0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1] Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: DİYALOGÇULARIN BİZE YÖNELTTİKLERİ SORULAR-1-  (Okunma Sayısı 139 defa)
EBU_HUZEYFA
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 132


« : 10 Eylül 2009, 23:37:01 »

DİYALOGÇULARIN BİZE YÖNELTTİKLERİ SORULAR-1-

SORU (1)


‘Ey iman edenler! Yahudileri ve hıristiyanları dost edinmeyin. Onlar birbirlerinin dostudurlar. Sizden kim onları dost edinirse, şüphesiz o onlardan olur. Şüphesiz Allah, zalim kavmi doğru yola iletmez.’(Maide,51)

Ayeti Kerimesi acaba bütün Hristiyan ve Yahudilerimi kast etmektedir? Yoksa, zulüm eden, müslümanları ezmek isteyen Ehl-i Kitabı mı?

CEVAP,[1]

EHLİ KİTAB IN DOST EDİLİP EDİLMEMESİ ONLARIN BİZE ZÜLMEDİP ETMEMESİNE BAĞLI DEĞİLDİR.ONLARIN İSLAM GELDİKTEN DEN SONRA BATIL ŞİRK DİNLERİN DE ISRAR ETMELERİNDEN DOLAYIDIR.HİÇ BİR AYET TE EHLİ KİTAP BU ŞEKİLDE AYIRILIP BUNA GÖRE DOSTLUK VE DÜŞMANLIK YAPILACAĞI SÖYLENMEMİŞTİR.

Kendi dinlerine uymadıkça, Yahudi ve Hıristiyanlar senden asla hoşnud olmayacaklardır. De ki: "Doğru yol, ancak Allah'ın yoludur". Sana gelen ilimden sonra onların heveslerine uyarsan, and olsun ki, Allah'tan sana ne bir dost ve ne de bir yardımcı olur. Bakara / 120

“Müminler müminleri bırakıp kâfirleri dost edinmesinler. Kim bunu yaparsa, Allah ile bir dostluğu kalmaz.” (Âl-i imrân: 28)

ANCAK KENDİ DİNLERİNE [YAŞAM TARZLARINA KURALLARINA] UYARSAN SENDEN HOŞNUT OLURLAR.

" Ey müminler, kendilerine kitap verilenlerin bir grubuna uyarsanız bunlar sizi iman ettikten sonra döndürüp kafir yaparlar."
"Allah'ın ayetleri size okunuyorken ve O'nun Peygamberi aranızdayken nasıl kafir olabilirsiniz? Kim Allah `a sımsıkı sarılırsa doğru yola iletilmiş olur."
(Al-i İmran 100-101)

Müslüman için hiçbir şey; imandan sonra küfre dönmek, Cennet'e girdikten sonra ateşe dönmek kadar korkunç olamaz. Bu, her çağda ve her mekandaki gerçek müslümanların özelliğidir. Bu nedenledir ki bu ikaz, vicdanları yakalayan bir alev gibi müslümanları uyarıcının sesine kulak vermeye sevkediyor. Ayetler, korkutma ve hatırlatma şeklinde seyrine devam ediyor... Allah'ın ayetleri kendilerine okunduğu, Allah'ın Resulü de aralarında olduğu, iman davetçileri hazır olduğu ve iman davası sürdüğü, küfürle iman arasındaki yol ayrımına da bu ilahî nur asıldığı halde iman edenlerin tekrar küfre dönmeleri ne korkunç bir şeydir:
"Allah'ın ayetleri size okunuyorken ve O'nun peygamberi aranızdayken nasıl kâfir olabilirsiniz?"
Evet... İman için gerekli bütün şartlar mevcutken müminin küfre dönmesi büyük bir cürümdür. Her ne kadar Resulullah vefat etmişse de Allah'ın ayetleri ve O'nun Resulü'nün hidayete erdiren fiili önderliği bu gün de vardır. Bizden öncekiler muhatap oldukları gibi biz de bugün doğrudan doğruya bu Kur'an'la muhatabız. Kurtuluş yolu açıktır ve kurtuluş sancağı yükseltilmiştir...

Kitap ehlinden ve ortak koşanlardan inkarcılar, kendilerine apaçık bir belge, içinde kesin ve en doğru hükümlerin bulunduğu arınmış sahifeleri okuyan, Allah katından bir Peygamber gelene kadar dinlerinden vazgeçecek değillerdi. Beyyine / 1

OYSAKİ ŞİMDİKİ EHLİ KİTAP DİNİN DE ISRAR ETMEKTE VE AÇIK BİR ŞEKİLDE İSLAMA SAVAŞ AÇMIŞTIR .FAKAT Allah[C.C] DİYALOGÇULARIN GÖZLERİN DEKİ BASİRETİ ALMIŞTIR ONLAR BUNU GÖREMEMEKTE .AYRICA ZULMEDEN LERİN YARDIMCILARI OLMAKTADIR LAR.


Onun için emrolunduğun gibi doğruluk et; sen ve beraberinde tövbe edenler de böyle olsun ve aşırı gitmeyin! Çünkü o bütün yaptıklatınızı görür. Ve zulmedenlere meyletmeyin; yoksa size ateş dokunur. Allah! , 'tan başka kayıranlarınız da yoktur; sonra kurtulamazsınız.
Hûd Sûresi / 112-113

RESULAllah[S.A.V] ŞUAN Kİ YAPILAN DOSTLUK GİBİ BİR DOSTLUK YAPMAMIŞTIR. ONLARA İSLAM DİNİ Nİ TEBLİĞ ETMİŞTİR

"Bütün dinlerden üstün kılmak üzere, Peygamberini hak din ile gönderen O’dur. Şahit olarak Allah yeter" (Fetih, 48/28).

Sayılarını ancak Cenab–ı Hakk’ın bildiği bütün peygamberlerin görevi tebliğdir. Gelen yüz üç kitap da –bozulmadan önce– bu hakikatleri içerirdi.
Tek ve son hak kitap Kur’an–ı Kerim de baştan sona bu hakikatlerle doludur.
Kur’an–ı Kerim’de içinde "tebliğ" kavramının geçtiği onlarca ayet vardır. "Tebliğ" kelime olarak; Ulaşmasını sağlamak, götürmek, iletmek, bilgilendirmek gibi manalara gelir. Bir terim/deyim olarak "tebliğ"; İslam’ın insanlara ulaşması/ulaştırılması anlamına gelir.

Yeri gelmişken şunu da ifade edelim ki, Hıristiyanlık inancında "tebliğ"in karşılığı misyonerlik/diyalogdur. Müslüman "mübelliğ/tebliğci olduğu gibi her Hıristiyan da kendi inancı için misyoner/diyalogcudur.
Ama tebliğ ile misyonerlik asla aynı şey değildir.
Tebliğde Allah rızası esasken, misyonerlikte ise gayeye ulaşmak için her yolun mubah olduğu inkar edilmez bir hakikattir.
Kuran ölçülerine göre son Peygamber Hz. Muhammed (as)’in yegane görevi de işte bu "tebliğ"dir. Bir başka ifadeyle O bir "mübelliğ/tebliğcidir. Bu bizim şahsi kanaatimiz değil, Allah’ın beyanıdır.

OYSAKİ ŞİMDİKİ DİYALOGCULAR EHLİ KİTABA TEBLİĞ DEĞİL DİYALOG ALTINDA RADİKAL İSLAMCI OLARAK TANIMLADIKLARI MÜSLÜMANLARA KARŞI İŞ BİRLİGİ YAPMAKTADIRLAR. VE EHLİ KİTAB TA DİYALOGCULARA GEREK KENDİ GEREK DİĞER ÜLKELERDE FAALİYET İMKANI SAĞLAYARAK DOSTLUKLARINI GÖSTERMEKTEDİRLER..VE BU KUR AN I KERİM LE ÇELİŞKİDEDİR.


Kendi dinlerine uymadıkça, Yahudi ve Hıristiyanlar senden asla hoşnud olmayacaklardır. De ki: "Doğru yol, ancak Allah'ın yoludur". Sana gelen ilimden sonra onların heveslerine uyarsan, and olsun ki, Allah'tan sana ne bir dost ve ne de bir yardımcı olur. Bakara / 120

ANCAK KENDİ DİNLERİNE [YAŞAM TARZLARINA KURALLARINA] UYARSAN SENDEN HOŞNUT OLURLAR

“Onlar müminleri bırakıp kâfirleri dost edinirler. Onların tarafında bir şeref ve kudret mi arıyorlar? Bilsinler ki şeref ve kudret tamamen Allah’a âittir.” (Nisâ: 139)


Âyetlerimiz hakkında münasebetsizliğe dalanları gördüğün zaman hemen onlardan uzaklaş ki, ondan başka söze dalsınlar. Eğer şeytan bunu sana unutturursa hatırladıktan sonra hemen kalk, o zalimler topluluğuyla oturma. (Enam 68).


DİYALOGÇULARIN BİZE YÖNELTTİKLERİ SORULAR-2-

SORU (2)

De ki: “Ey ehl-i kitap, sizinle bizim aramızda aynı olan bir kelimeye gelin: Allah’tan başkasına ibadet etmeyelim ve O’na hiçbir şeyi ortak koşmayalım; Allah’ı bırakıp da, kimimiz kimimizi rabler de edinmesin.” (Âl-i İmrân, 64)

Bu Ayeti Kerimede İfade edilen, Ehl-i Kitab ile düşman olun ve dost olmayın mı? Eğer Niyetimiz Tebliğ ise, o zaman dost olunmadan, güven telkin edinmden nasıl Tebliğ olacakki?

Diyalog olmadan Tebliğ nasıl olur? El-kol hareketleri ile mi, veya kaş-göz hareketleri ile mi?

CEVAP


Allah Resulü Muhammed’den, Habeş Meliki Necaşiye!...

Ey Melik! Müslüman olmanı dilerim.

Ben, senin namına, La İlahe İlla Hü, Melik, Kuddüs, Selam, Muheymin (sıfatlarına haiz) olan Allah’a hamd ü sena ederim.

Ve şehadet ederim ki, Meryem oğlu İsa, Allah’ın kulu ve Kelimesidir. Allah, O Kelime’yi (ki İsa’ya vucüd veren ‘’Kün’’ hitabıdır) ve o ruhu çok temiz ve afif olan ve dünya hayatından tamamıyla çekilmiş bulunan Meryem’e nefhetti (ruhundan üfledi). Bu suretle Meryem, İsa’ya hamile kaldı. Böylece Allah, İsa’yı yarattı.

Nasıl ki, Adem’i de Allah, kudret eliyle (ve bir mucize olarak) yaratmıştır.

Ey Melik!

Seni; eşi, ortağı olmayan bir tek Allah’a imana ve O’na ibadete, bana uymaya ve Allah tarafından bana gönderilenlere inanmaya davet ediyorum. Çünkü, ben, Allah’ın bunları tebliğe me’mur elçisiyim.
Seni ve halkını Aziz ve Celil olan Allah’a (imana) davet ediyorum.

Şimdi ben size (İslam esaslarını) tebliğ ettim ve nasihatta bulundum. Siz de nasihatımı kabul ediniz!
Selam hidayete tabi olanlara olsun.’’




“Bismillahirrahmanirrahim,

Allah'ın Elçisi Muhammed'den, Bizanslıların Reisi Heraklius'a:

Selam hakikat yolunu izleyene (olsun)ünlem İlave edeyim ki, seni bütün olarak İslam'a davet ediyorum. İslam'ı kabul et ki felah bulasın. İslam'ı kabul et ki Allah değerini iki kat artırsın. Ama eğer kaçınırsan, tebeanın günahı da senin üzerine yüklenecektir. Ve siz, ey Kitab-ı Mukaddes'in insanları (Ey Ehl-i Kitab!) sizinle bizim aramızda aynı olan bir söze doğru geliniz; ki biz ancak Allah'a taparız, O'na hiçbir şeyi ortak koşmayız ve aramızda kimse kimseyi, Allah'ın dışında sahib (Rab) edinmez. Şimdi, eğer kaçınırlarsa, şöyle deyiniz: Şahit olun biz Müslümanlardanız (Allah'a teslim olanlarız).”


‘’Bismillahirrahmanirrahim’

Allah’ın Resulü Muhammed’den, Hevze b. Ali’ye!

Doğru yolda gidenlere selam olsun!

Şunu iyi bilmelisin ki: Benim dinim yakında dünyanın en uzak ufuklarına kadar parlayacaktır!

Binaenaleyh, ey Hevze!

Sen de Müslüman ol ki, selamete eresin!

Ben de, hükmün altındaki memleketin idaresini sana bırakayım!’’

RESULAllah[S.A.V] NASIL YAPMIŞSA ÖYLE OLUR .BİZ YORUM YAPAMAYIZ...

Ey imân edenler! Sesinizi, Peygamberin sesinden yüksek çıkarmayın. Onunla konuşurken birbirinize bağırır gibi konuşmayın. Aksi taktirde, farkına varmadan, amelleriniz boşa gider...Hucûrat sûresi 2.


DİYALOGÇULARIN BİZE YÖNELTTİKLERİ SORULAR-3-
SORU (3)

“Zulmedenleri hariç, ehl-i kitap ile en güzel olan şeklin dışında bir tarzda mücadele etmeyin ve onlara şöyle deyin: “Biz, hem bize indirilen kitaba, hem size indirilen kitaba iman ettik. Bizim İlah’ımız da sizin İlah’ınız da bir ve aynı İlah’tır ve biz O’na gönülden teslim olduk.” (Ankebut, 46)

Bu Ayeti Kerimede İfade edilen, Ehl-i Kitab ile düşman olun ve dost olmayın mıdır? Yoksa, EN GÜZEL BİR ŞEKİLDE MUAMELE EDİN VE ONLAR İLE AYNI KİTABA, AYNI İLAHA TAPTIĞIMIZ BELİRTEREK, bir tebliğ Stratejisi olarak, İSLAMI SEVDİRMEK Mİ?

CEVAP........

HİRİSTİYANLARIN İLAH İNANCI

“Bir ilâh baba’ya inanırız ki, her şeyin mâliki, görülen ve görülmeyen şeylerin yaratıcısıdır. Yine, Rab

olan Mesih’e inanırız ki, Allah’ın oğludur ve bütün yaratılmışların ilkidir. Yaratılmış değildir, Baba’nın

cevherinden Hak İlâh’tır. O’nun eliyle bütün âlemler vücud bulmuştur. O, herşeyin yaratıcısıdır
.
Bizim kurtuluşumuz için gökten inmiş, Ruhu’l-Kudüs’ten cesetlenip, insan olmuş, “Meryem” ona

hamile olmuş ve bâkire Meryem’den doğmuştur.” (Histoire des Sectes Chrétiennes, Sh: 52, 62)

Görüldüğü gibi, hıristiyan kredo’sunda önce, “görülen ve görülmeyen şeylerin yaratıcısı bir ilâh”

kabul edilmiş, sonra da “Rab olan Mesih’e inanırız ki, Allah’ın oğludur.” denilmiştir. Bu iki söz

birbirine zittir. Çünkü hiristiyanlar, önce bir Allah’a inandıklarını söylüyorlar, sonra da herşeyin Rab

İsa’nın eliyle yaratılmış olduğunu belirterek İsa Mesih’i Rab kabul ediyorlar. Hem ilâh baba’ya

inanmakla beraber, onu hem ilâh, hem oğul, hem de ruhû’l-kudüs olarak vasıflandırıyorlar. Bunların hangisi doğrudur?
Markos İncili’nde (12/30) “Dinle ey İsrâil! Allah’ımız Rab, bir olan Rab’dır.” sözü ile Allah’ın bir olduğu

ifade ediliyorken, Matta İncili’nde (28/19) “Şimdi, siz gidip bütün milletleri şâkird edin, onları baba

ve oğul ve Ruhû’l-Kudüs ismi ile vaftiz eyleyin.” sözü ile de teslise (üçleme) giriyorlar. Böylece

“Allah’ımız Rab, bir olan Rab’dır.” ifadesiyle tezata, tenakuza, çelişkiye düşüyorlar.

Matta İncili’nin bir yerinde (4/10) “Çekil git şeytan. Tanrın olan Rab’be tap, yalnız O’na kulluk et.

” denilirken, yine Matta İncili’nin başka bir yerinde (28/17) “İsa’yı gördükleri zaman ona tapındılar

.” denilmektedir. Bunun hangisi doğrudur. Bu büyük tenakuz, çelişkidir.

Görüldüğü gibi İnciller kendi aralarında büyük tezata düşmektedir. Bir yerde hem “Allah’a tap”

deniliyor, diğer bir yerde “İsa’ya tapındılar” deniliyor. Bu nasıl bir çelişkidir. Bu dinin asliyetinin

bozulduğu aşikârdır.

Yuhanna (1/14)de, “Kelâm beden olup inayet ve hakikatle dolu olarak aramızda sakin oldu. Ve biz

onun izzetini, baba’nın biricik oğlu’nun izzeti olarak gördük.” ifadesi var
.
Diğer taraftan Matta İncili’nde (27/50) “Çarmıhta ölen İsa Mesih” ifadesi ile İsa Aleyhisselâm’ın

çarmıhta ruhunu teslim ettiği söylendiğine göre, bir ilâh nasıl olur da çarmıha gerilip öldürülebilir?

Resullerin işleri isimli Luka İncili’nin devamı olan kitapta ise (2/22)de İsa Aleyhisselâm hakkında, “Ey

İsrâilliler, şu sözleri dinleyin; Bildiğiniz gibi Nasıralı İsa, Tanrının kendisi aracılığıyla aranızda yaptığı

mucizeler, harikalar ve belirtilerle kimliği kanıtlanmış bir kişidir.” denilmektedir. Burada İsa

Aleyhisselâm’ın Tanrı olmadığı açıkça belirtilmektedir.

Hıristiyan Kitâb-ı Mukaddesi’nde “Allah’ın oğlu” tabiri, çeşitli şekillerde geçmektedir. Bir yerde Isa

Aleyhisselâm için “Sevgili oğlum” (Matta: 3/17; 17/5; Markos: 1/11; Luka: 9/35) denirken bir başka

yerde “Sen Hayy olan Allah’ın oğlu Mesihsin” (Matta: 16/16; Markos: 3/11) denmiştir. Yine bir

başka yerde “Babanın kucağında biricik oğul” (Yuhanna: 1/18; 3/16) tabiri kullanılmıştır. Pavlus ise,

“Rab İsa’yı Allah’ın kendi oğlu” (İbranilere Mektup: 1/2) olarak ve “Başkâhinimiz Allah’ın oğlu İsa”

(İbranilere Mektup: 4/14) diyerek niteler.

Hıristiyanlığın oluşturduğu teslis inancına göre Allah birdir. Ancak, İsa’nın babasıdır. Hıristiyanların

kullandıkları gibi Allah, Baba olursa; ya ezelî bir şeyi doğurmuş olur, ya sonradan olan bir şeyi

doğurmuş olur. Ezelî olan şey aslâ doğmuş olmaz.

Allah-u Teâlâ İsa Aleyhisselâm hakkında gerçek dışı beyan ve inançlarda ısrar eden ehl-i kitabın bu müfrit telâkkilerini reddeder. Hıristiyanların Allah’ı bırakıp İsa Aleyhisselâm’a tapacak kadar onun hakkında aşırı tazimde bulunmak suretiyle düştükleri sapıklıkları anlatarak şöyle buyurur:
“Ey Ehl-i kitap! Dininizde taşkınlık etmeyin. Allah hakkında ancak gerçeği söyleyin.” (Nisâ: 171)
Onu ancak yüksek sıfatlarıyla, güzel isimleri ile nitelendirin. O’na bir eş ve bir çocuk veya buna benzer zatına yakışmayan şeyleri nisbet etmeyin.
“Meryem oğlu İsa Mesih, Allah’ın peygamberidir.” (Nisâ: 171)
O sadece Allah-u Teâlâ’nın peygamberlerinden bir peygamberdir, sizin iddia ettiğiniz gibi Allah’ın oğlu değildir.
“Meryem’e ulaştırdığı kelimesidir.” (Nisâ: 171)
O’nun taraf-ı izzetinden tecelli eden bir emirdir. “Ol” emr-i şerifiyle var olmuştur.
“Ve O’ndan bir ruhtur.” (Nisâ: 171)
Kendisinin yaratmasıyla meydana gelen bir ruhtur. O’nun “Kün” emri ile bir mucize olarak vücuda getirdiği için kendisine bir şeref olmak üzere “Kelimetullah” denilmiştir. Bu ruhun Allah-u Teâlâ’ya izafe edilmesi şerefini yükseltmek içindir. Allah-u Teâlâ onunla bir çok ölü kalplere hayat vermiştir.
Şu halde;
“Allah’a ve peygamberlerine inanın. (Allah) üçtür demeyin.” (Nisâ: 171)
Ne “İlâhlar üçtür: Allah, Mesih, Meryem’dir.” diye açık bir şirk ile; ne de “Allah üçtür: Baba, oğlu, ruhü-l Kuds üç esas, üç şahıs olarak tek esastır.” gibi yorumlu şirk ile “Üç İlâh” anlayışına sapmayınız.
“Sizin için hayırlı olmak üzere bundan vazgeçin. Şüphesiz ki Allah ancak bir tek ilâhtır. O, çocuk sahibi olmaktan münezzehtir. Göklerde ve yerde olanların hepsi O’nundur. Vekil olarak Allah yeter.” (Nisâ: 171)
İsa Aleyhisselâm kendisine insan olmanın dışında bir sıfat yakıştırmak isteyenlere kul olduğunu hatırlatmak ihtiyacı duymuş ve:
“Ben ancak Allah’ın kuluyum.” buyurmuştur. (Meryem: 30)
Muhataplarına: “Beni ilâh edinin.” dememiş:
“Şüphesiz ki Allah benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir. O’na kulluk edin. İşte doğru yol budur.” buyurmuştur. (Meryem: 36)
Allah-u Teâlâ Tevhid akidesini temelinden yıkan Üç İlâh (Teslis) inancının doğuracağı elim akıbeti haber vermektedir. Allah’tan başka iki ilâh edinenlerle Isa Aleyhisselâm ilâhî huzurda yüz yüze getirilecekler, Allah’a ve Peygamber’ine iftira edenler hak ettikleri cezayı göreceklerdir.
“Senden önce gönderdiğimiz peygamberlerimize sor! Biz Rahman’dan başka tapılacak ilâhlar kılmış mıyız?” (Zuhruf: 45)

Allah öyle bir Allah’tır ki, İhlâs sûre-i şerif’inde beyan edildiğine göre “Doğmamış, doğrulmamıştır.” Çocuğu, babası, eşi olmaktan münezzehtir.
Kur’an-ı kerim’inde Hazret-i Allah onlara şöyle cevap veriyor:
“Resulüm! De ki: O Allah bir tektir. Allah Samed’dir, her şey O’na muhtaçtır, O ise hiçbir şeye muhtaç değildir. O doğurmamış ve doğurulmamıştır. Hiçbir şey O’nun dengi ve benzeri değildir.” (İhlâs: 1-4)
Resulullah -sallAllahu aleyhi ve sellem- Efendimize hitap ederek bir Âyet-i kerime’sinde şöyle buyurmaktadır:
“De ki: Rahman’ın çocuğu olsaydı, ona kulluk edenlerin ilki elbette ben olurdum.
Göklerin ve yerin Rabbi, arşın da Rabbi olan Allah, onların vasıflandırdıkları noksan sıfatlardan münezzehtir.
Bırak onları! Kendilerine vaad edilen günlerine kavuşuncaya kadar dalsınlar, oynayıp dursunlar.” (Zuhruf: 81-82-83)

Allah-u Teâlâ bir Âyet-i kerime’sinde Zât-ı akdes’ine kullarından bir parça isnad eden sapıklar hakkında şöyle buyurmaktadır:
“Kullarından bir kısmı, O’nun bir cüz’ü kıldılar. İnsan gerçekten apaçık bir nankördür.” (Zuhruf: 15)

O’na çocuk nisbet etmek bir küfürdür, küfür ise her türlü nankörlüğün esasıdır.

ŞİMDİ SİZ BU TEBLİĞ STRATEJİSYLE AYNI İLAHA İNANDIĞINIZI SÖYLEYİN. ŞUDA BİR GERÇEKTİRKİ .AYETLERİ ÇARPITMAKTA

ÜZERİNİZE YOKTUR.

KENDİ HÜKMÜNÜZÜ KENDİNİZ VERİN.....



DİYALOGÇULARIN BİZE YÖNELTTİKLERİ SORULAR

SORU (4)

“Allah, sizinle din uğrunda savaşmayan ve sizi yurtlarınızdan çıkarmayanlara iyilik yapmanızı ve onlara adil davranmanızı yasaklamaz.” (Mümtehine, 8,9,)

Bu Ayeti Kerimede İfade edilen, Ehl-i Küfür ile düşman olun ve dost olmayın mıdır? Yoksa, onlardan müminlerle savaşmayanlara İYİLİK YAPIP, ADİL DEAVRANMAK MIDIR? ve bu vesile ile İSLAMI TEMSİL etmekmidir?

CEVAP......


Allah, sizinle din uğrunda savaşmayan ve sizi yurtlarınızdan çıkarmayanlara iyilik yapmanızı ve onlara adil davranmanızı yasaklamaz.” (Mümtehine, 8,9,)

AYETİN İNİŞ SEBEBİ

Tefsirlerde, din hususunda savaşmayanların, Hz. Peygamber’le anlaşma yapan ve ona sadakat gösteren Huzâa kabilesi olduğu, çoğunlukla ifade edilmiştir. Bazılarına göre bunlar Mekke’de iman eden fakat hicret etmeyenler veya kadınlar ve çocuklardır. Âyet, Hz. Ebubekir’in kızı Esma’nın Mekke’de kalan müşrik annesinin, kendisini ziyaret için geldiğinde kabul etmemesi üzerine nâzil olmuştur. Ancak âyetin hükmü umumidir.

ŞİMDİ BU AYETİN İNİŞ SEBEBİYLE BAKTIĞIMIZ DA EHLİ KİTAB İLE YAPMIŞ OLDUĞUNUZ DİYALOĞA İŞARET GÖREMİYORUZ. AYET TEN VE TEFSİRİNDEN ANLADIĞIMIZ.İSTER MÜŞRİK BİR KAFİR İSTER EHLİ KİTAB TAN OLAN KAFİR OLSUN DİN HUSUSUNDA BİZİMLE SAVAŞMIYORSA İYİLİK YAPMAMIZ DA BİR SAKINCA OLMADIĞIDIR...

FAKAT ŞİMDİ YAPMIŞ OLDUĞUNUZ DİYALOG YUKARIDA VERMİŞ OLDUĞUNUZ AYET TEN FERSAH FERSAH UZAKTIR..
SEBEBİ EHLİ KİTAP ŞUAN BİZİMLE DİN UĞRUN DA SAVAŞMAKTA BİZİ YURTLARIMIZDAN ÇIKARMAKTADIR.TABİİ EHLİ KİTABIN SORUNU MÜSLÜMANLAR İLEDİR.SİZİNLE SORUNLARI YOKTUR...

AYRICA KÜFRÜN YANINDA YER ALANLARIN HÜKMÜ DE ONLARIN HÜKMÜ GİBİDİR.

Allah, yalnız sizinle din uğrunda savaşanları, sizi yurtlarınızdan çıkaranları ve çıkarılmanız için onlara yardım edenleri dost edinmenizi yasaklar. Kim onlarla dost olursa işte zalimler onlardır.MÜMTEHİNE-9-


Ey iman edenler! Eğer benim yolumda savaşmak ve rızamı kazanmak için çıkmışsanız, benim de düşmanım, sizin de düşmanınız olanlara sevgi göstererek, gizli muhabbet besleyerek onları dost edinmeyin. Oysa onlar, size gelen gerçeği inkâr etmişlerdir. Rabbiniz Allah'a inandığınızdan dolayı Peygamber'i de sizi de yurdunuzdan çıkarıyorlar. Ben, sizin saklı tuttuğunuzu da, açığa vurduğunuzu da en iyi bilenim. Sizden kim bunu yaparsa (onları dost edinirse) doğru yoldan sapmış olur. MÜMTEHİNE SURESİ-1-

KISACASI HER NE KADAR KÜFRÜNÜZÜ ÖRTEBİLECEK BİR AYET ARSANIZ DA BULAMAYACAKSINIZ........

Moderatöre Bildir   Logged

Eğer Rasulullah’a (s.a.v) yardımdan geri kalırsak analarımız bizi yitirsin!

Şeyh Usame Bin Laden (Hafizahullah) - Avrupaya Mesaj
Vuslata_Ozlem
Tecrubeli üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 270



« Yanıtla #1 : 11 Eylül 2009, 00:42:56 »

bu cümle yetmis kardesim
fazla söze hacet yok
 

KISACASI HER NE KADAR KÜFRÜNÜZÜ ÖRTEBİLECEK BİR AYET ARSANIZ DA BULAMAYACAKSINIZ.......
Moderatöre Bildir   Logged

YANLIZ SANA KULLUK EDER,YANLIZ SENDEN YARDIM DILERIZ
Sayfa: [1] Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
BİZE SABIR VER Allah'IM Şiir Pınarı « 1 2 » H@B!BE_XUD@ 12 976 Son Mesaj 11 Aralık 2007, 13:50:11
Gönderen: H@B!BE_XUD@
Allah BİZE YETER... Düşünce yazıları/Makaleler muhammed-i dava 2 241 Son Mesaj 06 Ağustos 2008, 00:24:53
Gönderen: Duha
“BİZE İYİLİK YARAŞIR” Ramazan-ı Şerif kuranehli 0 106 Son Mesaj 14 Eylül 2008, 21:34:15
Gönderen: kuranehli
siyer den sorular Hz.Muhammed (S.a.v) « 1 2 3 » Muhammed Ensar 26 1522 Son Mesaj 20 Kasım 2008, 17:23:35
Gönderen: kuranehli
EKMEK BİZE NEREDEN VE NASIL GELİYOR? Çocuk Eğitimi Bişnev 5 490 Son Mesaj 12 Kasım 2009, 14:45:53
Gönderen: Suanur
:::DİZİLER BİZE NELER ETTİ..???? Yurttan haberler « 1 2 » mizgina_islam_ 17 791 Son Mesaj 15 Mart 2010, 00:25:09
Gönderen: mizgina_islam_
(( BİZE Allah YETER )) Serbest Bölüm MUHACİR 0 92 Son Mesaj 06 Haziran 2011, 13:27:48
Gönderen: MUHACİR