0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1] Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: Beliu'l-Arz = toprağın yuttuğu kişi  (Okunma Sayısı 230 defa)
_uMuT_
Mir Üye
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4510


seven sevilene tabi olur.


« : 28 Şubat 2009, 15:01:09 »

İkisi de ENSAR'DAN Bedir yiğitlerinden. Asım İbn Sabit ile birlikte yola çıkan ekibin içinde bulunanlardan. Hüzely'in kolu Beni Lihyan'ın yüz okçusunun kuşattığı ve öldürmeyeceklerine dair söz ve ahid verdiği kişilerden. Anlatıldığı gibi Asım bu ahde güvenmemiş, teslim olmayı kabul etmeyerek şehid olmuştu. Hubeyb İbn Adiyy, Zeyd İbn Desine ve Abdullah İbn Tarık, verilen ahde güvenerek teslim olmuşlardı. Ancak Asım ve arkadaşlarının şahade-tinden sonra müşriklerin onlara karşı tavırları değişmeye başlamış, yaylarının kirişini çözerek kirişle kendilerini bağlamışlardı. Abdullah, hıyanet kokusunu sezmiş bağla-nınca; "Bu ilk ihanet" demiş ve kurtulabilmek için planlar yapmaya başlamıştı. Müşrikler, esirlerini alarak Mekke'ye yöneldiler. Onları Bedir'in intikam duygularıyla yanan Ku-reyşlilere satmak istiyorlardı. "Zahran" denilen bölgeye gelindiğinde Abdullah kendini çözmeyi başarmış ve eline bir kılıç geçirmişti. Ancak müşrikler yakın dövüşe yak-laşmamış, onu da uzaktan vurmayı tercih etmişlerdir. Bu aziz sahabenin dünya hayatındaki son durağı Zahran oldu. Kabri de oradadır. Hubeyb ve Zeyd ise, Mekke'ye getiril-di. Mekkelilerin elinde esir bulunan iki Hüzeyli karşılığın-da onlar Kureyşlilere verildi. Zeyd'i Safvan İbn Ümeyye satın aldı... Safvan kölesi Nistas'a, Zeyd'i alarak Mekke haremi dışında yer alan "Ten'im'e çıkarmasını ve orada öl-dürmesini emretti. Bu emir üzerine Zeyd, Ten'im'e getiril-di ve bir direğe bağlandı. Kin ve nefret duygularını tatmin etmek isteyen müşrikler de gelerek çevresini sardılar. Ön-ce vücudunun çeşitli bölgelerine uzaktan ok atarak ona iş-kenceye başladılar. Zeyd, acı içindeyken halkın arasında bulunan Ebu Süfyan, kalabalıktan sıyrılarak yanına geldi. "Zeyd! Allah için söyle! Şu anda Muhammed'in bura-da olmasını, senin yerine onun boynunu vurmamızı, seninde kendi evinde, çoluk çocuğunla birlikte olmanı ister miydin?"Zor andı. Çaresiz andı. Ama Zeyd, bütün samimiyetiyle şu unutulmaz cümleleri söylüyordu: "Val-lahi! evimde rahat oturabilmek için, Muhammed'in şu anda bulunduğu yerde ayağına bir diken batmasını, batan dikenin ona acı vermesini bile istemem." Bu söz-leri duyan Ebu Süfyan geri çekiliyor hayranlığını gizleme-yerek; "Sahabelerin Muhammed'i sevdiği kadar, hiçbir insanın bir başkasını sevdiğini görmedim,"diyordu. İş-kencenin peşinden bu aziz sahabe, seyredenlerin gözü ö-nünde "Nistas" tarafından öldürüldü. Allah ve Rasûlullah (sav) sevgisi ve dolu dolu imanıyla zalimlerin elinde bu dünyayı terk ederek mutlak adaletin tecelli edeceği öbür aleme geçti. Hubeyb ise, Harisin oğlu Ukbeye teslim edil-di. Ukbe, Hubeyb'i aldı ve öldürüleceği güne kadar onu evinde hapsetti. Hubeyb artık Ukbe'nin evinin bir ortasın-da zincire vurulu bekliyordu. Hapiste iken kendisiyle Uk-be'nin kız kardeşi Zeynep ilgileniyor; kapısını o açıyor, yiyeceklerini de o veriyordu. Müşriklerden Hüceyr'in azat-lı cariyesi Maviyye ise bu değişik insanın davranışlarını hayret ve gıpta ile yakından takip ediyordu. Maviyye daha sonra İslamla şereflenmiş bir kadındı. Hubeyb'le ilgili ta-nık olduğu bir olayı şöyle anlatıyor. "Bir gün içeri bir baktım. Hubeybin elinde çok iri taneleri olan bir üzüm salkımı vardı. Hiç böyle bir üzüm salkımı görmemiş-tim. Mevsim üzüm mevsimi de değildi. O günlerde yer-yüzünde böyle bir üzümün var olabileceğini de düşü-nemiyorum. Ayrıca Hubeyb zincirliydi ve yanına kimse girmemişti."üzüm salkımı ile ilgili sözleri Zey-nep'ten de duyuyoruz. Zeynep'in anlattığı Hubeyb'le ilgili başka bir olay ise bütünüyle asil bir davranış örneğiydi. Öldürüleceği gün yaklaşınca temizlenmek için ondan ustu-ra istedi. Zeynep dalgınlıkla usturayı küçük çocuğa verdi ve ondan bu usturayı Hubeyb'e götürmesini istedi. Ustura-yı alan çocuk Hubeyb'in yanına gitti. Küçük yavru, onun yanına girip onunla konuşmaya alışıktı. Ona karşı yabancı-lık çekmiyordu. Her zaman olduğu gibi yine yanına vardı. Usturayı eline tutuşturdu. Zeynep, birden korkuyla yerin-den fırlamıştı, ne yapmış, nasıl yapmıştı? Nasıl çocuğu us-turayla ona göndermişti? VAllahi intikamını alır!... diyerek koştu. Hubeyb, gülümseyerek çocuğun uzattığı usturayı alırken; annen bunu seninle gönderirken kötüye kullanabi-leceğimden korkmadı mı? diyordu. İmam Buhari ve ibn Abdilber, biraz değişik olarak Zeynep'in dilinden anlatır. Çocuk usturayı götürerek Hubeyb'in dizine koydu. Onu görünce korkuya kapıldım. Usturayı eline alan Hubeyb, korkumu anlamıştı. Onu öldüreceğimden mi korkuyorsun? İnşAllah böyle bir şey olmayacak, dedi. Bunları yaşayan Zeynep Hubeyb'ten daha hayırlı bir esir görmediğini söy-ler ve peşinden üzüm salkımıyla ilgili tanık olduklarını an-latır. Zeyd gibi Hubeyb'i alarak Ten'ime getirdiler. Asmak için direk hazırlamışlardı. Hubeyb onlardan iki rekat na-maz kılmak için izin istedi; verdiler. Herkesin bakışları al-tında bütün dünyayı ve yaşadıklarını unutarak seyredenleri hayran bırakan iki rekat namaz kıldı. Huzuruna varacağı Rabbine dünya hayatındaki son ibadetini yapıyordu. Na-mazını bitirince topluluğa dönerek: VAllahi, ölüm korku-suyla namazı uzattığımı zannetmeyecek olsaydınız, daha uzun namaz kılardım, dedi. İlk defa öldürülmeden önce iki rekat kılma geleneği onunla başlamıştı. Sonra onu yukarı kaldırdılar ve hazırlamış oldukları direğe bağladılar. Hubeyb, yükseltilince karşısında kendisine bakan müşrik simaları gördü. O andaki duygu ve arzusunu şu kelimeler-le dile getirdi. "Allahım! düşmanın yüzünden başka bir yüz göremiyorum. Rabbim! Rasûlüne selam göndere-cek kimse bulamıyorum. Selamımı sen ulaştır."sonra şöyle dua etti: "Allahım! bunları birer birer helak et. Her birini diğerinden kopmuş olarak öldür. Hiçbiri bırakma! duayı duyanlardan, kendini bu duanın tesirinden kurtar-mak için yere atanlar vardı. Böyle yapınca bedduanın tesi-rinden kurtulacağına inanılırdı. Kureyşliler, onu öldürmek için harekete geçti. Darbeler gelmeye başlamıştı son sani-yelerini yaşayan Hubeyb'ten mısralar duyuluyordu. "Müs-lüman olarak öldükten sonra, baş koyunca, bütünüyle Al-lah yoluna; aldırmıyorum, hangi günde, hangi yanda, nasıl düşerse düşsün beden toprağa." Ve şehid oldu. O gün Al-lah Rasûlü sahabeler içinde oturuyordu. Birden Allah-'ın selamı seninde üzerine olsun dedi. Sebebini sordular. Üzüntüyle; Hubeyb! Kureyşliler onu öldürdü, buyurdu. O, ölümüyle tarih yazmıştı. O gün meydanda bulunan ve gö-zünün aldığı birçok kişi bedduadan nasibini almış, yaprak gibi birer birer o yılın içinde dökülmüşlerdi. Hubeyb'in vücudu direkte asılı bırakılmıştı. Bir taraftan onun tesirin-den kurtulamıyorlar, diğer taraftan hırslarını tatmin için onu asılı tutuyorlardı. Muhammed'in peşinden gidenlere Kureyşli birisinin öldürülmesi ibret olmalıydı. Bunu sağ-lamak için başında nöbetçi bulunduruyorlardı. Rasûlullah (sav) Amr İbn Ümeyye'yi Hubeyb'i direkten indirmesi ve defnetmesi için düşman içine gönderiyordu. Amr (ra) daha sonra yaşadıklarını anlatıyor. "Gecenin karanlığında göz-cülerden sakınarak yanına vardım direğe çıktım. Hubeyb'in iplerini kestim. Yere düşmüştü. O sırada ar-kamda bir ses duydum o tarafa yöneldim hiçbir şey göre-miyordum. Bir müddet sessizce bekledim. Yeniden Hubeyb'e döndüğümde onu da göremedim. Sanki toprak yarılmış onu yutmuştu." Bu aziz sahabenin bedeni de bun-dan sonra bir daha bulunamadı. Artık o, "Beliu'l-Arz = toprağın yuttuğu kişi" diye anılmaya başladı. Yer onu yutmuş, bir daha bulunamamıştı ama yaşadıklarının hatıra-ları kalmıştı. İbret için daha da kalacaktı…
Moderatöre Bildir   Logged

                                                                 (dualar sana filistin)
yas gülü
Tecrubeli üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 358


ASRA ANDOLSUN İNSAN ZİYAN VE HÜSRANDADIR..


« Yanıtla #1 : 28 Şubat 2009, 15:02:41 »

Allah AZZE CE LLE RAZI OLSUN İNŞŞŞ ...... SELAM VE DUA İLEE...
Moderatöre Bildir   Logged

HAYAT İMAN VE CİHAT ALNIMIZIN YAZISIII...
_uMuT_
Mir Üye
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4510


seven sevilene tabi olur.


« Yanıtla #2 : 03 Mart 2009, 10:07:29 »

ecmain inş...
Moderatöre Bildir   Logged

                                                                 (dualar sana filistin)
Sayfa: [1] Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
Toprağın seslenişi.. Düşünce yazıları/Makaleler __elizan__ 4 467 Son Mesaj 29 Ocak 2008, 23:10:09
Gönderen: __elizan__
Toprağın On Nasihatı... İslami Hayat Tarzı MERXAS 4 273 Son Mesaj 13 Temmuz 2009, 18:01:12
Gönderen: _uMuT_
Resimde Kaç Kişi Var? Resimler ve flashlar Kavl-i Leyyin 0 173 Son Mesaj 01 Eylül 2009, 17:34:14
Gönderen: Kavl-i Leyyin
İran'daki Olaylarda 15 Kişi Öldü Dünyadan Haberler SidaR 0 119 Son Mesaj 28 Aralık 2009, 13:50:02
Gönderen: SidaR
Batman'da Bir Kişi Tutuklandı Yurttan haberler musabbinumeyr29 0 153 Son Mesaj 16 Ocak 2010, 08:31:54
Gönderen: musabbinumeyr29
Toprağın altında en fazla ne var... Öykü - Hikaye ve Kıssalar MERXAS 1 214 Son Mesaj 18 Temmuz 2010, 20:04:46
Gönderen: afra
Toprağın Altında En fazla Ne Var? Öykü - Hikaye ve Kıssalar cebelinur 2 221 Son Mesaj 04 Nisan 2011, 20:52:33
Gönderen: ceylan