suskunlar meclisi - Sükûtumuz'dan anlamayan, sohbetimizden bir şey anlamaz..!
08 Eylül 2010, 14:09:10 *
Selamun Aleyküm, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Takvim Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: 1 [2] 3 4 ... 7   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Kuranı Kerim Nerede, Nasıl Toplandı? Nasıl Korundu?  (Okunma Sayısı 1228 defa)
Murtazaali
Yeni Üye
*

Puan: 11
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 149


« Yanıtla #10 : 15 Aralık 2009, 15:39:46 »

ZEYD B. SABİT


Ebu Bekir b. Ebi Kuhafe ve Osman b. Affan tarafından Kur’an ayetlerini derleme ve yazma komisyonu başkanlığına getirilen Zeyd b. Sabit (611-665), Ensar’dan olup Neccaroğullarına mensuptur . İbn Abdilberr, El-İstiab, c.l, s. 551.

Allâh Resûlü 622 yılında Medine’ye hicret ettiğinde, henüz on bir yaşında bir çocuk olan Zeyd’in  aynı yıl vahiy kâtipliği yaptığı rivâyet edilir. İbn Kuteybe, El—Meârif, s.179. İbn Hacer el—Askalani, El—İsabe, c.1, s. 561.

Ancak Bedir (624)  ve Uhud (625) savaşlarına katılamayacak kadar küçük olan bir çocuğun , vahiy kâtipliği gibi ağır bir sorumluluğun altına girebileceği iddiası da  şaibelidir. İbn Abdilberr, El—İstiab, c.l, s. 551.

Esasen Hz. Peygamber’in, nazil olan ayetlerin tümünü o yaştaki bir çocuğa emanet etmesi de beklenemez. Bununla birlikte Hz. Peygamber’in, okuma yazma bilenler arasında yer alan Zeyd b. Sabit’in yetişmesi için ona da görevler verdiği söylenebilir.

Zeyd’in, vahiy katibi olarak Medine döneminde (622—632) nâzil olmuş tüm ayetleri okuyup yazdığını farz etsek bile 114 sûreden oluşan Kur’an’ın 85 süresinin Mekke’de nâzil olduğu  gerçeği göz önünde bulundurulursa, Zeyd’in, 622 yılından önce nâzil olmuş Mekkî sûrelerden hiçbirini ne okuduğu ne de yazdığı sonucuna varılabilir. Bk. İbn Nedim, El-.Fihrist, s. 43.

Kaldı ki Zeyd’in kendisi, Hafsa’dan aldığı mushafta Ahzâb süresinde bir ayeti (23. ayet) bulamadığını, daha sonra söz konusu ayeti Ensar’dan Huzeyme’nin yanında bulup yazdığını söyler . Bk. Sahih-i Buhari,Tecrid-i Sarih Tercemesı, c.8, s. 273-274, üçüncü baskı.

Oysa Hafsa’daki mushafı derleyip yazan da Zeyd’in kendisiydi Bilindiği gibi Halife Ebu Bekir, Kur’an ayetlerini derleme ve bir mushafta toplama görevini verdiği zaman Zeyd b. Sabit yirmi bir yaşındadır.

Keza İmam Ali’ye biat etmeyenler arasında Zeyd de vardır . İbnülesir, El—Kamil, c.3, e. 196, İbn Kesir, El—Bidaye, c.7, s. 365, Muhammed Rıza, El-İmamü Ali, s. 65.

İlk üç halifeden rivayette bulunan Zeyd’in, İmam Ali’den hiç ‘hadis’ rivayet etmemiş olması da  ilginçtir . Bk. İbn Hacer el-Askalani, Tehzib et-Tehzib, c.3, s. 344, Dar el-.Fıkr, et-T.ülâ 1984-Beyrut.

Halife Osman tarafından mushaf nüshayı çoğaltma komisyonu başkanlığına getirilen Zeyd b. Sabit, ayrıca Osman b. Affan’ın beytülmal başkanı  ve kadısıydı .  İbn Abdulberr, El-İstiâb c.l, s. 553—554. Ebul Fida, El-Muhtasar fi Ahbari’l Beşer, c.l, e. 238.

Halife Osman’ın evi halk tarafından mahasara edildiğinde Zeyd, bir Ensarî olarak, Ensar’dan yardım ister ve  “Ey Ensar topluluğu! Haydi ikinci kez Allah’a yardımcılar olun!” çağrısında bulunur. Ancak yine bir Ensar olan Ebu Eyyüb el- Ensarî, Zeyd’e şu ilginç cevabı verir: “Vallahi, Osman, sana bir sürü iyiliklerde bulunduğu için ona yardım etmek istiyorsun!” İbnülesir, El-Kamil c.3, e. 196.

Gerçekten de aşırı Osmanî (Osman taraftarı) olan Zeyd b. Sabit , hem Osman b. Affan’dan hem de Muaviye b. Ebi Süfyan’dan gördüğü hesapsız ihsanlar sayesinde çok  servet topladığından, öldüğü zaman geride bıraktığı altın ve gümüş parçaları o kadar büyüktür ki baltalarla parçalanarak mirasçılarına dağıtılır . İbnülesir, Usdûlğabe c.2, 8. 236.  Mesudî, Mürûcu’z-Zeheb c.2, s. 368.

Osman b . Affan’ın, Ebu Zerr’i Rebeze çölünde açlığa terk edip, Zeyd b. Sabit’i de altına boğmasının nedeni, elbette araştırılmalıdır.

Hicrî 45 yılında Medine’de vefat eden Zeyd ’in cenaze namazını, meş’umluğu ile meşhur olan Mervan b. Hakem b. Ebil As kıldırır . İbn Sa’d, Tabakat, c.2, e. 360 İbn Kuteybe, El-Meârif, s. 179.
Moderatöre Bildir   Logged
Murtazaali
Yeni Üye
*

Puan: 11
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 149


« Yanıtla #11 : 15 Aralık 2009, 15:42:20 »

ALLAH NASİP EDERSE KALDIĞIM YERDEN DAHA SONRA BU KONUYA DEVAM EDECEĞİM.
Moderatöre Bildir   Logged
Murtazaali
Yeni Üye
*

Puan: 11
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 149


« Yanıtla #12 : 15 Aralık 2009, 23:17:35 »

ABDULLAH B. ZÜBEYR (ölm.693)

Hicretin birinci yılında doğan Abdullah b. Zübeyr b. Avvam , İmam Ali’ye biat etmeyenler arasında yer alır ve piyade birlikleri komutanı olarak babasıyla birlikte Cemel savaşında ( 656 ) İmam Ali’ye karşı savaşır . İbn Sa’d, Tabakat, c.2, e. 360 İbn Kuteybe, El-Meârif, s. 179.

Daha sonra Muaviye b. Ebi Süfyan’a biat eden Abdullah b. Zübeyr , Kerbela olayından sonra İmam Hüseyin’in şehadetini fırsat bilerek Mekke’de emirliğini ilân eder. İbn Hacer el-Askalani El-İsabe c.2, s. 309—310.

Abdullah b. Zübeyr de Ehl-i Beyt’e kin besleyenlerdendir. Nitekim Mekke’de kendisine biat etmeyen Ehl-i Beyt mensuplarından on yedi kişiyi bir mahzene doldurur ve mahzenin önüne odun yığarak onları yakacağına yemin eder. Ancak Muhtar Es-Sekafi’nin zamanında müdahalesiyle Ehl-i Beyt efradı yakılmaktan kurtarılır. Geniş Bilgi t Bk. İbnülesir, El-Kamil, c.4, s. 227-229.

Abdullah b. Zübeyr, hicrî 73 yılında, Abdulmelik b. Mervan’ın cellâdı Haccac b.Yusuf tarafından öldürülür . Halife b. Hayyat, Tarihu Halife b. Hayyat, e. 169, İbn Hacer el-Askalani, Tehzib et—Tehzib, c.5, s. 188.
Moderatöre Bildir   Logged
Murtazaali
Yeni Üye
*

Puan: 11
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 149


« Yanıtla #13 : 15 Aralık 2009, 23:18:55 »

SAİD B. AS (ölm.678)

Hicretin birinci yılında doğan Said b. As b. Umeyye , Hz. Peygamber’in vefatında dokuz yaşındadır .  İbn Abdulberr, El-İstiâb c.2, e. 9.  İbn Sa’d, Tabakat, c.5, s.31.

Babası As b. Umeyye, Bedir savaşına (624) mürşik olarak katılır ve İmam Ali tarafından öldürülür . İbn Abdulberr, El-İstiab c.2, s. 9.

Said b. As, Osman b. Affan’ın yakın akrabası olup adeta onun kucağında büyür . İbn Kesir, el-Bidaye c.8, s. 147.

Ancak Halife Osman’ın iddiasına bakılırsa Said, insanların en fasihi olduğu için Kur’an nüshasını çoğaltma komisyonuna seçilmiştir . Bk. İbn Hacer el-Tehzib et-Tehzib, c.4,s.44.

Halife, şarapçı Velid b. Ukbe’den sonra Said b. As’ı Kufe’ye vali tayin eder. Ne var ki, Kufe’de sefih bir hayat sürmeye başlayan Said, bir gece sohbetinde İslam toprağı için  “Biz Kureyşin çiftliğidir.”  deyince, Kufe halkının şimşeklerini üstüne çeker ve halkın kararlı direnişi karşısında Kufe’den çıkmak zorunda kalır . İbn Sa’d, Tabakat, c.5, s. 32—33.  Halife b. Hayyat, Tarih, s. 106.

Çaresiz kalan Said, Medine’ye, Halife Osman’ın yanına gider. Ancak Osman katledilince Mekke’ye kaçar . İbnülesir, El—Kamil, c.3, s. 197.

Muaviye b. Ebi Süfyan’ın Medine valiliğini de yapan Said , hicrî 58’de ölür . İbnülesir, El—Kamil, c.3, s. 197.  Halife b. Hayyat, Tarih, s. 127.

Moderatöre Bildir   Logged
Murtazaali
Yeni Üye
*

Puan: 11
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 149


« Yanıtla #14 : 15 Aralık 2009, 23:20:09 »

ABDURRAHMAN B. HARİS (ölm.664)

Abdurrahman b. Haris b. Hişam b. Muğire e1-Mahzumî Hz. Peygamber zamanında doğmuşsa da   O’ndan ‘hadis’ rivayet etmemiştir . İbn Hacer el—Askalani, Tehzib et-Tehzib, c.6, s. 142.

El-Vakidi (ölm.822)’ye göre, Allâh Resûlü vefat ettiği yıl, Abdurrahman dokuz yaşındaydı . İbn Hacer el-Askalani, Tehzib et—Tehzib, c.6, e. 142.

Taberanî (ölm.971) ve el-Hakim (ölm.1013), Abdurrahman’ın ‘sahabi’ olduğunu zikretmişlerse de  İbn Sa’d onu ‘tabiîn’den sayar . Bk. ibn Hacer el-Askalani, El-İsabe, c.3, s. 66.  Bk. Tabakat, c.5, s. 567.

Abdurrahman’ın babası Haris b. Hişam, hicrî 12/634’de Şam bölgesinde taun hastalığından ölünce, Ömer b. Hattab, onun anasıyla evlenir. Böylece Abdurrahman, Ömer b. Hattab’ın evinde büyür . İbn Sa’d Tabakat, c.5, s. 567.

Halife Osman’ın damadı olan Abdurrahman b. Haris , Cemel savaşında (656), Müminlerin Annesi Aişe’nin saffında İmam Ali’ye karşı savaşacaktır . İbn Hacer el—Askalani, El—İsabe, c.3, s. 66.  İbn Sa’d, Tabakat, c.5, s. 6.
Moderatöre Bildir   Logged
Murtazaali
Yeni Üye
*

Puan: 11
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 149


« Yanıtla #15 : 15 Aralık 2009, 23:27:16 »

DEĞERLENDİRME VE SON

Konu ile ilgili veriler değerlendirildiğinde şu sonuçların ortaya çıktığı görülür.

a-   Osman b. Affan tarafından mushaf nüshayı çoğaltma komisyonuna seçilen dört üyeden üçü, Hz. Peygamber’in vefatında (632) 9-10 yaşlarında birer çocuktur. Dolayısıyla Mekkî ayetler bir yana, bu üyelerin bir tek Medenî ayetin nüzulüna bile tanık olmadıkları söylenebilir.

b-   Zeyd b. Sabit dışındaki üyelerden hiçbiri, ilmi düzeyde Kur’anî bilgiye sahip değildir.

c-   Üyelerin tamamı Ehl-i Beyt’e ve özellikle İmam Ali’ye olan düşmanlıklarıyla tanınırlar.

d-   Komisyon üyelerinin konumları incelendiğinde Zeyd b. Sabit’in, Mervan b. Hakem’den sonra Osman b. Affan’ın en yakın elemanı olarak halife tarafından üst düzey makamlara getirildiği ve çok sayıda mal biriktirdiği, Abdurrahman b. Haris’in Halife Osman’ın damadı olduğu, Said b. As’ın ise Osman’ın kucağında büyümüş, Emevi ailesinin bir ferdi olması dışında önemli bir hasleti bulunmadığı görülür.

e-   Malum çevrelerce övüle övüle bitirilemeyen, Ebu Bekir b. Ebi. Kuhafe’nin torunu ve Müminlerin Annesi Aişe’nin yeğeni Abdullah b. Zübeyr’e gelince, bu zat, Kur’an bilgisiyle değil, hasis (cimri), haşin ve hasut(kindar) kimliğiyle tanınır . İslam Ansiklopedisi, c.l, s. 45, Milli Eğitim yayınları. 

Gerçekten de bu kişi, Basra’ya vali tayin ettiği kardeşi Musab b. Zübeyr eliyle binlerce masum insanın kanına girmiş bir katildir. Kendi kendine cezzâr (kasap) lakabını takan Musab b. Zübeyr , ilk iş olarak Kufe’de mazlumlardan yana eşitlikçi bir düzen kurup, Kerbelâ şehitlerinin intikamını alan ve Emevi rejiminin korkulu rüyası haline gelen Muhtar b. Ebu Ubeyd es-Sekafi (ölm.687.)’yi şehit eder ve ellerini keserek Kufe Camiinin duvarına çiviletir . İbnülesir, El—Kamil, c.4, s. 243. İbn Kesir, El-Bidaye, c.8, s. 461.

Muhtar’ın şehadetinden sonra Musab, Abdullah b. Zübeyr’in emriyle Kufe’de tam bir katliam yapar, altı bini silahsız sivil olmak üzere  bir günde on yedi bin kişiyi kılıçtan geçirir . Taberi, Tarihu’l Umem ve’1 Müluk, c.6, s. 686, Daru’ kütübi’l-ilmiyye , Beyrut-1988.  İbnülesir, El—Kamil, c.4, s. 253.

Ayrıca Muhtar’ın  eşini de işkence ile öldürür. Şöyle ki, Muhtar’ın eşi Umra, Abdullah b.Zübeyr’in, Muhtar’ı kötüleme isteğini reddedince Umra, şehir dışına çıkarılır ve kadının uzuvları kılıç darbeleriyle kesilmeye başlanır... Vurulan her kılıç darbesiyle vücudu lime lime doğranan Umra ise   işkenceci İbn Zübeyr kardeşlere meydan okurcasına  “Muhtar, Allah’ın salih kullarından bir kuldu , gündüzleri saim (oruç tutar), geceleri kaim (namaz kılar)di. İbn Kesir, El-Bidaye, c.8, s. 461.

Resûlullah’ın kızının çocukları uğruna kanını ortaya koydu ve Kerbelâ’daki intikamlarını aldı”   diyerek can verir. Mesudi, Mürücu’z—Zeheb, c.3, s. 119.

Nitekim dönemin şairleri de okudukları şiirlerle, İbn Zübeyr kardeşlerin işledikleri bu vahşeti şiddetle hicvederler . Yakubi, Tarihu’l-Yakubi, c.2, s. 264, İbnülesir, El-Kamil, c.4, s. 25l-252.

Bundan sonrasını artık okuyucular değerlendirsin inş. Burdan sonrasını devam ettiremiyeceğim. Kaynaklada Kuranın toplanıp derlenmesi ve toplayanların biyografileri hakkında kısaca bilgiler bunlar.
Moderatöre Bildir   Logged
Seccâd
Dermanê dilan
Site Yöneticisi
*****

Puan: 293
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1277


"Dilimden düğümü çöz"


« Yanıtla #16 : 16 Aralık 2009, 00:36:08 »

Kaynaklada Kuranın toplanıp derlenmesi ve toplayanların biyografileri hakkında kısaca bilgiler bunlar.

Murtazaali bu paylaşımlardaki sebebi hikmet nedir? Vahiy katipleri sadece bu şahıslardan mı ibaret?
Moderatöre Bildir   Logged

"...Bu da bir şıkşıkiyyeydi geldi ve geçti."
Murtazaali
Yeni Üye
*

Puan: 11
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 149


« Yanıtla #17 : 16 Aralık 2009, 10:22:57 »

Murtazaali bu paylaşımlardaki sebebi hikmet nedir? Vahiy katipleri sadece bu şahıslardan mı ibaret?

Muhterem kardeşim meseleye vahiy katibi bağlamında yaklaşmadık. Konu Kuranı Kerim nerede ve nasıl toplandı...Ben kısaca Kuranı toplama ve derlemek için oluşturulan komisyon üyelerine değindim. Bende Tarihi dökümanlar ışığında kısaca buna ışık tutmaya çalıştım. Resulullah efendimizin vefatından sonra Kuranı Kerimin başından bir çok fırtına geçiyor. Bu bir gerçek. Birileri tarafından bazı komisyon üyeleri tayin ediliyor ki bu komisyon üyelerinin 3 tanesi Allah Resulünün vefatında 9-10 yaşında birer çocuktu. Bu 3 insan nasıl olurda Kuranı toplar veya komisyona dahil edilir? Nitekim Mekki ve Medeni ayetlere ve inişlerine tanıklık etmesi mümkün değildir. Ortada içlerinde Hz. Ali a.s'ında bulunduğu onlarca sahabe ve seçkin varken neden bu insanlar diye insanın düşünesi geliyor. Sadece bu değil aslında bu konuda düşünülecek bir çok şey var.

Seccad kardeşim ben vahiy katipliği meselesine de kısaca bir soru işareti bırakmak istiyorum. Araştırmanızı ümid ederim. Bazı kaynaklar Muaviyenin de Vahiy Katibi olduğunu söyler. Lütfen araştırınız acaba bu vahiy katibi Kuranın Hangi Ayetlerini veya süresini yazmıştırda Vahiy katibi olmuştur? Bulursanız buraya ekleyin inş. Veya diğer vahiy katipleri hakkında kısa bir araştırma ve analiz yapmanızı rica ederim.

Ortada Hz. Ali a.s gibi bir İlim madeni, ilim şehrinin kapısı varken neden illada bu insanlar...

Esasen ashab arasında Kur’an hakkındaki bilgisi herkesten daha çok olan sadece İmam Ali’nin, kitlelere hitaben, zaman zaman şu çağrıda bulunduğu sabittir:

Hz. Ali a.s şöyle buyurmuştu:


“Bana sorunuz!... Allah’ın kitabı Kur an’ı bana sorunuz! Vallâhi bir tek ayet yoktur ki, ben o ayetin gece mi yoksa gündüz mü, dağda mı yoksa ova mı nazil olduğunu bilmeyeyim!” .    

İbn Sa’d, Et-Tabakatü’l—Kübra,c.2, s. 33
İbn Hacer El-Askalani, El—İsabe, c.2, s. 509,
İbn Hacer El- Tehzib et-Tehzib,c.7, s. 297, Dar el-Fıkr, Beyrut-1988.


Öyleki Hz. Ali a.s'ın bu sözünden dolayı bakın Abdullah İbni Mesud ne diyor:  “Ben, Ali’den başka birilerinin böyle bir çağrıda bulunduğunu görmedim” . İbnülesir, Usdülğabe, c.3, s. ?88.

Ayrıca Muhammed b. Sîrîn (635- 729)’in  İmam Ali’nin tertip ettiği Mushaf’ın zorluğuna işaretle, “Şayet ins ve cin bir araya gelip Kur’an’ı bu şekilde cem’etmeye çalışsalardı, bunu başaramazlardı”   dediği rivayet edilir. İmam Celaleddin es-Suyuti, El fi Ulumi’l-Kur’an, c.l, s. 139, Madve yayınları, İstanbul, tarihsiz.
Moderatöre Bildir   Logged
Seccâd
Dermanê dilan
Site Yöneticisi
*****

Puan: 293
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1277


"Dilimden düğümü çöz"


« Yanıtla #18 : 16 Aralık 2009, 12:24:04 »

Şu sualime net bir yanıt alayım inş. Kur'an-ı Kerim bu kurul tarafından aslına uygun olarak (yek harfi bile hiç bir değişime uğramaksızın) titizlikle derlenip tek nusha haline getirilmemiş mi?
Moderatöre Bildir   Logged

"...Bu da bir şıkşıkiyyeydi geldi ve geçti."
têkoşîn
Site Yöneticisi
*****

Puan: 120
Online Online

Mesaj Sayısı: 2263



WWW
« Yanıtla #19 : 16 Aralık 2009, 12:29:56 »

Murtazaali kardeşim,
Allah razı olsun.varmak istediğiniz nokta nedir?
Moderatöre Bildir   Logged

Bila çil sal li zîndanan bimînim,
Her roj sed mar û dûpişkan bibînim,
Li hevraza barê aşan bikşînim,
Li berwara pevzkûvîyan biçerînim,
Zivistanan li ser avan bimînim,
Ne ku carek yekî ehmeq bibînim.
Sayfa: 1 [2] 3 4 ... 7   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.11 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Bu Sayfa 0.228 Saniyede 18 Sorgu ile Oluşturuldu