0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: 1 ... 4 5 [6] 7 Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: Kuranı Kerim Nerede, Nasıl Toplandı? Nasıl Korundu?  (Okunma Sayısı 3661 defa)
Bişnev
"Nalîna agirî..."
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 196


"Dilimden düğümü çöz"


WWW
« Yanıtla #50 : 31 Aralık 2009, 12:37:59 »

4- Kur’an-ı Kerim’in Resulullah (s.a.a)in Huzuruda Bir Araya
Toplanması

Zeyd b. Sabit söyle diyor: “Biz Resulullah (s.a.a)ın yanında Kur’an sayfalarını (Vahiy
yazıldıktan sonra) bir araya getirirdik.”
Hakim söyle diyor: “Bu söz Kur’an’ın Resulullah (s.a.a)in zamanında bir araya getirildiğini
açıkça ispat etmektedir.”
Bir baska hadiste de Hakim, Zeyd’den söyle naklediyor: “Biz Resulullah (s.a.a)’in huzurunda
Kur’an’ı bir araya toplardık...”[74]

5- Hz. Ali (a.s)ın Hadisi
Emir-ul Mü’minin Ali (a.s)’ın söyle buyurduğu naklediliyor: “Resulullah (s.a.a)’den yalnızca
Kur’an’ı yazdık ve yine bu sahifede olanı....”[75]
Bu hadise göre Resul-i Ekrem (s.a.a)’in sözlerinin çoğunun yazıldığı için bu hadis hakkında
söylenecek çok söz var. Ancak konuyu arastırmayı baska bir zamana bırakıyoruz.

6- Hz. Peygamber (s.a.a)’den Kalan Mushaf
Bazı hadislerin açıkladığı üzere Resulullah (s.a.a)’in evinde dinlenme yerinde, bir Mushaf
vardı.[76]
Resul-i Ekrem (s.a.a) Emir-ul Müminin Ali (a.s)’a Kur’an’ı alıp, toplamasını emiremisti. İmam
Ali (a.s) bu konuyu söyle açıklıyor: “Resulullah (s.a.a) nazil olan bütün ayetleri bana okuyor ben
de onları yazıyordum.”

Moderatöre Bildir   Logged

Bişnev
"Nalîna agirî..."
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 196


"Dilimden düğümü çöz"


WWW
« Yanıtla #51 : 31 Aralık 2009, 12:39:17 »

7- Kur’an İslam’ın Temelidir

Tarihçiler söyle diyorlar: Resulullah (s.a.a)’in antlasmalarını, hurma ağaçlarının ürünlerinin
değerlendirmesini ve borç edinilen paraları yazan katipleri vardı. Resulullah (s.a.a) katiplerden
Hudeybiye savasından bir yıl önce İslam’ı kabul edenlerin hepsinin isimlerini yazmalarını
istemisti. Bunun üzerine Muaz da 1500 kisinin adını yazmıstı.
Buna ilave olarak müslümanların (savasla ilgili konuları ve savasa katılanların adlarını
yazmak için) ordu içinde de katipleri vardı.[77]
Acaba Resul-i Ekrem (s.a.a)’in bu gibi konuların yazılmasına önem verirken Kur’an’ın
yazılmasına önem vermemesi düsünülebilinilir mi?ünlem Halbuki Kur’an İslam’ın temelidir. Alınan
borçları yazmak Resulullah (s.a.a) için Kur’an’ı yazmaktan daha mı önemliydi? Acaba Kur’an’ın
dağınık bir sekilde kağıt ve levhalar üzerine yazılmıs olması mı yoksa düzenli ve toplu bir hadle
olması mı daha iyiydi? Böyle bir düzensizlik normal bir insandan beklenmezken, bütün islerin
düzenleyicisi ve bir ümmetin önderi olan peygamber (s.a.a)’den asla beklenilmez?
Moderatöre Bildir   Logged

Bişnev
"Nalîna agirî..."
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 196


"Dilimden düğümü çöz"


WWW
« Yanıtla #52 : 31 Aralık 2009, 21:18:02 »

8- Hz. Peygamber (s.a.a)in Zamanında Varolan Mushaflar

Bazı hadisler, Resulullah (s.a.a)in zamanında bazı sahabilerde Kur’an’ın tamamının
bazılarında da bir bölümünün bulunduğunu ortaya koymaktadır. Sahabiler ise onları okuyup,
sonra da baskalarına veriyorlardı. Resulullah (s.a.a) de o sahifelerin düzeni hususunda bazı
emirler vermisti.
Meseleye genel olarak baktığımızda diyebiliriz ki, eğer o zaman Kur’an’ın yazılmıs ve
toplanması insanın aklına gelen manada olmasaydı böyle sayfaların da olmaması gerekirdi. Ve
onlara “mushaf” ya da “mesahif” denilmesinin de yine bir anlamı olmayacaktı. Ayrıca hadislerde
vurgulandığı üzere bu sayfaların arasındaki ihtilafların da (Mesafih-i Secistani ve Zencani’nin
Tarih-ul Kur’an’ı vs. de bu ihtilaflara isaret edilmistir.) manası olmazdı.
Hatta Amudi, sahabilerin zamanındaki meshur mushafların Resulullah (s.a.a)e sunulmus
olduğunu bile iddia ediyor.[78]
Resulullah (s.a.a)in zamanında “mushaf” ya da “mushaflar”ın olduğunu açıkça ispatlayan
bazı hadisler bu iddiayı teyid etmektedirler. Örneğin:

1- Ukbat b. Amir babasından, o da Resulullah (s.a.a)’den söyle naklediyor: “Allah’ın Kitabı’nı
öğrenin, ona bağlanın, ona sahip çıkın, onu kendinize nağme edinin. Canım elinde olan Allah’a
andolsun, eğer böyle yaparsanız aklınız onu çabucak alır.”[79]

2- Muhacir b. Habib “Resulullah’tan (s.a.a) söyle naklediyor: “Ey Kur’an Ehli; Kur’an’ı duvara
asmayın, onu gece ve gündüz hakkıyla tilavet edin, onu nağmeniz edinin, ona sahip çıkın,
ondakileri zikredin, umulur ki kurtulusa eresiniz.”
Bu hadisin mürsel olduğunu da hatırlatalım. Ebu Ubeyd söyle diyor: “Onu nağmeniz edinin”
cümlesinden maksat Kur’an’ı, kendinize sermaye yapın. “Ona sahip çıkın” cümlesinden amaç
ise, Kur’an’ı mal topladığınız gibi toplayın ve kendi servetiniz olarak hesaplayın[80] demektir.

3- Abdullah b. Amr söyle diyor: “Birisi oğlunu Resulullah (s.a.a)in yanına getirerek: “Ya
Resulellah benim oğlum gündüzleri Kur’an okuyor, geceleri de yatmıyor” demesi üzerine
Resulullah (s.a.a) ona; “Acaba çocuğunun gündüzleri zikretmesi (Kur’an okuması), geceleri de
sağlıkla olarak ihya etmesi hosuna gitmiyor mu? diye cevap buyurdu.[81]

4- Osman b. Abdullah-i Avs Hz. Peygamber (s.a.a)in söyle buyurduğunu naklediyor:
“Kur’an’ı mushafın yüzünden okuyana iki bin hasene verilir. Eğer mushafın yüzünden okumazsa
-zannediyorum söyle buyurdu- 1000 hasene verilir.”[82]

5- Avs-i Sakafi Resulullah (s.a.a)den söyle naklediyor: “Kur’an’ı musahfın yüzünden
okumayan (ezbere okuyan) için bin derece vardır. Ama mushafın yüzünden okuyanın derecesi
ise iki bine ulasır.”[83]

6- Hz Aise’den gelen bir merfua hadiste söyle naklediyor: “... Mushaf’a bakmak ibadettir.”[84]

7- İbn-i Mes’ud’un merfua hadisi de söyledir: “Allah ve Resulü’nün sevgisini kazanmak
isteyen ilahi ayetleri mushafın yüzünden okusun. (Bu hadisin Münker hadis olduğu
söylenmektedir.)[85]

8- Beyhaki Hasan’ın senedine dayanarak İbn-i Mes’ud’a ait bir hadiste ... söyle naklediyor:
“Kur’an’a sürekli bakın”.[86]

9- Abdullah b. Zübeyr Resulullah (s.a.a)den söyle naklediyor: “Kur’an’ı ezberden ya da
bakarak okuyana (Allah) cennette bir ağaç verir.”[87]

10- Ebu Said-i Hudri, Resulullah (s.a.a)den söyle naklediyor: “Gözlerinizin ibadeti vardır,
o ibadeti ona verin.” Gözün ibadetinin ne olduğu sorulduğunda: “ Kur’an’a bakmak, onun
üzerinde düsünmek ve ondan ibret almaktır.”[88] buyurdular.

11- Resulullah (s.a.a)den söyle naklolunuyor: “Hiç bir sey seytana, Kur’an’ı düsünerek
okumaktan daha acı gelmez”.[89]

12- Resul-i Ekrem (s.a.a) Müsrikler mushaflardan birsey çalmasınlar diye mushafların
küfür diyarlarına götürülmesini yasaklıyordu.
Bazı hadislerde “Mushaf” kelimesi yerine “Kur’an” kelimesi kullanılmıstır. Suyuti, İbn-i
Kuteybe ve Mu’tesir’in sahibi “Kur’an” kelimesinin “Mushaf” anlamına geldiğini söylüyorlar.[90]

13- Ebu Ümame, Resulullah (s.a.a)den söyle nakl ediyor: “Bu duvara asılmıs mushaflar
sizleri mağrur etmesin. Çünkü Allah, Kur’an’ı kalbine yerlestirene azap etmez”.[91]

14- İbn-i Abbas Resul-i Ekrem (s.a.a)den söyle naklediyor: “Sürekli Kur’an’a bakan insan
ölünceye kadar kör olmaz.”[92]

15- Osman b. Ebu-l As, Resulullah (s.a.a)den söyle nakleder: “Temiz olmadığın zaman
Kur’an’a dokunma.” Bu hadisin bir benzerini de Hekim b. Hezam ve İbn-i Ömer Resulullah
(s.a.a)’den nakletmisdir.[93]

16- Ebu Derda Peygamber (s.a.a)’den söyle naklediyor: “Camileri süsleyip, Kur’anları
bezediğiniz zaman felakete uğrarsınız.”[94]

17- İbn-i Mace ve diğerleri Enes’ten -merfu olarak- söyle naklediyorlar: İnsan kabirde iken
yedi sey mükafatını beraberinde getirir. Onlardan biri mushaf’ı miras bırakan kimsedir.”[95]

18- Resulullah (s.a.a)’den söyle naklolunuyor: “Bir zaman gelecek ki Kur’an bir gecede
kalplerden ve mushaflardan silinecek”.[96]

19- Enes b. Malik Resul-u Ekrem (s.a.a)den söyle naklediyor: “Allah, Kur’an’ı bilinçli bir
sekilde çocuğuna öğretenin geçmis ve gelecek günahlarını bağıslar. Ve ona yalnızca Kur’an’ı
öğreteni ise kıyamet gününde dolun ay gibi hasredecektir...”[97]

20- Resulullah (s.a.a) söyle buyuruyor: “Dünyada dört sey yalnız kalır: Zalimin
göğsündeki Kur’an, içinde namaz kılınmayan cami, evlerde olup da okunmayan Kur’an ve layık
olmayan halkın içine düsmüs salih insan”[98]
Yukarıda kaydettiğimiz hadislere ilave olarak tarihte bazılarının Resul-i Ekrem (s.a.a)den
mushaf istediklerini ve Resulullah (s.a.a)in de buna olumlu cevap verdiğini yazmaktadır. Osman
b. Ebu-l As’ın hadisi bunun en açık örneğidir: “Sakif’in elçisi Resulullah (s.a.a)in yanına
geldiğinde giderek ondaki mushafı istedim. O da mushafı bana verdi....”[99]

Seyyid Seccadê Huseynî yê Cûdî

Moderatöre Bildir   Logged

Bişnev
"Nalîna agirî..."
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 196


"Dilimden düğümü çöz"


WWW
« Yanıtla #53 : 31 Aralık 2009, 21:26:47 »

9- Resul-i Ekrem (s.a.a)in Hayatında Kur’an’ın Yazılmasının Yaygın Olusu


Kur’an’ın Peygamberin zamanında var olduğunu ispatlayan hadisler’den baska, Kur’an’ın
yazılmasının o dönemde yaygın olduğunu ortaya koyan hadisler de vardır; simdi de onlara yer
vermeye çalısacağız:

1- Resulullah (s.a.a) söyle buyuruyor: “Kur’an üzerinde düsünmenin fazileti ile onu yüzünden
okumanın fazileti arasındaki fark, farzlar ile müsteheplar arasındaki fazilet farkı gibidir.” Suyuti
bu hadisin sahih bir hadis olduğunu söylemektedir.”[100]

2- Ebu Derda’nın marfu hadisi söyledir: “Günde iki yüz ayeti düsünerek okuyan birisi kendi
çevresindeki 7 kabire (ölen kimseye) sefaat edebilir.”[101]

3- Resulullah (s.a.a) bir hadiste söyle buyuruyor: “Ümmetimin en üstün ibadeti Kur’an’ı
düsünürek okumaktır.”[102]

4- Enes, Resulullah (s.a.a)’den söyle naklediyor: “Kur’ana bakarak ve düsünerek okuyan
kimse gözlerinden faydalanmıs olur.”[103]

5- Hz Aise, Resulullah (s.a.a)den söyle naklediyor: “Kur’an’a saygı gösterin, onu tas ve kesek
üzerine yazmayın. Kur’an’ı silinebilecek seylerin üzerine yazın. Onu ağız suyuyla silmeyin,
yalnız tabiî suyla silin.[104]

6- İbn-i Zübeyr Resulullah (s.a.a)den söyle naklediyor: “Kur’an’ı ezberden hatmedene veya
yüzünden hatmedene Allah cennette bir ağaç verecektir.”[105]

7- Huzeyfe Resulullah (s.a.a)’den söyle naklediyor: “Kur’an’ı hatmedinceye kadar tertiliyle
veya bakarak ve üzerinde düsünerek okuyana, bu ameli için Allah cennette bir ağaç diker”[106]

8- Muaz, Resulullah (s.a.a)den söyle naklediyor: “Kur’an’ın yazılarını (eserlerini)
ayaklarınızla silmeyin.”[107]

9- Ömer b. Abdulaziz diyor ki: “Resulullah (s.a.a) yerde olan Kur’an yazısının yanından
geçiyordu« (onu öylece yerde görünce) söyle buyurdu: “Bunu yapan Allah’ın rahmetinden uzak
olsun.” Daha sonra; “Kur’an’ı layık olduğu yere koyun.” diye buyurdu.[108]
Moderatöre Bildir   Logged

Bişnev
"Nalîna agirî..."
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 196


"Dilimden düğümü çöz"


WWW
« Yanıtla #54 : 31 Aralık 2009, 23:34:21 »

10- Kur’an-ı Kerim’i, Peygamber (s.a.a)in Zamanında Bir Araya
Toplayanlar


Tarihçiler ve yazarlar, “Biz Kur’an’ı Resulullah (s.a.a)in zamanında bir araya topladık” diyen
bir grup sahabiden sözetmektedirler. Yine “iki-üç surenin dısında bütün Kur’an’ı topladık” diyen
sahabelerin de adlarını yazmıslardır.
Kur’an’ın bir araya toplanmasından amaç, onun dağınık olmadığı anlamına gelmektedir.
Sahabiler ya da onlardan bir grup farklı zamanlarda nazil olan Kur’an’a ulasmak, önceki
ayetlerle sonra nazil olanları birbirine eklemek için büyük çaba harcıyorlardı. Onlar Kur’an’ı
toplamaya çok önem veriyordu. Ayetleri bir araya getirip, toplamak, yeni nazil olan ayetleri
önceki ayetlere eklemek ancak yazmakla mümkün oluyordu.
“Kur’an ezberlenerek toplanıyordu” sözü doğru değildir. Çünkü Peygamber (s.a.a)
hayattayken onlarca Kur’an hafızı vardı. Onlardan 70’i Bi’ri Maune’de öldürülmüstü. Gerçi bu
sayıda tereddütümüz var ve bunu kabul etmiyoruz.[109] Ama ileride de göreceğiniz gibi
Resulullah (s.a.a)in vefatından daha bir kaç ay geçmemisti ki Yemame vakıasında da buna
benzer sayıda Kur’an hafızlarının öldürüldüğü, hatta ölenlerin 400 ya da 500 kisiye yakın
olduğu söylenmektedir.
Urvet b. Zübeyr, Ebu Bekr’in niçin Kur’an’ı bir araya toplamaya giristiği hakkında söyle diyor:
Yemame’de öyle kimseler öldürüldü ki, Resulullah (s.a.a)’ın ashabından ve Kur’an’ı biraraya
toplayanlardandılar.[110]
Kur’an’ı bir araya toplayanlardan kabul edilen bu grubun kendilerine mahsus mushafları da
vardı. Örneğin Zeyd, İbn-i Mes’ud, Hz. Ali (a.s), Ubey gibilerin kendilerine ait mushafları vardı.
Hatta bu mushaflardan bazıları onların ölümünden yüz yıllar sonra bile mahfuz kalmıstı.[111]
Bu mushaflar, Resulullah (s.a.a)in zamanında halkın arasında mevcut olan diğer
mushafların dısındadır.
Bu yüzden eğer Yemame savasında ölenlerin sayısını ileride değineceğimiz hadislerde ki
sayılara eklersek dikkat çekici bir rakam elimize geçecektir. Sunu da belirtmek gerekir ki, sözü
geçen mushaflar arasında, bir-iki surenin noksan olması gibi ayet ve surelerinin düzeni
açısından bazı küçük farklar olabilir. Ama bunun ispat etmek istediğimiz seyle herhangi bir
çeliskisi yoktur; aksine onu tekid ve ispat etmektedir. [Çünkü onların genelinin birbirleriyle
uyumlu olması ayet ve surelerin düzenine verilen önemi göstermektedir.]
Asağıda Resulullah (s.a.a)in zamanında Kur’an’ı kimlerin biraraya topladığını açıklayan bazı
hadisleri kaydedeceğiz.
Kuatade söyle diyor: “Enes b. Malik’ten Resulullah (s.a.a)in zamanında kaç kisinin Kur’an’ı
topladığını sorduğumda söyle cevap verdi: 4 kisi; onların hepsi Ensardan idi: Ubey b. Kaab,
Muaz b. Cebel, Zeyd b. Sabit, Ebu Zeyd. Ve biz de bunu onlardan miras aldık.”[112]
Kitab-us Sindi’nin hasiyesinde sunlar yazılıdır: “Enes’in yukarıdaki sözden amacı “ben bu
dört kisinin dısında kimseyi hatırlamıyorum”dur. Veya “Evs kabilesinden yalnızca bu dört kisi
aklımda kalmıstır.” demek istiyor. Çünkü sahabilerden bir çoğunun Kur’an’ı biraraya getirmeye
büyük önem verdikleri bilinmektedir (ki bu da Enes’ten rivayet edilen söze ters
düsmektedir).”[113]
Kurtubi Enes’in sözünü su sekilde açıklıyor: “Enes’in bu sözden maksadı yalnız Ensar’dan
olanlardır. Çünkü sahabilerden baska bir grup da Kur’an’ı toplamaya önem veriyordu. Örneğin:
Osman b. Affan, Ali (a.s), Abdullah b. Mes’ud, Abdullah b. Amr b. As, Salim Mevla Ebi
Huzeyfe.[114]
Ebu Ömer, Kays b. Seken’in tercümesinde onun Ebu Zeyd olduğunu zannnediyor. Ebu
Ömer’in dısındaki bazıları da aynı görüsteler.[115] Ama baska bir gruba göre “Ebu Zeyd, Said
b. Ümeyr’dir”. Gerçi ona “Sabit” veya “Kays b. Seken” de denildiğine inanmaktadırlar.[116]
Merzbani ve bazıları ona “Sabit” diyor ve Resulullah (s.a.a)in zamanında Kur’an’ı bir araya
getiren altı kisiden biri olduğunu kabul ediyorlar.[117]
Buna rağman İbn-i Abdulbirr’in, Kur’an’ın Resulullah (s.a.a)in zamanında Zeyd tarafından
toplandığı hususunda bir grubun süphe ettiğini gösteren görüslerini naklettiğini görmekteyiz.
O söyle diyor: ...Bir grup İbn-i Sahab’ın hadisini delil göstererel itiraz etmisler. İbn-i Sahab
Ubeyd b. Sebbak’tan, o da Zeyd b. Sabit’ten söyle naklediyor: “Yemame’de Kur’an karileri
öldürüldükten sonra Ebu Bekr bana Kur’an’ı biraraya toplamamı emretti. Ben de bu ise
koyularak Kur’an’ı tahtalardan, mektuplardan ve hafızlardan yararlanarak topladım. Hatta Tevbe
suresinin son ayetini Huzeyme ya da Ebu Huzeyme adlı birisinde buldum. Bazıları bu hadis
hakkında söyle diyorlar: “Eğer Kur’an Resulullah (s.a.a)in zamanında toplanmıs olsaydı Zeyd
onu kendi hafızasından yararlanarak toplar ve baska seylerden yararlanmasına gerek
kalmazdı.[118]
Ayrıca sunu da belirtmek gerekir ki Muhammed b. Ka’b el-Kurazî, Zeyd’den baskasını
Kur’an’ı Resulullah (s.a.a)in zamanında toplayanlardan saymamıstır.
İbn-i Abdulbirr’in sözü yine tartısılabilir. Söyle ki, Zeyd’in kendi hafızasındakilere
dayanmadan Kur’an-ı Kerim’i toplamaktaki hedefi, halka, kendi re’yine göre haraket etme gibi
herhangi bir diktatörlüğünün olmadığını ispatlamak olabilir. Muhammed b. Kaab-i Karzi, İbn-i
Mes’ud ve Hz. Ali (a.s) gibiler Kur’an’ı biraraya getirdikleri halde onları da zikretmemistir. Ancak
bu elestiri ihtimalden baska bir sey olmadığı için bir seyi ifade etmez. Çünkü Muhammed b.
Kaab’ın amacı, ensardan Kur’an’ı biraraya getirdiklerini bildiği kimselerin ismini saymak olabilir.
Ayrıca İbn-i Mes’ud, Kur’an’ı toplama görevinin Zeyd’e verilmesine ve onun bu ise ehil
olmadığını vurgulamak için karsı çıkıyor ve söyle diyor: “İbn-i Mes’ud Kur’an’ın 70 suresini
Resul-i Ekrem (s.a.a)in mübarek ağzından isitmistir. Ama Zeyd o zamanlar çocuklarla
oynuyordu.”[119]
Buna göre, İbn-i Abdulbirr’in söyledikleri güçlü bir görüs olarak kalıyor. Herhalukârda,
Enes’in rivayeti bu konudaki tek rivayet değildir. Bu konuda İbn-i Sirin’den de bir hadis
naklolunmustur; buna benzer bir soru onda da söz konusudur. Çünkü o da önceki hadiste adı
geçenleri saymıstır; ancak su ikisinde ihtilaf vardır: Ebu Derda (bir söylentiye göre de
“Osman”.), Temim-ud Dar.[120]
Bir baska hadiste, Sa’bi: “Kur’an’ı bir araya getirenlerin 6 kisi olduğunu nakledrek.”
Yukarıdakilere Ebu Derda ve Said b. Ubeyd’de eklemistir.[121]
Muhammed b. Kaab-i Karzi’den söyle naklolunuyor: “Onlar 5 kisiydiler: Muaz, Ubey, Ebu
Derda, Ubadet b. Sabit. Ebu Eyyub-i Ensari.[122]
Ubade b. Sabit, Ubadet-i Samit’in hatalı yazılısıdır. Ubadet b. Sabit hakkında sahabelerin
biyografisinde bir sey bulamadık. İbn-i Nedim Sa’bi ve Enes’in söylediklerine ilave olarak Emirul
Müminin Ali (a.s)’ı ve Ubeyd b. Muaviye’yi de eklemistir.[123]
Ali b. Ribah söyle diyor: “Resulullah (s.a.a)in zamanında Ali b. Ebi Talip ve Ubey b. Kaab
Kur’an’ı bir araya getirmistir.”[124]
İbn-i Hebban da Resulullah (s.a.a)in zamanında Kur’an’ın Ubey b. Kaab tarafından bir araya
toplandığını söylemektedir.[125]
Hz. Ali (a.s)dan söyle naklediliyor: “Resulullah (s.a.a)den yalnızca Kur’an’ı ve bir de bu
sahifede olanı yazdık.”[126]
İbn-i Habib ise Resulullah (s.a.a)in zamanında Kur’an’ı toplayanların sunlar olduğunu
söylüyor: “Ebu Derda, Zeyd b. Sabit, Ebu Zeyd, Sabit b. Zeyd, Ubey, Muaz ve Saad b.
Ubeyd.”[127]
Saad b. Ubeyd galiba daha önce adı geçen Said’le farklı kisilerdir.[128]
İbn-i Saad söyle diyor: “Kufeliler’in naklettiğine göre o, Kur’an’ı Resulullah (s.a.a)in
zamanında bir araya getirenlerden birisidir.”[129]
Kur’an’ı biraraya getirdiği söylenenlerden bazıları da sunlardır:
Kays b. Ubey Sa’saa, Amr b. Zeyd-ul Ensari, el-Bedri.[130]
İbn-i Esir de sunları nakletmektedir:
Kays b. Seken, Ümm-u Varakat b. Nevfel.
(Ve bir görüse göre de Abdullah b. Haris’in kızı, da Kur’an’ı biraraya getirmistir.)[131]
Biyografilerde ve diğer bazı kitaplarda Kays b. Seken’in Kur’an’ı toplayanlardan biri olduğu
yazılmıstır.[132] Yine Ümm-u Varakan’ın da onlardan olduğunu beyan etmislerdir.[133]
Mecma b. Harise’nin de Resulullah (s.a.a)in zamanında bir-iki surenin dısında, Kur’an’ı
topladığını söyle açıklıyorlar: “Resulullah (s.a.a) irtihal ettiğinde Kur’an’ın bir ya da iki suresi
kalmıstı (geri kalanını toplamıstı).”[134]
Dani, İbn-i İshak’tan Kur’an’ı biraraya getirenlerin sunlar olduğunu naklediyor:
Ebu Musa Es’ari, Mecma b. Cariye[135] (Galib’a doğrusu daha öncede adı geçen Mecma b.
Harise’dir), Abdullah b. Amr.
Abdullah söyle diyor: “Kur’an’ı biraraya toplayarak her gece okuyordum. Bu haber
Peygamber (s.a.a)e ulasınca “Kur’an’ı bir ayda oku”diye buyurdu...”[136]
Aynî diyor ki: Ebu Ömer ve Osman b. Said-ud Dani’nin söylediğine göre 4 halife Kur’an’ı
Resulullah (s.a.a)in zamanında bir araya getirmislerdi.[137]
O halde adı geçenlere iki kisi daha eklenmektedir: Ebu Bekr b. Ebi Kuhafe, Ömer b. Hattab.
Osman b. Affan’ın kendisi söyle diyor: “Kur’an’ı Peygamber (s.a.a)in zamanında bir araya
topladım.”[138]
Suyuti: Osman b. Affan’ın Kur’an’ı bir araya topladığını kendisinden nakletmektedir. Hatta
İbn-i İbad diyor ki: “Osman ve Me’mun’dan baska halifelerden hiç biri Kur’an’ı
toplamamıstır.”[139]
İbn-i İbad’ın Kur’an’ın toplanmasından maksadı onun ezberlenmesi olabilir. Ama bunu
söylemek zordur. Çünkü Hz. Ali (a.s) da Kur’an hafızlarından biriydi.
Bunun üzerine yukardaki hadislerde, ismi tekrarlananları saymazsak toplam 24 kisi
Peygamber (s.a.a)in zamanında Kur’an’ı bir araya toplamıstır.
Moderatöre Bildir   Logged

Bişnev
"Nalîna agirî..."
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 196


"Dilimden düğümü çöz"


WWW
« Yanıtla #55 : 31 Aralık 2009, 23:36:05 »

GENEL BAKIS

Asağıda Kur’an’ın Peygamber (s.a.a)’in zamanında bir araya toplandığını destekleyen bazı
hadislere değineceğiz: Bu hadisler iddiamıza kesinlik kazandıramasa bile, en azından
Resulullah (s.a.a)in zamanındaki sahabilerinden kari olanlarının sayısını gösteriyor. Ya da
ravilerin dediklerine göre onlar Kur’an’ı Peygamber (s.a.a)in zamanında okumuslardır. O
hadislerden bazıları söyledir:
1- Said b. Cübeyr İbn-i Abbas’tan söyle naklediyor: “Resulullah (s.a.a) vefat etiğinde ben 10
yasındaydım ve Kur’an okuyordum.”[140]
2- Aynî ve diğerleri söyle diyor: “Ebu Ubeyd, Hz. Peygamber (s.a.a)in sahabilerinden kari
olanları sayarken muhacirlerden sunların adını söylüyordu: “Dört halife, Talha, Sa’d, İbn-i
Mesud, Huzeyfe, Salim, Ebu Hureyre, Abdullah b. Saib ve Abadele (yani İbn-i Mes’ud, İbn-i
Ömer, İbn-i Amr b. As ve İbn-i Abbas). Kadınlardan ise, Aise, Hafsa ve Ümmü Seleme’nin
isimlerine isaret etti.
İbn-i Ebi Davud, Muhacirlerin arasında Temim b. Avs-ud Dari ve Ukbet b. Amir’in ismini
getirmektedir, Ensardan ise künyesi Ebu Halime olan Muaz, Fuzale b. Ubeyd ve Müslime b.
Muhalled.[141] Zerkani de baskalarının adını nakletmistir.
Seblenci-i Safii diyor: “Resulullah (s.a.a)in zamanında Kur’an’ı hıfzederek bir araya
toplayanlar: Ubey b. Kaab, Muaz b. Cebel, Ebu Zeyd-i Ensari, Ebu Derda, Zeyd b. Sabit,
Osman b. Affan, Tamim-i Dari, Ubadet b. Samit, Ebu Eyyup Ensari’dir.”[142]
Suyuti, Ebu Bekr’den kendisinin Resulullah (s.a.a)in zamanında Kur’an’ın hepsini
ezberleyen sahabilerden biri olduğunu nakletmektedir.[143]
Simdi de bir kaç noktaya değinerek konumuzu bitirelim:


Seyyid Seccadê Huseynî yê Cûdî
Moderatöre Bildir   Logged

Bişnev
"Nalîna agirî..."
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 196


"Dilimden düğümü çöz"


WWW
« Yanıtla #56 : 01 Ocak 2010, 14:33:54 »

Kur’an’ın Bir Araya Toplanmasının Manası

Görüldüğü üzere Seblenci’nin saydığı isimlerin aynısını Enes, Sa’bi ve baskaları da
saymıslardır. Hepsi de, ismi geçenlerin Kur’an’ı biraraya getirdiklerini söylemektedirler. Ama
Seblenci “toplama” (cem’) kelimesinin yanında “hıfz” kelimesini de kaydetmistir. Bu “Onların
Kur’an’ı toplamaları” cümlesinin tefsirinde sahsi bir içtihadtır. Ona göre hıfz kelimesinden
maksat onu hıfzedip, toplamaktır. “Kur’an’ı toplamaktan maksat” Resulullah (s.a.a)in zamanında
Kur’an’ı yazmak değildir.
Bu iddiayı Seblenci’nin dısında bazıları da kabul etmektedirler.[144] Ancak doğru bir iddia
değildir. Çünkü her hangi bir delile dayanmamaktadır.
Daha önce söylediklerimiz de bu iddiayı reddetmektedir. Resulullah (s.a.a)in zamanında bir
çok mushaf’ın olduğunu ve Resul-i Ekrem (s.a.a)in müslümanları Kur’an’a bakarak ve
düsünerek okumaya tesvik ettiğini, açıkça gördük.
Hz. Ali (a.s), Ubey ve İbn-i Mes’ud gibi bazı büyük sahabilerin kendilerine ait özel
mushaflarının olduğunu herkes itiraf etmektedir.
Rafi söyle diyor: “Ali b. Ebi Talib, Ubey b. Kaab, Zeyd b. Sabit ve Abdullah b. Mes’ud
Kur’an’ı tam olarak yazmıs ve bu Kur’anlar sonradan yazılanlar için temel olarak alınmıstır.
Bunda ittifak vardır.”[145]
Bu söz açıkça Kur’anların birinci halife zamanında Zeyd tarafından toplanmadan önce toplu
halde olduğunu ortaya koymaktadır.
Ayrıca, Resulullah (s.a.a)in zamanında Ensar ve Ensardan olmayanların arasında Kur’an’ın
bir çok “Kari ve Hafız”ları vardı. Onalrın sayılarını yukarıda söylenenlerle sınırlandıracak
delilimiz yoktur. Hatta Bi’ri Maune ve Yemame’de öldürülenler hakkında söyle naklediyorlar:
“Bi’ri Maune’de 70, Yemame’de ise yine aynı miktarda Kâri öldürülmüstür”[146]
Hatta onların 500[147] ya da 400[148] kisi olduğu da söylenmistir.
Zühri söyle diyor: “Ömer’in meclisinde bir çok genç ve yaslı kariler vardı. Ve Ömer onlarla
çok müsavere ederdi....”[149]
Dolayısıyla Kur’an’ı biraraya toplamaktan maksadın onu ezberlemek olduğunu söylemek hiç
bir sekilde mümkün değildir.


Ricamı kırmayarak, konuyu inceleyip, araştırmalarıyla yorumlayan;

(Seyyid Seccadê Huseynî yê Cûdî )
Moderatöre Bildir   Logged

Bişnev
"Nalîna agirî..."
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 196


"Dilimden düğümü çöz"


WWW
« Yanıtla #57 : 02 Ocak 2010, 16:31:00 »

Karileri Belli Sayılarla Sınırlandırma Hatası

Aynî, Kur’an karilerini belli bir sayıda sınırlandırmıstır. Bu hususta Askalani bile söyle diyor:
“Onların bazıları Kur’an’ı Resulullah (s.a.a)in zamanında bir araya getirmemislerdir. Çoğusu
sonradan toplamıs ya da tamamlamıslardır.”[150]
Ne Aynî’nin, ne de Askalani’nin sınırlandırmalarını kabul edemeyiz. Feyz-i Kasani’nin sözü
ise daha da hatalıdır. O söyle diyor: “Resulullah (s.a.a) vefat ettiğinde 20,000 civarında sahabisi
vardı. Ve onlardan yalnızca 6 kisi hafız idi. Hatta o 6 kisiden ikisinde de ihtilaf vardır. Onların
çoğusu bir ya da iki surenin hafızı idiler. Bakara ve En’am’ı ezberleyenler ise alim
sayılırdı.”[151]
Galiba Merhum Feyz-i Kasani, (bu konuda) Sa’bi’nin hadisinden baska bir hadis
bulamamıstır. Çünkü Sa’bi, Kur’an’ı toplayanları 6 kisiyle sınırlandırmıstır. Ancak yukarıda da
belirttiğimiz gibi Kur’an’ın hafız ve karilerinin sayısı bundan çok daha fazla idi. Çünkü bunlardan
onlarcası, belki de yüzlercesi Yemame’de öldürülmüslerdi. Ayrıca sahabilerin elinde bir çok
mushaf’ın olduğundan, Resulullah (s.a.a)in insanları ona bakarak ve düsünerek okumaya,
Kur’an’ın hıfz ve hatmine tesvik ettiği hususundaki delillerini de zikrettik.
O halde ister Kur’an’ı hatmedenler konusunda olsun, ister hafızlar, isterse onu yazanlar için
olsun. Aynî’nin sınırlandırmasıyla veya ondan daha az olan Feyz-i Kasani ve Askalani’nin
verdiği sayıyla yetinmek kabul edilebilir nitelikte değildir. Özellikle Aynî ve Kasani herhangi bir
delile dayanmaksızın bir çok kari’yi bir kenara itmis ve kari’leri sınırlandırma yanlıslığına
düsmüslerdir.
Moderatöre Bildir   Logged

Bişnev
"Nalîna agirî..."
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 196


"Dilimden düğümü çöz"


WWW
« Yanıtla #58 : 02 Ocak 2010, 16:32:11 »

Siyaset’ın Tesiri!

Enes, hadisinde yalnızca Ensardan olanların adını vermistir; halbuki, muhacirlerin içinde
Emir-ul Mü’minin Ali (a.s) ve İbn-i Mes’ud gibilerinin de Kur’an’ı bir araya getirip topladıklarında
kimse süphe etmemektedir. Enes kendi kavmini üstün göstermek, onlara iftihar kazandırmak ve
ensarın muhacirlerden daha üstün olduğunu ispatlamak için ensardan olanların isimlerini
söylemis olduğu düsünülebilir. Ve ondan sonra gelenler de bu hususta onu takip etmislerdir!
Ama gerçek farklıdır, yani hedef yalnızca makam ve iftihar elde etmek değildir. Aksine bu
isin asıl kaynağı zamanın siyasetçilerinin üzerinde önemle durdukları iyice hesaplanmıs siyasi
yönlendirmelerdir. Çünkü o asırda Kur’an’ı bir araya getirme faziletini zamanın hakim güçlerine
verme çabası vardı. Gerçi Resulullah (s.a.a)in zamanında Mushafları müslümanların arasında
genis bir çevreye yayılmıs olduğunu kabul etmek onların bu çabalarını bosa çıkarıyor ve hakim
güçlerin topladığı iddiasıyla tamamen çelisiyordu.
Moderatöre Bildir   Logged

Bişnev
"Nalîna agirî..."
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 196


"Dilimden düğümü çöz"


WWW
« Yanıtla #59 : 02 Ocak 2010, 16:33:22 »

KUR’AN-İ KERİME KİTAP DENİLMESİ

Allame Serefuddin, Peygamber (s.a.a)in zamanında Kur’an’ın toplanması konusunda.
“Kitap” kelimesinin Kur’an için kullanıldığını söylemektedir. Oysa kelimeler yazıya geçmezse
ona kitap denilmez. Kur’an’a kitap denilmesi ayetler yazıldıktan sonradır. Bu da gösteriyor ki,
Kur’an nazil olduğu sıralarda yazılıyordu.[152]
Ancak bu görüsü kabul etmiyoruz. Çünkü Allah Teala’nın Kur’an’a “Kitap” demesi, onun nazil
olduğu dönem için değil ayetler tedrici olarak nazil olup, tamamlandıktan sonra tamamı bir kitap
halinî alacağından ileriye yönelik bir tabirdir. Daha sonra bu tabir Kur’an yazılmadan halk içinde
bir deyim olarak yayılmıstır.
Baska bir grup da Peygamber-i Ekrem (s.a.a)in zamanında Kur’an’ın bir araya toplandığını
isbat etmek için bazı ayetleri ve diğer delilleri tanık getirmektedirler. Biz bu delillerde ikna edici
bulamadık.

Ama bunlar iddiamız için teyin edici olabilirler.

Moderatöre Bildir   Logged

Sayfa: 1 ... 4 5 [6] 7 Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
kuranı-kerim resimleri Resimler ve flashlar MuSLiM 1 259 Son Mesaj 16 Ekim 2008, 23:17:45
Gönderen: harras
Kabe İmamı Mahir al-Mueaqly (sesli kuranı kerim Hatmi) Kur'an-ı Kerim video ve ses Dosyaları vuslat 0 737 Son Mesaj 24 Ekim 2009, 15:30:30
Gönderen: vuslat
Allah (c.c) Müslümanı nasıl tarif ediyor Kur'an-ı Kerim Genel MERXAS 0 135 Son Mesaj 22 Aralık 2009, 09:54:25
Gönderen: MERXAS
Allahü teâlânın varlığı nasıl ispat edilebilir? Tevhid Ve Akaid MERXAS 1 115 Son Mesaj 16 Ocak 2010, 09:51:35
Gönderen: MERXAS
Nasıl bir eş istersiniz? İslam'da Aile Hayatı KeRvAnCaN 5 331 Son Mesaj 12 Eylül 2010, 16:00:57
Gönderen: KeRvAnCaN
Her Dilden Kuranı Kerim Dinle / İndir Kur'an-ı Kerim video ve ses Dosyaları KeRvAnCaN 0 302 Son Mesaj 28 Temmuz 2010, 16:15:42
Gönderen: KeRvAnCaN
Üyelik Seviyemizi Nasıl Yükseltebiliriz??? İstek, Öneri ve Şikayetleriniz muhammedî 8 777 Son Mesaj 02 Temmuz 2011, 15:40:43
Gönderen: bymusab