0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1] Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: Eşler Arasında Muhabbet.  (Okunma Sayısı 529 defa)
MUHACİR
Tecrubeli üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 359


Güzel akıbet, Takva sahiblerinindir.(TAHA -132)


« : 30 Mayıs 2011, 11:29:48 »

Eşler Arasında Muhabbet.
Eşler Arasında Muhabbet...Bizler ancak, Allah için sevdiğimiz bir kişiye değer verebiliriz. Aynı zamanda ona saygı duyarız.

Eşler arasında saygı son derece önemli bir konudur.. saygı ve sevgi eşler arasında mutlaka olması gereken bir unsurdur..... İnsan gerçekten sevdiği kişiyi sayar, çünkü ona değer verir. Bunun zıddı da zarurettir... Çünkü iki insanın birbirlerine karşılıklı olarak saygı göstermesi, aralarında sevginin yeşermesinde, sevgi en büyük etkendir.... Saygı sevginin, sevgi saygının yaşayabilmesi için mutlaka gerekli olan unsurlardır.

Evlilik için en tehlikeli dönemeçlerden birisi eşlerin birbirleriyle yüz göz olmalarıdır. Çünkü yüz-göz olmak, saygıyı da zamanla yitirecektir..., . Bu tür davranışlar sürekli tekrarlanırsa sevgi kuruyan bir çiçek gibi yıpranacak ve yerini `mecbur katlanıyorum`` düşüncesine varacak...ve nihayetinde sevgi tükenecek ve sonunda tamamıyla yok olacaktır..... O zaman eşler aynı çatı altında mecburen yaşayan ama birbirlerini sevmeyen, saymayan insanlar olmaktan öteye geçmezler... Birlikteliklerinin bir anlamı kalmaz. Duygularını, düşüncelerini, sevinç ve üzüntülerini en önemlisi fikirlerini paylaşamamak, her iki tarafa da ıstırap verecek noktaya gelecektir.....

İslamda aile kavramını en kuvvetli aile yapan ve eşleri birbirlerine en sıkı bir bağla bağlayan bir unsur da eşlerin birbirlerinin dost ve yardımcıları olmalarıdır."Mü`min erkekler ve mü`min kadınlar birbirlerinin dostları ve yardımcılarıdır. (Tevbe-71)

En önemlisi fikir alışverişi dedim, fikir alışverişinde bulunmak insanları birbirleriyle kaynaştıran bir unsur olduğu gibi eşler arasında da kuvvetli bir bağ oluşturur... İnsanların birbirlerini daha iyi tanımalarını ve yakınlaşmalarını sağlayan fikir paylaşımı evli olan çiftlerde olmazsa olmaz olan bir davranıştır....

Bu açıdan evli çiftler arasında istişare çok çok önemlidir. Eşler fikir dünyasında yaşadığı her türlü konuyu büyük bir açık yüreklilikle ve samimiyetle konuşabilmelidirler. Bu konuda bayan kısıtlanmamalı.. Erkekte eşi tarafından engellenmemeli... Yine aralarındaki problemleri birbirlerini tahkir etmeden, hakaret etmeden bir biçimde konuşup halledebilmelidirler.

Ve daha da önemlisi, evlilikte eşler arasında sohbet ve muhabbet yoksa birlikte güzellikle konuşamıyorlarsa, o evlilik çok büyük bir tehlikeyle karşı karşıya demektir. Böyle bir durumda taraflar ya kendi kabuğuna çekilecek, ya da karşısındakine olan kızgınlığını "kin" haline dönüştürecektir.. Bu durumların hiç birisi arzu edilecek bir sonuç değildir. O halde mutlaka iyilikle, güzellikle konuşabilmenin yolları aranmalıdır...

karşılıklı anlayış hoşgörü ve fikirlere saygı olmalıdır....

Erkeğin agresif tavırları da bayanı ezecek dereceye gelmemeli... Çünkü erkek sürekli, "ben her zaman sinirlenir, bağırır, çağırırım. Ama senin hiç bir zaman sinirlenmeye hakkın yok" diyorsa bu çok büyük bir yanlışlık olur. Bir taraf daima sinirlenecek, öfkesini boşaltacak, diğer taraf ise daima susacak ve asla tepki göstermeyecek… Bu mümkün mü?. Mümkün olsa dahi eşler arasında bulunması gereken sevgi, saygı ve bağlılığı kökünden söker, atar... ve eşlerin gittikçe birbirlerinden uzaklaşmalarına neden olur....

 

Ve nihayet huzura giden yol sabır ve hoşgörüden geçer...

Allah rızası için sabredebilmek, kişiyi alçaltan değil, yükselten bir özelliktir. Kişinin değerini artırır...

 
Moderatöre Bildir   Logged

Bu DevirDe GENÇ OLmak, AteşLer İçinde OLup YANMAKTIR Bu DevirDe MÜSLÜMAN GENÇ OLmak, AteşLer İçinde OLupta YANMAMAKTIR...
_uMuT_
Mir Üye
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4510


seven sevilene tabi olur.


« Yanıtla #1 : 30 Mayıs 2011, 12:23:36 »

RABBİMİZ, Kur’ân’da eşleri birbirlerinin elbisesi olarak tarif eder. Bizim fıtratımızı bizden iyi bilen Rabbimizin eşleri elbiseler diye tarif etmesi, hiç şüphesiz, sonsuz manalar içeriyor olmalı. “Elbise”nin anlamı ve çağrıştırdıkları üzerinden eşimizi anlamaya çalışabilir miyiz?:
Başkalarına elbisenizle görünürsünüz. Elbisenizin temizliği, sağlamlığı, rengi ve şıklığı dışarıya verdiğiniz mesajdır. Elbisenizin güzelliği ile kendinizi önemsediğinizi ve önemli olduğunuzu ifade edersiniz. Kirli, pejmürde, dağınık, sökük, yırtık bir elbise kendinize değer vermediğiniz anlamına gelir. Şu halde, “Elbisemden bana ne?” deme hakkınız yoktur. Kendinizi elbisenizle tanıtırsınız; o kimliğiniz olur, kişiliğinizi ortaya koyar. Elbisenizde olabilecek her türlü kusur, size mal edilir; kişiliğinizden kaybettir.
Eşiniz de sizin başkalarına göründüğünüz kimliğinizdir. Onu yıpratırsanız, bakımını ihmal ederseniz, perişan hâle getirirseniz, önce kendinize zarar vermiş olursunuz. Kişiliğini kaybeden, özgüvenini yitiren, değer verilmeyen bir eş, sizin kendinizi böyle bir eşle yaşamaya mahkûm ettiğinizin göstergesidir. Bu da sadece eşinizi değil, kendinizi de önemsemediğiniz anlamına gelir.
Elbiseniz ayıplarınızı örter. Çıplak gezmek kadar utandırıcı bir şey yoktur herhalde… Şükür ki elbise sizi hem güzelleştirir, hem de bedeninizin saklamanız gereken kısımlarını örter. Bir bakıma sırdaşınızdır elbiseniz; en gizli saklı yerinize dokunur ama başkasına göstermez. İç yüzü çıplaklığınızı görür ama dış yüzünde bunu kimseye belli etmez. Hiç ummadığınız bir zamanda sökülüveren yahut içindekini gösteren bir elbise ayıplarınızı sergiler, sizi mahcup eder.
Eşler de birbirlerinin kusurlarını örtmek için vardır. Eşlerin kusur ve ayıpları, hata ve zaafları birbirine açıktır. Eşiniz, sizin hakkınızda başka kimsenin bilmediklerini bilir, sizde başka kimsenin görmediklerini görür. Elbette, bir “elbise” yahut “örtü” olarak, bu ayıpları ayıplamak için değil, örtmek, saklamak, ortadan kaldırmak için yanınızdadır. Eşinizin hata ve kusurlarını küçültüp saklamak yerine, daha da büyütüp ortaya çıkarmaya çalışıyorsanız, siz “elbise” değilsiniz. Bu yüzden eşinizi kimseyle kıyaslamayın; çünkü başkalarını sadece elbiseleri üzerinden görürsünüz; başkalarının elbiselerinin bildiğini bilemezsiniz.
Elbiseye siz değer katarsınız. İçine bir insan girdiğinde değer kazanır elbiseler. Hiçbir elbise paketinde kalsın diye dikilmez. Onu değerli kılan, bir insan bedenine uygun olması, bir insan tarafından giyilebilir olmasıdır. Bir başka deyişle, insan elbiseyi giyindiğinde, elbise de insanı giyinir. İçinde insan olan bir elbise adeta konuşur, işitir, görür, düşünür. Kendisinde kişilik olmayan bir insanı çok güzel bir elbise kişilik sahibi etmez. Elbise üzerinden sarkar, her haliyle o insana fazla geldiğini söyler.
Çoğunlukla “iyi” ve “ideal” bir eş ararız. Bu arayış kendimizin bu “iyi” ya da “ideal” eşe, “iyi” ya da “ideal” bir eş olup olamayacağımız detayını gözden kaçırtır. İyi bir elbiseyi giyinince, adam olunmayacağı gibi, iyi bir eş bulununca da, iyi bir evlilik garantisi yoktur. Öncelikle bu “iyi” eşe, “iyi” eş olmanız gerekir. Sonra da iki “iyi” eş olarak “iyi” bir ilişkiyi sürdürmenin ve geliştirmenin yollarını aramanız gerekir. Eşler birbirlerinin elbisesidir; yani birbirlerini giyinirler. Aralarındaki uyum onların ilişkilerinin şıklığı için vazgeçilmezdir. Eşiniz de elbiseniz olduğuna göre, sadece onu giyinmekle değer kazanacağınızı düşünmeyin. Elbiseye sizin de katacağınız bir şeyler vardır. Ona göre yürümesini, ona göre durmasını, ona göre davranmasını bilmeniz gerekir.
Elbise sizi korur. Elbisenin örtme fonksiyonuna ek olarak koruma fonksiyonu da vardır. Elbise soğuktan, aşırı sıcaktan, kir ve tozdan vs. korur. Canınızı ve teninizi tehdit eden şeyler karşısında, elbisenize daha sıkı bürünmeniz gerekir. Aksini yapıp böylesi tehditlerden elbisenizi sorumlu tutmanız haksızlık ve akılsızlık olur.
Hayatımız pürüzsüz ve sorunsuz değildir; eşler arasında soğukluğa sebep olabilecek sayısız sorun çıkar. Çünkü hayatı olduğu gibi, olumsuzlukları da içinde olacak şekilde paylaşmaya söz verdiniz. Bu durumda, eşinize olan sevginizin ve bağlılığınızın sorunlar ortaya çıkınca yitirilmesi değil, artması gerekir. Sorunlara karşı birbirinizi desteklemek üzere bir aradasınız. Çıkan her sorunun çözümü olarak boşanmayı düşünmek, dahası sorunlara evliliğin yol açtığını düşünmek, üşüyorum diye elbiseyi üzerinizden atmaya benzer. En çok o zamanlarda lazımdır size elbiseniz; yani eşiniz. Birbirinize sıkıca sarılmadığınız sürece gelen ilk rüzgâr elbisenizi üzerinizden sıyırıverir; eşinizle uzaklara düşersiniz.

Senai Demirci
Moderatöre Bildir   Logged

                                                                 (dualar sana filistin)
Sayfa: [1] Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
SAHİCİ MUHABBET Düşünce yazıları/Makaleler muhammed-i dava 0 153 Son Mesaj 06 Temmuz 2008, 12:05:28
Gönderen: muhammed-i dava
Aşk ve Muhabbet Öykü - Hikaye ve Kıssalar ikra_nur 1 205 Son Mesaj 16 Ocak 2009, 20:31:51
Gönderen: __YaZ_yAğMuRu__
Eşler Arasında Huzursuzluğun Giderilmesi İçin Okunacak Dua Dua penceresi arzu.. 0 367 Son Mesaj 27 Mayıs 2009, 16:46:05
Gönderen: arzu..
Muhabbet Çocuk Eğitimi vuslat 0 155 Son Mesaj 04 Ekim 2009, 19:51:57
Gönderen: vuslat
DOSTLUK VE MUHABBET Düşünce yazıları/Makaleler Bişnev 2 264 Son Mesaj 02 Kasım 2009, 00:34:46
Gönderen: deniz_
Eşler birbirinin elbisesidir İslam'da Aile Hayatı MERXAS 1 353 Son Mesaj 17 Şubat 2011, 10:09:03
Gönderen: yas gülü
Eşler Birbirinin Kıymetini Bilmeli... İslam'da Aile Hayatı гüъεyyε 0 158 Son Mesaj 11 Ocak 2011, 13:25:37
Gönderen: гüъεyyε