0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1] 2 Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: CEBRAİL as ağlatan iki olay  (Okunma Sayısı 578 defa)
ŞAİRAN
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 37

RABBİM BU YÜK BİZE AĞIR


« : 11 Şubat 2008, 12:32:59 »

Renklerin anlamı…

Bir bayram günü Peygamber Efendimizin torunları Hz. Hasan'la Hüseyin'in elbise istediği rivayet edilir. Peygamber Efendimiz yoksul… Damadı Hz. Ali ve kızı Hz. Fatıma fakir. Hz. Cebrail'in bile gözünü yaşartan güzide torunların bu isteği, iki tane bembeyaz kumaştan elbiseyi Peygamber Efendimize hediye etmesiyle neticelenir. Ama çocuklar pek memnun kalmazlar ve "keşke renkli olsaydı" diye ağlamaya başlarlar.
Torunları Hasan ve Hüseyin’in elbisenin rengini beğenmemesi üzerine Peygamberimiz Hz. Cebrail'e bakar. Hz. Cebrail, Efendimiz'e, "su atın üzerine Efendim, çocuklar hangi rengi istiyorsa o renge bürünsün" der. Efendimiz elbiselerin üzerine biraz su serptiğinde Hz. Hasan'ın elbisesi sarıya, Hz Hüseyin'in elbisesi kırmızıya dönüşür. Hz. Cebrail ağlamaya başlar. Peygamber Efendimiz bunun üzerine, "Çocuklar memnun kaldılar. Niye ağlıyorsun ki?" der. Hz. Cebrail, "Ne acı ki, Hz. Hasan ileride zehirlenerek vefat edecek. Hz. Hüseyin al kanlarla öbür âleme yürüyecek". Bu renkler onun rengidir.

Of anam of… Bitti mi bitmedi… Şunu da okuyalım.
Taberani'nin Mu'cemu'l-Evsat'ta belirttiğine göre, Enes bin Malik (R.A)'dan şöyle rivayet edilmiştir: Bir gün Hz. Cebrail alışılmışın dışında bir saatte Hz. Peygamber (S.A.V)'e geldiğinde yüzünün rengi iyi değildir. Hz. Peygamber kendisine: "Niye yüzünün renginin uçuk olduğunu" sorduğunda Hz. Cebrail şöyle der; “Cehennem ateşinin, kabir azabının her şeyden ağır olduğunu bilen kimsenin bunlardan emin olmadıkça (yani oraya girmeyeceği garanti olmadıkça) yüzü gülmemelidir" der.

Bunun üzerine Hz. Peygamber (S.A.V) Cebrail'e: "Ey Cebrail! Bana cehennemi anlat" der. Cebrail yüreklere korku salan müthiş şeylerden bahseder. Bunun üzerine Peygamber Efendimiz, "Bu kadar yeter, daha anlatma! Nerdeyse kalbim parçalanıp öleceğim" der ve ağlamaya başlar.
Fakat Cebrail'e bakınca onun da ağladığını görür. Bunun üzerine, "Ey Cebrail! Allah katındaki mevkiine ve derecene rağmen sende mi ağlıyorsun?" der. Hz. Cebrail şöyle cevap verir: "Neden ağlamayayım ki? Kim bilir belki de benim de başıma Şeytan’ın başına gelen şeyler gelebilir. Zira (başlangıçta) o da meleklerdendi. Kim bilir Harut ile Marut'un uğradığı akıbete ben de uğrayabilirim." Cebrail’in bu sözleri üzerine ikisi beraber ağlamaya devam ederler. Nihayet kendilerine şöyle bir ses gelir: "Ey Muhammed ve Ey Cebrail! Allah sizleri kendine asi gelmekten emin kıldı."
Kendi halimize ağlayalım…

Gelelim yukarıda yer verdiğimiz iki anekdotla, Kerbela Olayı’nın yıldönümünde yaşananlar arasında ne tür bir bağ olduğuna…

Televizyonlarda yayınlanan görüntülerde de görüldüğü gibi, Irak’ın Kerbela şehrindeki törenlerde insanlar öylesine kesip biçmişler ki kendilerini, Hz. Hüseyin’i manevi âlemde mutlu etmek ve bugün onu daha hoşnut edecek davranışlar sergileyebilmek için çok daha uygun işler olabileceğini düşünmeden edemiyor insan.
Milliyet’in haberine göre İstanbul Halkalı'daki Aşura Meydanı'nda düzenlenen anma töreni sırasında konuşmalar sıklıkla "Vay vay, Hüseyin vay!" sloganlarıyla kesilmiş. Hâlbuki ben, yukarıda zikrettiğim ve Hz. Peygamber’le Hz. Cebrail’in yüreğini ağzına getiren konuları okudukça, ne “Vay Hüseyin vay” diyorum, ne de “Vay Hasan vay…” diyorum. Olsa olsa içinde bulunduğum hal karşısında, “Vah halim vah…” demem gerektiğini düşünüyorum. Çünkü biliyorum ki, onların durumu yanında bizim halimiz bin kere duman.

Diyorum ki kendi kendime, “Bırakayım ben şimdi Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin için dövünmeyi… Onlar dedeleri Hz. Peygamber ile beraberler şimdi… Kaldı ki dedeleri Hz. Peygamber’in, babaları Hz. Ali’nin kendilerinden razı olacağı dört dörtlük bir ömür sürdürdüler bu insanlar… Ya bizim halimiz…

Biz bırakalım da onlar için dövünmeyi, kendi halimize dert yanalım. Biz kendi halimiz için dövündükçe ve içinde bulunduğumuz durumu sorguladıkça, onlara layık insanlar olma şansımız daha da artacak diye düşünüyorum. Yani kendi halimizi hiç gözden geçirmeden sırf onların başına gelenler için asırlar boyunca dövünmenin bizi aydınlığa çıkartmaya yetmeyeceği kanaatindeyim.

Dövünecek değil, övünecek işler yapma zamanı şimdi…
Irak’ta Amerikan işgali, nerede ise düne ait bir hiçbir tarihi ve kültürel kalıntı bırakmamaya azmetmişçesine sürüp gidiyor.

Dövünecek ve hüznü ruhlarımızda derin iz bırakacak o kadar olay var ki… Önemli olan sadece onlara takılıp kalmak değil, bir paket program gibi hayatın her karesinde onların razı olacağı bir insan profili olarak ömür sürmektir.

Bugün bizler, ne Kabil’in hışmına uğrayan Habil’e, ne testere ile kesilip biçilen Hz. Zekeriya peygambere, ne kuyuya atılan Hz. Yusuf’a, ne uğursuz sayılıp deniz ortasında gemiden aşağıya atılan Hz Yunus’a, ne de Taif’te taşlanan Hz. Peygamber’in içine düşürüldüğü duruma ağıt yakarak yıllarımızı dövünerek geçirecek durumda değiliz. O hadiselerin her biri bizler için ibret olmalı… Önemli olan o olaylardan dersler çıkararak, ne zaman ne şekilde davranmamız gerektiği konusunda stratejik adımlar atabilmek ve kendimize bir yol haritası çıkarabilmektir.

Bugün İslam âleminin mensupları olarak bizler, içinde bulunduğumuz haller karşısında ne ölçüde “Vah benim insanlık kalitem, vah ailemin durumu, vah ülkemin hali, vah yok olup giden değerlerim” diye dövünüp bir özeleştiri anlamında kendimizi gözden geçirebilirsek, o ölçüde o insanlara layık birer fertler haline geleceğiz.
Sözün kısası… Hz. Peygamber’in ve Hz. Cebrail’in, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin’in kendilerini emin hissetmediği bir akıbetten bizler ne ölçüde kendimizi güvende hissediyoruz ki, kendimiz için dövünmek varken, o kıymetli değerlerin sanki öbür taraftaki hali dumanmış gibi kendimizi yırtıp paralıyoruz… Çözüm, içinde bulunduğumuz kendi halimize dövünmekte… Eğer bir kere de bu işi kendimiz için yapabilirsek, inanın bir çıkış yolu da bulabileceğiz. Olaylara bir de bu pencereden bakalım. Ne dersiniz
Moderatöre Bildir   Logged

SEVDAMIZIN ADI BERRAK
    SONU TOPRAK
DÖNEN ALÇAK OLSUN
tayfun
Tecrubeli üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 538



« Yanıtla #1 : 11 Şubat 2008, 17:29:11 »

halim kardeşim selam sana ...
Resuli zişan efendimize Salatu selam ..
selam Meleklerin şahı Cebrail A.s ma,ResulAllahın pak ehline ashabına ve yolunu şiar edinen Torunlarına selam
  Hasan ve  Huseyn misali Allaha kurban olmayı şeref bilip izzetli yolda yürüyen müminlere selam olsun..
selam olsun Huseynin Babası Ali murtezaya ve Validemiz Fatımaya..ve selam olsun çocuklarını Hasan ve Huseyin gibi yetiştiren Anne Babalara...
selam olsun kılıcını karanlıklara bileyene
selam olsun Şehadeti dileyene..

selam olsun o erlere ki ne cennet sevgisi ne de cehenemem korkusuyla
Allahın Dinine sarılan mustazaflara..

Ey Rabbim Ayaklarımızı kendi yolunda sabit kıl ..Dört bir yanımızın Kerbela ya döndüğü şu ismi tarifsiz zamanda bizlere yardım et..
şüphesiz biz buyruklarını işittik ve itaat ettik.
bizleri sana karşı itaaten men edecek tüm engelleri başımızdan sav..
 
Moderatöre Bildir   Logged



uyanmayı ölüm anına bırakmayın..ünlem

www.hurseda.net
ŞAİRAN
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 37

RABBİM BU YÜK BİZE AĞIR


« Yanıtla #2 : 11 Şubat 2008, 18:31:52 »

--------------------------------------------------------------------------------
halim kardeşim selam sana ...
Resuli zişan efendimize Salatu selam ..
selam Meleklerin şahı Cebrail A.s ma,ResulAllahın pak ehline ashabına ve yolunu şiar edinen Torunlarına selam
  Hasan ve  Huseyn misali Allaha kurban olmayı şeref bilip izzetli yolda yürüyen müminlere selam olsun..
selam olsun Huseynin Babası Ali murtezaya ve Validemiz Fatımaya..ve selam olsun çocuklarını Hasan ve Huseyin gibi yetiştiren Anne Babalara...
selam olsun kılıcını karanlıklara bileyene
selam olsun Şehadeti dileyene..

selam olsun o erlere ki ne cennet sevgisi ne de cehenemem korkusuyla
Allahın Dinine sarılan mustazaflara..

Ey Rabbim Ayaklarımızı kendi yolunda sabit kıl ..Dört bir yanımızın Kerbela ya döndüğü şu ismi tarifsiz zamanda bizlere yardım et..
şüphesiz biz buyruklarını işittik ve itaat ettik.
bizleri sana karşı itaaten men edecek tüm engelleri başımızdan sav..


RABBİM BU GÜZEL DUALARINI KABUL; BİZLERİDE SELAM ETTİKLERİNİN ARASINA ALSIN İNŞ.
Moderatöre Bildir   Logged

SEVDAMIZIN ADI BERRAK
    SONU TOPRAK
DÖNEN ALÇAK OLSUN
diyar2
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 0

ISLAM


« Yanıtla #3 : 11 Şubat 2008, 20:41:56 »

Allah razi olsun guzel bir konu
Alıntı
halim kardeşim selam sana ...
Resuli zişan efendimize Salatu selam ..
selam Meleklerin şahı Cebrail A.s ma,ResulAllahın pak ehline ashabına ve yolunu şiar edinen Torunlarına selam
  Hasan ve  Huseyn misali Allaha kurban olmayı şeref bilip izzetli yolda yürüyen müminlere selam olsun..
selam olsun Huseynin Babası Ali murtezaya ve Validemiz Fatımaya..ve selam olsun çocuklarını Hasan ve Huseyin gibi yetiştiren Anne Babalara...
selam olsun kılıcını karanlıklara bileyene
selam olsun Şehadeti dileyene..

selam olsun o erlere ki ne cennet sevgisi ne de cehenemem korkusuyla
Allahın Dinine sarılan mustazaflara..

Ey Rabbim Ayaklarımızı kendi yolunda sabit kıl ..Dört bir yanımızın Kerbela ya döndüğü şu ismi tarifsiz zamanda bizlere yardım et..
şüphesiz biz buyruklarını işittik ve itaat ettik.
bizleri sana karşı itaaten men edecek tüm engelleri başımızdan sav..
Moderatöre Bildir   Logged
SuSa-04
Ziyaretçi
« Yanıtla #4 : 02 Mart 2008, 00:20:27 »

halim kardeşim selam sana ...
Resuli zişan efendimize Salatu selam ..
selam Meleklerin şahı Cebrail A.s ma,ResulAllahın pak ehline ashabına ve yolunu şiar edinen Torunlarına selam
  Hasan ve  Huseyn misali Allaha kurban olmayı şeref bilip izzetli yolda yürüyen müminlere selam olsun..
selam olsun Huseynin Babası Ali murtezaya ve Validemiz Fatımaya..ve selam olsun çocuklarını Hasan ve Huseyin gibi yetiştiren Anne Babalara...
selam olsun kılıcını karanlıklara bileyene
selam olsun Şehadeti dileyene..

selam olsun o erlere ki ne cennet sevgisi ne de cehenemem korkusuyla
Allahın Dinine sarılan mustazaflara..

Ey Rabbim Ayaklarımızı kendi yolunda sabit kıl ..Dört bir yanımızın Kerbela ya döndüğü şu ismi tarifsiz zamanda bizlere yardım et..
şüphesiz biz buyruklarını işittik ve itaat ettik.
bizleri sana karşı itaaten men edecek tüm engelleri başımızdan sav..
 

Moderatöre Bildir   Logged
mariye
Tecrubeli üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 548



« Yanıtla #5 : 30 Mart 2008, 18:30:35 »

Hâlbuki ben, yukarıda zikrettiğim ve Hz. Peygamber’le Hz. Cebrail’in yüreğini ağzına getiren konuları okudukça, ne “Vay Hüseyin vay” diyorum, ne de “Vay Hasan vay…” diyorum. Olsa olsa içinde bulunduğum hal karşısında, “Vah halim vah…” demem gerektiğini düşünüyorum. Çünkü biliyorum ki, onların durumu yanında bizim halimiz bin kere duman.
RABBİM BİZİ AFFEYLESİN Allah senden de razı olsun çok güzel bir paylaşım
Moderatöre Bildir   Logged

İnşirâh…İnşirâh…İnşirâh…Hâra düştüm,dilime kan değdi yüreğime od.Dâra düştüm Ey Rab bana bir inşirah .....Ah-u efgânımı bir
dinleyiver, bu gece çok karanlık…katran karası olmuş göğsümü bir açıver…Daraldım…Bir bakıver..
vuslat
Site Yöneticisi
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 5352


Sözüm tükendi, manayı sessizliğe yükleyip sustum


« Yanıtla #6 : 30 Mart 2008, 20:46:42 »

''...Dövünecek ve hüznü ruhlarımızda derin iz bırakacak o kadar olay var ki… Önemli olan sadece onlara takılıp kalmak değil, bir paket program gibi hayatın her karesinde onların razı olacağı bir insan profili olarak ömür sürmektir.''
çok doğru.
Bu hadise-ler bizler  için bir-er yakınlaşma, yakınlaştırma, hatta karşılaşma halindeki iki ışık halesinin varacağı, ulaşacağı menzil'in işareti,işaretleridir.
bu ışık neticesinde elbet ortalık aydınlanmış ve nurlanmış olacak. Apaçık olacak ki kim, ne, nasıl, nedir görülebilsin diye. Görülebilsin ki herkes de kendine düşeni alabilsin. Veya en azından farkına varabilsin.
Farkına varabilsin ki insan, etrafındaki zaman merhalesinin  ne kadar daraldığını, onu sarmalayan hallerin gittikçe daha da can sıkıcı bir katılık içinde yakasına yapıştığını anlasın.
Anlasın ki dünyanın dünyanın ne kadar küçük ve sıkıcı  olduğunu kavramış olsun. Değilse eğer içine düşülen karanlığın hep süreceğini ve ışığın bir hasret ateşi olarak oralarda o çok uzaklarda kaldığını içi yanarak anlasın.
...
Moderatöre Bildir   Logged

Ya Rebbî! ez Ji bela û zehmetîya, arîkarî te dêxwazîm. Ez xwe davim te...
byleoger
AbDuSsElAm
Tecrubeli üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 256


MEDRESELİ MÜCAHİD...


« Yanıtla #7 : 05 Nisan 2008, 08:19:34 »

EMEĞİNE SAĞLIK.ÇOK GÜZEL OLMUŞÇ
Moderatöre Bildir   Logged

SIR SENİN ESİRİNDİR, AĞZINDAN ÇIKTIĞI TAKDİRDE SEN ONUN ESİRİ OLURSUN.Hz. ALİ(r.a.)
zillet_bizden_uzaktir
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 153


« Yanıtla #8 : 14 Nisan 2008, 23:32:39 »

 Allah razi olsun emegine saglik
Moderatöre Bildir   Logged
sehadet_ya.rab
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 85



« Yanıtla #9 : 30 Nisan 2008, 18:16:34 »

 Allah c.c. razi olsun
cok guzel olmus kerdesim
Moderatöre Bildir   Logged

sevmek ve olmek
Sayfa: [1] 2 Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
Medine'yi Ağlatan Ezan!!! Sahabeler'in Hayatından Tablolar intifada 0 344 Son Mesaj 21 Eylül 2007, 00:50:09
Gönderen: intifada
CEBRAİL fıkralar -bedirhan- 5 367 Son Mesaj 12 Ağustos 2008, 22:10:47
Gönderen: _uMuT_
Medine'yi Ağlatan Ezan Hz.Muhammed (S.a.v) şüheda-21 5 326 Son Mesaj 15 Temmuz 2008, 11:33:32
Gönderen: şüheda-21
Bir Çiçeğin AğLatan Duası Dua penceresi asra 0 161 Son Mesaj 23 Nisan 2009, 19:29:09
Gönderen: asra
Güldüren de O'dur Ağlatan da... Düşünce yazıları/Makaleler hamne 0 131 Son Mesaj 10 Haziran 2009, 15:45:45
Gönderen: hamne
HALİFEYİ AğLATAN ÇOCUK Öykü - Hikaye ve Kıssalar cebelinur 2 180 Son Mesaj 29 Temmuz 2009, 21:47:52
Gönderen: cebelinur
Hz. Ömer'i(R.ANH) ağlatan 4 suç Sahabeler'in Hayatından Tablolar MERXAS 3 291 Son Mesaj 16 Şubat 2010, 12:43:51
Gönderen: cürmümile