0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1] Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: Bediüzzaman'a Göre Anarşinin Nedenleri  (Okunma Sayısı 190 defa)
muhammed-i dava
Tecrubeli üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 420


« : 22 Eylül 2008, 21:12:56 »




BEDİüZZAMAN Anarşiyi şöyle tarif eder:


Dinin şiddetle men ettiği şey, fitne ve anarşidir Çünkü anarşi hiçbir hak tanımaz İnsanlık ahlakını ve medeniyet eserlerini canavar hayvanlar ahlakına çevirir…


Bir Müslüman İslâmiyet dairesinden çıksa, İslam dininden döner ve anarşist olur, sosyal hayat için zehir hükmüne geçer Çünki anarşi hiçbir hakkı tanımaz, insaniyet güzel huylarını canavar hayvanların ahlakına çevirir (Bediüzzaman Said Nursi, Emirdağ Lahikası 2, s 159)


Hakikî bir Müslüman, samimî bir mü'min hiçbir zaman anarşiye ve bozgunculuğa taraftar olmaz Dinin şiddetle menettiği şey fitne ve anarşidir Çünkü anarşi hiçbir hak tanımaz İnsanlık güzel huylarını ve medeniyet eserlerini canavar hayvanlar ahlakına çevirir (Bediüzzaman Said Nursi, Tarihçe-i Hayat, Isparta Hayatı, s2216)



Bediüzzaman Anarşiyi tarif ederken anarşinin hiçbir hakkı tanımaz, insaniyet güzel huylarını canavar hayvanların ahlakına çeviren bir canavar olduğunu vurgular bu canavarın BENCİLLİK ile beslendiğini ve Müslümanların :

Cehalet


Zaruret (zorunlu ihtiyaçlar)


İhtilaflar (Ayrılıklar) sonucunda böylesi bir yola düştüğünü ve bu yolunda ancak
•Sanat
•Marifet
•İttifak ile aşılabileceğini yazmaktadır



Evet, eğer tarihî bir nazarla sahife-i âleme bakacak olursan ve o sayfayı lekelendiren beşerin mesâvisine (kötülüklerine), hatâlarına dikkat edersen, heyet-i içtimaiyede görünen ihtilâller, fesatlar ve bütün ahlâk-ı rezilenin iki kelimeden doğduğunu görürsün


Birisi: ‘Ben tok olayım da, başkası açlığından ölürse ölsün, bana ne!’


İkincisi: ‘Sen zahmetler içinde boğul ki, ben nimetler ve lezzetler içinde rahat edeyim (sadaka ve zekat işarat-ül i'caz sf 45 )


 Bizim düşmanımız cehalet, zaruret, ihtilaftır


Ardından ekler

Bu üç düşmana karşı san'at, marifet, ittifak silahıyla mücadele edeceğiz(Bediüzzaman Said Nursi, Risale-i Nur Külliyatı II, Divan-ı Harbı örfi, Nesil Yayınları, s 1921)



Peki bu çözümü nasıl uygulamalıyız? Yine üstad Risalenin bir çok yerinde ANARşİNİN ancak Kuran Hakikatlerini aşılamakla öNLENEBİLECEğİNİ söylemektedir


şimdi bu zamanda en büyük tehlike olan münafıklık ve dinsizlik ve anarşilik ve maddecilere karşı yalnız ve yalnız tek bir çare var: O da Kuran'ın hakikatlarına sarılmaktır Yoksa koca Çin'i, az bir zamanda komünistliğe çeviren insanlık musibeti; siyasî, maddî kuvvetler ile susmaz Yalnız onu susturan Kuran gerçeğidir( Bediüzzaman Said Nursi, Emirdag Lahikası 2, Mektup No:49, s1831)


İnsanlığı dehşetli musibetlere uğratan, tehdid eden anarşiliğin bozma ve tahribin tek çaresi ancak ve ancak İlahî, semavî bir dinin ezelî ve ebedî gerçekleridir, gerçek İslam'dır( Bediüzzaman Said Nursi, Barla Lâhikası - Takdim, s1412)



Eğer kuran hakikatleri insanlara doğru bir şekilde aşılanırsa kişi Dünyasını ve ahretini düzenlemek için hem kendisini, hem ailesini, hem de memleketini düzeltir


Hem her bir şehir kendi halkına geniş bir hanedir Eğer ahiret inancı o büyük aile fertlerinde hükmetmezse; güzel ahlâkın esasları olan ihlas, samimiyet, fazilet, hamiyet, fedakârlık, Allah 'ın rızası, ahiret sevabı yerine kötü niyet, menfaat, sahtekârlık, kendini beğenmişlik, yapmacık hareket, riya, rüşvet, aldatmak gibi haller meydan alır Zahirî güvenlik ve insaniyet altında, anarşistlik ve vahşet manaları hükmeder; o şehir hayatı zehirlenir Çocuklar haylazlığa, gençler sarhoşluğa, güçlüler zulme, ihtiyarlar ağlamağa başlarlar (Bediüzzaman Said Nursi, şualar, On Birinci şuâ, s964)



Buna kıyas olarak, memleket dahi bir evdir ve vatan dahi bir millî ailenin evidir Eğer ahiret inancı bu geniş evlerde hükmetse, birden samimî hürmet ve ciddî merhamet ve rüşvetsiz muhabbet ve yardımlaşma ve hilesiz hizmet ve birlikte yaşanılanlar ve riyasız ihsan ve fazilet ve benlik verilmeyen büyüklük ve meziyet o hayatta gelişmeye başlarlar Çocuklara der: "Cennet var, haylazlığı bırak" Kur'an dersiyle vakar verir Gençlere der: "Cehennem var, sarhoşluğu bırak" Aklı başlarına getirir Zalime der: "şiddetli azab var, tokat yiyeceksin" Adalete başını eğdirir İhtiyarlara der: "Senin elinden çıkmış bütün saadetlerinden çok yüksek ve daimî bir ahirete dair saadet ve taze, ebedi bir gençlik seni bekliyorlar Onları kazanmağa çalış" Ağlamasını gülmeye çevirir Bunlara kıyasla, bir bölüm ve bir bütün olarak her kavimde güzel etkisini gösterir, ışıklandırır İnsanların sosyal hayatıyla ilgili olan sosyologların ve ahlak ilmiyle uğraşanların kulakları çınlasın! İşte ahiret inancının birlerce faydasından işaret ettiğimiz beş-altı örneklerine diğerleri kıyas edilse kesinlikle anlaşılır ki; iki cihanın ve iki hayatın saadete sebep olan yolu yalnız imandır( Bediüzzaman Said Nursi, şualar, On Birinci şuâ, s964)


Kendisinin gençliğinin elbet bir gün biteceğini bilir ve üstadın dediği gibi:


Ey gençler! Sizdeki gençlik kat'iyen gidecek Eğer meşru dairede kalmazsanız, elinizdeki gençlik zayi olup, başınıza hem dünyada, hem kabirde, hem âhirette, kendi lezzetinden çok ziyade belâlar ve elemler getirecek Eğer İslâm terbiyesiyle o gençlik nimetini, iffet ve namus dairesinde, bu güzel ve tatlı nimeti veren Allah 'a itaatle geçirirseniz, geçici gençliğiniz sonsuz bir gençliğe; Cennet hayatındaki ebedî gençliğe dönüşecektir( Sözler, s 57)


Düşünür kendine çeki düzen verir



Hem bir yanlışımız daha var o da başkalarından hizmet beklemek eğer birileri o bölgede hizmet yapmıyorsa sen yapacaksın, oraya fabrika kurmuyorsa sen kuracaksın orda ki ÇOCUKLARIMIZIN ELİNDEN TUTACAKSIN Bediüzzaman :


Kuran-ı Hakim'den aldığımız hakikat dersi şudur ki: Evde, yahut bir gemide, bir masum, on cani bulunsa, Kuran'ın adaleti, o masumun hakkına zarar vermemek için, o evi, o gemiyi yakmayı men ettiği halde, on masumu bir tek cani yüzünden mahv için, o ev, o gemi yakılır mı? Yakılırsa en büyük zulüm, en büyük hıyanet ve gadir olmaz mı? Bu sebeple, güvenliği ihlal yolunda yüzde on cani yüzünden doksan masumun hayatını tehlikeye ve zarara sokmayı ilahi adalet ve Kuran gerçeği şiddetle men ettiği için, biz bütün kuvvetimizle bu Kuran dersine uyarak güvenliği korumaya kendimizi dinen mecbur biliriz…(Bediüzzaman Said Nursi, Tarihçe-i Hayat, Isparta Hayatı, s2216) der
 
Moderatöre Bildir   Logged

Gün gelir Yusuf'un gömleğini elbet koklar,hasretin kör gözüne süreriz be canım ANNEM. Ve birgün güneş bizim için de doğar elbet,kasvetli ve sisli dağların ardından...
Sayfa: [1] Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
Kur'an'a Göre Cahil Kimdir? Kur'an-ı Kerim Genel asra 0 119 Son Mesaj 30 Mart 2009, 15:53:43
Gönderen: asra
AYeTLeRe GöRe iNSaN TiPLeRi Kur'an-ı Kerim Genel MERXAS 1 170 Son Mesaj 20 Ağustos 2009, 12:13:56
Gönderen: Yusufça
Çocuklarda yaşlara göre Allah tasavvuru Çocuk Eğitimi Bişnev 2 346 Son Mesaj 23 Ekim 2009, 23:21:44
Gönderen: ESLEMTU
MÜSLÜMAN ÇOĞUNLUĞA GÖRE DEĞİL, KURAN AHLAKINA GÖRE HAREKET EDER İslami Hayat Tarzı MERXAS 0 199 Son Mesaj 04 Mart 2010, 08:54:35
Gönderen: MERXAS
Şia'ya Göre Sünnilerin islami Dairede Konumu Fıkıh Köşesi vuslat 2 202 Son Mesaj 16 Haziran 2010, 23:41:32
Gönderen: HabiR
Ayetlere Göre İnsan tipleri Kur'an-ı Kerim Genel MERXAS 0 141 Son Mesaj 03 Aralık 2010, 09:10:00
Gönderen: MERXAS
Kuran'a göre alaycılık haramdır Kur'an-ı Kerim Genel MERXAS 1 144 Son Mesaj 26 Nisan 2012, 11:26:12
Gönderen: Biji Serok Resul