0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1] 2 Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: Diyarbakır zindanının belgeseli çekildi  (Okunma Sayısı 445 defa)
vuslat
Site Yöneticisi
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 5352


Sözüm tükendi, manayı sessizliğe yükleyip sustum


« : 10 Haziran 2009, 21:26:39 »



12 Eylül darbesinden sonra 'işkence merkezi' gibi kullanılan Diyarbakır Cezaevi, yine gündemde. Hükümetin müzeye çevirmeyi düşündüğü cezaevinin belgeseli de çekildi.


Elli-altmış kişi havalandırmaya alınırdı. Gardiyan ‘tepe ol’ komutu verince tüm tutuklular üst üste biner, bir diğeri de en üste çıkar ve bu şekilde İstiklal Marşı’nın on kıtası okutulurdu. Başka zaman havalandırmaya çıkan 6 tutuklu bir daire oluşturur, bunların üzerine de 3-4 kat olacak şekilde diğerleri kule oluşturur, gardiyanın ‘yıkıl’ komutuyla bütün tutuklular kendini bırakır ve çoğunun vücudunda kırılma, incinme veya çıkık olurdu. Günün programı devam eder; gardiyanlar koğuşa girip ‘ranza altı ol’ komutu verince, koğuştaki tutuklular ranzaların altına girerdi. Ancak tutuklular ranza altlarına sığmadığı için kiminin eli, kiminin kolu dışarıda kalır, gardiyanlar ise tutukluların dışarıda kalan uzuvlarına kalaslarla vurmaya başlardı. ‘Kervan ol’ komutu bir başka psikolojik işkencedir; havalandırmada tutuklular tek sıra dizilir, her birinden önündekinin sırtından, bacaklarından tutması istenirdi. Yine gardiyanın komutuyla tutuklular yürümeye başlar ve bu işlem ayakta duramayacak hâle gelinceye kadar sürerdi. Oğuz Güven’in yazdığı ‘Zordur Zorda Gülmek’ isimli kitapta Diyarbakır Cezaevi’ndeki uygulamalar bir bir sıralanıyor. Dahası da var; fakat onları okumayı yürek kaldırmaz…

 

Mahkûmlara uygulanan işkencelerin bedenler ve ruhlarda derin izler bıraktığı, tanıkları yıllar sonra anlatırken ortaya çıkıyor. ‘Türkçe konuş, çok konuş!’ komutunun her daim geçerli olduğu Diyarbakır 5 No’lu Cezaevi’nde (Bugünkü adıyla Diyarbakır E Tipi Kapalı Cezaevi. Adli mahkûmlar kalıyor.) yaşananlar bir devrin trajik izlerini yansıtıyor. Aslında ‘devletim’ diyen bir güruhun körlüğü, basiretsizliğiydi olanlar. 12 Eylül 1980’den Mart 1984’e kadar Kürt tutuklulara uygulanan işkenceler, nefretleri sevgilerin önüne geçirdi. Bu, çoğu uzmana göre, PKK’nın palazlanmasına ve güçlenmesine vesile olan planlı bir projeydi.

 

Diyarbakır Cezaevi’nde yaşananlar bugün üzerinde durulan en hassas konuların başında geliyor. Hükûmetin yeni ‘Kürt açılımı’ olarak lanse ettiği projelerdeki hamlelerden biri de cezaevinin müzeye dönüştürülmesi veya yıkılıp yerine barış anıtı dikilmesi. Zaten Diyarbakır Belediye Başkan adayı olan AK Parti Milletvekili Kutbettin Arzu’nun seçim vaatlerinden biri Diyarbakır 5 No’lu Cezaevi’nin yıkılıp yerine ‘barış parkı’ yapılmasıydı. Hükûmet ve aydınlar nezdinde bir döneme damgasını vuran cezaevinin yıkılması fikri giderek güçleniyor.

 

Şüphesiz Diyarbakır Cezaevi üzerine çok yazılar yazıldı, anılar anlatıldı ilk ağızlardan. Herkes yaşadıklarını anlatırken bir kez daha o günlere gitti. Müzeye dönüştürülmesi fikriyle gündeme gelen cezaevi konusunda bir çalışma ortaya konuldu. Bu sefer acı satırlara sığmadı, dile geldi; belgesele dönüştürüldü. Yönetmen Çayan Demirel, 5 No’lu Cezaevi adıyla cezaevinde yaşananları belgeselde anlattı. Demirel 100 tanıkla görüşüp 45’ni belgesele dâhil etmiş. Bunlar arasında Ahmet Türk, Tarık Ziya Ekinci gibi önemli isimler var. Her tanık, yaşananları kendi penceresinden anlatıyor. Çayan Demirel, tanıkların anlatımları sırasında zorlandıklarını aktarıyor: “O travmayı hâlâ yaşıyorlar. Bana şöyle yapıldı, böyle yapıldı veya arkadaşımıza şu oldu denildiğinde kopup o günlere dönüyorlar. Bu bizi biraz zorladı. Mesela bir mahkûmun ‘bana canlı canlı fare yedirdiler’ demesi ekibin dengesini bozdu. Bir başka mahkûmun ağrıyan dişinin yerine sağlam 3-4 dişinin çekildiğini anlatması da aynı etkiyi yaptı.” Belgeselin tamamı daha sonra kitap olarak piyasaya çıkacak.

 

Diyarbakır Cezaevi ile ilgili en kapsamlı çalışma sayesinde yeni bilgiler de öğreniyoruz. Çayan Demirel bazı ezber bilgilerin farklı olduğunu öğrendiklerinin altını çiziyor. Meselâ 12 Eylül 1980 ile Mart 1984 tarihleri arasında geçen süreçte cezaevinde yapılan işkencelerde 34 değil, 32 kişinin öldüğünü bu belgeselle öğreniyoruz. Demirel, mahkûmlardan Suphi Çevrici ile Mehmet Emin Yavuz’un 1986 ve 88 yıllarında öldüğünü tespit ettiklerini anlatıyor. Belgeselde aynı zamanda 4 kadın mahkûmla da ilk kez görüşülüyor. Ayrıca çocuk kısmında kalan 2 mahkûm da ilk defa konuşuyor. Celil Beyazgül ve Fehmi Behçeçi çocuk koğuşunda kalırken o dönemde uçak kaçıran hava korsanları Yılmaz Yalçıner, Ömer Yorulmaz ve Mekki Yassıkaya’nın himayesinde eğitimden geçiriliyor. Bu çocuklara Kemalizm’in nimetleri anlatılıyor her gün. Belgeseldeki ilklerden biri de Diyarbakır Cezaevi’nde kalan bir Alman vatandaşı ile görüşülmüş olması. Van Akdamar bölgesinde çalışmalar yapan Ralph Braun, ajan olduğu gerekçesiyle tevkif edilip Diyarbakır 5 No’lu Cezaevi’ne getiriliyor. Burada işkencelere maruz kalan Braun, 6 ay sonra Alman hükûmetinin devreye girmesiyle serbest bırakılıyor. Cezaevinde Ali ismi verilen Braun o günleri anlatırken askerlerin verdiği ‘emret komitanım’ tekmilini hiç unutamadığını aktarıyor. Belgesel için dönemin komutanlarından Kemal Yamak ile söyleşi yapılmak istenmiş; ancak kendisi bunu kabul etmemiş. Dönemin Diyarbakır Askerî Savcısı Ümit Kardaş ile yapılan bir söyleşi de belgeselde yer alıyor.

 

Yönetmen Çayan Demirel bu belgeselle Türkiye’nin bazı acı ve hatalarıyla yüzleşeceğini düşünüyor. Demirel’e göre, Diyarbakır Cezaevi’nde din, dil, ideoloji ayrımı yapılmadan eşit işkence uygulandı. 12 Eylül’ün oluşturduğu en büyük yaralardan birinin Diyarbakır Cezaevi olduğunu anlatan Demirel şunları söylüyor: “Toplumsal barışın sağlanmasının yolunun tarihle yüzleşmekten geçtiğine inanıyorum. Benim derdim yüzleşme kültürüyle sağlıklı bir toplumun oluşmasına katkı sunmaktır. Bir yarayı kaşıma niyetinde değilim. Sadece tarihî gerçeklere dikkat çekiyorum. Yüzleşmeden geleceği yeniden inşa etmede sıkıntı yaşarız.”

 

Çayan Demirel, Koray Kesik, Burak Dal, Ayşe Çetinbaş’tan oluşan belgesel ekibi aynı zamanda Adalet Bakanlığı’nın izniyle Diyarbakır Cezaevi’nde oluşturdukları örnek bir koğuşta çekim yapmış. Demirel, koğuşların günümüzde farklı olduğunu; fakat koridor görüntülerini ve cezaevinin genel durumunu o günün şartlarına yakın çekimler yaptıklarını anlatıyor. 2 yıl süren çalışma sonucunda tamamlanan ve 101 dakikadan oluşan belgesel kasım ayından itibaren sinemalarda gösterime girecek.

 

(Aksiyon)
 
Moderatöre Bildir   Logged

Ya Rebbî! ez Ji bela û zehmetîya, arîkarî te dêxwazîm. Ez xwe davim te...
krexlan
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 86


Bi Türlü Çözemedim Seni


« Yanıtla #1 : 11 Haziran 2009, 09:26:18 »

İşkenceleri yapanalra zaten diyecek bir sözümüz yok hepsinin cezasını  Allah (c.c) verecek inş Allah bu dünyada da ahirette de. Ama bence burda kızılması, hesap sorulması ve bu işkencelerin aynılarının yapılması gereken başka bir vahşi insanlık var. O da şu pkk yı oluşturan kürtler. sırf onların bu hainlikleri yüzünden masum insanların canları yandı. Onlaru bulup bir güzel kurşuna dizecen. Bide utanmazlar öcalanın işkence çektiğini söylüyorlar. be  Allah sızlar. O değil mi ki bütün Türkiye'deki masum gençlerimizi öldüren. Ele başı canavar. Saddam gibi asılsa ya. Ama olur mu? Doğuda ki mitinglerde çocuklara neler öğretiliyo. Çocuklar artık oyunlarında bile mitinglerdeki şeyleri göz önüne alarak oyun oynuyorlar. Ne acı. Din içinse bu çaba amenna ama başka işler içinse yazıklar olsun. şu öcalan sadistini aleme ibret gebertseler ne büyük sevap alacaklar. Ama olur mu? Arkası kuvvetli adamın. Bugün bir adam öldürüldüğünde dahi kaç yıl hapis yatılıyor.Ama katil öcalan Türkiye'yi kuruttu ama paşa paşa bakılıyor. Geberesice. Allah ın laneti üzerinden hiç eksik olmasın, onun ve yardakçılarının. Angry Angry İşte cezaevlerindeki masumların çektiği işkencelerin asıl sorumluları pkk ya destek verenlerdir. önce ırk ayırımı yapan,içlerinizdeki insanlardan sorulsun hesap sorulacaksa.
Moderatöre Bildir   Logged
_uMuT_
Mir Üye
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4510


seven sevilene tabi olur.


« Yanıtla #2 : 11 Haziran 2009, 11:02:09 »

oflu bacım pkk hakkında sölediklerinde sonuna kadar haklısın gerçektende bu dine ve vatana haindirler lakin tepkini gösterirken kelimelerine biraz dikkat etsen pkklı kürtler yerine pklı hainleri seçsen çünkü her kürt pkk ya destek vermiyor ikinciside haşa AllahSIZ tabiri tehlikeli bi sözdür zaliminde mazlumun de yaşayan yaşamayan her şeyin yaratıcısı Allah tır yani Allah sızlık haşa yoktur tepkiden söylediğini biliyorum dedim ya değişik kelimeler kullansan daha iyi olur hakkınızı helal edin inş haddim olmayarak ikaz ettim..
Moderatöre Bildir   Logged

                                                                 (dualar sana filistin)
vuslat
Site Yöneticisi
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 5352


Sözüm tükendi, manayı sessizliğe yükleyip sustum


« Yanıtla #3 : 11 Haziran 2009, 11:05:29 »

bir ayrıntıyı unutmayacaz. pkk gibi örgütlerin ortaya çıkışı , faşist yönetimlerin sonucudur. biz müslümanlar unutmamamız gereken bir şey daha var, biz müslümanız ve hakkın olduğu  taraftayız. bizim için ezilen ve hakları ellerinden alınan kim olursa olsun, onun tarafında yer almaktır. kendi dünya gürüşünü ve yaşam tarzını şiddet kullanarak, zorbalık ile dayatmaya çalışan düşünce sistemlerine faşizt sistemler denilir. bunlar aynı zamanda elindeki gücü kullanarak kendinden zayıf insanları ezerler...
offlu biz bir müslüman olarak taraf değiliz. biz asla taraf olmadık. pkk ismi altında kürt halkına sopa gösterenler, hakaret edenler, dışlayanlar tc.nin kontra sistemidir. belkide tc.nin derin devleti ve pkk danışıklı düğüşerek birbirlerinin güçlerine güç kattılar(bugünlerde bu konuşuluyor), yani birbirlerinin sırtından geçindiler..

offlu sizin düşünceniz faşist düşünce sistemine yakın duruyor. bakış açınız, 12 eylül darbesini yapan paşa ile aynı. o faşist paşa da aynı gerekçe ile darbe yapmış,  zindanlarda binlerde sivil insanın sakatlanmasına ve yaşamına mal olmuştu. bu islami sistem içinde de çok tehlikeli fikirler. pkk gibi örgütler sol ve inançsız bir örgüt olabilir. lakin, tc. nin o günün konjüktüründe devamında, müslüman ve sol ayırımı yapmıyor, fikirlerini benimsemeyen birçok kişiye zindan kapılarını açıyorlardı.

konumuz zindan... binlerce müslüman mahkum var. diyarbakır zindanları , elazığ, bingöl, metrisi  mesken tuttular. içimzdeki bazı basiretsiz kişilerin dünya gürşü ile israilin filistine saldırı gürüşleri arasında fark olmadığını görüyoruz, duyuyoruz. şunun örneği gibi: yahudinin ''filistinli direnişçiler olmamış olsaydılar, biz saldırmazdık'' gibi faşist düşünceler günümüzde bazı sözüm ona müslümanlarda da hayat bulmuş, ve dünde olmuştu, bugünde olacak.

bizim için ölçü kuranı kerimdir. örnek olarak muhammed a.s bize yeter. zülm hiç bir yerde hayat bulmaz, yeşermez. ama hakk ve adalet herdem canlı ve yeşermektedir...
Moderatöre Bildir   Logged

Ya Rebbî! ez Ji bela û zehmetîya, arîkarî te dêxwazîm. Ez xwe davim te...
_uMuT_
Mir Üye
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4510


seven sevilene tabi olur.


« Yanıtla #4 : 11 Haziran 2009, 11:50:54 »

yanlış biliyorsunuz bend ekürdüm ve senın anlayamayacağın kadar pkk dan nefret ederim küfür adı rengi ne olursa olsun küfürdür zalimde hakeza öyle eğer ki zülmü yapan türkse onunda adı zalimdir şimdi desemki türk faşistler kabul edermisiniz? hayır öle deme hakkımda yok zaten aynı şekilde pkklı kürtler deseniz hepimizi bütün kürtleri içine katarsınız ki buda haksızlıktır bu bölgenın pkk nın hegomanyasında bi devlet istediğini kim söledi ki? üç beş çakkalın isteği bölge halkına mal edilemez ama bölge halkı insan yerine konulmak ister adam yerine konulmak ister muş kars neyse denizli izmir antalya odur bizim için sadece kürt davasını savunduğunu iddia eden bi grup için bütün kürtleri rencide etmek haksızlık olur
Moderatöre Bildir   Logged

                                                                 (dualar sana filistin)
vuslat
Site Yöneticisi
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 5352


Sözüm tükendi, manayı sessizliğe yükleyip sustum


« Yanıtla #5 : 11 Haziran 2009, 12:13:54 »

offlu yazacaklarınızı bir kez okuyup yazarsanız sizin için daha hayırlı olur, düşünmeden konuştukça daha fazla hatalı konuşuyorsunuz. hayır ben sizinle tartışmıyorum.
benim söylemlerim açık ve net. ben bir müslümanın referansı kuran ve sünnet olsun diyorum. hayatının her evresinde hakkı ve adaleti el üstünde tutsun diyorum.

ben birini eleştirirken bile ''o topluluğa karşı kininiz  sizi adaletli davranmaktan alıkoymasın'' diyorum.
 bir müslüman birini eleştirirken bile niçin eleştirdiğinin bilincinde olmalıdır.
benim kızdığım pkk bile eleştirilirken, mhp dilinin kullanılmasıdır. yoksa biz müslümanlar şunu iyi biliyoruzki pkk gibi ırkçı zihniyeti doğuran ve büyüten mhp zihniyetidir. mhp nin dili kullanılarak pkk ye saldırırsanız, bizim islami kişiliğimizin hiç bir kıymeti harbiyesi kalmaz. biz önce müslümanız daha sonra türk, kürt ,laz'ız.
ama önce milliyetçiliğinizi ön planda tutar sonra müslümanlığınızı ilan ederseniz mhp nin kimliğine bürünürsünüz. hal böyle olunca da, pkk gibi ırkçı düşünceler hep canlı ve diri kalır...
küfür tek milletir, biz müslümanız, türküz ama türkçü değiliz, kürdüz ama kürtçü değiliz....

selam ve dua ile.
Moderatöre Bildir   Logged

Ya Rebbî! ez Ji bela û zehmetîya, arîkarî te dêxwazîm. Ez xwe davim te...
vuslat
Site Yöneticisi
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 5352


Sözüm tükendi, manayı sessizliğe yükleyip sustum


« Yanıtla #6 : 11 Haziran 2009, 12:37:39 »

Anladım tamam anlatmak istediğinizi.Ama ben mhp den felan anlamam ne konuştuklarını da dinlemem. Ne kızıyosunuz Grin Allah Allah. Demek ki kürt lafını kullanmamam gerekiyor bunu anladım. İyi kullanmayız.
Allaha hamd olsunki kan dökülmeden bu sorunu da çözdük Smiley
Allah razı olsun offlu kardeşim, inşAllah anlamamak ve anlaşılmamak yoktur mektebimizde.
Moderatöre Bildir   Logged

Ya Rebbî! ez Ji bela û zehmetîya, arîkarî te dêxwazîm. Ez xwe davim te...
_uMuT_
Mir Üye
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4510


seven sevilene tabi olur.


« Yanıtla #7 : 11 Haziran 2009, 12:51:33 »

bizim ırkımız rengimiz ve bakış gözlüğümüz islamdır. ırkımıza laf söyletmeyiz
Moderatöre Bildir   Logged

                                                                 (dualar sana filistin)
hamne
Usta Üye
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 726



« Yanıtla #8 : 11 Haziran 2009, 14:26:19 »

kim demiş lazlar kan dökmez..?!onlar kadar silahı seven bir millet tanımıyorum ben...
Moderatöre Bildir   Logged

''Ne mutlu Hanne gibi adayanlara ünlem
Ne mutlu Meryem gibi adananlara ünlem
Ne mutlu Zekeriya (a.s) gibi bahçıvanlara ünlem
Ne mutlu Yahya ve İsa (a.s) gibi (manevi kurban) kurbanlara ünlem''
hamne
Usta Üye
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 726



« Yanıtla #9 : 11 Haziran 2009, 15:05:42 »

"Kürt demiceksem onlara ne dicem? Laz olabilirler mi? çerkez, abaza, zaza, alevi midir yada? kürt işte. Siz onlar kürt diye bana değil onları doğuranlara kızın o zaman. "

"ama sizdeki gibi kan davası  Huh?"
 "yani biizm buralarda olmuyo, batı karadenizde olmuyo ama karadenizde oluyordur"


demekki neymiiişş her milletin bir  marazlısı var imiiişş Grin
Moderatöre Bildir   Logged

''Ne mutlu Hanne gibi adayanlara ünlem
Ne mutlu Meryem gibi adananlara ünlem
Ne mutlu Zekeriya (a.s) gibi bahçıvanlara ünlem
Ne mutlu Yahya ve İsa (a.s) gibi (manevi kurban) kurbanlara ünlem''
Sayfa: [1] 2 Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
Mutlaka her Müslümanın İzlemesi Gerekir Şirk Belgeseli Belgeseller kudus 4 333 Son Mesaj 28 Ekim 2009, 15:20:23
Gönderen: HabiR
Halid İslambuli Belgeseli - Firavunun İdamı Belgeseller vuslat 0 343 Son Mesaj 12 Şubat 2010, 20:28:18
Gönderen: vuslat
Gazze belgeseli: Gazzeye Ağıt Belgeseller vuslat 0 445 Son Mesaj 23 Mart 2010, 23:42:14
Gönderen: vuslat
Mavi Marmara gemisi sineviyon ( yolculuk Belgeseli ) Belgeseller vuslat 1 210 Son Mesaj 03 Temmuz 2010, 10:15:23
Gönderen: MERXAS
Rest çekildi: Mısır'a değil Gazze'ye gidiyoruz! Dünyadan Haberler гüъεyyε 0 180 Son Mesaj 11 Temmuz 2010, 20:00:00
Gönderen: гüъεyyε
İran yapımı : Mavi marmara Gemisi belgeseli Belgeseller vuslat 5 405 Son Mesaj 23 Aralık 2010, 12:28:41
Gönderen: vuslat
BBC'den Hz. Muhammed a.s belgeseli Dünyadan Haberler Âl-i İmran 0 132 Son Mesaj 14 Temmuz 2011, 12:32:54
Gönderen: Âl-i İmran