0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1] Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: Dinsizleştirilen nesiller kendilerine yeni din arıyorlar  (Okunma Sayısı 155 defa)
arab
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 211


« : 09 Eylül 2009, 18:19:51 »

ine merdiven dayamış oldukça kilolu bir bayan. Alnında Budist inancında "üçüncü göz" olduğuna inanılan "kırmızı boya" (tika). Etrafında Yabancı ve yerli bir takım insanlar fır dönüyor.

Türk olduğu tipinden anlaşılan biri yaşlı kadının tombul ayağına su döküyor, diğeri ise o ayağı yıkıyor. Ayağın yıkandığı bu suyu orada bulunan "çağdaş" ve "laik" giyimli (yani: "tesettürsüz") orta yaşlı bir bayan hasta çocuğuna içiriyor.

Bütün bunlar Türkiye'de, İstanbul'un göbeğinde, "dindar" değil "laik" bir semtte oluyor.

Bu kez amatör değil, bayağı profesyonel kamera görüntüleri. Açık ve net... Adının Şiri Mataji olduğunu öğrendiğimiz bayan, İstanbul'da CRR vs. gibi büyük merkezlerde halka açık Budist Yoga Ayini düzenliyor. Daha doğrusu onu pazarlayanlar düzenliyor.

Salon tıklım tıklım dolu. Hepsi de giyim kuşam olarak "çağdaş" ve "laik" olduğu belli olan bay ve bayanlar. Bu ayinlere "aydınlanma toplantısı" adını veriyorlarmış. O "çağdaş" giyimli, "laik" bay ve bayanlar, sahte peygamberliğe soyunmuş bir Budist kadının okuyup üflemeleriyle aydınlanacaklar.

Garip hareketlerle ayin sürüyor. Dikkat ediyorum, ayin sırasında icra edilen ritüel ve kullanılan semboller Budizm ve Hıristiyanlık karmasından oluşuyor.
Şiri Mataji kendisine sorulan bir soru üzerine "geçmiş ve gelecekle ilgilenmeyin" diyerek, ahirete inanmadığını söylüyor.

Öyledir. Budistler ahirete inanmazlar. Onlar, geçmişi ve geleceği bilemeyeceğimizden hareketle, bugünü, sadece bugünü yaşamamız gerektiğini ögütlerler.

Ayin bitiyor. En az ayak yıkayıp suyunu içmek kadar garip bir şey daha görünüyor ekranda: Budist sahte peygamber Şiri Mataji'nin müminleri arasından bazıları -muhtemelen önceden ayarlanmış olanlar- bu kadının önünde alenen secde ediyorlar?

Bildiğimiz müslüman secdesi bu.

Oraya aydınlanmak için gelen "çağdaş" ve "laik" giyimli bay ve bayanların çoğunun ömründe namaz kılmadığını, dolayısıyla bu kadar usulüne uygun secde yapmayı beceremeyeceklerini tahmin etmek zor değil. Kadının önünde secde edenlerin -en azından bu işe öncülük yapanların- önceden ayarlandığını düşünmem işte bu yüzden.

Şiri Mataji'nin Budizm'in ibadeti olan "yoga" seansları sadece İstanbul'da revaçta değil. Ankara, İzmir, Bursa, Antalya, Mersin ve hatta Kayseri gibi muhafazakar bilinen şehirlerde dahi bu tür ayinler düzenlendiğini öğreniyoruz.

"Sahte peygamber" nitelemesini bir tahfif değil, bir tesbit olarak kullanıyorum. Çünkü Şiri Mataji kamera önünde sorulan "Peygamber misiniz?" (Soruya bak? Böyle bir soruyu İslam'ın "i"sini bilen biri sorar mı?) sorusunu cevapsız geçiştiriyordu. Sükut ikrardan gelir. Gördüğünüz gibi yerli sahte peygamberler yetmedi, ithal kültür, İthal "uygarlık", ithal ideoloji, ithal bakan, ithal parti başkanından sonra, bir de ithal sahte peygambere sahip olduk.

Evet, manzara bu.

Geçenlerde Gaziosmanpaşa'daki bir mahalle kilisesinin başpapazı olan ve özbe öz "Türk" olan Mahir Arlo diye bir vatandaş, ağzına dayanan mikrofona şöyle demişti: "Ben müslümanlıktan hıristiyanlığa geçmedim. Ben ateisttim. Alnım bir kere secdeye gelmiş değildi. Sonunda Hıristiyan oldum..."

Harıl harıl çalışan Satanistleri, Yehova Şahitlerini, Bahaileri vd. geçiyorum.
Şiri Mataji'ye secde edenlerin sorumlusu, Allah'a secde etmeyi, kula kul olmamayı emreden İslam'ı ve Kur'an'ı yasaklayanların ta kendileridir.

Taksim'e cami deyince hop oturup hop kalkanlar, İstanbul'un göbeğinde Budistinden Maharaşimistine varana dek bin bir türlü sahte din ve peygamberin ayinine göz kırpıyorlar.

İşin özeti, dinsiz bırakılan nesiller kendilerine din, Allah'tan soğutulan nesiller kendilerine sahte ilahlar, camiden nefret ettirilen nesiller kendilerine sahte mabed, Peygamber'ine en etkili ve yetkili ağızlardan küfredilen nesiller kendilerine sahte peygamberler arıyorlar
Moderatöre Bildir   Logged
vuslat
Site Yöneticisi
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 5352


Sözüm tükendi, manayı sessizliğe yükleyip sustum


« Yanıtla #1 : 09 Eylül 2009, 19:22:33 »

maalesef manzara bu!.

islamdan başka türlü düşünce akımlarına koşarcasına sarılmalarını anlamamak mümkün değil. çünkü bu manzaralar geçmişten günümüze bir çok kez vuku buldu ve bedenlerde yeşerdi.
peki neden?
-islam bu zavalı milletlerin dertlerine çare değilmiydirki sapık arayışlarla tatmini mümkün olmayan bu düşüncelere sarılıyorlar.
hayır.
kuşkusuz peygamberler bunun için elçi olarak dünyaya gönderilmişlerdir. '' ey insanlar gelin söyleyin la ilahe illahlah', gelin söyleyin Allahtan başka ilah olmadığına, gelin abu hayata, gelin kurtuluşa, gelin felaha. düzmece tanrıları inkar edin. kula kul olmaktan Allaha sığının. Ancak ona kul ve ibadet edin.
çağrılar kimi zaman halkın arasında hayat buluyor, kimi zaman isyan bayrakları çekiliyor delicesine.
arayış, arayış, arayış. sonsuz bir arayış. sonu gelmeyen, hüsranda, bozgunda cehenemde son bulacak arayış.
bir hakikat yok. aklın yolu yok. cehalet var, bağnazlık var, yobazlık var. islamdan başka herşey var. ama birkez daha o yolun yalnış yolcularına sesleniyoruz: Allahı bırakıp, taptıklarınız, düzmece tanrılarınız size bir hayır getirtmeyecektir. o putlarınızın kendilerine bile faydası yokken sizlere nasıl da faydaları dokunabilir. ölüm gelip çatmadan gerçek mabudunuza yönelin ve ondan yardım isteyin. muhakkaki gerçek kurtuş ondadır...
Moderatöre Bildir   Logged

Ya Rebbî! ez Ji bela û zehmetîya, arîkarî te dêxwazîm. Ez xwe davim te...
Sayfa: [1] Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer: