre Bildir   Logged

İntizarınla çöller deli divaneydi, Firkatin bir kor idi, Alev idi dile ey YAR …
vuslat
Site Yöneticisi
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 5352


Sözüm tükendi, manayı sessizliğe yükleyip sustum


« Yanıtla #1 : 15 Kasım 2010, 11:21:14 »

- Hanefî mezhebine göre de, bir insan akrabasının veya yakın dostunun kabri başında Kur’an okusa güzel olur(Vehbi Zuhaylî, el-Fıkhu’l-İslamî, 8/49).
Moderatöre Bildir   Logged

Ya Rebbî! ez Ji bela û zehmetîya, arîkarî te dêxwazîm. Ez xwe davim te...
Âl-i İmran
Yardımcı Yönetici
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 2244


“Batın-ı kalp ayine-i sameddir ve ona mahsustur”


« Yanıtla #2 : 15 Kasım 2010, 14:58:14 »

ÖLÜYE KUR'AN
(KABİR BAŞINDA) OKUNMASI

Kabir başında ölüye Kur'an okuma ve sevabını bağışlama hakkında pek çok görüşler vardır. İhtilaflı olan bir mesele hakkında bugün sonuca vardırmak mümkün görünmemektedir.
İlim adamları " kabir başında Kur’an okumanın hükmü" hususunda üç farklı görüş ortaya koymuşlardır:
" Mekruhtur ; sakıncası yoktur ; defin esnasında sakıncası yoktur , definden sonra mekruhtur "

İmam-ı Azam Ebu Hanife, Malik ve bir görüşe göre Ahmed gibi mekruh olduğunu söyleyenler şöyle derler:
"Çünkü bu muhdes’tir (sonradan çıkmış bir bid’attir.) Bu hususta da sünnet varid olmuş değildir. Kıraat de namaza benzer. Kabirlerin yanında namaz ise yasaklanmıştır, kıraat de böyledir."

Muhammed b. el-Hasen ve bir rivayete göre de Ahmed gibi, sakıncası yoktur, diyenler de İbn Ömer -RadıyAllahu anh-dan nakledilen şu rivayeti delil göstermişlerdir:
İbn Ömer -RadıyAllahu anh- defnedileceği vakit kabrinin başında Bakara suresinin ilk âyetleri ile son âyetlerinin okunmasını tavsiye etmişti. Muhacir’lerden birisinden de Bakara suresinin okunmasını vasiyet ettiği de nakledilmiştir.

Sadece defin zamanında mahzur yoktur (ki bu Ahmed’den gelen bir rivayettir ) diyenler de bu konuda İbn Ömer ve muhacirlerden birisinden nakledilen rivayeti delil alırlar.

Bundan sonra kabirlerin başlarında nöbetleşe Kur’an okumaya gelince; bu mekruh’tur. Çünkü bu konuda sünnet varid olmuş değildir, selef’ten herhangi bir kimseden de asla böyle bir şey nakledilmemiştir. Bu görüş konu ile ilgili her iki delili de bir arada değerlendirdiğinden ötürü, diğerlerinden belki de daha güçlüdür.

Konuyla ilgili zikredilen meşhur sözler , zayıf ve sahih hadisler ile alimlerin görüşlerini aktarmaya çalışacağız.

Hüsnü Aktaş'ın (Yusuf Kerimoğlu) bir gazetede "Kabir başında Kuran okumaya" delil olarak verdiği bir cevapta ;
" Rasul-u Ekrem (sav)'in: "-Her kim kabristana girer de Yasin Suresi'ni okursa, o gün Allahu Teala (cc) kabirdekilerin azablarını hafifletir. Okuyana da oradakilerin sayısınca sevap verilir."
(İbn-i Abidin- Reddü'l Muhtar Ale'd Dürri'l Muhtar- İst: 1983 C: 3 Sh: 503. ) hadis-i şerifi, bunun delilidir."


Hadis diye zikredilen sözün kaynağı olarak bir hadis alimin kitabı değil , Hanefi mezhebinin Osmanlı devletinin son zamanlarında fıkıh kitabı olan İbn Abidin olması hayli düşündürücüdür. Zira hiç bir sahih hadis kitabında iddia edilen bu söz muhaddislerce sahihlenerek senediyle beraber kitaplarına alınmamıştır.

Bu söze sarılarak delilim var diye ortaya düşenler evvela bu sözün senedinin sahihliğini ispatlamaları , ravi ve sıhat derecelerini bahsi geçen hadis aliminin adıyla birlikte kitabının adını bildirmeleri üzerlerine borçtur.

Aynı kitabın aynı sayfasındaki şu ifadeleri hadis diye savunduğu sözün altına not olarak düşememesi de niyetini ortaya koymuştur :

"Yalnız İmam Malik ile Şafii , sırf bedeni olan namaz ve Kur'an okumak gibi ibadetleri istisna etmişlerdir. Onlara göre bunların sevabı meyyite ulaşmaz ." (İbn-i Abidin- Reddü'l Muhtar Ale'd Dürri'l Muhtar- İst: 1983 C: 3 Sh: 503. )

Yukarıdaki mezkur hadis hakkında Prof. Dr . vehbe Zuhayli'nin dört Mezhebe göre yazılmış bulunan İslam Fıkhı Ansiklopedisi isimli eserinin 3. cilt sayfa 89- 90 ve 91'de Kabirleri Ziyaret Etmek başlıklı yazısının altında şunlar bildirilmiştir :
Hanefiler :
Esah olan görüşe göre, erkek ve kadınlar için kabir ziyareti menduptur. Çünkü İbni Ebu Şeybe'dcn rivayet edildiğine göre: "Hz. Peygamber (a.s.) her yılın başında Uhud'daki şehitlerin kabirlerine gelir ve şöyle derdi:
"Sabrettiğiniz şeylere mukabil sizlere selâm ve selâmet! Dünyanın en güzel neticesi budur!"

Yine Hz. Peygamber (a.s.) ölüleri ziyaret etmek için Baki mezarlığına çıkar ve şöyle derdi:
"Ey müminler yurdunun sakinleri! Selâm size. Bizler de inşâAllah sizlere kavuşacağız. Allah tealâ'dan bizim ve sizin için afiyet, ahiretle ilgili korku ve sıkıntılardan selâmet ve sıyanet dilerim."
Yine Hz. Peygamber (a.s.) şöyle buyurmuştur:
"Ben size kabir ziyaretini yasaklamıştım. Şimdi ise ziyaret edin. Çünkü kabir ziyareti size ölümü hatırlatır." ( Müslim Ebu Hureyre'den rivayet etmiştir. Tirmizî dışındaki dört Sünen sahibi yine bunu sahih isnatlarla rivayet etmişlerdir. Müslim Sahih'inde Ebu Hureyre'den şu rivayeti nakletmiştir. "Rasulullah (a.s.) anasının kabrini ziyaret etti kendisi ağladı çevresindekileri de ağlattı. Sonra söyle buyurdu: Rabbimden anam için İstiğfar etmeyi istedim, izin vermedi. Kabrini ziyarete izin istedim, verdi. Kabirleri ziyaret edin, zira bu size ölümü hatırlatır." )
Bir rivayete göre "Âhireti hatırlatır."


"Enes'ten
rivayet edildiğine göre, Rasulullah (a.s.) şöyle buyurmuştur: "Her kim kabristana girer de Yâsin'i okur ve sevabını ölülere bağışlarsa, o gün Allah tealâ onların azabını hafifletir. Kendisinin de bu kabristandaki Ölüler sayısınca sevabı olur". (Bahr-i Raik'de bu hadisi zikredilmiştir. Zeylaî'nin rivayeti şöyledir: "Okuyan kimse için orada bulunan ölülerin sayısınca sevap va'dır." Doğrusu bu hadis zayıftır.)

Cumhurun Görüşü :

İbret almak, Allah'ı hatırlamak için erkeklerin kabir ziyareti mcnduptur. Kadınların kabir ziyaretine gitmeleri ise mekruhtur. Kadınların kabirleri ziyaret etmeleri önce yasaklanmıştı , sonra bu yasak neshedildi. Çünkü Hz, Peygamber (a.s.) şöyle buyurdu: "Size kabir ziyaretini yasaklamıştım. Bundan sonra ziyaret edin." Bir rivayette de: "Çirkin söz söylemeyin." buyrulmuştur.
Kadınlar ziyaret ederken erkeklerin içine karışmamalıdir. Kâfirlerin kabirlerini ziyaret etmek mubahtır.
Ziyaret vakti konusunda İmam Malik şöyle demiştir : "Bana ulaşan haberlere göre, ruhlar kabirlerin civarındadır." Kabir ziyareti için belirli bir gün tahsis edilmiş değildir. Cuma gününün ziyaret için tahsis edilmesinin sebebi, bu günün faziletli ve ziyaretler için müsait olmasıdır.
Kabir ziyaretinin kadınlar hakkında mekruh olmasının sebebi, kalpleri yufka ve musibetlere tahammülleri az olduğundan ağlayıp feryadu figan ederken seslerini yükseltme ihtimâli bulunmasıdır. Ama haram değildir. Müslim, Ümmü Atiyye'den şöyle naklediyor: "Kabir ziyareti bize yasaklandı, fakat kesin olarak haram kılınmadı."
Kadınların ziyaretlerinin mekruh oluşunun dayandığı delil: "Allah tealâ kabirleri ziyaret eden kadınlara lanet etsin." ( Tirmizi demiştir ki: Bu hadis sahihtir. Nesei dışında beş imam da bunu rivayet etmişlerdir. ) hadisidir.
Fakat Malikîler şöyle demişlerdir : Bu hüküm genç kadınlar içindir. Yaşlı ve erkeklerin kendilerine rağbet etmeyeceği kadınlar ise hüküm bakımından erkekler gibidir. Kabirde yemek, içmek, gülmek, çok konuşmak, yine yüksek sesle Kur'ân okumak ve bunları âdet edinmek de mekruhtur.
Müslümanların kabirlerini ziyaret edenler için önce selâm vermek, sonra Kur'an okumak ve dua etmek müstehapur.
Ölünün yüzü cihetine dönerek selam verilir. Bunun için Hz. Peygamber (a.s.)'in kabirlere çıktıkları zaman ashabına öğrettiği selâmı söyler.
"Ey müminler ve müslümanlar diyarının ahalisi, sizlere selâm olsun. İnşaAllah, biz de sizlere katılacağız. Allah'tan bize ve size âfiyet dilerim" (Müslim, Cenâiz, 104; İbn Mâce, Cenâiz, 36).

Tirmizi'nin İbn Abbâs'tan rivayetinde Rasulullah bir defasında Medine mezarlığına uğradı ve onlardan tarafa dönerek şöyle dedi:
"Ey kabirler ahâlisi, size selâm olsun! Allah bizi ve sizi mağfiret eylesin. Sizler, bizden önce gittiniz, biz de sizin ardınızdan (geleceğiz)" (Tirmizi, Cenâiz, 58, 59).

Kabir ziyareti sırasında mezarda namaz kılınmaz. Kabirler asla mescid edinilmez. Kabre karşı da namaz kılmak mekruhtur. Kabirlere mum dikmek ve yakmak caiz değildir (Müslim, Cenâiz, 98; Ebû Dâvud, Salât, 24; Tirmizî, Salât, 236).

Boş yere para harcandığı için, ya da kabirlere tazim için buralarda mum yakılmasını Hz. Peygamber yasaklamıştır. Kabrin üzerine oturmak ve mezarları çiğnemek mekruhtur (Müslim, Cenâiz, 33; Tirmizi, Cenâiz, 56).

Konuyla ilgili olarak hadis denilerek iddia edilen benzer bir sözde şöyledir :

( من زار قبر والديه كل جمعة ، فقرأ عندهما أو عنده [ يسن ] ؛ غفر له بعدد كل آية أو حرف )

"Her kim baba ve annesinin kabrini her cuma ziyaret eder, o ikisinin veya babasının yanında Yâsin (suresini) okur ise, her âyet ve harfin sayısınca günahları affolunur"

[İbn Adiy (1/286), Ebu Nuaym, Ahbâr el-Asbahân (2/344-345)]

Bu rivâyet, kabirlerde Kur’ân okumanın mustahab olduğuna delil olarak getirilir. Ancak sahih sünnette bunu destekleyen hiç bir delil yoktur. Sahih sünnete göre, kabir ziyaretlerinde meşru olan, onlara selâm vermek ve ahireti hatırlamaktır.

Rasulullah'a (s.a.v.) atfedilen bu (söz) Hadis uydurmadır.

Ravilerinden olan Amr b. Ziyad’ın hadis uydurduğunu Hadis alimi ed-Darekutni ve İbn Adiy zikreder.

İbn Adiy mezkur rivayet hakkında; "batıldır , bu isnad ile bir aslı yoktur" der. İbnu’l-Cevzi [el-Mevduat (3/239)] kitabında bu rivâyeti zikreder.

Müslim ve diğerlerinin rivayet ettikleri hadiste Aişe (r.a), Allah Rasuluna (s.a.s) kabir ziyareti esnasında ne söyleyeceğini sorar, O da şöyle söyle der:

"Bu diyarın mümin ve müslüman olan ehline selam olsun, Allah bizden öncekileri ve sonrakileri affetsin. Allah’ın izniyle bizler de sizlere ulaşacağız."

Evet Aişe validemiz kabir ziyareti esnasında ne söyleyeceğini sorar, Allah Rasulu (s.a.s)’da ona duayı öğretir.
Fatiha, Yasin surelerini veya üç tane İhlas suresi okuyacağını öğretmemiştir. Bu surelerin okunması meşru olsaydı Allah Rasulu (s.a.s) bunu gizlemezdi. Eğer Allâh Rasulu (s.a.s) bunlardan bir şey öğretmiş olsaydı münakaşalar , ihtilaflar olmaz net olarak bizlere ulaşırdı.
Moderatöre Bildir   Logged

İntizarınla çöller deli divaneydi, Firkatin bir kor idi, Alev idi dile ey YAR …
Âl-i İmran
Yardımcı Yönetici
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 2244


“Batın-ı kalp ayine-i sameddir ve ona mahsustur”


« Yanıtla #3 : 15 Kasım 2010, 15:03:44 »

Başka bir SAHİH hadiste şöyle geçer :

"Evlerinizi kabirlere çevirmeyin, çünkü şeytan Bakara suresinin okunduğu evden kaçar." [Müslim (2/188), Tirmizi (4/42) ]

Diğer bir hadiste:

" Evlerinizde namaz kılın, kabirlere çevirmeyin." [Müslim (2/187)]

Allah Rasulu (s.a.s), mezarlıkların , kabirlerin namaz kılıp kuran okunacak yerler olmadığını bildirmiş, onun için de evlerde Kur’an okunmasını ve nafile namaz kılınmasını teşvik etmiştir. Evlerin, Kur’anın okunmadığı kabirlere çevrilmesini de yasaklamıştır.


Sunen’in sahibi Ebu Davut şöyle der:


"Ahmed’e kabirde Kur’an okunması hakkında soruldu, o da ‘okunmaz’ dedi " [Mesâil (s.158)].

Şeyhu’l-İslam İbn Teymiyye şöyle der:

" Şafii’den bu konu hakkında bir söz sabit değildir, bu da onun kabristanda Kur’an okunmasını bid’at saydığı içindir " [Sıratul- Mustakim (s.182)].

İmam Malik şöyle der :

" Bunu yapan birisini bilmiyorum, dolayısıyla sahâbe ve tabii’nin bunu yapmadığı ortaya çıkar ".

Diğer taraftan Hallal’ın rivayetinde, Abdullah İbn Ömer’in definden sonra kabri başında Bakara suresinin başı ve sonunun okunmasını vasiyet ettiğine dair gelen eser sabit değildir. Sahih saysak bile, ona has bir fiildir.

Peygamberimizden (s.a.s) konu hakkında böyle bir şey bize ulaşmamıştır. Bundan dolayı bu delil olamaz.

Yine İbn Ebi Şeybe’nin zikrettiği başka bir eserde, Şa’bi şöyle der:

" Ensar ölünün yanında Bakara suresini okurlardı "


Senedindeki Mucalid b. Saad yüzünden rivâyet zayıftır.
Ayrıca İbn Ebi Şeybe rivayete şu başlığı koymuştur ; " Ölüm döşeğinde iken hastanın yanında ne söyleneceği babı ".

Diğer taraftan Hallal ve Deylemi’nin rivâyet ettikleri uydurma bir rivayette :

" Her kim kabristana uğrar ve Kul HuvAllahu Ahad’ı on bir kere okur, ecrinide ölülere bağışlar ise, ölülerin sayısı kadar ona sevab verilir."

ez-Zehebi, İbn Hacer, es-Suyuti ve İbn Arrak rivayetin uydurma olduğunu söylemelerine rağmen, Tahtavi, Meraki’l-Felâh’ın üzerine yazdığı haşiyede bu uydurma rivayeti kabristanda Kur’an okunacağına dair delil getirmesi oldukça garipsenmiştir.


Sahih bir hadis-i şerifte Rasulullah ((S.A.V)). kabirde azab görmekte olan bir ölü için şöyle yapmıştır :

Abdullah ibn Abbas'ın (r.a.) aktardığı bir hadisi şerifte :
Rasulullah (sav) (bir gün) iki kabre uğradı ve: "(Bunlarda yatanlar) azab çekiyorlar. Azabları da büyük bir günahtan değil" buyurdular. Sonra sözlerine şöyle devam ettiler: "Evet! Biri, nemimede (laf getirip götürmede) bulunurda. Diğeri de idrar sıçrantısına karşı korunmazdı." Aleyhissalatu vesselam sonra yaş bir hurma dalı istedi, ikiye böldü. Birini birinin üzerine dikti, birini de öbürünün üzerine dikti. Sonra da: "Belki bunlar yaş kaldıkça azapları hafifler" buyurdular.


( Buhari, Vudu 55, 56, Cenaiz 82, 89, Edeb 46, 49; Muslim, Taharet 111, (292); Tirmizi, Taharet 53, (70); Ebu Davud, Taharet 11, (20, 21); Nesai, Taharet 27, (1, 28-30). )

Konuyla ilgili olarak Prof. Dr. Vehbe Zuhayli'nin 4 mezhebe göre "İslam Fıkıh Ansiklopedisi" kitabından 3.cilt sayfa 16-17 den " Ölen Kişinin Yanında Kur'an Okumak " Başlığı altındaki alimlerin görüşlerini aynen aktaracağım.

" Malikîlere göre : Sünnet diye ölüm anında Kur'ân okumak mekruhtur. Bunun gibi, öldükten sonra ve kabir üzerine Kur'ân okumak da mekruhtur. Çünkü bu selefin amellerinden değildir. Fakat sonradan gelen alimler, Kur'ân okuyup, zikir yapıp da bunların sevabının ölüye verilmesinde bir beis bulunmadığı, inşaAllah bunun sevabının ölüye verileceği kanaat ve görüşündedirler.
Cumhura göre: "Yâsîn" okumak menduptur. Çünkü hadiste: "Ölülerinize (Yasin) okuyun." buyurulmuştur.
Hanefiler ve Şafıîlerin sonradan gelen bazı âlimleri Ra'd suresinin de okunmasını güzel görmüşlerdir.
Çünkü Cabir (r.a.) demiştir ki: "Rad suresini okumak, kişinin ruhunun kolayca ayrılmasına yardımcı olur."
Yasin okumanın hikmeti, bu surede kıyamet ahvâli ve Öldükten sonra dirilme konularının zikredilmesidir. Ölmek üzere bulunan kişiye bu sureler okunursa, yeniden bu durumları hatırlama imkânı doğar."


Mezheb imamlarının ve alimlerin görüşlerinin "ölülerinize okuyun (yasin) " hadisi şerifini " ölmek üzere olanlara" diye anladıklarını görmüş olmaktayız.


Mezar Yanında Yapılan Şeyler Üç Türlüdür

1 - Kabirlerin Yanında Yapılması Meşru Ve Helal Olan Şeyler:


Belli bir mezar tayin etmemek ve özellikle bir mezar için yolculuğa çıkmamak şartıyla herhangi bir kabrin yanında ölümü düşünmek ve ibret almak maksadıyla Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem'in sünnetine uygun olarak kabirleri ziyaret etmek helal ve sevaptır.


2 - Haram Olan Ve Şirke Sebep Olabilecek Olan Şeyler:

Mezarlara el sürmek, kabirde yatanların yüzü suyu hürmetine Allah'tan bir şey istemek, kabrin yanında namaz kılmak, onların üzerine bina inşa etmek, kabirleri aydınlatmak büyük şirke sebep olabileceği için haramdır.

3 - Büyük Şirke Düşüren Şeyler:

Kabirde yatanlardan yardım istemek, onlardan medet ummak, dünya ve ahiretle ilgili şeyler istemek insanı İslam dininden çıkaran büyük şirklerdendir.

Böyle yapan kişi ister ölünün kendisi yapabildiğini inansın ister ölünün Allah katında bir vasıta olduğunu inansın fark etmez, kafir olur.

Allah-u teala Kur'an-ı Kerim'de müşriklerin taptıkları putlar hakkında şöyle dediklerini bizlere bildiriyor:

"Bizi Allah'a daha çok yaklaştırsınlar diye onlara ibadet ediyoruz." (Zümer: 3)

"Bunlar Allah katında şefaatçilerimizdir." (Yunus: 18)
Moderatöre Bildir   Logged

İntizarınla çöller deli divaneydi, Firkatin bir kor idi, Alev idi dile ey YAR …
bymusab
Tecrubeli üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 450



WWW
« Yanıtla #4 : 15 Kasım 2010, 15:06:32 »

Allah resulu cenaze namazı kıldırmıştır cenazede de kuran okundummuştur buna bakarakta kuran okunabilir diyebiliriz hatta necaşinin gıyabındada namaz kılınmıştır buda uzaktada olursanız okuduğpunuz fatiha onun ruhuna okunmuş olur
Moderatöre Bildir   Logged
Âl-i İmran
Yardımcı Yönetici
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 2244


“Batın-ı kalp ayine-i sameddir ve ona mahsustur”


« Yanıtla #5 : 15 Kasım 2010, 15:11:17 »

Allah resulu cenaze namazı kıldırmıştır cenazede de kuran okundummuştur buna bakarakta kuran okunabilir diyebiliriz hatta necaşinin gıyabındada namaz kılınmıştır buda uzaktada olursanız okuduğpunuz fatiha onun ruhuna okunmuş olur

Bu konuda rivayet olunan deliller yukarda zikredilmiştir...İMAMLAR,MÜCTEHİDLER,VE MUHADDİSLER DAHİL OLMAK ÜZERE  bu konuda görüşlerini belitmişlerdir ,hiç biri böyle bir KIYAS yapmamışdır...
Moderatöre Bildir   Logged

İntizarınla çöller deli divaneydi, Firkatin bir kor idi, Alev idi dile ey YAR …
bymusab
Tecrubeli üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 450



WWW
« Yanıtla #6 : 15 Kasım 2010, 15:21:28 »

olablir ben de zıt bişey söylemedim Allah razı olsun
Moderatöre Bildir   Logged
Sayfa: [1] Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
Kabir Azabı (15+) ... Film ve Belgeseller *KERBELA* 3 716 Son Mesaj 15 Haziran 2007, 13:10:58
Gönderen: *KERBELA*
Mustazaf-Der Heyetinden Halid Meşal'e Destek Ziyareti Üye Haber ve Duyuruları _uMuT_ 2 203 Son Mesaj 14 Mart 2009, 23:59:37
Gönderen: harras
<< URFA'LININ KABIR ZIYARETI >> fıkralar Cihan63 7 258 Son Mesaj 22 Mart 2009, 20:54:25
Gönderen: ceylan
Cuma Günü, Öfke Günü: Mescid-i Aksa İçin Meydanlara İnin! Dünyadan Haberler __YaZ_yAğMuRu__ 0 150 Son Mesaj 29 Eylül 2009, 21:25:47
Gönderen: __YaZ_yAğMuRu__
Mü'min Ve Kabir Sorgusu Hadis-i Şerifler hamza01 0 150 Son Mesaj 18 Ekim 2009, 23:01:20
Gönderen: hamza01
İnzar Dergisi'nden Abone Olanlara Umre Ziyareti Yurttan haberler kuranehli 0 882 Son Mesaj 03 Mayıs 2011, 10:04:13
Gönderen: kuranehli
HIRKAY-I ŞERİF ziyareti Yurttan haberler têkoşîn 0 160 Son Mesaj 23 Ağustos 2011, 11:04:54
Gönderen: têkoşîn