0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1] Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: Chat Ve Mıknatıs Etkisi  (Okunma Sayısı 1256 defa)
Bişnev
"Nalîna agirî..."
kadim üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 205


"Dilimden düğümü çöz"


WWW
« : 25 Kasım 2008, 20:20:28 »

                         Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla
           Chat; yani yazı dili ile konuşmak neden bu denli etkin diye düşündüğümde aklıma Tv seyretmek ile radyo dinlemek arasındaki farklılıklar geliyor. Tv seyrederken dikkatimizi dağıtacak, konsantrasyonumuzu bozacak birçok görsel faktörler vuku buluyor. Mesela iki konuşmacının dia loğunu dinliyoruz tv de. Ortada bir sehpa, sehpanın üzerinde şık bir sürahi, iki bardak, yılın trendini yansıtan koltuklar dikkatimizi celp ediyor. Sunumun yapıldığı platformun dekoru son derece göze hitap ediyor.  Yada bir yalının denize sıfır bahçesinde birileri iki sandalye atmış ilim konuşarak bize bir şeyler vermeye çalışıyorlar. Bizim düşüncelerimiz o ilmi sohbetin içinden kanatlanıp bir martı gibi deniz üzerinde süzülmeye başlayabiliyor. Bir bakmışız ki düşüncelerimiz martının esaretinden de kurtulmuş rüzgâr olmuş bambaşka diyarlara savrulmuş. Bu misalleri daha da genişletebiliriz. Ya da yüzlerce farklı misaller oluşabilir tv dinler iken. Dinler iken diyorum. Çünkü seyrederken dediğimiz takdirde detayların içinden çıkamayabiliriz.
            Radyo dinlemek tv nin görsellik tutsaklığından azade olabilmektir bu anlamda. Sadece  siz ve varsınız radyoda. O an yapmanız gereken bir meşguliyetiniz yoksa radyoyu dinlemek üzere açtığınızda bir mevzu konuşuluyorsa dinlemek çok daha basit ve rahat bir hal alır. Ses ve sizin sesiniz sadece ikiniz…
             Chat yapmayı radyo ve kendi sesimizin yalnızlığına benzetirim. Ama chatte sizde radyosunuz karşı tarafta radyo. Yani bir konuşan bir dinleyen yok burada. İki radyonun bir biri ile konuşmasıdır bu durum.
              Dinlemekten ziyade dinlenilmeyi ama ta yüreğin en ücra köşelerinden dinlenilmeyi arzu ederiz biz. Beklide bu yüzden severiz. Ve karşımızdakinin tüm benliği ile dinliyor olmasıdır bizleri celp eden.
             Chatte lisanı- halin bir ehemmiyeti yoktur. Bedenimizin diğer âzâları chat yapar iken işlevsellikten muaf tutulur. Buna mukabil aktif olan yegâne âzâmız yüreğimizdir. Bazen yüreğimiz tasavvuratlarımızı, hissiyatımızı dile getirir iken yada kendi iç alemini tasvir edebilmek için beynimiz ile iş birliği içerisine girer. Her iki radyo ihtiyatkârâne kendi yüreğinin sadâsını muhatabına duyurma gayretindedir. Kimi zaman bu hâlet öyle cazibedar bir şekle girer ki biz başkası ile değil de sanki kendi yüreğimizle konuşuyormuş gibi bir yanılgıya düşebiliriz. Bu yanılgı, yanılgı olmaktan ziyade bide bir efsunun ışıltısı hissi uyandırabilir. İki yüreğin iç içe geçmesi, kenetlenmesidir ilk etapta. Yüreğimizde hoşluk hissi hasıl olur. İki yürek cismani alemden soyutlanarak mânâ aleminde tenezzüh ediyor gibi bir durum oluşur. Dinlenilme duygumuzu harekete geçirmekte muvaffak olmuşuzdur. Tüm bunların oluşabilmesi için biraz yürek dilinden anlama kuracağımız cümlelerin aralarına birkaç nükte ve birkaç vurucu cümleler yerleştirmek kâfidir. Muktedir olan radyonun yapması icap edenler işte bu kadar basittir. Radyolardan kavi olan etken diğeri edilgen pozisyonundadır. Muktedir olan taraf siz olabilmişseniz değmeyin keyfinize. Zaferinizin tadını çıkarın…
           Bu çabalar ve bu çabaların mukabilinde ki tatığımız hazların temelinde dinlenilme hissiyatımızı tatmin edebilme gayemiz yatar. Çok severiz bizler dinlenilmeyi.
           Çendan, bu hâlet sadece chat olayına has bir hasiyet değildir. Bi dinlenilme duygumuzu kendi çocuklarımızın üzerinde bile tatmin ederiz zaman zaman. Nasihat vakti gelmiştir. Çocuğumuz hatalı bir davranış sergilemiştir. Suçluluk duygusunun verdiği eziklik ile tüm benliğini bize sunmuş olarak karşımızda dikilmekte. İşte bizler için bulunmaz bir fırsat. Bizlerde bir general duruşu, çocuğumuzda bir saygı duruşu kaçırmamalı bu anı. Konferansa başlarız. Her konuda ahkâm kesmeye hakkımız vardır. Tecrübeliyiz, bilgiliyiz, sevgiliyiz, büyüğüz, her yoldan geçmişiz, onlar gider iken biz dönmüşüz… Ne zaman ki çocuğumuzun sıkılgan ve bıkkınlık dolu bakışları ile ögz göze geldik kırmızı ışıktır bu. Susma vaktidir. Bundan sonraki cümleler nafiledir. Gayri dinlenilmeyeceğimizi çocuğumuz lisan-ı hal ile bize bildirmiştir.
          Evet, dinlenilme iştihamızı hayatımızın her safhasına yaymaktır emelimiz. Dinlenilmenin tevellüttü chatla çok olaydır. İstediğimiz mevzuda muvaffak olmuşuzdur. Tüm benliği ile bizi dinleyen bir muhatabımız mevcuttur artık. Egomuz bu durumdan hoşnuttur. Hadise bitmiş midir? Hayır! Dinlenilmek bizim için katiyen kâfi gelmez. Dinlenilmek anlaşılabilmeyi getirebilmelidir arkasından. Aksi takdirde tüm çabalar nafile olacak dinlenilmek iptidasında bize efsun içerisinde seyyahat ediyormuş hissiyatı uyandırsa da zamanla bu durum bize dağdağa vermeye başlayacak. Neden? Çünkü dinlemek yetmez, anlamak da gerek! Sahne yenileni senaryo yenilenir, silahlar anlaşılabilmek üzerine seçilir, dengeler yeniden kurulur…
           İlk etapta anlaşılabilmeyi de elde etmişiz gibi düşünebiliriz. Zâhiren beklentimizinde fevkinde bizi anlayabilen bir muhatabımız mevcuttur. Bu durum takdire şâyândır. Taraflar zaman zaman muhtelif iltifatlar ile ve tezyinli cümlelerle birbirlerine tebriklerini sunarlar. Misâlen; “ beni ne kadar iyi anlıyorsunuz… Sanki ben  sizinle değil de kendi yüreğimle konuşuyorum… Sanki siz bensiniz, aynamsınız… “  gidi cümleler sarf ederler her iki radyo birbirlerine. Mamafih anlaşılabilme efsunu da zaman aşımına uğrar tıpkı dinlenilme efsunu gibi.
          Gayri chatin mıknatıs etkisi fonksiyonelliğini kaybetmiştir. Yüreklerimizdeki ruhumuzu bambaşka âlemlere sevk eden efsunun emaresi silinmeye başlamıştır. Sanki bir kum saati gibi coşkun duygular zerre zerre aşağıya sukut etmiştir. Bilinmez diyarlarda süsülerek uçan ruhumuz irtifa kaybetmiş yere çakılmıştır. Yürek geri çekilir. Akıl bir adım öne geçer. önceleri işbirliği içerinde olan yürek ve akıl çelişki içerisine girer. Yeni bir tatminsizlik hasıl olur. İlk başta kenetlenmiş iki gezgin yürekte. Koca bir hayal kırıklığı zihinlerde. Dağları ufalayıp elesek de dolduramayacağımız bir boşluk yüreklerimizde  Nedenler ,niyeler, nasıllar bildiğimiz tüm soru cümleleri keşkelerimiz  ile kol kola gezmekte… Anaşılabilme gayretlerimiz akim kalmıştır.
          Peki, bizi bizden daha iyi kim anlayabilir? Bizim gibi kendini bile anlamaktan aciz ve anlamayı arayan başka biri mi? Hayır! Başka boyuttaki biri olmalı. Bizimle aynı kulvarda yürek koşturan, aynı iştiha ile yanıp tutuşan birinde çare aramak akılsızlık değil midir?
          Farz-ı muhal, biz aynı hastahanede aynı dertten muzdarip iki hastayız. Birbirimizin derdine derman olabilir miyiz? Elbette ki hayır! Her ikimizde burada hasta mevkisindeyiz. Ve müracaat edeceğimiz, el-aman diyebileceğimiz tek mercii tabiî ki doktordur. Yüreklerdeki anlamsızlıkların anlamlandırma mercide başka bir yürek olamaz. Kesretle bu yanılgılar bizi derinden yaralar. İnsan-ı kâmil yolundaki mücadele gücümüz sekteye uğrar. Yüreğimiz bu döngü etrafında dolaşır durur. Akıntıya kapılan bir yaprağa benzer ruhumuzda zuhur eden bu görüntü. Bir girdaptan kurtulduk diye mağrur bir şekilde su üzerinde yüzer iken bir başka anlamsızlık girdabında buluruz kendimizi…
           Evet, anlamsızlıklarımızın tiryakları da başka anlamsızlık girdaplarından giriş çıkış yapmış kendi içinde bocalayan bizim gibi aciz bir başka yürek olamamalı. Bizi; bizi yoktan var edenden başka kimse tam manası ile anlayamaz. Anlamsızlıklarımız ancak onda anlam bulur.
            Bizi var eden bizimle sestaş olur mu? Yaratanımızın bizi işittiğini katiyen inkâr edemeyiz. Ki O’nun bizlere şah damarımızdan daha yakın olduğuna muhkem bir inançla iman ederiz elh. Bizi duyan hem de hissiyatımızı yüreğimizle aynı anda duyan RABBİMİZ bizi dinler. Tüm zerrât-ı vücud onu tanır. O da bizi bizden daha iyi bilir. Yaratanımızdır bize hayatı bahşedendir O. Ruhumuza beden libasını mükemmel bir şekilde giydirendir O. Peki bize seslenir mi? Yüce Mevlâ bizlere nasıl seslenir? Kur’an-ı Kerim’dir O’nun sesi…
            öyle bir ses ki; sesin içinde dinlenişi ihtiva eden bir ses!
            öyle bir ses ki; seslenişinde bizi anlayan bir ses!
            öyle bir ses ki; seslenişi ile tüm anlamsızlıkları bertaraf eden bir ses!
            öyle bir ses ki; onu takip edene girdap değil sonsuzluğu bahşeden bir ses!
            öyle bir ses ki; ruhumuzdaki tüm boşluklara ilmek ilmek mânâ işleyen bir ses!
            öYLE İSE NEDEN BOşA GİDEN BUNCA NEFES? …
            Kur’an-ı Kerim’i tüm benliğimizle dinlediğimizde gerçek anlamda bir chat vuku bulur. Ayetler yüreğimize yazılır. Hayat ayetlere yazılır. “Bittim! “ dediğimizde EN YüCE DOST’un eli boynumuza dolanır. Bir insanın yüreğinde yer bulmak bile bir takım çaba fedakârlık gerektirir iken EN YüCE DOST’un  rahmet elini yüreğimizde hissedebilmek; gayretsiz emeksiz elde edilebilecek  kadar basit bir hadise olmasa gerek!
            “ Ey tatmin olmuş kalp; razı olmuş ve razı olunmuş olarak Rabbine dön!”
  
            "Sizi Sekar'a sokan nedir?
            Dalanlarla birlikte boş şeylere dalardık"
                
                            08--19-2008


 
Moderatöre Bildir   Logged

Hannâne
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 59



« Yanıtla #1 : 29 Kasım 2008, 19:58:22 »

42- «Sizi Sakar'a (dehşetli/alevli cehenneme) sokan nedir?»

43- Mücrimler şöyle cevap verirler:   «Biz namaz kılanlar­dan değildik».

44- «Fakire yedirmezdik».

45- «Batıla dalanlarla beraber dalıyorduk».

46- «Hesap Günü'nü de yalan sayardık».

47- «Nihayet bize ölüm gelip çattı».

     (Müdessir)
Moderatöre Bildir   Logged

Em xafil û atil û gunehkar

Mayîne di qeydê nefsê emmar

Nînin me di qelbê fikr û zikrek

Nakin bi zimanê hemd û şikrek

Xanî ku nehîn bi qelbê zakir

Barî! bide wî zimanê şakır!
vuslat
Site Yöneticisi
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 5352


Sözüm tükendi, manayı sessizliğe yükleyip sustum


« Yanıtla #2 : 28 Ocak 2009, 20:02:01 »

Allah razı olsun, gerçekten önemli bir konu hakkında bir makale hazırlamışsınız, sanal alem ehli kardeşlerimizin okuması gereken bir yazı...
Moderatöre Bildir   Logged

Ya Rebbî! ez Ji bela û zehmetîya, arîkarî te dêxwazîm. Ez xwe davim te...
harras
Mücadeleci::.
Üstad Üye
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1904


Bir Seher Daha Ya Rab Bir Vuslat Daha Ya Rab...


WWW
« Yanıtla #3 : 28 Ocak 2009, 23:54:36 »

Allah razı olsun Bişnev hocam bu gün bazı kardeslerimizin bilmeden chat kanallarında vakit geçirmesi bizleri içten özmektedir bazısı bilerek devam ediyor bazısı saf ve iyi niyetinden chat sohbetlerine katılıyor bunların içinde daha yeni alısmıs kardeslerimiz vardır onlara sunu söylemekte fayda görüyorum kardeslerim lütfen sesli sohbetleri bırakın sizlere zarardan baska bir faydası yok:( devam eden ve görevli kardeslerim siz bu zamana kadar takıldınız da elinize ne geçti ne yaptınız bunların sizlere bir fayda sağlamayacağını anlayın ve hayatınızda yeni bir sayfa açın is isten geçmeden kendinize çeki düzen verin bunca geçirdiniz günler oyalamaktan baska bir sey değildir hele bu sadece ve sadece islami sohbetler için geçerlidir übür siteleri tartısmak bile doğru değil  lütfen bu sinsi ve nefsinize hos gelen bu tuzaklardan siddetle kaçın
Rabbim onları uyandırsın o kardeslerimizde hosturlar ama bunu anlayın siz Allah rızası için çalısalım derken belirli bir süreden sonra seytan çizdiği proceyi hayata geçirir ve bay ve bayan kardeslerim  çok zararlı çıkarlar kesinlikle desteklemiyorum
kim ne derse desin bu isin lamı cimi yok dostum bu is bizlere göre değildir selam ve dua ile...
Moderatöre Bildir   Logged

<a href="http://cagritv.com.tr/bannerler/ctv-468x60.swf" target="_blank">http://cagritv.com.tr/bannerler/ctv-468x60.swf</a>
“Güzel ahlak, senin Allah'dan başka bir maksadının olmamasıdır.” (Ebu Said El-Harras)
_uMuT_
Mir Üye
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4510


seven sevilene tabi olur.


« Yanıtla #4 : 29 Ocak 2009, 09:58:24 »

Kur’an-ı Kerim’i tüm benliğimizle dinlediğimizde gerçek anlamda bir chat vuku bulur. Ayetler yüreğimize yazılır. Hayat ayetlere yazılır. “Bittim! “ dediğimizde EN YüCE DOST’un eli boynumuza dolanır. Bir insanın yüreğinde yer bulmak bile bir takım çaba fedakârlık gerektirir iken EN YüCE DOST’un  rahmet elini yüreğimizde hissedebilmek; gayretsiz emeksiz elde edilebilecek  kadar basit bir hadise olmasa gerek!
            “ Ey tatmin olmuş kalp; razı olmuş ve razı olunmuş olarak Rabbine dön!”


Allah razı olsun ellerin dert görmesin inşAllah.....
Moderatöre Bildir   Logged

                                                                 (dualar sana filistin)
Sayfa: [1] Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
İslami Chat !!!!!:( Buyrun Okuyun Mutlaka Acı Ama Gerçekler İslami Hayat Tarzı « 1 2 3 4 » EROL 31 2086 Son Mesaj 10 Mayıs 2009, 15:00:12
Gönderen: Mana-i Harfi
Chat kullanan bütün bacılar!!! Öykü - Hikaye ve Kıssalar « 1 2 » vuslat 11 842 Son Mesaj 18 Mayıs 2009, 18:57:44
Gönderen: damla 8
Islami Chat Sitelerine Ithafen! Üye Haber ve Duyuruları Cennet 3 334 Son Mesaj 18 Ekim 2008, 15:24:55
Gönderen: HürSevda
chat chat chat (okuyun) Üye Haber ve Duyuruları MERXAS 6 472 Son Mesaj 05 Ocak 2010, 16:23:00
Gönderen: sefa ecrin
Kadının Erkeğin Yaşantısındaki Etkisi ( Hikaye ) Öykü - Hikaye ve Kıssalar vuslat 1 159 Son Mesaj 07 Ocak 2011, 22:51:38
Gönderen: cebelinur
Duanın Etkisi ve Önemi Öykü - Hikaye ve Kıssalar hamza01 0 114 Son Mesaj 11 Mart 2011, 00:05:45
Gönderen: hamza01
Duanın Etkisi ve Önemi Öykü - Hikaye ve Kıssalar hamza01 1 223 Son Mesaj 07 Mayıs 2011, 20:48:38
Gönderen: alina