0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1] Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: Ben, cemiyetin imanını kurtarmak yolunda dünyamı da feda ettim...  (Okunma Sayısı 963 defa)
vuslat
Site Yöneticisi
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 5352


Sözüm tükendi, manayı sessizliğe yükleyip sustum


« : 27 Mayıs 2009, 12:21:39 »

Beni, nefsini kurtarmayı düşünen hodgâm bir adam mı zannediyorlar? Ben, cemiyetin imanını kurtarmak yolunda dünyamı da feda ettim, ahiretimi de. Seksen küsûr senelik bütün hayatımda dünya zevki namına bir şey bilmiyorum. Bütün ömrüm harb meydanlarında, esaret zindanlarında, yahut memleket hapishanelerinde, memleket mahkemelerinde geçti. Çekmediğim cefa, görmediğim eza kalmadı. Divan-ı harblerde, bir câni gibi muamele gördüm; bir serseri gibi memleket memleket sürgüne yollandım. Memleket zindanlarında aylarca ihtilâttan men’edildim. Defalarca zehirlendim. Türlü türlü hakaretlere maruz kaldım. Zaman oldu ki hayattan bin defa ziyade ölümü tercih ettim. Eğer dinim intihardan beni men’etmeseydi, belki bugün Said topraklar altında çürümüş gitmişti.. (...)

                                                                                 Bediüzzaman Saidî Kürdî
Moderatöre Bildir   Logged

Ya Rebbî! ez Ji bela û zehmetîya, arîkarî te dêxwazîm. Ez xwe davim te...
têkoşîn
İnsana en lazım iş, en mühim vazife, Yüce Allah'a karşı muhabbet peyda etmek ve esmasına yapışmaktır
Site Yöneticisi
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 3574



WWW
« Yanıtla #1 : 27 Mayıs 2009, 12:39:44 »

Büyük insanlar, böyle büyük düşünürler...
Moderatöre Bildir   Logged

dıkli
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 25


« Yanıtla #2 : 14 Temmuz 2009, 17:25:01 »

BİR FEDAKÂRLIK ANLAYIŞI_____

 DÜNYAMI DA FEDA ETTİM, AHİRETİMİ DE

 Dersini Kur'an'dan ve Sevgili Peygamberimizden alan Üstad Bediüzzaman'ın çağımız insanına gösterdiği şefkat ve fedakârlık, her türlü takdirin üstünde. 1952 yılında Eşref Ediple yaptığı röportajdan birkaç paragrafı sizlerle paylaşmak istiyorum:

 “Bana ıstırap veren, yalnız İslâm'ın maruz kaldığı tehlikelerdir. Eskiden tehlikeler hariçten gelirdi; onun için mukavemet kolaydı. Şimdi tehlike içeriden geliyor. Kurt, gövdenin içine girdi. Şimdi, mukavemet güçleşti. Korkarım ki, cemiyetin bünyesi buna dayanamaz. Çünkü düşmanı sezmez. Can damarını koparan, kanını içen en büyük hasmını dost zanneder.

 Cemiyetin basiret gözü böyle körleşirse, iman kalesi tehlikededir. İşte benim ıstırabım, yegâne ıstırabım budur. Yoksa şahsımın maruz kaldığı zahmet ve meşakkatleri düşünmeye bile vaktim yoktur. Keşke bunun bin misli meşakkate maruz kalsam da iman kalesinin istikbali selâmette olsa!

 Bana, “Sen şuna buna niçin sataştın?” diyorlar. Farkında değilim. Karşımda müthiş bir yangın var. Alevleri göklere yükseliyor. İçinde evlâdım yanıyor, imanım tutuşmuş yanıyor. O yangını söndürmeye, imanımı kurtarmaya koşuyorum. Yolda biri beni kösteklemek istemiş de ayağım ona çarpmış; ne ehemmiyeti var? O müthiş yangın karşısında bu küçük hâdise bir kıymet ifade eder mi?
 
 Dar düşünceler, dar görüşler!
Beni, sadece kendi nefsini kurtarmayı düşünen bencil ve hodgâm bir adam mı zannediyorlar? Ben, cemiyetin imanını kurtarmak yolunda dünyamı da feda ettim, âhiretimi de. Seksen küsur senelik bütün hayatımda dünya zevki namına bir şey bilmiyorum. Bütün ömrüm harp meydanlarında, esaret zindanlarında yahut memleket hapishanelerinde ve mahkemelerinde geçti. Çekmediğim cefa, görmediğim eza kalmadı. Divan-ı harplerde bir cani gibi muamele gördüm; bir serseri gibi memleket memleket sürgüne yollandım. Memleket zindanlarında aylarca ihtilâttan men edildim. Defalarca zehirlendim. Türlü türlü hakaretlere maruz kaldım. Zaman oldu ki, hayattan bin defa ziyade ölümü tercih ettim. Eğer dinim intihardan beni men etmeseydi, belki bugün Said topraklar altında çürümüş gitmişti.
 İşte benim bütün hayatım böyle zahmet ve meşakkatle, felâket ve musibetle geçti. Cemiyetin imanı, saadet ve selâmeti yolunda nefsimi, dünyamı feda ettim. Helâl olsun. Onlara beddua bile etmiyorum. Çünkü, bu sayede Risale-i Nur, hiç olmazsa birkaç yüz bin, yahut birkaç milyon kişinin-adedini de bilmiyorum ya, öyle diyorlar. Afyon Savcısı beş yüz bin demişti. Belki daha ziyade-imanını kurtarmaya vesile oldu. Ölmekle yalnız kendimi kurtaracaktım; fakat hayatta kalıp da zahmet ve meşakkatlere tahammül ile bu kadar imanın kurtulmasına hizmet ettim. Allah'a bin kere hamd olsun.

 Sonra, ben cemiyetin iman selâmeti yolunda âhiretimi de feda ettim. Gözümde ne Cennet sevdası var, ne Cehennem korkusu. Cemiyetin, yirmi beş milyon Türk cemiyetinin imanı namına bir Said değil, bin Said feda olsun. Kur'ân'ımız yeryüzünde cemaatsiz kalırsa, Cenneti de istemem; orası da bana zindan olur. Milletimizin imanını selâmette görürsem, Cehennemin alevleri içinde yanmaya razıyım. Çünkü vücudum yanarken, gönlüm gül-gülistan olur.”

Moderatöre Bildir   Logged
Sayfa: [1] Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
Tabut içinde 'hayal ettim' kendimi Şiir Pınarı intifada 0 221 Son Mesaj 20 Kasım 2007, 22:54:20
Gönderen: intifada
Ya ResulAllah Canlar Feda Yoluna Şiir Pınarı Şehid Rehber 1 262 Son Mesaj 26 Mayıs 2008, 18:18:22
Gönderen: Nar-ı Zehra
selam lı we can feda deyu bawê şehida (diyarbakır vuslatgrubundan özcan) Film ve Belgeseller vuslat 2 312 Son Mesaj 08 Kasım 2008, 12:24:05
Gönderen: bymusab
Hatırı feda edilmeyecek insanlar Kur'an-ı Kerim Genel MERXAS 0 113 Son Mesaj 09 Temmuz 2009, 08:22:01
Gönderen: MERXAS
Gençliğin imanını kariyerle çalıyorlar Kişisel Gelişim hamne 0 173 Son Mesaj 13 Temmuz 2009, 20:50:22
Gönderen: hamne
Eşimle kavga ettim anne!! fıkralar MERXAS 6 468 Son Mesaj 24 Aralık 2009, 10:08:13
Gönderen: Suanur
Güzeli seven güzel! Sana feda edeceğim güzellikler ver!... Dua penceresi MERXAS 0 147 Son Mesaj 27 Şubat 2010, 08:32:22
Gönderen: MERXAS