suskunlar meclisi - Sükûtumuz'dan anlamayan, sohbetimizden bir şey anlamaz..!
30 Temmuz 2010, 13:14:38 *
Selamun Aleyküm, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Takvim Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Birbirimizin derdiyle dertleniyor muyuz?  (Okunma Sayısı 104 defa)
muhammed-i dava
Tecrubeli üye
**

Puan: 63
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 426


« : 17 Temmuz 2008, 12:55:04 »

Toplumu ayakta tutan ve onun varlığını devam ettiren faziletlerin başında, emr-i bi’l-maruf (iyiliğe teşvik etmek) gelir. Nitekim hem Rabb’imiz hem de Peygamber Efendimiz, iyilik yolunun tutulup teşvik edilmesini, kötülükten sakınılmasını ve insanların da sakındırılmasını emrediyor. Bu yapılmadığı zaman, yavaş yavaş bir gerileme başlar ve bu gerileme tükenişle neticelenir. Böyle bir duruma düşmemek için, metafizik gerilimin en üst seviyede korunması gerekir.

Sözün özü mü’minin dopdolu bir gönle ve göze sahip olması ve gözün ve gönlün, günahlara karşı kapalı olması gerekir. Gönlü ve gözü arınan bir fert, cemiyetine dıştan gelip girecek ve onu yıkıp yok edecek tehlikeler karşısında, hudutta nöbet bekleyen bir asker gibidir. Onun için Allah Rasûlü (sas) bir hadislerinde, “İki göz var ki, ateş onlara isabet etmez (yani o iki göz cehennemi görmez). Birisi, geceleri kalkıp Rabb’in huzurunda yaş döken, seccadesini ıslatan kişinin gözü. İkincisi de, memleketine sızma istidadında olan tehlikeler karşısında, gözünü kırpmadan nöbet bekleyen kişinin gözü.” (Bkz. Tirmizi, Fezâilü’l-Cihad, 12) buyurur.


Ne kadar duyarlıyız?

Mü’minler birbirine kurşunla tesbit edilmiş duvar gibidirler. Onları birbirinden söküp koparmak ve bu seddi bozmak mümkün değildir. Ancak onları birbirine bağlayan bağlar, fesada uğradığında bu binada yıkılma olur. Sosyal hayatları itibarıyla mü’minler, yekvücut bir ceset gibidirler. Kıbleleri bir, Rab’leri bir, dinleri bir, Peygamberleri bir, dava ve düşünceleri bir, binler kadar bir bir... Bütün bu ‘bir’ birler, onları en sağlam esaslarla yekvücut haline getirmektedir. Nitekim Efendimiz (sas), “Mü’minler birbirleriyle olan alakalarında kurşundan yapılmış bir bina gibidir. Birbirlerini takviye edip kuvvetlendirirler.” (Buhari, Salat 88) buyurur. Yani mü’minler, mürüvvetli hareket etme, insanca davranma, birbirinin dertleriyle dertli ve sevinçleriyle sevinçli olma, elemlerini beraber yaşama, dünya ve ukba keyfini beraber çıkarma gibi hususlarda bir vücudun uzuvları gibidirler. Uzuvlardan birinde bir arıza olduğunda, yani fert bozulmaya yüz tuttuğu, aile dejenerasyona maruz kaldığı, sokak kirlendiği, sosyal yapıda herhangi bir arıza baş gösterdiği zaman, cesedin sair uzuvlarındaki çağrışımla bir ağrı ve sızı hissetme ve çağrışım oluverir.
Moderatöre Bildir   Logged

Gün gelir Yusuf'un gömleğini elbet koklar,hasretin kör gözüne süreriz be canım ANNEM. Ve birgün güneş bizim için de doğar elbet,kasvetli ve sisli dağların ardından...
têkoşîn
Site Yöneticisi
*****

Puan: 120
Online Online

Mesaj Sayısı: 2227



WWW
« Yanıtla #1 : 08 Mart 2010, 15:34:38 »

zaten birbirimizin dertleriyle derlensek ortada dert kalmayacak.Allah razı olsun
Moderatöre Bildir   Logged

Bila çil sal li zîndanan bimînim,
Her roj sed mar û dûpişkan bibînim,
Li hevraza barê aşan bikşînim,
Li berwara pevzkûvîyan biçerînim,
Zivistanan li ser avan bimînim,
Ne ku carek yekî ehmeq bibînim.
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.11 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Bu Sayfa 0.069 Saniyede 16 Sorgu ile Oluşturuldu