0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: 1 [2] 3 Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: RESULULLAH'TAN HİKAYELER  (Okunma Sayısı 1450 defa)
Mana-i Harfi
Tecrubeli üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 338


بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيم


« Yanıtla #10 : 07 Mayıs 2007, 12:46:57 »

Haris Eş'ari radıyAllahu anh Peygamber aleyhisselâmın şöyle buyurduğunu anlatıyor:
Allahü Teâlâ, Zekeriyya aleyhisselâmın oğlu Yahya aleyhisselâma beş şeyi yapmasını ve ümmeti olan israil Oğullarının da bunlarla amel etmeleri için, onlara emirde bulunmasını emretti. Ancak neredeyse Yahya aleyhisselâm bu emri yerine getirmekte geç kalmış bir durumda idi.
Bunun için îsa aleyhisselâm kendisine:
Allahü Teâlâ sana beş şeyi ifa etmeni ve israil Oğullarının da bunlarla amel etmeleri hususunda kendilerine emirde bulunmanı emretti. Ya sen onlara bunu emredeceksin, yahut sen emretmezsen, ben emredeceğim, dedi.
Bunun üzerine Yahya aleyhisselâm::
— Eğer sen bunu, benden önce yapacak olursan, Allahü Teâlâ'nın beni mahvetmesinden, yahut azab etmesinden korkuyorum, dedi ve İsrail Oğullarını Beyt-i Mukaddes'de topladı. Mescid o kadar doldu ki, insanların bir kısmı duvarlardaki burçlarda oturdular.
Yahya aleyhisselâm kendilerine dedi ki:
Allah bana beş şeyi yapmamı ve size de bunların yapılmasını emretmemi emir buyurdu.
Bu beş şeyin birincisi;
Allah'a ibadet edip, kendisine bir şeyi ortak koşmamaktan ibarettir. Allah'a şirk koşan kimselerin misâli, şudur: Şirk koşan kimse, o adama benzer ki, öz malından altın veya gümüş karşılığında bir köle satın almış ve bu köleye «işte, yurdum bu, çalışmak da bu! Çalış ve bunu bana öde!» demiştir. Ancak köle çalışıp, bunun karşılığını başkasına: ödemiştir. Şimdi siz, söyleyin, hanginiz kölesinin böyle olmasına razı olabilir?
İkincisi, Allahü Teâlâ size namaz kılmanızı emretmiştir. Namaz kıldığınız zaman, sağa ve sola bakmayın. Çünkü Allah, ancak namazda şuraya buraya bakmayan kulunun yüzü karşısında yüzünü kaldırır, yâni ancak onun namazını kabul buyurur.
Üçüncüsü, Allahü Teâlâ, oruç tutmanızı emir buyurmuştur. Bunun da misâli şöyledir ki; bu, insanların arasında içinde misk dolu kutusu olan kimseye benzer. Halkın hepsi bu kokuya hayran kalırlar. İşte oruçlunun ağız kokusu, Allah nezdinde bu misk kokusundan daha güzeldir.
Dördüncüsü, Allah sadaka vermenizi emretmiştir. Sadakanın misâli şöyledir: Bir adama benzer, ki, düşman kendisini esir alıp bağışlamış, boynunu vurmak üzere getirmişlerdir. Bunun üzerine adam «Ben, az çok ne varsa, boynumun kurtulması için fidye olarak vermeye hazırım, diyerek kendini onların elinden kurtarmıştır.
Beşincisi, Allahü Teâlâ Rabbinizi zikretmenizi emir buyurmuştur. Bunun da misâli şudur: Bu, bir adama benzer ki, düşman süratle kendisini takip etmeye başlamıştır. Ancak adam, sonunda sağlam bir kaleye gelmiş ve oraya sığınarak canını takipçilerden korumuştur, işte kul da böyledir. Kendisini, ancak Allahü Teâlâ'nın zikri ile düşmanı olan şeytandan muhafaza eder.
Peygamber aleyhisselâm bunu anlattıktan sonra buyurdu ki:
Ben de size, Allah'ın bana emrettiği beş şeyi yapmanızı emrediyorum. Bunlar; dinleyip kabul etmek, emire itaat etmek, cihâd etmek, hicret etmek Ve bir de cemaat halinde bulunarak tefrikaya düşmemekten ibarettir. Çünkü kim cemaatten bir arşın kadar ayrılırsa, geri dönünceye kadar İslâm halkasını boynundan çıkarmıştır. Kim bir cahiliyet dâvasında bulunursa, o cehennem çukurlarından birinde kendini bulur. Bunun üzerine bir adam:
— Ey Allah'ın Resulü, bu adam namaz kılıp, oruç tutsa da yine böyle midir? diye sordu.

Peygamber aleyhisselâm:
Namaz da kılsa, oruç da tutsa öyledir. Bunun için sizi müslüman, mümin ve Allah'ın kulları diye isimlendiren Allahü Teâlâ'nın dâvasını ortaya koyun, buyurdular.


(Tirmizî)
Moderatöre Bildir   Logged

Eğer nefsine tâlip isen, çürüktür, hem temelsiz de;
Eğer âfâkı ister isen, fenâ damgası üstünde.

Demek değmez ki, alınsa; çürük maldır hep bu çarşıda.
Öyle ise geç; iyi mallar dizilmiş arkasında.
Mana-i Harfi
Tecrubeli üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 338


بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيم


« Yanıtla #11 : 09 Mayıs 2007, 14:11:55 »

Ebû Hüreyre radıyAllahu anh, Peygamber aleyhisselâmın şöyle anlattıklarını bildirmiştir:

Bir adam, başka birisinden bir mülk satın almıştı. Satın aldığı mülkde içi altın dolu bir küp buldu. Mülkü satan kimseye dedi kî:

— Bu altınları benden al. Çünkü ben senden mülkü satın aldım, içindeki altını satın almadım.

Satıcı ise şöyle cevap verdi:

— Ben sana bu yeri içinde bulunanlarla beraber sattım. Sonra bu iki kişi aralarında hakem olması için, bir başka adama müracaat etiler.

Hakem olan kişi kendilerine:

— Çocuğunuz var mı? diye sordu, Birisi:

— Benim bîr oğlum var, diye cevap verdi. Hakem de şöyle karar verdi:

— Oğlanla kızı evlendirin ve ikisi için bu altından harcayın. Artan kısmını da sadaka olarak dağıtın...



(Buharı, Müslim)
Moderatöre Bildir   Logged

Eğer nefsine tâlip isen, çürüktür, hem temelsiz de;
Eğer âfâkı ister isen, fenâ damgası üstünde.

Demek değmez ki, alınsa; çürük maldır hep bu çarşıda.
Öyle ise geç; iyi mallar dizilmiş arkasında.
Mana-i Harfi
Tecrubeli üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 338


بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيم


« Yanıtla #12 : 15 Mayıs 2007, 15:25:13 »

İbni Abbas radıyAllahu anh anlatıyor:

— iki adam Allah'ın Resulüne gelip dâvâlaştılar. Resûlullah aleyhisselâm alacaklı kişiden delil ve şahit göstermesini istedi. Alacaklının ise delil ve şahidi yoktu. Bundan sonra borçlu kimseye yemin etmesini teklif etti. Borçlu da «Kendisinden başka ilâh olmayan Allah»'a yemin etti. Adamın yemin etmesinden sonra Peygamber aleyhisselâm kendisine:

— Hayır, sen alacaklının iddia ettiği gibi yapmışsın. Fakat «Lâilâ-he illAllah» sözünü ihlâs ile söylediğin için, Allah seni mağfiret etti, buyurdu.

(Çünkü o anda Cebrail aleyhisselâm gelmiş ve Peygamber aleyhisselâma borçlunun yalan yere yemin ettiğini, fakat kelime-i tevhidi ihlâsla söylediği için Allahü Teâlâ'nın kendisini affettiğini haber vermişti.)



(Ebû Davud, Neseî)
Moderatöre Bildir   Logged

Eğer nefsine tâlip isen, çürüktür, hem temelsiz de;
Eğer âfâkı ister isen, fenâ damgası üstünde.

Demek değmez ki, alınsa; çürük maldır hep bu çarşıda.
Öyle ise geç; iyi mallar dizilmiş arkasında.
Mana-i Harfi
Tecrubeli üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 338


بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيم


« Yanıtla #13 : 15 Mayıs 2007, 18:26:45 »

Sehl bin Saad radıyAllahu anh anlatıyor:

Bir kadın Peygamber aleyhisselâmın yanına gelerek:
— Ey Allah'ın Resulü, evlenmek için kendimi size takdim etmeye geldim, dedi.
Bunun üzerine Peygamber aleyhisselâm ona bakıp başını eğdi, sonra yine başını sallayıp sustu. Kadın bu teklifinden bir netice alamadığını görünce oturdu. Bu durum üzerine Peygamber aleyhisselâmın sahabilerinden biri kalkarak dedi ki:
— Ey Allah'ın Resulü, bu kadınla evlenmek istemiyorsanız, onu benimle evlendir.

Peygamber aleyhisselâm:
— Yanında bir şey var mı? diye sordu. Sahabî:
— Allah'a yemin ederim ki, bir şeyim yok, diye cevap verdi. Resulüllah aleyhisselâm:
— Evine git de bak, belki orada bir şey bulursun, dedi. Adam, evine gitti, bir süre sonra döndüğünde dedi ki:
Allah'a yemin ederim, yâ Resulüllah, bulamadım. Peygamber aleyhisselâm:
— Bak, demirden bile olsa, belki bir yüzük bulursun, dedi, Sahabî tekrar gitti, sonra döndü ve:
— VAllahi yâ ResulAllah, bir demir yüzük bile bulamadım, fakat işte uzun bir entarim var, bunun yarısını ona vereyim, dedi. Bunun üzerine Resulüllah aleyhisselâm:
— Bu uzun elbise ile ne yaparsın, sen giysen o giyemez, o giyse sen elbisesiz kalırsın, buyurdu. Bunun üzerine sahabî oturuverdi. Uzun bir müddet böyle oturakaldıktan sonra kalktı. Peygamber aleyhisselâm adamın gittiğini görünce, çağırmalarını emir buyurdu. Sahabîler adamı çağırdılar. Adam geri gelince Resulüllah aleyhisselâm:
— Kur'ân'dan ezbere bir şey okumasını biliyor musun? diye sordu. Adam:
— Evet, filan ve filan sûreleri biliyorum, diye bildiklerini saydı. Peygamber aleyhisselâm:
— Bunları ezbere okuyabilir misin? dedi. Adam:
__ Evet okurum diye cevap verdi. Resulüllah aleyhisselâm da:
— Haydi git, bildiğin Kur'ân karşılığında, o bildiğin Kur'ân'ı o kadına öğretmen karşılığında onu seninle evlendiririm, buyurdu.


(Buharı, Müslim, Ebû Davud, Tirmizî, Nesei) 
Moderatöre Bildir   Logged

Eğer nefsine tâlip isen, çürüktür, hem temelsiz de;
Eğer âfâkı ister isen, fenâ damgası üstünde.

Demek değmez ki, alınsa; çürük maldır hep bu çarşıda.
Öyle ise geç; iyi mallar dizilmiş arkasında.
MERXAS
MERXAS
Site Yöneticisi
*****
Online Online

Mesaj Sayısı: 5756


RABBİM BİZİ KENDİNE DOST SEÇİNCEYE KADAR YAŞAT


« Yanıtla #14 : 16 Mayıs 2007, 18:43:01 »

bu faydalı paylaşımlar için Allah razı olsun
Moderatöre Bildir   Logged

GİDENLER HÜSEYNİ İŞ YAPMIŞTIR KALANLAR ZEYNEBİ İŞ YAPMALIDIR YAPMAYANLAR YEZİDİDİR....
Mana-i Harfi
Tecrubeli üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 338


بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيم


« Yanıtla #15 : 25 Mayıs 2007, 13:27:23 »

ecmain.

Câbir radıyAllahu anh anlatıyor:

Peygamber aleyhisselâm bizi, Kumandanımız Ebû Ubeyde olduğu halde, üçyüz süvari olarak Kureyş'lilerin ticaret kervanlarını gözetlemek için göndermişti. Açlıkla karşı karşıya kalmıştık. O derece kî, açlıktan ağaç yapraklarını yedik. Bu sebepten bu askere «yaprak asker» dediler. Deniz, sahile anber denilen bir balık atmıştı. Onbeş gün o balıktan yedik ve iç yağından da vücudumuzu yağladık. Bu suretle vücutlarımız iyileşti. Ebû Ubeyde bu balığın kemiklerinden birisini alıp yere dikmişti ki onun altından, üzerinde binicisi bulunan bir hayvan geçebilirdi.

Aramızda bir adam vardı ki, açlık son haddine vardığında, üç dişi deveyi boğazlamıştı. Sonra üç dişi deve daha boğazladı. Fakat bundan sonra Ebû Ubeyde deve boğazlamaya devam etmesini yasakladı.

(Buharî, Müslim, Ebû Davud, Nesel)
Moderatöre Bildir   Logged

Eğer nefsine tâlip isen, çürüktür, hem temelsiz de;
Eğer âfâkı ister isen, fenâ damgası üstünde.

Demek değmez ki, alınsa; çürük maldır hep bu çarşıda.
Öyle ise geç; iyi mallar dizilmiş arkasında.
Mana-i Harfi
Tecrubeli üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 338


بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيم


« Yanıtla #16 : 25 Mayıs 2007, 13:29:07 »

Abdullah radıyAllahu anh şöyle buyuruyor:

Allahü Teâlâ, dövme yapan ve yaptırmak için çabalayan, yüzündeki kılları cımbızla yolan ve bunu yaptırmak isteyen, güzellik maksadıyla bunları yapan ve Allah'ın yarattığını değiştiren kadınlara lanet etsin!..

Abdullah radıyAllahu anh'ın bu sözleri, Beni Eset'den daima Kur'ân-ı Kerîm okuyan Ümmü Yakub ismindeki kadına bildirilince, bu kadın, kalkarak Abdullah radıyAllahu anh'ın yanına gelir ve mesele hakkında kendisiyle münakaşa eder.

Abdullah radıyAllahu anh:

— Allah'ın Resulünün lanet ettiklerine ben neden lanet etmiyeyim, diyerek: bu, Allah'ın kitabında vardır, diye de ilâve eder. Kadın ise:

— Mushaf'ın iki kapağı arasında bulunanların hepsini okudum, fakat senin bu söylediklerini görmedim, diye cevap verince, Abdullah radıyAllahu anh:

— İyice okumuş olsaydın, görürdün. Çünkü Allahü Teâlâ: «Peygamberin getirdiğini alın, yasakladığını da yapmayın» buyuruyor, diye söyler.

Ümmü Yakub:

— Ben şu anda söylediğin bu şeylerin senin zevcende de olduğunu tahmin ediyorum, deyince, Abdullah radıyAllahu anh:

— Git, bak, diye cevap verir.

Ümmü Yakub, Abdullah radıyAllahu anh'ın hanımınınn yanına varır, fakat bu bahsedilenlerden bir şey göremeyince döner ve:

— Hakikaten bunlara aid bir şey görmedim, diye söyler. Bunun üzerine Abdullah radıyAllahu anh:

— Zevcemde böyle bir şey bulunsaydı, bir arada hayat süremez, biribirimizden ayrılırdîk, diye cevap verir.



(Buhari, Müslim, Ebû Davud, Neseî)
Moderatöre Bildir   Logged

Eğer nefsine tâlip isen, çürüktür, hem temelsiz de;
Eğer âfâkı ister isen, fenâ damgası üstünde.

Demek değmez ki, alınsa; çürük maldır hep bu çarşıda.
Öyle ise geç; iyi mallar dizilmiş arkasında.
MERXAS
MERXAS
Site Yöneticisi
*****
Online Online

Mesaj Sayısı: 5756


RABBİM BİZİ KENDİNE DOST SEÇİNCEYE KADAR YAŞAT


« Yanıtla #17 : 26 Mayıs 2007, 10:31:41 »

Allah razı olsun
Moderatöre Bildir   Logged

GİDENLER HÜSEYNİ İŞ YAPMIŞTIR KALANLAR ZEYNEBİ İŞ YAPMALIDIR YAPMAYANLAR YEZİDİDİR....
Mana-i Harfi
Tecrubeli üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 338


بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيم


« Yanıtla #18 : 26 Mayıs 2007, 10:45:44 »

ecmain
Moderatöre Bildir   Logged

Eğer nefsine tâlip isen, çürüktür, hem temelsiz de;
Eğer âfâkı ister isen, fenâ damgası üstünde.

Demek değmez ki, alınsa; çürük maldır hep bu çarşıda.
Öyle ise geç; iyi mallar dizilmiş arkasında.
Mana-i Harfi
Tecrubeli üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 338


بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيم


« Yanıtla #19 : 26 Mayıs 2007, 10:47:19 »

Abdullah (bin Amr radıyAllahu anh anlatıyor:

Resûlullah aleyhisselâm, îzzet ve Celâl sahibi Allah'ın, ibrahim aleyhisselâm hakkındaki «Ey Rabbim, putlar insanlardan çoğunu yoldan saptırdılar. Kim bana uyarsa, o bendendir. Kım karşı gelirse artık onun işi sana kalmıştır. Zira sen afvedicisin, merhamet sahibisin» mealindeki âyetini okudu.

İsa aleyhisselâm da:

— Ey Rabbim, eğer onları cezalandıracaksan onlar senin kullarındır. Onları mağfiret buyuracaksan, muhakkak ki sen izzet ve hikmet sahibisin, demişti, dedi ve ellerini kaldırıp:

— «Ey Allah'ım, ümmetim, ümmetim» diye yalvardı ve ağladı. Bunun üzerine izzet ve Celâl sahibi Allah:

— Ey Cebrail Muhammed aleyhisselâma git, Rabbin her şeyi bilir, fakat yine de ağlamasını sor! buyurdu. Cebrail aleyhisselâm Peygamber aleyhisselâma gelip sordu. Allah'ın Resulü:

— Allah en iyi bilendir, diyerek Cebrail aleyhisselâma ağlamasının sebebini anlattı.

Allahü Teâlâ Cebrail aleyhisselâma buyurdu ki:

— Ey Cebrail, Muhammed aleyhisselâma git ve deki, biz onu ümmeti için razı kılacağız, ümmetine bir kötülük yapmayacağız!.


(Müslim)
Moderatöre Bildir   Logged

Eğer nefsine tâlip isen, çürüktür, hem temelsiz de;
Eğer âfâkı ister isen, fenâ damgası üstünde.

Demek değmez ki, alınsa; çürük maldır hep bu çarşıda.
Öyle ise geç; iyi mallar dizilmiş arkasında.
Sayfa: 1 [2] 3 Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer: