0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1] Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: Ebu Rafi'nin Öldürülmesi  (Okunma Sayısı 147 defa)
hamza01
Üstad Üye
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1145


TAĞUTU RED AllahA İMAN


« : 28 Ekim 2009, 22:47:51 »

SUİKASTLER

Ebu Rafi'nin Öldürülmesi
 
 
Ka'b b. Eşrefin Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem'e düşmanlığından dolayı Evs tarafından öldürülmesi üzerine Hazreçliler Evs'e:

"Bu yaptığınızdan Ötürü bize üstün olamazsınız." dediler ve bu sebeple kendi aralarında istişare ettiler. Sonra birbirlerine:

"Acaba Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem'e İbn-i Eşref gibi düşman olan başka kim vardır?" dediler.

Bir müddet düşündükten sonra Allah düşmanı Ebu Rafi'de karar kıldılar. Ebu Rafi bu sırada Hayber'de idi.

 Aralarındaki bu istişareyi Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem'a haber verdiler ve Ebu Rafi'yi öldürmek üzere Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem'den izin istediler. Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem de onlara izin verdi fakat kadın ve çocukları öldürmemelerini tenbih etti. Onlar da Hazreç'ten beş kişiyi seçip Ebu Rafi'yi öldürmeleri için gönderdiler.

Bu kişiler şunlardır:

Abdullah b. Atik, Mes'ud b. Sinan, Abdullah b. Enis, Ebi Katade el-Haris b. Rib'i ve Huzai b. Esved (bu Eslem'in halifidir.) (Siyeri İbn-i Hişam)
 
 
Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem, Ensar'dan birtakım kimseleri, yahudi Ebu Rafi'yi öldürmek için görevlendirip üzerlerine de Abdullah b Atik'i kumandan tayin etti.

Ebu Rafi, Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem'e çok eziyet eder ve onun aleyhindeki her şeyi desteklerdi. Bu yahudi, Hicaz topraklarında kendisine ait sağlam ve dayanıklı bir kalede oturmaktaydı.

Abdullah b Atik ve arkadaşları kaleye yaklaştıklarında güneş batmış, köy halkı da hayvanlarıyla otlaktan dönmüşlerdi. Bu durum üzerine Abdullah b. Atik arkadaşlarına:

"Siz yerinizde durunuz. Ben gidip kapıcılara nazik davranayım. Böylelikle içeriye girebileceğimi zannediyorum" dedi ve kale kapısına doğru yürüyerek kapıya yaklaştı. Sonra kendisini gizlemek için elbisesine bürünerek sanki tuvalet ihtiyacını gideriyormuş gibi davrandı. Halk tamamen kaleye girmişti.

Abdullah b. Atik olayı şöyle anlatıyor:

"Bu sırada kale kapıcısı bana hitaben:

"Ey Allah'ın kulu! Kaleye girmek istersen hemen gir. Zira kapıyı kapayacağım" dedi.

Ben de hemen girip içeride gizlendim. Zaten halk da tamamen içeri girmişti. Böylece kapıcı kapıyı kilitledi ve anahtarları bir direğe astı. Hemen kalkarak anahtarları alıp kapıyı açtım.

Ebu Rafi'nin yanında akşamdan sonra gece sohbeti yapılırdı. Bu sohbet kalenin üst katlarında olurdu. Sohbet bitip de dostları Ebu Rafi'nin yanından dağılınca hemen yukarı çıkarak açtığım her kapıyı iç taraftan sürgülemek suretiyle onun yanına gittim.

Düşündüm ki kapıların bu şekilde kapalı olması Ebu Rafi'nin adamları beni yakalamak için gelecekleri zaman onu öldürünceye kadar onları engellerdi. Bu şekilde Ebu Rafı'nin yattığı odaya vardım. Ebu Rafi karısıyla birlikte karanlık bir odada yatıyordu. Bu nedenle odanın neresinde olduğunu tam olarak kestiremediğimden:

"Ebu Rafi!" diye seslendim. Ebu Rafi de:

"Kim o?" diye cevab verdi.

Hemen sesin geldiği yere giderek adama bir kılıç darbesi indirdim. Fakat heyecanımdan dolayı isabet ettiremedim. Ebu Rafi'nin bağırması üzerine ben de odadan dışarı çıkıp kısa bir zaman bekledikten sonra tekrar içeri girdim. (Bu kez sesimi değiştirerek):

"Bu feryat nedir, ya Eba Rafı?" dedim.

"Anan cehenneme! Sen gelmeden önce birisi kılıçla beni öldürmek istedi" dedi.

Ona bir darbe daha indirdim. Bu kez onu iyice yaraladım ama öldüremedim. Sonra kılıcımın ucunu karnına batırdım. Nihayet Ebu Rafi yere düştü.

Bu defa onu öldürdüğümü anladım ve hemen kapıları birer birer açıp kaçmaya başladım. Tam merdivenin son basamağına varmıştım ki yere ulaştığımı sanarak ayağımı attım ve merdivenden düştüm. Ayağım kırıldı. Hemen bir sargı ile bu kırığı sarıp yürüdüm. Kapıya varıp orada oturdum. Ve kendi kendime:

"Şunu öldürüp öldürmediğimi iyice anlayıncaya kadar bu gece kaleden çıkmayayım" diye karar verdim.

Nihayet horozlar ötmeye başlayınca ölü ilancısı kale surlarından:

"Hicaz halkının taciri Ebu Rafi'nin ölümünü duyururum" diye bağırdı.

Bunu duyduktan sonra arkadaşlarımın yanına gidip onlara:

"Artık tamam. Allah Ebu Rafi'yi öldürdü" dedim.

Nihayet Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem'in huzuruna vardım. Olayı anlattım. Bana:

"Ayağını uzat" dedi. Ben de ayağımı uzattım. Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem ayağımı sıvazladığında ayağımda hiç ağrı kalmadı. (Buhari)
Moderatöre Bildir   Logged

YA BÜTÜNÜYLE ÜSTÜNLÜK VE ŞEREF YÜCE OLAN AllahA KULLUK.. YADA TAMAMİYLA ALÇAKLIK VE MAHKÛMİYET OLAN AllahIN KULLARINA KULLUK ..DİLEYEN DİLEDİĞİNİ SEÇSİN..
"Mahvolan açık bir delilden dolayı mahvolsun kabul edende açık bir delilden dolayı kabul etsin"(Enfal: 42)
Sayfa: [1] Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
SUİKASTLER: Ka'b b. El-Eşref in Öldürülmesi Peygamber Efendimizin Hayatı hamza01 0 217 Son Mesaj 28 Ekim 2009, 22:48:42
Gönderen: hamza01