0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: 1 [2] 3 4 ... 69 Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: KUR'AN-I KERİM MEAL HATMİ...  (Okunma Sayısı 24375 defa)
_uMuT_
Mir Üye
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4511


seven sevilene tabi olur.


« Yanıtla #10 : 16 Nisan 2009, 21:47:21 »

bakara suresi

13- Ve (yine) kendilerine: "İnsanların iman ettiği gibi siz de iman edin" denildiğinde: "Düşük akıllıların iman ettiği gibi mi iman edelim?" derler. Bilin ki, gerçekten asıl düşük-akıllılar kendileridir; ama bilmezler.

14- İman edenlerle karşılaştıkları zaman: "İman ettik" derler. Şeytanlarıyla başbaşa kaldıklarında ise, derler ki: “Şüphesiz, sizinle beraberiz. Biz (onlarla) yalnızca alay ediyoruz."
Moderatöre Bildir   Logged

                                                                 (dualar sana filistin)
vuslat
Site Yöneticisi
*****
Online Online

Mesaj Sayısı: 5332


Sözüm tükendi, manayı sessizliğe yükleyip sustum


« Yanıtla #11 : 16 Nisan 2009, 21:55:47 »

15  اللَّهُ يَسْتَهْزِئُ بِهِمْ وَيَمُدُّهُمْ فِي طُغْيَانِهِمْ يَعْمَهُونَAllâhu yestehziu bihim ve yemudduhum fî tugyânihim ya’mehûn(ya’mehûne).

-(Asıl) Allah onlarla alay eder ve taşkınlıkları içinde şaşkınca dolaşmalarına (belli bir) süre tanır.

16- أُولَٰئِكَ الَّذِينَ اشْتَرَوُا الضَّلَالَةَ بِالْهُدَىٰ فَمَا رَبِحَتْ تِجَارَتُهُمْ وَمَا كَانُوا مُهْتَدِينَ

Ulâikellezîneşterevûd dalâlete bil hudâ, fe mâ rabihat ticâretuhum ve mâ kânû muhtedîn(muhtedîne).

-İşte bunlar, hidayete karşılık sapıklığı satın almışlardır; fakat bu alışverişleri bir yarar sağlamamış; hidayeti de bulmamışlardır.
-------------------------------------
1. allâhu : Allah
2. yestehziu : alay eder
3. bi-him : onlarla
4. ve : ve
5. yemuddu-hum : onlara mühlet verir
6. fî : içinde
7. tugyâni-him : onların azgınlıkları
8. ya'mehûne : bocalarlar, şaşkın kalırlar
9. ulâike : işte onlar
10. ellezîne : o kimseler, onlar
11. işterevû : satın aldılar
12. ed dalâlete : dalâlet
13. bi : ile
14. el hudâ : hidayet
15. fe : fakat, o taktirde, o zaman
16. mâ : olmadı
7. rabihat : kâr
18. ticâretu-hum : onların ticareti
19. ve : ve
20. mâ kânû : değillerdi, olmadılar
21. muhtedîne : hidayette olanlar, hidayete erenler
Moderatöre Bildir   Logged

Ya Rebbî! ez Ji bela û zehmetîya, arîkarî te dêxwazîm. Ez xwe davim te...
ÂmâK-ı HâYâL
. . . Lâ €dri . . .
Usta Üye
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 986


/ Kâlb-i Hâmuş /


« Yanıtla #12 : 16 Nisan 2009, 22:01:37 »

17. Onların durumu, (geceleyin) ateş yakan kimsenin durumuna benzer: Ateş tam çevresini aydınlattığı sırada Allah ışıklarını yok ediverir de onları göremez bir şekilde karanlıklar içinde bırakıverir.       
 
18. Onlar, sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Artık (hakka) dönmezler. 
Moderatöre Bildir   Logged

Özlemek, AşK'ın Manası.. Özlenilmek, Makamıdır
_uMuT_
Mir Üye
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4511


seven sevilene tabi olur.


« Yanıtla #13 : 17 Nisan 2009, 20:04:48 »

bakara suresi

19 - Yahut (onların durumu), gökten boşanan, içinde karanlıklar, gök gürlemesi ve şimşek(ler) bulunan bir yağmur(a tutulmuşun hali) gibidir. Yıldırımlardan ölmek korkusuyla parmaklarını kulaklarına tıkarlar. Oysa Allah, inkârcıları tamamen kuşatmıştır.

20 - O şimşek nerdeyse gözlerini (n nûrunu) kapıverecek. Önlerini aydınlattımı ışığında yürürler, karanlık üzerlerine çöktümü de dikilip kalırlar. Allah dilemiş olsaydı işitmelerini, görmelerini de alıverirdi. Şüphesiz Allah her şeye kâdirdir.
Moderatöre Bildir   Logged

                                                                 (dualar sana filistin)
ÂmâK-ı HâYâL
. . . Lâ €dri . . .
Usta Üye
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 986


/ Kâlb-i Hâmuş /


« Yanıtla #14 : 17 Nisan 2009, 20:24:35 »

arapçası :



arapçası :
22. O, yeri sizin için döşek, göğü de bina yapan, gökten su indirip onunla size rızık olarak çeşitli ürünler çıkarandır. öyleyse siz de bile bile Allah’a ortaklar koşmayın. 




Moderatöre Bildir   Logged

Özlemek, AşK'ın Manası.. Özlenilmek, Makamıdır
__YaZ_yAğMuRu__
Üstad Üye
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1815



« Yanıtla #15 : 17 Nisan 2009, 21:37:34 »

23. Eğer kulumuza indirdiklerimizden herhangi bir şüpheye düşüyorsanız, haydi onun benzeri bir sûre getirin, eğer iddianızda doğru iseniz Allah'tan gayri şahitlerinizi (yardımcılarınızı) da çağırın.

24. Bunu yapamazsanız -ki elbette yapamayacaksınız- yakıtı, insan ve taş olan cehennem ateşinden sakının. Çünkü o ateş kâfirler için hazırlanmıştır.
Moderatöre Bildir   Logged

Ey Şehadet ünlem
    Bilsem ki ne zaman denk gelecek o gelişin..
    Gelin gibi hazırlanır, güzelce süslenirdim.

             
http://www.vuslatsevdasi.com/forum/tefsir_dersleri-b199.0/
vuslat
Site Yöneticisi
*****
Online Online

Mesaj Sayısı: 5332


Sözüm tükendi, manayı sessizliğe yükleyip sustum


« Yanıtla #16 : 17 Nisan 2009, 21:56:06 »

وَبَشِّرِ الَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ أَنَّ لَهُمْ جَنَّاتٍ تَجْرِي مِنْ تَحْتِهَا الْأَنْهَارُ ۖ كُلَّمَا رُزِقُوا مِنْهَا مِنْ ثَمَرَةٍ رِزْقًا ۙ قَالُوا هَٰذَا الَّذِي رُزِقْنَا مِنْ قَبْلُ ۖ وَأُتُوا بِهِ مُتَشَابِهًا ۖ وَلَهُمْ فِيهَا أَزْوَاجٌ مُطَهَّرَةٌ ۖ وَهُمْ فِيهَا خَالِدُونَ

Ve beşşirillezîne âmenû ve amilûs sâlihâti enne lehum cennâtin tecrî min tahtihel enhâr(enhâru), kullemâ ruzikû minhâ min semeretin rızkan kâlû hâzellezî ruzıknâ min kabl(kablu) ve utû bihî muteşâbihâ(muteşâbihan), ve lehum fîhâ ezvâcun mutahharatun ve hum fîhâ hâlidûn(hâlidûne).

25-(Ey Muhammed) iman edip salih amellerde bulunanları müjdele. Gerçekten onlar için altlarından ırmaklar akan cennetler vardır. Kendilerine rızık olarak bu ürünlerden her yedirildiğinde: "Bu daha önce de rızıklandığımızdır" derler. Bu, onlara, (dünyadakine) benzer olarak sunulmuştur. Orada, onlar için tertemiz eşler vardır ve onlar orada süresiz kalacaklardır.
---

إِنَّ اللَّهَ لَا يَسْتَحْيِي أَنْ يَضْرِبَ مَثَلًا مَا بَعُوضَةً فَمَا فَوْقَهَا ۚ فَأَمَّا الَّذِينَ آمَنُوا فَيَعْلَمُونَ أَنَّهُ الْحَقُّ مِنْ رَبِّهِمْ ۖ وَأَمَّا الَّذِينَ كَفَرُوا فَيَقُولُونَ مَاذَا أَرَادَ اللَّهُ بِهَٰذَا مَثَلًا ۘ يُضِلُّ بِهِ كَثِيرًا وَيَهْدِي بِهِ كَثِيرًا ۚ وَمَا يُضِلُّ بِهِ إِلَّا الْفَاسِقِينَ

İnnallâhe lâ yestahyî en yadribe meselen mâ beûdaten fe mâ fevkahâ fe emmellezîne âmenû fe ya’lemûne ennehul hakku min rabbihim, ve emmellezîne keferû fe yekûlûne mâzâ erâdallâhu bi hâzâ meselâ(meselen), yudıllu bihî kesîran ve yehdî bihî kesîrâ(kesîran) ve mâ yudıllu bihî illel fâsıkîn(fâsıkîne).


26-Şüphesiz Allah, bir sivrisineği de, ondan üstün olanı da, (herhangi bir şeyi) örnek vermekten çekinmez. Böylece iman edenler, kuşkusuz bunun Rablerinden gelen bir gerçek olduğunu bilirler; inkâr edenler ise, "Allah, bu örnekle neyi amaçlamış?" derler. (Oysa Allah,) Bununla birçoğunu saptırır, birçoğunu da hidayete erdirir. Ancak O, fasıklardan başkasını saptırmaz.

----------------------------------------------------
 inne : muhakkak ki, hiç şüphesiz
 allâhe : Allah
 lâ yestahyî : çekinmez
 en yadribe meselen : darbı mesel, misal, örnek vermek
 mâ : şey
 beûdaten : sivrisinek
 fe : fakat, hatta
 mâ : şey
 fevka-hâ : onun üstünde
 fe emmâ : fakat, ama, ise
 ellezîne âmenû : âmenû olanlar, Allah'a ulaşmayı dileyenler
 fe : artık, bundan sonra, böylece
 ya'lemûne : bilirler
 enne-hû : onun olduğu
 el hakk : hak
 min rabbi-him : Rab'lerinden
 ve emmâ : ve fakat, ama
 ellezîne : onlar
 keferû : inkâr ettiler, kâfir oldular
 fe : o zaman, böylece
 yekûlûne : derler
 mâzâ : ne
 allâhu : Allah
 bi hâzâ : bununla
 meselen : misal, örnek
 yudıllu : dalâlette bırakır
 bi-hi kesîran : onunla çoğunu
 ve yehdî : ve hidayete erdirir
 bi-hi kesîran : onunla çoğunu
 ve mâ yudıllu : ve dalâlette bırakmaz
 bi-hi : onunla
 illâ : ancak, sadece, den başka
 el fâsıkîne : fasıklar, fıska düşenler
 ve beşşir : ve müjdele
 ellezîne âmenû : âmenû olanlar, Allah'a ulaşmayı dileyenler, îmân edenler
 ve amilû : ve yaptılar
 es sâlihâti : salih ameller, nefsi tezkiye edici
 enne : olduğunu
 lehum cennâtin : onlar için cennetler vardır
 tecrî : akar
 min tahti-hâ : onun altından
 enhâru : nehirler
 kullemâ : her seferinde, her defasında
 ruzikû : rızıklandırılırlar
 min-hâ : on(lar)dan, oradan (orada)
 min semeretin : ürünlerden, mahsullerden, meyvelerden
 rızkan : rızık olarak
 kâlû : dediler
 hâzellezî (hâzâ ellezî) : bu ki (o şey)
 ruzık-nâ : biz rızıklandırıldık
 min kablu : önceden, daha önce
 ve utû : ve verildi
 bi-hi muteşâbihan : ona benziyen, ona benzer
 ve lehum : ve onlar için (vardır)
 fî-hâ ezvâcun : orada eşler
 mutahharatun : temiz olan, temiz
 ve hum : ve onlar
 fî-hâ hâlidûne : orada devamlı kalacak olanlar

Moderatöre Bildir   Logged

Ya Rebbî! ez Ji bela û zehmetîya, arîkarî te dêxwazîm. Ez xwe davim te...
__YaZ_yAğMuRu__
Üstad Üye
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1815



« Yanıtla #17 : 18 Nisan 2009, 09:25:00 »

27. Onlar öyle (fâsıklar) ki, kesin söz verdikten sonra sözlerinden dönerler. Allah'ın ziyaret edilip hal ve hatırının sorulmasını istediği kimseleri ziyaretten vazgeçerler ve yeryüzünde fitne ve fesat çıkarırlar. İşte onlar gerçekten zarara uğrayanlardır.

28. Ey kâfirler! Siz ölü iken sizi dirilten (dünyaya getirip hayat veren) Allah'ı nasıl inkâr ediyorsunuz? Sonra sizi öldürecek, tekrar sizi diriltecek ve sonunda O'na döndürüleceksiniz.
Moderatöre Bildir   Logged

Ey Şehadet ünlem
    Bilsem ki ne zaman denk gelecek o gelişin..
    Gelin gibi hazırlanır, güzelce süslenirdim.

             
http://www.vuslatsevdasi.com/forum/tefsir_dersleri-b199.0/
_uMuT_
Mir Üye
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4511


seven sevilene tabi olur.


« Yanıtla #18 : 18 Nisan 2009, 21:41:26 »

29 - O ki, yeryüzünde ne varsa hepsini sizin için yarattı . Sonra göğe yöneldi, onları yedi gök olarak düzenledi. O, her şeyi bilir.

30 - Bir zamanlar Rabb'in meleklere: "Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım" demişti. (Melekler): "A!.. Orada bozgunculuk yapacak ve kan dökecek birisini mi yaratacaksın? Oysa biz seni överek tesbih ediyor ve seni takdis ediyoruz" dediler. (Rabb'in): "Ben sizin bilmediklerinizi bilirim." dedi.
Moderatöre Bildir   Logged

                                                                 (dualar sana filistin)
bekir
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 74



« Yanıtla #19 : 18 Nisan 2009, 23:17:40 »

31 - Ve Âdem'e isimlerin hepsini öğretti, sonra onları meleklere gösterip: "Haydi davanızda sadıksanız bana şunları isimleriyle haber verin." dedi.


32 - Dediler ki: "Yücesin sen (ya Rab!). Bizim, senin bize öğrettiğinden başka bir bilgimiz yoktur. Şüphesiz sen bilensin, hakîmsin".
Moderatöre Bildir   Logged

Esaret bahçesinde bir gül olmaktansa, hürriyet bahçesinde diken olmayı tercih ederim.
Sayfa: 1 [2] 3 4 ... 69 Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
KURANI KERİM-DE NAMAZ Kur'an-ı Kerim Genel yasemin 3 345 Son Mesaj 30 Temmuz 2008, 13:41:26
Gönderen: Duha
PDF KURANI KERİM İslami Programlar MUHAMMEDİ 5 1366 Son Mesaj 04 Aralık 2008, 12:44:09
Gönderen: ASLINUR_21
3 BOYUTLU KURANI KERİM İslami Programlar « 1 2 » MUHAMMEDİ 12 1157 Son Mesaj 10 Ekim 2010, 13:42:15
Gönderen: Qum_Feenzır
HATİM VE MEAL BİR ARADA Tavsiye Siteler özgür 0 336 Son Mesaj 07 Kasım 2008, 18:08:51
Gönderen: özgür
Sesli Meal 30 cüz dowloand Kur'an-ı Kerim video ve ses Dosyaları MuSLiM 0 595 Son Mesaj 28 Şubat 2009, 16:06:25
Gönderen: MuSLiM
KURAN’A YAKLAŞIMDA MEAL Mİ TEFSİR Mİ ? Düşünce yazıları/Makaleler Vuslata_Ozlem 2 298 Son Mesaj 25 Ekim 2011, 11:24:43
Gönderen: MERXAS
Operasyonel Meal Yazıcılığı Düşünce yazıları/Makaleler « 1 2 » Qum_Feenzır 17 721 Son Mesaj 29 Eylül 2011, 10:48:51
Gönderen: Âl-i İmran