0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1] Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: Basamaklarda Unutulan Vefa  (Okunma Sayısı 242 defa)
intifada
Tecrubeli üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 302

bu dava çok büyüktür en iyileri feda etmeli...


« : 07 Mart 2008, 01:24:18 »

“Beni de götürsen İstanbul’a, senden başka dayanağım yok.” diyerek tuttu titreyen elleriyle oğlunun bileğinden. “Ne olur!” dedi, “Ne olur, beni de götür oğul; tek başıma yapamıyorum buralarda.” Anadolu’nun tozlu, topraklı köylerinin kavak yeli kokan diliyle serzenişte bulundu evlâdına. Yalnız kalmak artık tak demişti canına. Oğlundan gelen cevap, yaşlı gözlerini donuklaştırıverdi: “Olmaz ana; biliyorsun, götüremem seni!” Damarları çıkmış, derisi büzüşmüş cefakâr elleriyle yazmasını düzeltti: “Yakınında bir yere oturtsan beni oğlum; tövbe, girmem evine; düzeninize karışmam! Arada bir torunlarımı severim. Yok, onu da istemezsen, dışarı bile çıkmam. Yeter ki, yakınında olayım evlâdım!” Sesinde acı bir feryat gizliydi aslında. Birkaç kez yutkundu. Biricik evlâdından gelen cevap olumsuzdu. Zeynep Nine bakakaldı oğlunun arkasından.
Yaşlıydı, hastaydı. Gözlerinde kalın çerçeveli bir gözlük vardı. Yazmasını başından çenesinin altına dolandırıp bağlardı. Bir ucu yanıktı yazmasının, gönlünün bir yanının hep yanık olduğu gibi. Yalnızlık, belini biraz daha bükmüştü. Gözlerinden süzülen birkaç damla yaş, sanki daha da artırmıştı yorgun yılların remzi olan göz kenarlarındaki çizgileri. Garip kalmıştı yine Zeynep Nine. Oğluna bir yuva kurmuştu mutlu olsun diye; ama o yuvada şimdi yeri yoktu. Gelini kesin kararını vermiş; “Ya o, ya ben!” diyerek Zeynep Nine’ye evinin ve gönlünün kapılarını tamamen kapatmıştı. Hâlbuki bir huysuzluğu da yoktu Zeynep Nine’nin; sessiz ve sakindi, ne etliye ne sütlüye karışırdı. Ama gel gör ki, yaşın getirmiş olduğu istenmeyen sakarlıklar ve bitmeyen hastalıklar Zeynep Nine’yle gelini arasına soğuk bir duvar gibi girmişti. Hâl böyle olunca torunları da oğluyla beraber hasret defterine eklenmişti yaşlı kadıncağızın.
Gitmişti biricik evlâdı. Anacığını bir sürü dertle bırakıp gitmişti. Evinin duvarına yaslandı önce, sonra dut ağacın gölgesinin düştüğü yere oturdu. Uzayıp giden tozlu yolların kıvrımlarına dalıp gitti. Şalvarına yapışan çamurların kuruyanlarını temizledi. Kuru bir yaprak düştü kucağına. Alıp ezdi avuçlarında. Gözleri yaşla doldu yine. Yalnızlık çok zordu. Oğlunun gidişinden çok, vefasızlığı hırpalamıştı ruhunu. Eşini kaybettiğinde bile bu kadar üzülmemişti. Bir an dalıp gitti mazi yamaçlarına. Oğlunun okula başladığı gün geldi aklına. Dut ağacının altında taramıştı saçlarını biricik evlâdının. Bazlama yapmıştı Zeynep Kadın o gün evlâdı için. Yanına da sıcacık tarhana çorbası. Tarladan da kıpkırmızı domates getirmişti. Zeynep Nine birden çocuklar gibi masumlaştı, nemlenen gözlerini avuç içleriyle sildi. Oturduğu dut ağacının gölgesinden kalktı. Gün, akşama dönüyordu. Zeynep Nine ömrünün akşamında hüzünle arkadaştı artık.
Zaman, Zeynep Nine’nin yaşlılığını git gide artırıyordu. O yılın kasım ayı sonlarına doğru kalın çerçeveli, kocaman gözlüğünü taktığı gözleri görmez oldu. Zaten güç belâ yaptığı işleri daha da zorlaşmıştı. Allah’tan, komşuları hâl ve hatırını soruyor, ihtiyaçlarını görmeye geliyordu. Oğlu, çok sonraları öğrenecekti annesinin gözlerinin âmâ kaldığını. Zeynep Nine’de yeni bir ümit peyda olmuştu. “Acaba” diyordu, “Acaba ömrümün görmeyen gözle geçecek bu son demlerini, onların yanında geçirebilir miyim?” Yalnızlık iyice koyulaşmıştı ufkunda ihtiyar kadının. Bir de evinin kapısına çıkan o koca tümsek… Merdiven yoktu kapısının önünde, toprak bir tümsek üzerinden geçip öyle varabiliyordu kapısına. Gözleri görürken bile zor çıktığı bu tümseği şimdi nasıl çıkacaktı? Ama evlâdı onu bu hâlde bırakmazdı, evine koymasa da yakınlarında bir yerde ev tutup onu da götürürdü İstanbullara… Bekliyordu, oğlundan bir soluk bekliyordu… Nihayet bir gün muhtar, oğlundan haber getirdi Zeynep Nine’ye. Anasının gözlerinin görmediğini öğrenen oğul, ömrünün son demlerinde rahat etsin diye, evinin önüne merdiven yaptıracaktı yaşlı kadının. “Oğlun, kapının önüne basamak yaptıracak Zeynep Ana, sen inip çıkarken zorlanma diye…” Muhtarın bu cümlesi zavallı kadının son ümitlerini de boşa çıkarmıştı. “Tamam” dedi, yaşlı ve yaslı gönlünü avutmaya çalışarak. “Allah razı olsun.” diye ekledi. Öyle ya, bunu da yapmayabilirdi. Muhtar, evin önüne basamaklar yapılıncaya kadar Zeynep Nine’yi evinde misafir edecekti.
Basmakların tamamlandığı günün sabahında, oğlu geldi Zeynep Nine’nin. Evlerinin önünde durdu, basamaklar tam Zeynep Nine’ye göre yapılmıştı. Fazla yüksek olmayan, yan tarafında demir parmaklığı olan… Saydı: Bir, iki, üç… Tam yedi basamak vardı. Evin boyası eskimiş kapısına baktı. Dudakları titredi, gözleri doldu. Dut ağacın gölgesi düşmüştü yine duvar kenarına. Biraz ilerde anacığının kendisine mis gibi tarhanalar pişirdiği ocağı gördü. İçi burkuldu, küt diye bir şey düştü sanki gönlünün vefasız yanına. Bu sırada bir el dokundu omzuna: “Başın sağ olsun Bilâl!” Başı öne düştü “Dostlar sağ olsun.” derken. Yukarı mahalleden eski bir arkadaşıydı gelen. “Çok iyi insandı Zeynep Teyze. Az ekmeğini yemedim Bilâl, inşAllah mekânı Cennet olur…” diye ekledi eski dost. Sustu vefasız oğul. Yutkundu. Islanan yanaklarını silerken şunları söyleyebildi: “Bu basamakları onun için yaptırmıştım. Kolay inip çıksın diye…” Arkadaşı kafasını salladı, yüzü hüzne döndü: “Keşke buraya basamak yaptırana kadar, kendi ellerinle anacığının gönlüne basamaklar yapsaydın. Olmadı be arkadaş, sana yakıştıramadık duyduklarımızı, gördüklerimizi. Çok yalnız bıraktın Zeynep Teyze’yi. Hiç olmazsa arada bir gelip hatırını sorsaydın, gönlünü alsaydın. Neyse, tekrar başın sağ olsun…” Ne doğru konuşmuştu eski dost. Yüreği ezildi Bilâl’in, gözleri doldu: “Bir kez bile çıkamadın bu basamaklardan. Keşke hayırlı bir evlât olup ben senin gönlüne çıkabilseydim basamak basamak. Anacığım, hakkını helâl et bu vefasız oğluna. Ne olur, hakkını helâl et!”
Moderatöre Bildir   Logged

resule_sevgi
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 71



« Yanıtla #1 : 08 Mart 2008, 02:32:04 »

 Allah_1 razi olsun kardes...
gözyaslarina boguldum bu güzel yasamdan kesiti okuyunca
ve cennetim aklima geldi....
ama cok gec annem uyumustur.
yarin ilk isim cennetimi aramak olacak insaAllah...
ve annesine babasina hürmette ve sevgide kusur etmeyen evlatlar eylesin... AMIN....
selam ve dua ile!....
Moderatöre Bildir   Logged

yanliz sana kulluk eder, yanliz senden yardim dileriz!..
intifada
Tecrubeli üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 302

bu dava çok büyüktür en iyileri feda etmeli...


« Yanıtla #2 : 29 Mart 2008, 23:10:22 »

amin kardesim inşaAllah
Allah hayırlı evlalar eylesin cümlemizi
amin
dualarımla...
Moderatöre Bildir   Logged

_uMuT_
Mir Üye
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4510


seven sevilene tabi olur.


« Yanıtla #3 : 09 Eylül 2008, 16:48:41 »

Islanan yanaklarını silerken şunları söyleyebildi: “bu basamakları onun için yaptırmıştım. kolay inip çıksın diye…” arkadaşı kafasını salladı, yüzü hüzne döndü: “keşke buraya basamak yaptırana kadar, kendi ellerinle anacığının gönlüne basamaklar yapsaydın. olmadı be arkadaş, sana yakıştıramadık duyduklarımızı, gördüklerimizi. Çok yalnız bıraktın zeynep teyze’yi. hiç olmazsa arada bir gelip hatırını sorsaydın, gönlünü alsaydın. neyse, tekrar başın sağ olsun

rabbim hepimizi hayırlı evlat yapsın ve annelerinin babalarının kıymetini bilenlerden eylesin
paylaşımın için Allah razı olsun.....
Moderatöre Bildir   Logged

                                                                 (dualar sana filistin)
Sayfa: [1] Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
unutulan sünnetler... İslami Hayat Tarzı muhammed-i dava 0 171 Son Mesaj 14 Temmuz 2008, 22:26:09
Gönderen: muhammed-i dava
UNUTULAN İKİ DEĞER;KARŞILIKSIZ YARDIM VE FEDAKÂRLIK Düşünce yazıları/Makaleler muhammed-i dava 1 150 Son Mesaj 28 Temmuz 2008, 08:08:50
Gönderen: dua dilencisi
Ahde Vefa Öykü - Hikaye ve Kıssalar __YaZ_yAğMuRu__ 3 204 Son Mesaj 19 Ocak 2009, 23:20:41
Gönderen: __YaZ_yAğMuRu__
AHDE VEFA Sahabeler'in Hayatından Tablolar MERXAS 0 213 Son Mesaj 08 Haziran 2009, 10:45:05
Gönderen: MERXAS
Ey Vefa Şiir Pınarı KeRvAnCaN 2 203 Son Mesaj 09 Ağustos 2010, 17:00:16
Gönderen: KeRvAnCaN
AHDE VEFA... Öykü - Hikaye ve Kıssalar гüъεyyε 3 228 Son Mesaj 27 Ekim 2010, 18:27:51
Gönderen: hicr@n
unutulan sünnetler Hz.Muhammed (S.a.v) şura@ 2 169 Son Mesaj 29 Aralık 2010, 13:29:07
Gönderen: şura@