0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1] Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: Çoban ve Ağaç  (Okunma Sayısı 326 defa)
green087
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 70


« : 24 Kasım 2008, 21:33:01 »

Yaşlı çoban sürüsünü otlatmak için yaylaya çıktığında tepeye yakın bir elma ağacının altında dinlenir ve eğer mevsimiyse, onunla konuşarak:
"Hadi bakalım evladım, derdi. Bu ihtiyarın elmasını ver artık".
Ve bir elma düşerdi, en güzelinden, en olgunundan. Yaşlı adam sedef kakmalı çakısını çıkartarak onu dilimlere ayırır ve küçük bir tas yoğurtla birlikte ekmeğine katık ettikten sonra, babasından kalan Kur'an'ını okumaya koyulurdu.

Çoban, bu ağacı yirmi yıl kadar önce diktiğinde sık sık sular, bunun için de büyükçe bir güğüme doldurduğu abdest suyundan geriye kalanı kullanırdı. Elma ağacının kökleri, belki de bu sularla kuvvet bulmuş ve kısa sürede serpilip meyve vermeye başlamıştı. Çoban o zamanlar henüz genç sayıldığından şöyle bir uzandı mı en güzel elmayı şıp diye koparırdı. Fakat aradan geçen bunca yıl içinde beli bükülüp boyu kısalmış, ağacınkiyse bir çınar gibi büyüyüp göklere yükselmişti. Ama boyu ne olursa olsun, ağaç yine de yavrusu değil miydi? Onu bir evlat sevgisiyle okşarken :
"Ver yavrum, derdi, gönder bakalım bu günkü kısmetimi."
Ve bir elma düşerdi hiç nazlanmadan, yıllar boyu hiçbir gün aksamadan.

Köylüler, uzaktan uzağa gözledikleri bu hadiseyi birbirlerine anlatıp yaşlı çobanın veli bir zât olduğunu söylerlerdi.

Yaşlı adam, ağacın altında dinlenip namazını kıldığı bir gün, yine elmasını istedi. Ancak dallar dolu olmasına rağmen nedense birşey düşmemişti. Sonra bir daha, bir daha tekrarladı isteğini. Beklediği şey bir türlü gelmiyordu. Gözyaşları, yeni doğmuş kuzuların tüylerini andıran beyaz sakalını ıslatırken, ağacın altından uzaklaşıp koyunların arasına attı kendini. Yavrusu, meyve verdiği günden bu yana ilk defa reddediyordu onu. İhtiyar çobanın beli her zamankinden fazla bükülmüş, güçsüz bacakları da vücudunu taşıyamaz olmuştu. Hayvanlarını usulca toplayıp köye doğru yöneldiğinde, aşağıdaki caminin her zamankinde daha nurlu minarelerinden yankılanan ezan sesiyle irkildi birden. Yeniden doğmuştu sanki çoban. Birşey hatırlamıştı.
Çocuklar gibi sevinerek ağacın yanına koştu ve ona şefkatle sarılırken :
"Canım" dedi, hıçkırıp ağlayarak.
"Benim güzel evladım, mis kokulum. Şu unutkan ihtiyarı üzmeden önce neden söylemedin, bu günün Ramazan'ın ilk günü olduğunu ?"
Moderatöre Bildir   Logged
vuslat
Site Yöneticisi
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 5352


Sözüm tükendi, manayı sessizliğe yükleyip sustum


« Yanıtla #1 : 24 Kasım 2008, 22:14:25 »

Allah razı olsun güzel bir hikaye idi.
Moderatöre Bildir   Logged

Ya Rebbî! ez Ji bela û zehmetîya, arîkarî te dêxwazîm. Ez xwe davim te...
cebelinur
dogruhabergazetesi.com
Yardımcı Yönetici
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 2346

ŞİMDİ DUA ZAMANIDIR......


« Yanıtla #2 : 24 Kasım 2008, 22:42:12 »

Allah razı olsun kardeş.....
Moderatöre Bildir   Logged

Kabrin arkası için çalışınız. Hakiki saadet ve lezzet ordadır.
_uMuT_
Mir Üye
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4510


seven sevilene tabi olur.


« Yanıtla #3 : 24 Ocak 2009, 11:33:18 »

Allah razı olsun ...
Moderatöre Bildir   Logged

                                                                 (dualar sana filistin)
esedullah1
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 227


ESEDULLAH OLMAK, KAİNATA DEĞİŞİLMEZ.


« Yanıtla #4 : 24 Ocak 2009, 11:36:59 »

Allah razı olsun ...
Moderatöre Bildir   Logged

AllahA ÂBD VE ASKER OLANA HER ŞEY HİZMETKAR OLUR.
__YaZ_yAğMuRu__
Üstad Üye
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1815



« Yanıtla #5 : 24 Ocak 2009, 22:26:09 »

Ellerine sağlık .Rabbim yar ve yardımcın olsun inş.
Moderatöre Bildir   Logged

Ey Şehadet ünlem
    Bilsem ki ne zaman denk gelecek o gelişin..
    Gelin gibi hazırlanır, güzelce süslenirdim.

             
http://www.vuslatsevdasi.com/forum/tefsir_dersleri-b199.0/
Sayfa: [1] Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
ÇOBAN VE AĞAÇ Öykü - Hikaye ve Kıssalar MERXAS 3 300 Son Mesaj 19 Ağustos 2008, 23:31:24
Gönderen: zillet_bizden_uzaktir
Cennet'de Nasıl Ağaç Dikilir ? Hadis-i Şerifler kuranehli 1 153 Son Mesaj 27 Ağustos 2009, 17:03:11
Gönderen: _uMuT_
Kabe'ye Dönmüş Rükudaki AĞAÇ Resimler ve flashlar by siirtli 2 235 Son Mesaj 14 Ekim 2009, 10:13:26
Gönderen: by siirtli
Çoban ve Ağaç Öykü - Hikaye ve Kıssalar Nur_Simaa 0 164 Son Mesaj 06 Kasım 2009, 19:23:37
Gönderen: Nur_Simaa
Müslüman Olup Şehid Olan Hayberli Çoban Peygamber Efendimizin Hayatı hamza01 0 151 Son Mesaj 27 Aralık 2009, 12:00:53
Gönderen: hamza01
KONUŞAN AĞAÇ Çocuk Hikayeleri KeRvAnCaN 0 165 Son Mesaj 02 Nisan 2010, 12:35:52
Gönderen: KeRvAnCaN
Coban ile Banka Danismani fıkralar cebelinur 2 135 Son Mesaj 01 Mart 2011, 16:18:21
Gönderen: nakşi gülü