0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1] Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: ECEL MESELESİ  (Okunma Sayısı 307 defa)
Âl-i İmran
Yardımcı Yönetici
****
Online Online

Mesaj Sayısı: 2256


“Batın-ı kalp ayine-i sameddir ve ona mahsustur”


« : 31 Aralık 2010, 10:32:51 »

 ECEL MESELESİ.

İnsanın vurmasından hemen sonra, vurulan kişide meydana gelen ağrı ve acı, kırmasından hemen sonra camda oluşan kırılma ve buna benzer şeyler, hepsi Allah tealanın yaratmış olduğu şeylerdir.Kulun bu işlerin yaratılması hususunda  hiç bir rolü yoktur.

Öldürülmüş bir kişi eceli ile ölmüştür.

ölü ile kaim olan ölümAllah Tealanın yaratmış olduğu bir şeydir. Kulun bu ölüm işini yaratmayada kesbetme konusunda hiç bir rolu yoktur. ÖMER NESEFİ AKAİT METNİ ÇEVİRİ..

AÇIKLAMA

- KÜLLÜ ZALİKE MEHLÜGÜLALAHİ TEALA-
Zikredilen bu etkilerin tamamı Allah tealanın yaratmış olduğu şeylerdir. Zira yaratıcı olan sadece Allah Tealadır.  Mümkün olan herşey vasıtasız olarak  O na, Onun  dilemesine ve yaratmasına dayalıdır.

Mutezile ise böyle düşünmemektedir. Çünkü Mutezile bazı fiilleri Allahtan başkasına isnat ederler ve şöyle derler.

- Eğer fiil, failden -özneden- sadır olmuş, ortaya çıkmışsa,  oradada başka bir fiil mubaşeret- vasıtasız,doğrudan yapmak-  yolundadır.  Eğer bu şekilde değilse tevlit yoluyladır. Tevlidin manasıda fiilin fail için  başka bir fiil gerektirmesidir. Kapıyı açarken elin hareketinin anahtarın hareketini gerektgirmesi gibi. Ağrı ve sızı vurmaktan, kırmada kırılmadan mütevellittir. Allahın yaratmış olduğu şeyler değildir.

Biz-ehl-i üsnnet- Mutezilenin bu görüşünü kabul etmeyiz. Zira bize göre bunların tamamı Allahın yaratmış olduğu şeylerdir...


-LA SUN-A  LİLABDİ Fİİ TEHLİGIHİ- Güzel  ve evla olan Ömer Nesefinin burda - Tahlik-Yaratma kaydını getirmemesiydi. Çünkü mütevellidat denilen şeylerde kulun hiç bir şekilde ne yaratma nede kesb hasebiyle yapma- etme etkisi yoktur.

TAHLİKE -yaratmaya- gelince....devam edecek inş...
Moderatöre Bildir   Logged

İntizarınla çöller deli divaneydi, Firkatin bir kor idi, Alev idi dile ey YAR …
Âl-i İmran
Yardımcı Yönetici
****
Online Online

Mesaj Sayısı: 2256


“Batın-ı kalp ayine-i sameddir ve ona mahsustur”


« Yanıtla #1 : 01 Ocak 2011, 09:37:29 »

TAHLİKE -yaratmaya- gelince. bu işin kuldan sadır olması zaten muhal yani imkansızdır. Kesbe gelince, kesbin kudret mahallinde kaim olmayan bir şeyi  kesbetmek muhaldir, imkansızdır.-Taftazani-
Çünkü elem, ağrı ve sızı vuranla değil vurulan kişi ile kaimdir. Bu durumda kudret mahallinde bulunmayan ağrı ve sızı kesbedilmiş olmaz.  Aynı ekilde kırılma kıranla değil kırılan camla,ölümde öldürücü olan faiille değil,ölen mefulle kaimdir.


-VELMEKTÜLÜ MEYYİTÜN Bİ ECELİHİ-
Yani  ölümü bir başkasının elinden olan kişi eceli ile, ölümü için belirlenmiş vaktin  gelmesiyle ölmüştür.

Mutezile mezheplerinin bazı üyeleri bu konuda yanılgıya düşmüş ve şöyle söylemişlerdir.

-Katil, maktülü ecelinden menetmiştir. -Taftazani- Çünkü onlara göre maktülün ölümü tevlid yolu ile değil, katilin fiilidir. Bu öldürme olayında Allah Tealanın  hiç bir yapma etme etkisi yoktur.

Katil, maktülün ömrünün tamamlanmasına izin vermeden onu öldürmüş ve ecelinden men etmiştir.

-VELECELÜ VAHİDÜN-
Ecel bir tanedir.  İ'tizal ekolünden Kbinin  düşündüğü gibi maktülün iki tane eceli yoktur. Çünkü ona göre maktülün , ölüm ve öldürülme olarak iki eceli vardır ve eğer maktül ikinci eceli olan öldürme vaktinde öldürülmeseydi, iki eceli olan ölüme kadar yaşayacaktı. -Taftazani-
Moderatöre Bildir   Logged

İntizarınla çöller deli divaneydi, Firkatin bir kor idi, Alev idi dile ey YAR …
Âl-i İmran
Yardımcı Yönetici
****
Online Online

Mesaj Sayısı: 2256


“Batın-ı kalp ayine-i sameddir ve ona mahsustur”


« Yanıtla #2 : 01 Ocak 2011, 09:56:02 »

ECEL HAKKINDAKİ GÖRÜŞLER.

Ecel meselesi de kaza ve kaderle ilgili konulardan biridir. İnsan fiiliyle ilgili görünen bu meselede insanın rolünün ne olduğu araştırılmış, bazı neticelere ulaşılmıştır. Bizim konuya yaklaşımımız bu yönde olacaktır.

1:KUR' AN'DA ECEL:

-Ecel geldiği zaman bir kimsenin ölümünü Allah geciktirmez.Allah bütün yaptıklarınızdan haberdardır.-munafigun-

-Şüphe yok ki, Allahın taktir ettiği ecel gelince geri bırakılmaz.-nuh-

- O, sizi çamurdan yaratan, sonra size bir ecel taktir edendir. Belirli bir ecel de onun katındandır.-en am-

Ecel meselesi her ne kadar ahireti ilgilendiriyor ve konuyu bazı kelam kitapları bu yönden ele alıyorsa da biz meseleyi kader ve kaza ile ilgili gördüğümüzden (kaza ve kader konusunuda başka bir bölümde aynı minval üzere detayları ile inceleyeceğiz inş..)  bu bölümde inceliyoruz.

 Öte yandan Kuran-ı Kerimde bunu teyit etmektedir. Kuran da pek çok ayette   - Ecel-i MÜSEMMA  dan -    bahsedilir.  Bu,belirli müddet olarak . Allahın kaza ve kaderi dahilindedir.  Eceli tayin ve taktir eden Allah tır.

Allah ezelde her insana tesbit edilen eceline göre,  verilecek rızkıda taktir etmiştir. . Bundan dolayı kimse kimsenin  rızkını yemez. Yaşayacağı müddeti dolduran insan eceli geldiğinde ölür. O halde ecel hem hayatın süresi, hemde vadesi veya sonu anlamına gelmektedir.

Bu şekilde taktim edilen ecel meselesinde vadesi gelmeden ölen kimsenin durumu nedir. Veya başka bir ifade ile, eceli gelmeden vadesini  doldurmadan  ölen insan varmı dır. İslam Kelam tarihini fazlasıyle meşgul eden,  bir kimsenin öldürülmesi olayı, Mutezile tarafından uzun boylu munakaşa edilmiştir. Öldürülen kimse kendi eceli ilemi ölmüştür,  yoksa vadesi gelmeden öncemi ölmüştür?

Moderatöre Bildir   Logged

İntizarınla çöller deli divaneydi, Firkatin bir kor idi, Alev idi dile ey YAR …
Âl-i İmran
Yardımcı Yönetici
****
Online Online

Mesaj Sayısı: 2256


“Batın-ı kalp ayine-i sameddir ve ona mahsustur”


« Yanıtla #3 : 01 Ocak 2011, 10:09:09 »

2:MUTEZİLE VE ECEL:

Mutezleye hakim olan görüş, Allahın her insana bir hayat sınır çizdiğidir.
Kadı Abdul Cabbar, ecelin eklime anlamını -VAKİT-  olarak verip konuya girmekte ve Mutezile nin  görüşünü özetlemektedir. EL, EŞ'ARİ de  ecelin vakit edemek olduğunu tasrih ediyor.

İnsan, Allah tarafından bilinen bir hayatı yaşayacaktır. Fakat öldürme hadisesinde öldürülen kişi, Allahın ölene tanıdığı hayatı kısa kesmektir.  Bundan dolayı Allahın ölene bu dünya da tahsis ettiği azıklar ona öteki dünya da verilecektir.

Mutezle ye göre,  öldürme olayı hür bir fiil olduğundan Allahın kudretinin dışında insanda vuku bulmaktadır. Abdul-KAHİR EL- Bağdadinin belirttiğine göre, Mutezile den  el- Ka bi öldürülen kimsenin iki eceli olduğunu söylüyordu .   Ona göre ölüm Allaahın fiili olup, öldürme ise öldürenin, katilin fiili olmaktadır. Kabiinin bahsettiği iki ecel şudur:

1. Allahın ilmine göre kişinin öldürülmesiyle hasıl olan ecel..

2. Katilin öldürmekle tesbit ettiği ecel..

Ebul- HUzeyl, - Öldürülen kimse öldürülmeseydi, öldürülme vaktinde eceli ile ölecekti- demektedir. El-Cubbai de aynı görüşü tekrarlamıştır.-el bağdadi  usülüddin-
Moderatöre Bildir   Logged

İntizarınla çöller deli divaneydi, Firkatin bir kor idi, Alev idi dile ey YAR …
Âl-i İmran
Yardımcı Yönetici
****
Online Online

Mesaj Sayısı: 2256


“Batın-ı kalp ayine-i sameddir ve ona mahsustur”


« Yanıtla #4 : 01 Ocak 2011, 10:17:35 »

3: MATURİDİLİK VE ECEL:

Maturidiliğe göre, öldürülen eceli ile ölmüştür. O kimse için  bundan başka bir ecel yoktur. Öldürme işi katie yöneliktir, ona aittir. Ölüm ise ölüye ait olup Allahın yaratmasıyla meydana gelir.

Katil öldürme fiilinden dolayı cezaya layıktır. -taftazani-  Öldürme (katl) öldürene, (katile) aittir. Öldürme işinin ölenle ilgisi yoktur. Zira öldürülenin  durumu katl olmayıp, ölümdür. Katile ve onun işlediği fiile göre o maktüldür, öldürülmüştür. Hayatının sonu demek olan  eceline göre, o meyyittir,ölmüştür.

Görülüyor ki,Maturidiler daha mutedil bir yol takip ederek, ölüm olayının meydana gelişini, yani yaratılışını Allaha bırakıp, öldürme fiilini seçtiğinden dolayı öldüreni yerip , cezaya musatahak kabul ediyorlar.
Moderatöre Bildir   Logged

İntizarınla çöller deli divaneydi, Firkatin bir kor idi, Alev idi dile ey YAR …
Âl-i İmran
Yardımcı Yönetici
****
Online Online

Mesaj Sayısı: 2256


“Batın-ı kalp ayine-i sameddir ve ona mahsustur”


« Yanıtla #5 : 01 Ocak 2011, 10:33:26 »

3:EŞ'ARİ VE ECEL:

Ecel meselesinde Eşari, Ölen ve öldürülen kendi eceli ile ölmüş ve öldürülmüştür. demektedir. Eşari den sonra Bakıllani ve Bakillaniyi takiben Cüveyni ve Bağdadi de ecel meselesinde aynı görüşleri tekrar ediyorlar.-el cüveyni el- irşat-

Her insan eceli geldiğinde ölür, çünkü herşey Allah tarafından taktir edilip hükme bağlanmıştır. Ktil, ölen kimsenin hayatını kısa kesmiyor,  onu eceli gelmeden öldürmüyor. Buna karşı katil işlediği suçtan dolayı cezaya çarptırılacaktır.

Bu noktada kesb anlayışı araya girmekte, katille öldürme olayı ve Allahın yasağı arasında temas kurulmaktadır. Bununla birlikte herşey Allahın iradesi dahilinde cereyan etmektedir. Allahın iradesinin dışında hiç bir şey gerçekleşmez. Ölen öldürülmeseydi yaşarmıydı yaşamazmıydı . He iki varsayım da akla gelebilir. Yaşardı veya yaşamazdı. Herşey Allahın ilmindedir ve Onun taktirine bağlıdır.
Moderatöre Bildir   Logged

İntizarınla çöller deli divaneydi, Firkatin bir kor idi, Alev idi dile ey YAR …
Âl-i İmran
Yardımcı Yönetici
****
Online Online

Mesaj Sayısı: 2256


“Batın-ı kalp ayine-i sameddir ve ona mahsustur”


« Yanıtla #6 : 01 Ocak 2011, 21:10:19 »

BAKILLANİ VE ECEL

Kadı ebu Bekr nezdinde  öldürülen kimse taktir edilen eceli ile ölmüştür. Bu konudaki delil Allah kelamıdır. Zira Allah Teala.

- Her ümmet için taktir edilen bir ecel vadır. Ecelleri gelince bir an geri kalmaz ve önede geçmezler.,- buyurmuştur. Ölünün eceli, ölüm vaktidir. Nitekim borcun eceli, vadesinin vaktinin gelişidir. Bir zamanla kayıtlı herşey için bir ecel vardır, insanın eceli, şüpesiz Allahın bildiği, onun öleceği vakittir. Bu ölümün ertelenmesi mümkün olmayan bir vakittir.  Bu taktir edilmediğinden dolayı değildir.

Şu halde insanın eceli, Allahın bildiği ve insanın  o ecele kadar yaşayacağı zaman aralığıdır. Bunda ilave olmadığı gibi eksilmede olmaz.

Bakillanide esas olan, ecelin vakit kavramıyle açıklanışı ve ecelinAllahın ilmince bişlinen bir zaman aralığı oluşudur. Bu biçimde anlaşılan ecelin  sona erişinde Kadı Ebu BEKRİN BAKIŞI BİR BAŞKA AÇIDANDIR. EŞARİ  ECELİ İRADEYE BAĞLARKEN, BAKILLANİ İLME DAYANDIRIYOR.

Bakıllaniye göre öldürülen kimsenin  eceli gelmeden  öldüğü görüşü yanlıştır.Çünkü öldürülen kimse başkasının onu öldürmesinden dolayı ölmemiştir.belki o Allahın onda ölümü yaratmasından dolayı ölmüştür.  Böyle ölen bir kişi için  - ÖLMESEYDİ YAŞAYACAKTI- gibi sözler söylemek  doğru değildir.  Zira katl  yani öldürme hayatın karşıtı olmadığı gibi, hayatın bedelide değildir.

Allahın  bir kimsenin hayatından azaltma veya artırma yapması Allah Tealanın taktirindedir.  Allah bir kişiyi bırakırsa o kalır.  Çünkü herşey O nun elindedir. Fakat gerçek şudurki  Allahın bir insanı ecelinden  yirmi sene önce öldürmesi onun ilminde o şahsın ölümünün o vakitte vuku bulacağaından dolayıdır.

Allahın yapacağı bir fiilin lminde bu tarzla bilinir olması, o işin terkini mümkün kılmaz. İşin terki taktir edilmiş olsada bu böyledir. Eğer  terk ederse bunu terk edeceğide ilmince malümdür.

Şu halde insanın ne kadar yaşayacağı,  nasıl nerde ve nasıl öleceği Allahın mutlak ilmince malümdür.İnsanın hali bu ilmin dışına çıkamaz. Bununla birlikte ecel konusunda bilinmesi gereken   insanın ecelinin ölüm vaktinin olduğudur.

Vaktinden önce öldü denilen kişi için  akalen bir müddet daha yaşayacaktı dmek doğru olsa bile, geri kalan müddetin o kimse için ecel olması mümkün değildir. Çünkü o kişinin halinden bilinen o vakitte yok olacağıdır, öleceğidir. Allahın ilmince bilinen,  onun durumunun bu olduğudur.
Moderatöre Bildir   Logged

İntizarınla çöller deli divaneydi, Firkatin bir kor idi, Alev idi dile ey YAR …
Âl-i İmran
Yardımcı Yönetici
****
Online Online

Mesaj Sayısı: 2256


“Batın-ı kalp ayine-i sameddir ve ona mahsustur”


« Yanıtla #7 : 01 Ocak 2011, 21:16:47 »

Bakıllani, akli delillerlede gömrüşünü kuvvetlendirmek istemektedir. Bunun için Cehenneme Peygamberin, Cennetede Firavnın ve kafirlerin girmesi mümkün değildir. demekle, ama aklen böyle bir şey tasavvur edilebilir, görüşünü ileri sürmektedir. Fakat bunlar aklen düşünülen gerçekte olmayan şeylerdir.Bu aynen  gerçekte bir erkekle evlenmeyen, ama bir erkeğin eşi olarak düşünülen bir kadının durumu gibidir.

Ecel meselesinde de akli tasavvurlardan  ziyade gerçeklerden  hareket etmek gerekir.Allahın ilminde bilinenlerin hakikat olmasını insan değiştiremez. Erken öldü denilen kimseye, geri kalan zaman ömür olacaktı demek doğru değildir.Her insan kendisine taktir edilen hayatı yaşar eceli geldiğinde,Allahın ilmince bilinen vakitte hayatı terk eder,ölür.
Moderatöre Bildir   Logged

İntizarınla çöller deli divaneydi, Firkatin bir kor idi, Alev idi dile ey YAR …
Sayfa: [1] Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
MÜCTEHİD VE İCTİHAD MESELESİ Tevhid Ve Akaid « 1 2 » Âl-i İmran 18 743 Son Mesaj 21 Ekim 2010, 15:03:27
Gönderen: Âl-i İmran
KUR'AN'DA NÂSİH-MENSÛH MESELESİ Kur'an-ı Kerim Genel « 1 2 » Âl-i İmran 19 1779 Son Mesaj 08 Mayıs 2011, 11:07:36
Gönderen: Âl-i İmran
AZİMET VE RUHSAT MESELESİ: Tevhid Ve Akaid Âl-i İmran 8 756 Son Mesaj 07 Ocak 2012, 16:27:19
Gönderen: Âl-i İmran