0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1] 2 3 ... 5 Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: adab riselesine dair önemli meseler  (Okunma Sayısı 2634 defa)
theimam
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 101


« : 20 Ekim 2009, 13:20:24 »

      MUKADDİME

Bir zamanlar İslam sadece namaz, oruç ve hac gibi ibadetlerden ve bazı ahlak kurallarından ibaret zannedilirdi. Sonraları bunun yanlışlığı ve eksikliği anlaşıldı ise de bu sefer de ( özellikle genç müslümanlarda) başka bir yanlışa düşüldü. İslam adeta yalnız cihaddan ibaret zannedilmeye başlandı. Hep cihaddan ve emperyalistlerin zulmünden bahsedildi ama bu arada kulluğa, ibadete ve ahlaka gerereken önem verilmedi. Rabbi ile irtibat kuramamış, ona kul olamamış ve budanması gereken bir sürü yanlış davranışlarını budayamamış insanlar, bu halleriyle islamı ve cihadı anlattılar. Bu eksiklerine rağmen bazı insanların hidayetine vesile oldularsa da bazı insanları kaçırdılar ve düzenli, organize bir faaliyete de geçemediler. Çünkü önlerinde büyük bir engel vardı: kendi adabsızlıkları. Adabsız insanları toplumun özellikle orta yaşlı ve daha büyük yaştaki insanların desteklemesi mümkün değildi. Halbu ki Allah(cc) Rasulunu (SAV); “ şüphesiz sen büyük bir ahlak üzerindesin” diyerek övüyor. Hz Aişe (ra) de “onun ahlakı kur’an idi” diyerek Rasulullah (SAV)’ ın ahlakını tarif etmekle beraber aynı zamanda kur’an’ın bir ahlak nizamı olduğunu da belirtmiş oluyordu. İşte şimdi bir nesil geliyor. Bu nesil, meselelere kur’an ve sünnette önem verildiği kadar önem veren bir nesildir. Bu nesil, alınması gerekli tüm vitaminleri almaya çalışan bir nesildir. Bu nesil, kendisine bakanlara “ bunlar, bu güzel ahlakı nereden almışlar” dedirten bir nesildir. Bu nesil, küfür ve zulumle savaşırken Allah (cc)’ın “  bir kavim kendi nefislerinde olanı (kendi ahlaklarını) değiştirmedikçe, Allah o kavmi (o kavme verdiği nimet) değiştirmez.” Ayetini unutmayan bir nesildir.
inşaAllah belirli aralıklarla ayet ve hadisler ışığında ahlaki ilkeleri sizinle paylaşacağım uygun gördüğünüz takdirde
Moderatöre Bildir   Logged
vuslat
Site Yöneticisi
*****
Online Online

Mesaj Sayısı: 5332


Sözüm tükendi, manayı sessizliğe yükleyip sustum


« Yanıtla #1 : 20 Ekim 2009, 13:53:12 »

Allah razı olsun, güzel tespitler.

 müslüman için edep ve ahlak çok önemlidir. Allah resulunun halka bu esaslar ile gitmiştir. 'gelin söyleyin lailaheilAllah'' yani edebe, haya'ya, namaza, rukuya, zülme başkaldırıya, kardeşliğe...Allah resulu örneğinde olduğu gibi önce biz islamın ahkamlarına uyacağız, kardeşlerimize örtü olacağız. daha sonra avam halka güzel ahlakla Allaha kulluğa çağıracağız.
    bazı dönemler olduki, gençler okudukları bir iki kitapla, ömrünü ilme vakfeden alimleri küçük görmeye ve onlara küçümser bir tavır takınmaya başladılar. müslümanlar alim ve rehberlerini önemsemediler. bu bir hata idi. farkeden oldu, etmeyenler davet yolunda döküldü...

kardeşler olarak, birbirimize herdaim hakkı tavsiye edenlerden oluruz inş.
Moderatöre Bildir   Logged

Ya Rebbî! ez Ji bela û zehmetîya, arîkarî te dêxwazîm. Ez xwe davim te...
theimam
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 101


« Yanıtla #2 : 20 Ekim 2009, 19:12:41 »

ecmain sayın abim Allah sizden de razı olsun
Moderatöre Bildir   Logged
_uMuT_
Mir Üye
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4511


seven sevilene tabi olur.


« Yanıtla #3 : 20 Ekim 2009, 21:29:13 »

Allah Razı olsun inş. mukaddime ile başladın devamınıda bekleriz.
Moderatöre Bildir   Logged

                                                                 (dualar sana filistin)
cebelinur
dogruhabergazetesi.com
Yardımcı Yönetici
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 2146

ŞİMDİ DUA ZAMANIDIR......


« Yanıtla #4 : 21 Ekim 2009, 22:21:53 »

Allah razı olsun bu güze paylaşımınız için..
Moderatöre Bildir   Logged

Kabrin arkası için çalışınız. Hakiki saadet ve lezzet ordadır.
theimam
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 101


« Yanıtla #5 : 23 Ekim 2009, 13:33:50 »

TALEBENİN HOCASINA KARŞI ADABI

1.   Derslere zamanında ve hazırlıklı gelmelisiniz.

2.   Hocanızın karşısında, edebli bir şekilde, diz çökerek ve dik olarak oturmalısınız. Rasulullah (SAV) buyuruyor ki: “ İlim öğrenin, ilim için ve sekinet ve vak’ar da öğrenin. Kendisinden ilim öğrendiğiniz kimselere tevazu gösterin.”  (Mecmau’z- Zevaid  ilim)

3.   Saygı için karşılıklı konuşurken hocanızın yüzüne dikkatle bakmamalı, sağa sola bakarak, diğer talebelerin de dikkatini dağıtmamalısınız.

4.   Soru soracağınız zaman, el kaldırmalı veya hafif bir sesle “ hocam, bir şey sorabilir miyim?” diyerek izin istemeli, izin vermeden sorunuza geçmemeli ve beklemelisiniz. Bilmelisiniz ki öğrenmenin yolu, soru sormaktan geçer. Allahu Teala buyuruyor ki: bilmiyorsanız zikir (ilim) ehlinden sorun. (Nahl 43)

5.   Sesinizi hocanızın sesinden fazla yükseltmemeli, bağırarak konuşmamalı ve asla hocanızın sözünü kesmemelisiniz.

6.   Hocanızı can kulağıyla dinlemeli ve ders dışı şeylerle meşgul olmamalısınız. Özellikle hocanız konuşurken kitap v.s karıştırmamalı, sadece onu dinlemelisiniz.

7.   İlme ve hocanıza karşı saygılı olmalısınız, aksi takdirde ilme ulaşamazsınız.

8.   Bir meclise geldiğinizde, önce meclise, ardından hocanıza selam vermelisiniz.

9.   Hocanızın hatalarını, görmezlikten gelmeli, hele bunları asla sağda solda konuşmamalısınız.

10.   Derste ders dışı gereksiz soruları sorarak, dersin amacından saptırılmasına meydan vermemelisiniz.

11.   Derslerde gereksiz yere izin isteyerek, diğer talebelerin de şevk ve gayretlerini kırmamalısınız.

12.   Hocanızla konuşurken, kesinlikle ayak ayak üstüne atmamalı, yatar gibi oturmamalı, elinizi çenenize ve yanağınıza dayanarak veya eliniz cebinizde olduğu halde ya da ellerinizi arkaya atıp bir yere yaslanarak konuşmamalı, tesbih anahtarlık v.s ile veya vücudunuzun herhangi bir uzvuyla oynamamalısınız.

13.   Hocanız size seslendiğinde veya bir şey söylemek için çağırdığında hemen gelmeli ve “buyurun hocam” demeli, görevinizi aldıktan sonra ise “ pekiyi hocam” diyerek mukabele edip, size verdiği görevi yerine getirmek için aşk ve şevkle hemen harekete geçmelisiniz.

14.   Hocanızla samimi bir ilişki içerisinde olmalı, ama onunla bir arkadaşınızla konuşur gibi konuşmamalı, onun yanında fıkra, hikâye anlatmak gibi şeylere tevessül etmemeli, hocanızla ilişkilerinizi –kesinlikle- laubali bir ilişki haline getirmemeli ve hocanızın karşısında daima ciddi olmalısınız.

15.   Hocanıza ders için geldiğinizden haberi varsa “ben geldim” diyerek onu acele ettirmemeli ve onun gelmesini beklemelisiniz. Hocanız derse biraz geç kalırsa, sabırla onu beklemeli ve hoşgörülü olmalısınız.

16.   Güzel ahlakınız ve vak’arınızla insanlara “bu ahlakı nereden almış” dedirtmelisiniz.

17.   İlmi, insanlara böbürlenmek gibi bir maksatla değil, sadece İslama hizmet maksadıyla öğrendiğinizi unutmamalı, daha sonra sizde tıpkı hocanız gibi ders verme ve öncü nesil hazırlama gayreti içerisinde olmalı ve bunun mükafatını yalnız Allah (cc)’dan beklemelisiniz.

18.   Hocanın, talebesi üzerindeki hakkının anne-babanın evladı üzerindeki hakkına benzediğini hayatınızın sonuna kadar unutmamalı ve her zaman hocanızı ziyaret etmeye çalışmalı, onu arayıp sormalısınız.

Moderatöre Bildir   Logged
theimam
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 101


« Yanıtla #6 : 23 Ekim 2009, 13:36:53 »

   HOCA- TALEBE İLİŞKİLERİNDE ADAB
1.   Hoca iseniz, ilminizle amil olmalı ve anlattığınız şeyleri tatbike özen göstermelisiniz. Allaha Teâlâ buyuruyor ki: siz insanlara iyiliği emreder de kendi nefsinizi unutur musunuz? Hâlbuki kitapta okuyorsunuz. Hala akıllanmayacakmısınız. (Bakara 44)

2.   Derse zamanında gelmeli, talebeleri fazla bekletmemelisiniz. Aksi halde talebelerin size karşı saygısı azalır. Allahu Teâlâ buyuruyor ki: Şuayb (AS) dedi ki: size ettiğim yasağa kendim muhalefet etmek istemiyorum. Ben, gücümün yettiği kadar ıslahtan başka bir şey arzu etmem. (Hud 88)

3.   Bilmediğiniz konularda ders vermemeli, derse gelirken de konu hakkında hazırlıklı olmalısınız. Bilmediğiniz bir konu hakkında “bilmiyorum” diyebilmeli ve bunu gurur meselesi yapmamalısınız. Bildiğiniz konularda da cevap vermenin vazifeniz olduğunu unutmamalısınız. Rasulullah (SAV) buyuruyor ki: bildiği halde kendisine sorulana cevap vermeyen kimsenin kıyamette ağzına ateşten gem vurulacaktır. ( Tirmizi- ilim)

4.   Talebeleri gereksiz yere toplumun içerisinde azarlamamalı ve kalplerini kırmamalı, eğer bir hata düzeltilecekse o hatayı isim belirtmeden söylemelisiniz. Aksi takdirde talebenin azmini ve gayretini kırarsınız. Allahu Teala buyuruyor ki: Allahın rahmeti sebebiyledir ki, sen onlara yumuşak davrandın. Eğer kaba ve katı yürekli olsaydın, etrafından dağılır giderlerdi. Öyleyse sen onların kusurlarını affet, onlar için mağfiret dile.  ( Al-i İmran 159)

5.   Talebenin seviyesine inmeli, onun anlayamayacağı konulardan bahsetmemeli, konuşmalarınızda anlaşılır bir üslup ve sade bir dil kullanmalısınız. Rasulullah (SAV) buyuruyor ki: insanlara bildikleri ölçüler içinde söz söyleyiniz. (Akıllarının kavrayamayacağı sözleri söylemek suretiyle)Allahın ve Rasulunun tekzib (ve inkâr) edilmesini ister misiniz? ( Buhari zekat)

6.   Talebelerinize karşı şefkatli ve merhametli olmalı, fakat asla laubaliliğe izin vermemelisiniz. Rasulullah (SAV) buyuruyor ki: Büyüğün hakkını tanımayan, küçüğüne merhamet etmeyen bizden değildir. (Ebu Davud edeb)

7.   Mümkün olduğu kadar talebelerinizden maddi bir karşılık beklememeli, özel işlerinizi talebelerinize yaptırmamalısınız. Allahu Teala buyuruyor ki: (şehrin en uzak köşesinden koşarak gelen adam dedi ki): Ey kavmim, sizden hiçbir ücret istemeyen bu hidayet önderlerine tabi olunuz. (Yasin 21)

8.   Onlara, küçültücü ve hakaretvari sözler söylememeli, “kardeşlerim” veya “arkadaşlarım” diye hitap etmelisiniz. Allahu teala buyuruyor ki: Müminler ancak kardeştir. ( hucurat 10)
Moderatöre Bildir   Logged
theimam
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 101


« Yanıtla #7 : 24 Ekim 2009, 21:35:38 »

Sizden hayra çağıran, iyiliği emreden kötülükten sakındıran bir cemaat bulunsun. İşte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir. ( Al-i İmran 104)                             
                                     


                                                          CEMAATTE ADAB

1.   Ehl-i kıble olan tüm kardeşlerinizi sevmeli, bütün mü’minlerin kardeş olduğunu unutmamalısınız. Rasulullah (SAV)buyuruyor ki: “Müslüman müslümanın kardeşidir. Müslüman müsümana zulmetmez, Müslüman,  müslümanı başına gelen musibette terk etmez. Kim Müslüman kardeşinin ihtiyacını giderirse, Allah da onun ihtiyacını giderir. Kim de Müslüman kardeşinin dünyevi sıkıntılarından birini giderirse, Allah da kıyamet gününde onun sıkıntısını giderir. Kim de bir Müslüman kardeşinin ayıbını örterse Allah da kıyamet gününde onun ayıbını örter. (Buhari Mezalim)

2.    Allah’ın dinine yardım hususunda yarışmalı, iyilik ve takva üzerine kardeşlerinizle yardımlaşmalısınız. Allahu Teala buyuruyor ki: (Rablerinden saygıyla korkanlar, Rabbinin ayetlerine iman edenler, Rablerine ortak koşmayanlar), işte onlar hayırda yarışırlar ve bundan dolayı öne geçerler. (Mü’minun 61)

3.   Yaptığınız bütün hizmetleri sadece Allah’ın rızası için yapmalı ve kimseden bir karşılık ve teşekkür beklememeli, amellerinizde ihlaslı olmaya gayret etmelisiniz. Allahu Teala buyuruyor ki: “ ( Allah’ın iyi kulları öyle kimselerdir ki) adaklarını yerine getirirler ve şerri yaygın olan bir günden korkarlar. Kendileri ona karşı duydukları sevgiye rağmen yemeği; yoksula, yetime ve esire yedirirler.” Biz sadece Allah’ın rızası için yediriyoruz sizden bir karşılık ve teşekkür beklemiyoruz derler.  ( İnsan 7-9)

4.   Emr-i bi’l ma’ruf ve nehy-i anil münkeri asla terk etmemeli, bunu yaparken asla kırıcı ve saygısız olmamalısınız. Allahu Teala buyuruyor ki: Rabbinin yoluna hikmetle ve güzel öğütle çağır. Onlarla en güzel biçimde mücadele et. (Nahl 125)

5.   Mü’min kardeşlerinizin hatasını, onu kırmadan en güzel şekilde düzeltmeli ve kardeşinize nasihatte bulunmalısınız. Allahu Teala buyuruyor ki: “kullarıma, sözü en güzel şekilde söylemelerini söyle. Çünkü şeytan aralarını açıp bozmaktadır. Şüphesiz şeytan, insanın apaçık düşmanıdır.” (İsra 53)

6.   Mü’min kardeşlerinizi zaman zaman ziyaret etmeli, mümkün olduğu kadar ziyaretleşmeyi aksatmamalısınız. Rasulullah (SAV) buyuruyor ki: Gerçekten Müslüman, Müslüman kardeşini dolaştığı (ziyaret ettiği) vakit, dönünceye kadar cennetin hurmalıklarındandır. (Müslim Bir ve- Sıla)

7.   Size bir iyilik yapıldığında yapılan iyilik için teşekkür etmeli ve o kişiyi takdir etmelisiniz. Rasulullah (SAV) buyuruyor ki: “sakın iyilikten hiçbir şeyi küçük görme velev ki bu, din kardeşini güler yüzle karşılaman olsun.” (Müslim –birr)

8.   Mü’minlerin ortak malını kendi öz mallarınızdan daha iyi korumalı ve gözetmeli, asla hor kullanmamalısınız. Allahu Teala buyuruyor ki: “ bir takım kimseler Allah’ın, (Müslümanların maslahatlarına tahsis buyurduğu) malında haksız olarak tasarruf ederler. Onlar için kıyamet gününde cehennem muhakkaktır. ( Buhari- vasiyet)

9.   Sır saklamayı bilmeli, her bildiğinizi ve duyduğunuzu gerekmedikçe- en yakınınız bile olsa- başkalarına anlatmamalısınız. Allahu Teala buyuruyor ki. “ Ey iman edenler kendinizden olmayanları sırdaş edinmeyiniz. Onlar size kötülük ve zarar vermekte kusur etmezler, size zorlu bir sıkıntı verecek şeylerden hoşlanırlar.” (Al-i İmran 118)

10.   Düşmanlarınıza karşı daima tedbirli ve temkinli olmalı, tedbiri asla elden bırakmamalı, her türlü ihtimali göz önünde bulundurmalısınız. Allahu Teala buyuruyor ki: “ ihtiyat tedbirlerinizi alın. Allah, kâfirlere alçaltıcı bir azab hazırlamıştır. ( Nisa -102)

11.   Size verilen görevi eksiksiz ve zamanında yapmak için hemen harekete geçmelisiniz. Rasulullah (SAV) buyuruyor ki: “ başı dağınık ve ayakları toz toprak içinde olduğu halde Allah yolunda atının dizginine sarılan kula müjdeler olsun. Nöbete getirilirse nöbet tutar. Geri hizmete getirilirse geri hizmette bulunur. Üstelik komutanın yanına girmek için izin istese kendisine izin verilmez ve bir şey için aracı olsa aracılığı kabul edilmez.” (Buhar- cihad)

12.   Şahsı ve toplumu ilgilendiren konularda istişare etmeden karar vermemeli ve bir işe karar verildiği zaman ona sıkıca sarılmalısınız. Allahu Teala buyuruyor ki: “ (Rablerine tevekkül edenler); Rablerine icabet edenler, namazı dosdoğru kılanlar, işleri kendi aralarında şura ile olanlar ve kendilerine rızık olarak verdiklerimizden infak edenler. Ve haklarına tecavüz edildiği zaman, hep birlikte karşı koyanlardır.” (şura 38-3 9)

13.   Büyüklerimize karşı saygıda kusur etmemeli, onlara güvenmeli ve onların da güvenini kazanmalısınız.

14.   Mü’minlerin arasında fitne ve fesat kaynağı olacak tüm davranışlardan kaçınmalı, böyle davranışlara engel olmalı en azından arka çıkmamalısınız. Allaha Teala buyuruyor ki: “ Andolsun eğer münafıklar, kalplerinde şehvet hastalığı bulunanlar ve o şehirde mü’minlerin ayıplarını arayıp yayanlar, eğer vazgeçmezlerse, muhakkak ki ( Ey Rasulum), seni onlara musallat ederiz. Sonra seninle o şehirde az bir zaman komşu olabilirler” (Ahzab 60)

15.   Sohbet ettiğiniz veya ders yaptığınız sırada “Hocam” denilmesi gereken ve sizden ilim yönünden veya yaşça büyük birisi oraya geldiğinde, konuşma veya ders hakkında ona bilgi verip, sözü ona bırakmalısınız. Gelen kişi derse devam edilmesini söylerse devam etmelisiniz.

16.   Kendinizden büyük, cemaate ve İslam davasına emeği geçmiş bir kardeşinizin, sizden yapmanızı istediği şeylere karşılık “ olur yapalım hocam” gibi bir ifadeyle karşılık verip, itaatin ne olduğunu göstermeli, sözü fazla uzatmamalısınız. İstenilen şey sizin yapamayacağınız bir şey ise, yine “olur yapalım hocam” dedikten sonra durumu açıklamalısınız.

17.   Cemaatin sorunlarını öncelikle o işle görevli kişiye bildirmelisiniz. O çözüm bulamazsa, o zaman daha yetkili olan bir kişiye durumu iletmelisiniz.

18.   Sizden bir hizmet yapmanız istendiğinde yaptığınız işin sonucunu o işi size veren kişiye en kısa zamanda bildirmelisiniz. Bu, görevlerin yapılması, takibi ve kontrolü için son derece önemlidir.

19.   Cemaat içinde sizden yaşça büyük olana ağabey veya hocam, ilmen büyük olana yada hem ilmen hem de yaşça büyük olana hocam diye hitap etmelisiniz.

20.   İslama davette ilgilendiğiniz kişilere önce islamın temel meselelerini öğretmelisiniz. Sonra cemaatte uyulması gereken ahlak ve disiplin kurallarını ikinci öncelikli olarak öğretmeli, bunu asla ihmal etmemeli ve kendiniz de davranışlarınızla örnek olmalısınız.

21.   Cemaatle ve hizmetle ilgili sorunları ve eksikleri sadece konuşmanız gerekenlerle konuşmalı, dışarıda konuşmamalı ve ümit verici olmalısınız.

22.   Cemaatte daha yetkili olanlar daha büyük sorumluluk ve daha ağır yük altında olduklarından, onlara hürmet göstermek bir borçtur.

23.   Sizden daha büyük ve ilim sahibi bir kişi ile konuşurken, biraz geriden, sesinizi yükseltmeden, laubali olmadan saygılı bir şekilde konuşmalı, konuşurken tesbih vs. sallamamalı, elleriniz cebinizdeyken veya arkada iken, o ayakta ise siz oturur vaziyette, veya bir yere yaslanarak konuşmamalısınız.

24.   Sizden daha büyük ve ilim sahibi olan birisiyle konuşurken, ismini söyleyerek hocam dememeli, sadece hocam diye etmelisiniz.

25.   Sizden daha büyük bir kişi konuşurken saygılı bir şekilde dinlemeli ve kesinlikle sözünü kesmemelisiniz.

26.   Sizden daha büyük veya daha yüksek ilme sahip olan kişinin sözlerine şer’an mecbur olmadıkça itiraz etmemeli ve itiraz eder gibi konuşmamalısınız. Söylemek zorunda olduğunuz bir nokta var ise, onu kısaca ve soru sorar gibi söylemeli, size cevap verildikten sonra verilen cevap sizi tatmin etmese de meseleyi uzatmamalı, aksi halde konuşmanın çok uzayacağını ve tartışmaya dökülebileceğini, bunun da muhabbeti ve samimiyeti yok edeceğini unutmamalısınız.

27.   Samimi ve disiplinli bir ortama giren kişilerin kısa zamanda samimi ve disiplinli olacağını, laubali ve disiplinsiz ortama giren kişilerin de kısa zamanda disiplinsiz olacağını unutmamalısınız.

28.   Arkadaşlar arasında her konuyu konuşabilecek, birbirinizi güzel bir şekilde ikaz edebilecek ve görevlerinde yardımcı olacak kadar samimiyet, gereksiz konuşmayacak ve büyük küçük dikkate almadan şaka yapmayacak kadar da ciddiyet sahibi olmalısınız. Yani olması gereken, ciddi bir samimiyettir.







Moderatöre Bildir   Logged
theimam
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 101


« Yanıtla #8 : 26 Ekim 2009, 19:32:09 »

Rabbinin yoluna hikmetle ve güzel öğütle davet et. Onlarla en güzel şekilde mücadele yolunu tut. ( NAHL 125)

                                                        KONUŞMA ADABI


1.    Konuşurken karşınızdaki kişinin seviyesine göre konuşmalı ve ona değer verdiğinizi göstermelisiniz.

2.   Doğal ve içinizden geldiği gibi konuşmalı, yapmacık ve süslü kelimeler kullanmak için kendinizi zorlamamalısınız. Allahu Teala buyuruyor ki: “ de ki: ben sözünü zinetleme çabasına düşenlerden değilim.”  ( Sad 86)

3.   Argo tabirler, kaba ve çirkin kelimeler kullanmamalı, insanları aşağılayıcı, kalp kırıcı şekilde konuşmamalısınız. Enes b. Malik (ra) den: Rasulullah (SAV) utanç verici sözleri konuşan, lanet eden, söven bir kimse değildi. (Buhari edeb)

4.   Bağıra- çağıra ve etrafı rahatsız edecek şekilde konuşmamalı, yavaş yavaş ve tane tane konuşmalı, az ve öz konuşmaya önem vermelisiniz. Söyleyeceğiniz sözün manasını da iyi düşünmelisiniz. Rasulullah (SAV) şöyle buyurmuştur: insan hiç ehemmiyet vermeden bir kelime söyler de o söz sebebiyle düşüşü, cehennemde yetmiş yıl sürecek olan derin bir çukura yuvarlanır. (Tirmizi Zühd)

5.   Yalan konuşmaktan ve gereksiz yere konuşmaktan uzak durmalı, devamlı şaka ve espiri yapmaktan son derece sakınmalı ve sırf insanları güldürmek veya onları eğlendirmek için konuşmamalısınız. Rasulullah (SAV) buyuruyor ki: yazıklar olsun insanları eğlendirmek ve güldürmek için konuşan ve yalan söyleyen kişiye, yazıklar olsun yazıklar olsun. ( Ebu Davud edeb)

6.   Birisi ile konuşurken sözünü kesmemeli, o kişi sözlerini tamamladıktan sonra konuşmaya başlamalı ve başkalarının sözünü kesmemeyi alışkanlık haline getirmelisiniz. Rasulullah (SAV) utbe b. Rebianın konuşmasını sonuna kadar dinledikten ve “sözlerini bitirdin mi ey Ebul velid?” buyurduktan sonra kendisi konuşmaya başlamıştır. ( İbni Hişam)

7.   Sizden büyük ve ilim sahibi birisiyle konuşurken sesinizi fazla yükseltmemeli, edebli bir şekilde karşısında durmalı ve o şekilde konuşmalısınız. Allahu Teala buyuruyor ki:”(Lokman (as) oğluna dedi ki): yürüyüşünde mutedil ol. Sesini de kıs; zira seslerin en çirkini eşeklerin sesidir.”  (Lokman 19)

8.    Konuşurken kişilerin anlayabileceği şekilde konuşmalı, yanlış anlamaya meydan vermemelisiniz. Rasulullah (SAV) buyuruyor ki: insanlara bildikleri ölçüler içinde söz söyleyiniz. (Akıllarının kavrayamayacağı sözleri söylemek suretiyle) Allahın ve Rasulünün tekzib edilmesini ister misiniz? (Buhari zekât)

9.   Sizden büyük ve ilim sahibi birisine herhangi bir şey sorarken kısık bir sesle sormalı verilen cevap için kendisine teşekkür etmelisiniz

10.   Sizden büyük ve ilim sahibi birine herhangi bir şeyi teklif ederken edebli bir şekilde “ hocam, şunu şöyle yapsak olmaz mı?” veya herhangi bir şekilde düzeltilmesi gereken bir hata var ise “ bu meselenin şöyle olması gerekmez mi?” gibi nazik bir ifade ile görüşünüzü belirtmelisiniz.

11.   Bir meselede az ve öz konuşmalı gereksiz yere muhatabınızı meşgul etmemeli ve onu usandıracak derecede konuşmamalısınız. Bilmelisiniz ki uzun uzun yapılan konuşmaların çoğunda hayır yoktur. Rasulullah (SAV) buyuruyor ki: Az konuşmanın, sözü uzatmanın faydalı olacağı kanaatine vardım. Çünkü kısa –az söz faydalıdır. ( Ebu Davud edeb)


Moderatöre Bildir   Logged
theimam
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 101


« Yanıtla #9 : 28 Ekim 2009, 20:55:57 »

Ey iman edenler, size meclislerde “ yer açın” denilince yer açın ki Allah da size genişlik versin. Size “ kalkın” denilince de kalkın ki Allah sizden iman etmiş olanları ve ilim sahiplerini derecelerle yükseltsin.  ( MÜCADELE 11)
     

                                                        MECLİS ADABI

1.   En güzel elbiselerinizi giymeli abdest almalı, eğer mümkünse banyo yapmalı ve gusul abdesti almalısınız. Allahu Teala buyuruyor ki: Ey adem oğulları, her mescide gidişinizde ziynetlerinizi üzerinize alın (Araf 31)

2.   Soğan, sarımsak gibi, kokusu başkalarını rahatsız eden yiyecekler yememeli, kirli ve ter kokusu olan elbiseler ve çoraplar giymemeli, ağır kokuya sahip parfüm ve esanslar kullanmamalısınız. Rasulullah (SAV) buyuruyor ki: her kim sarımsak ve soğan yemiş bulunursa bizden  ( veya mescidimizden) uzak dursun.  ( Buhari-ezan_ Müslim- Mesacid)

3.   Evde bulunanlara selam verip müsait ise musafaha yapmalı ve ev sahibinin gösterdiği yere veya uygun bir yere oturmalısınız. Rasulullah (SAV) buyuruyor ki: sakın sizden biriniz din kardeşini yerinden kaldırıp onun yerine oturmasın. ( Müslim-selam)

4.   Meclis kalabalık ise, yeni gelen kimseler için yer açmalısınız. Yeni gelen kimselerden, yaşça ve ilim bakımından sizden büyük birisi varsa, kalkıp ona yer vermeli ve ona hürmet göstermelisiniz. Allahu Teala buyuruyor ki: Ey iman edenler meclislerde “genişleyin, yer açın” denildiği zaman yer açınız ki Allah da size genişlik versin. “kalkın” denildiğinde de hemen kalkın ki Allah, sizden iman edenleri ve kendilerine ilim verilenleri derecelerle yükseltsin. ( Mücadele 11)

5.   Size söz hakkı verilmeden ve yüksek sesle, başkalarını rahatsız edecek şekilde konuşmamalı, bir mesele hakkında, sizden daha büyük ve ilim sahibi olan bir kimse varsa sözü ona bırakmalı ve ondan yüksek sesle konuşmamalısınız. Allahu Teala buyuruyor ki: Lokman (as) oğluna dedi ki: sesini kıs, çünkü seslerin en çirkini eşek sesidir. ( lokman 19)

6.    İki kişi arasına oturmamalı, eğer mutlaka oturmanız gerekiyorsa her ikisinden de izin almalısınız.

7.   Kendi aranızda fısıltı ile konuşmamalı, başkalarının kulağına eğilmemeli, eğer önemli bir mesele varsa, sakin bir yerde görüşmenizi yapmalısınız. Allahu Teala buyuruyor k: Gizli konuşmalar şeytandandır. Onlar, bu gizli konuşmaları mü’minleri üzmek için yapıyorlar. ( mücadele 10)

8.    Otururken, ayaklarınızı öne doğru uzatmamalı, yatar gibi oturmamalı, dizlerinizin üstünde iki büklüm olmamalı, dik oturmaya gayret etmelisiniz. Meclis içerisinde veya meclis haricinde her ne surette olursa olsun, sizden büyük ve ilim sahibi kimselerin yanında, ayak ayak üstüne atarak, ayakları öne uzatarak, yatar gibi oturarak konuşmamalısınız. Rasulullah (SAV) buyuruyor ki: büyüğümüzün hakkını tanımayan ( ona saygı göstermeyen), küçüğümüze merhamet etmeyen bizden değildir.  ( Ebu Davud)

9.    Sizden, bir büyüğünüz konuşurken onu ilgi ile dinlemeli, sağa-sola bakmamalı ve başka şeylerle asla meşgul olmamalısınız. Allahu Teala buyuruyor ki: O mü’minler ki sözü dinlerler ve onun en güzeline uyarlar. İşte onlar Allahın kendilerini doğru yola ilettiği kimselerdir ve onlar akl-ı selim sahipleridir. ( Zümer 18)

10.   Toplum içinde daimi olarak güler yüzlü olmalı ve somurtmamalısınız. İlk defa meclise gelen kimselerle tanışmalı, onlara, yalnızlık ve sıkıntı çekmemeleri için gereken ilgiyi göstermelisiniz.

11.    Topluluk içinde esnememeye, geğirmemeye, öksürmemeye ve boğazınız temizlememeye dikkat etmelisiniz. Ve bunları yapmamak için gayret göstermelisiniz. Rasulullah (SAV) buyuruyor ki: Ey mü’minler, sizden biriniz aksırıp Allah’a hamd ederse onun “elhamdulillah” dediğini işiten her Müslüman  “yerhamukellah” diye mukabele etmesi, aksıran mü’min için bir hak olur. Esnemeğe gelince o, şeytandandır. Birinize esnemek hali geldiğinde gücü yettiğince onu gidermeğe çalışsın. Çünkü biriniz esneyince onun gafletine şeytan güler. (Buhari- edeb)

12.   Her zaman ve özellikle topluluk içerisinde, insanlardan veya cemaatlerden, gıybet şeklinde söz etmemelisiniz. Allahu Teala buyuruyor ki: Bir birinizin ayıplarını araştırmayınız, birbirinizin gıybetini yapmayınız. Sizden biriniz hiç ölü kardeşinin etini yemeyi sever mi? (Hucurat 12)

13.   İçerisinde Allah’ın adının anılmadığı bir topluluktan uzak durmalısınız. Çünkü, böyle topluluklarda hayır yoktur. Bu tip yerlerden hemen uzaklaşıp, Allaha tevbe ve istiğfarda bulunmalısınız. Rasulullah (SAV) buyuruyor ki: oturduğu meclisin şamatası ( dedi- kodusu) çok olan bir yerden kalkan kimse, kalkmadan önce: “ Allahım, seni hamd ile tesbih ederim. Senden başka ilah olmadığına şehadet ederim.  Sende beni affetmeni ister, bütün varlığımla sana yönelirim” diye dua ederse, bu meclisteki günahları affolunur. ( Ebu Davud- edeb)

14.   Bir mecliste soru sormak istediğinizde sorunuzu kısa bir şekilde ve güzel bir üslupla sormalı, sözü uzatmamalısınız.

15.   İlim sahibi birisinin olduğu mecliste havadan sudan şeyler konuşmamalı, şakalaşmamalı, ciddi olmalı ve o kimseden istifade etmeye çalışmalısınız.

Moderatöre Bildir   Logged
Sayfa: [1] 2 3 ... 5 Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
Evliliğe dair.. Resimler ve flashlar Xerip 2 304 Son Mesaj 17 Mayıs 2008, 22:42:58
Gönderen: Xerip
ramazan'a dair <dua> Dua penceresi muhammed-i dava 2 211 Son Mesaj 10 Eylül 2008, 08:51:26
Gönderen: _uMuT_
Hayata Dair... Düşünce yazıları/Makaleler harras 0 168 Son Mesaj 07 Nisan 2009, 15:52:46
Gönderen: harras
KaLb'e Dair.. Serbest Bölüm ÂmâK-ı HâYâL 0 157 Son Mesaj 20 Mayıs 2009, 20:20:08
Gönderen: ÂmâK-ı HâYâL
Adab risalesine dair 17 İslami Hayat Tarzı theimam 0 147 Son Mesaj 29 Aralık 2009, 20:11:26
Gönderen: theimam
Adab risalesine dair 18 İslami Hayat Tarzı theimam 0 153 Son Mesaj 05 Ocak 2010, 12:05:43
Gönderen: theimam
Adab risalesine dair 19 İslami Hayat Tarzı theimam 0 200 Son Mesaj 10 Ocak 2010, 15:46:05
Gönderen: theimam