0 Üye ve 3 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1] Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: CENNETİN ÇOCUKLARI / Türkçe dublaj / İZLE [ iran sineması ] -TAVSİYE  (Okunma Sayısı 25208 defa)
vuslat can
Site Yöneticisi
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 5384


Sözüm tükendi, manayı sessizliğe yükleyip sustum


« : 09 Kasım 2010, 23:48:36 »



Yoksulların cömertlikle bezeli dünyasına şiirsel bir bakış

CENNETİN ÇOCUKLARI
(Bacheha-Ye Aseman)
Yapım Yılı ve Türü:1997, Drama
Yönetmen: Mecid Mecidî
Süresi:89 Dakika

Yapımcı:Çocuklar ve Gençler için Entelektüel Gelişim Enstitüsü-İran

İçerik Uyarıları: Bütün yaş grupları açısından uygun olmakla birlikte, özellikle çocuklar için son derece ideal bir film.

 FİLMİN KONUSU
Ali, Tahran'ın varoşlarındaki bir caminin çay ocağında boğaz tokluğuna çalışan babası, bel fıtığından muzdarip hasta annesi ve kız kardeşi Zehra ile birlikte ayakta kalma mücadelesi veren küçük bir çocuktur. Henüz 9 yaşındaki bu güzel huylu ufaklık, tıpkı kendisinden bir-iki yaş küçük kardeşi gibi, çepeçevre kuşatıldığı yoksulluk içinde çocukluğunu doyasıya yaşayamadan, ister istemez erkenden büyüyüp olgunlaşmıştır. Kahramanımız, okulunda son derece başarılı bir öğrenci olmasına karşılık, bu başarısını daha da ileriye taşıyacak maddî koşullardan bütünüyle yoksundur. Okul dışı zamanlarda ailesinin çeşitli ihtiyaçları için koşturup durmakta ve hayatın yükünü tek başına sırtlayan babasına gücü yettiğince yardımcı olmaya çalışmaktadır.

Günün birinde, kız kardeşinin sahip olduğu, pembe renkli ve üzeri gül desenli yegâne ayakkabının yırtığını tamir ettirmek üzere evden çıktığında, pazar yerindeki şanssız bir rastlantı sonucu ayakkabıların içinde bulunduğu naylon poşeti kaybeder. İki kardeş, varlıklı insanların karikatürize bir vak'a olarak dahi hayâl edemeyecekleri son derece acıklı bir duruma düşmüşler ve küçük Zehra o andan itibaren ayakkabısız kalmıştır. Babasının bu durumu öğrenmesi ise Ali'nin sıkı bir dayakla cezalandırılması anlamına gelmektedir. Bunun üzerine, okulunda sabahçı olan küçük kız ile öğlenci olan ağabeyi, Ali'ye ait eski püskü spor ayakkabıyı gün içinde bunaltıcı bir koşuşturma yaşayarak ortaklaşa giymeye başlarlar. Giderek işkenceden farksız bir deneyime dönüşen bu ortak kullanım, Ali'nin okul duvarına asılan sürpriz bir duyuruyu okumasına kadar da sürüp gidecektir. Yitirdiği pembe ayakkabılarını çok özleyen, onları düşündükçe için için ağlayıp duran Zehra'yı mutlu etmek için büyük bir fırsat doğmuştur.






________ORJİNAL FARSÇA İZLEMEK İÇİN AŞAĞIDAKİ VİDEOLARA TIKLAYIN.Türkçe çevirisi, orjinal farsça dili kadar tesir etmiyor. Türkçesini izledikten sonra birde farsçasını izlemenizi tavsiye ederim.



Moderatöre Bildir   Logged

Ya Rebbî! ez Ji bela û zehmetîya, arîkarî te dêxwazîm. Ez xwe davim te...
MERXAS
MERXAS
Site Yöneticisi
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 6216


RABBİM BİZİ KENDİNE DOST SEÇİNCEYE KADAR YAŞAT


« Yanıtla #1 : 10 Kasım 2010, 08:27:34 »

Allah razı olsun izleriz inşaAllah ..
Moderatöre Bildir   Logged

GİDENLER HÜSEYNİ İŞ YAPMIŞTIR KALANLAR ZEYNEBİ İŞ YAPMALIDIR YAPMAYANLAR YEZİDİDİR....
hasan
Tecrubeli üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 295


« Yanıtla #2 : 10 Mart 2012, 11:41:14 »

insan fıtratının diliyle yapılacak filmlerin insanlığın gönüllerini fethedeceğini söyleyen Mecidi’nin önemli filmlerinden olan Cennet Çocukları, tam anlamıyla bu fıtratın içine nüfuz etmeye ve orada bulduğu güzellikleri ortaya çıkarmaya çalışır. Biçim olarak minimalist bir biçim tercih edilir. Ancak bu biçim, bir tür biçim fetişizmi ile değil, o insanlık durumunun anlatılmasında en uygun görülen biçim olarak görüldüğü için seçilir.


Konusu:
Kız kardeşinin ayakkabısını tamirden aldıktan sonra kaybeden ve bundan dolayı derin ve samimi bir acı duyan Ali ile kız kardeşi Zehra filmin odağındaki “cennet çocukları”dırlar. Cennet çocuklarıdırlar, çünkü insan tabiatının “henüz” bozulmamış ve saf hâlini temsil ediyorlardır.

İki kardeş okula giderken, aynı spor ayakkabıyı ortak kullanmayı ve fakirlikten dolayı onlara ayakkabı alamayacağını bildikleri babalarını ve hasta annelerini üzmemeyi becerebilmektedirler. Bu iki çocuğun aynı ayakkabıyı kullandığını anne ve baba hiçbir zaman öğrenemez. Fakirlik bu anlamda Doğu’ya ait bir kavram olarak ortaya çıkar, aynen Ray’in Pather Panchali filminde olduğu gibi. Asaletin, merhametin ve “kendisinden daha fakir olanın düşünülmesinin” yitirildiği Batı kavramı olan fakirliğin tersine, bu tür fakirlik hiçbir şekilde sefalet demek değildir. Yiyecek ekmeği bile zor bulan, kirasını ödemekte zorlanan bir babada görebileceğimiz; evde, çalıştığı yere ait şekerleri kullanılacak hale getirmek üzere kırarken, kendi çayının içine o binlerce şeker içinden bir tanesini dahi atmayacak kadar asil ve hak-bilir bir fakirliktir çünkü bu. Ya da 6 yaşında ve giyecek ayakkabısı olmayan Zehra’nın, kendi kaybettiği yırtık ayakkabıları bir başka fakir kızda gördüğünde, ondan geri istemeyecek kadar vicdanlı bir fakirliktir…


Allah razı olsun çok güzel bir filmdi. Tavsiye edilecekler listesindedir.
Moderatöre Bildir   Logged

Bizler iman, güven ve barış davetçileriyiz.  
Bizler özgürlük, adalet ve bağımsızlık davetçileriyiz.
Bu değerleri benimseyenlere elimizi uzatıyoruz. Fırsat geçmeden önce bu çağrımıza kulak verecek yok mu?ünlem.
vuslat_ül şehadet
VuSL@TA H@SRéT, $éH@DéTé ÖZLéM
Üstad Üye
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1830


//qenciN SüSü qüZeL AhLaKTıR//


WWW
« Yanıtla #3 : 11 Kasım 2012, 20:53:38 »

1 Üye ve 24 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
maşAllah:Smiley
Moderatöre Bildir   Logged

~_Allah YoLuNda öLeNLeRe 'ÖLÜLER' demeyin.
ZiRa oNLaR RABLERi KaTıNda DiRiDiRLeR.
FaKaT SiZ idRaK eDeMezSiNiZ._~
_________BaKaRa SüReSi,154.AyeT_________

VuSL@T__ H@sRéT!M__ŞéH@DéT __ÖzLéM!MD!R__
kodoo
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 6


« Yanıtla #4 : 27 Ocak 2013, 23:37:38 »

bir de vidyolar açılsa..?

Moderatöre Bildir   Logged
Sayfa: [1] Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer: