Selamun Aleyküm
Ziyaretçi
. Lütfen
giriş yapın
veya
üye olun
.
Sürekli Bağlı Kal:
Ana Sayfa
Yardım
Ara
Takvim
Giriş Yap
Kayıt
Sükûtumuz'dan anlamayan, sohbetimizden bir şey anlamaz..!
>
>
Kur'an-ı Kerim Genel
>
"Ey Kullarım..."
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
« önceki
sonraki »
Sayfa:
[
1
]
Gönderen
Konu: "Ey Kullarım..." (Okunma Sayısı 127 defa)
ZeYneBi DuRuş
Yeni Üye
Offline
Mesaj Sayısı: 40
"Ey Kullarım..."
«
:
30 Haziran 2011, 13:27:48 »
“Ey Kullarım!” Hitâbındaki
Rabbânî İltifâtın Sıcaklığı
Âlemlerin Rabb’i olan Yüce Allah’ın “Ey kullarım!” hitabındaki iltifâta bak da, O’nun bu iltifâtına karşılık olarak ne yapman gerektiğini iyice düşün ve O’na hürmette ve itaatte kusur etmemeye azami derecede gayret göster.
İmam Müslim’in rivayet ettiği bir kudsî hadiste, Peygamber sallü aleyhi ve sellem, Yüce Allah’tan rivâyet ederek şöyle buyurmuştur:
“Ey kullarım! Ben zulmetmeyi kendime haram kıldığım gibi, onu sizin aranızda da haram kıldım. Öyle ise birbirinize zulmetmeyiniz.
Ey kullarım! Benim doğru yola ilettiklerimden başka, hepiniz doğru yolu şaşırmış kimselersiniz. Öyle ise benden hidâyet isteyiniz ki, sizi doğru yola hidâyet edeyim.
Ey kullarım! Benim doyurduklarımdan başka, hepiniz açsınız. Öyle ise benden yiyecek isteyiniz ki, sizi doyurayım.
Ey kullarım! Benim donattıklarımdan başka, hepiniz çıplaksınız. Öyle ise giydirmemi isteyiniz ki, sizi giydireyim.
Ey kullarım! Gece gündüz günah işliyorsunuz. Ben de bütün günahları bağışlıyorum. Öyle ise bana istiğfar ediniz (bağışlanmasını benden isteyiniz) ki, sizi mağfiret edeyim.
Ey kullarım! Bana zarar vermek elinizden gelmez ki, bana zarar veresiniz. Hem bana menfaat vermek de elinizden gelmez ki, bana faydanız dokunabilsin.
Ey kullarım! Sizden evvelkiler ve sonrakiler, bütün insanlarınız ve cinleriniz, içinizden en iyi ve en muttakî bir insanın kalbine (duygu ve düşüncesine) sahip olsalar, bu benim mülkümde en küçük bir şeyi bile artırmaz.(Benim sizin ibâdet ve itâatinize hiç mi hiç ihtiyâcım yok.)
Ey kullarım! Sizden evvelkiler ve sonrakiler, bütün insanlarınız ve cinleriniz, içinizden en kötü ve en günahkâr bir insanın kalbine (duygu ve düşüncesine) sahip olsalar; bu benim mülkümde en küçük bir şeyi bile eksiltmez.
Ey kullarım! Sizden evvelkiler ve sonrakiler, bütün insanlarınız ve cinleriniz, bir yerde toplanıp benden bir şeyler isteseler, ben de herkesin isteğini yerine getirsem; bu benim hazinemden ancak iğne denize daldırıldığında onun denizden eksilttiği kadar eksiltir. (Yani hiçbir şey eksiltmez.)
Ey kullarım! Ancak sizin amellerinizdir ki, onları sizin için saklar, sonra da onların karşılığını eksiksiz olarak size veririm. Şu halde kim bir hayra ve iyiliğe nâil olursa, o kimse (o hayrı, iyiliği ve bereketi Allah’tan bilsin ve) Allah’a hamd etsin. Kim de hayırdan başka bir şey bulur ve karşılaşırsa, (başına gelen o şerlerden, zararlardan ve kötülüklerden dolayı başkasını değil de) sadece kendisini kınasın.”
Müslim’in bu hadîsi kendisinden rivâyet ettiği Saîd b. Abdülaziz diyor ki: “Ebû İdrîs, bu kudsî hadîsi rivâyet ederken (hadisin içerdiği İlâhî hitaplar, Rabbânî azametler ve Rahmânî iltifatlar karşısında iki büklüm olurdu da) diz çökerdi.” (Müslim, Birr, 55)
* * *
Bu İlâhî hitapta gerçekten büyük bir iltifat, şefkat dolu bir baş okşama, sevgi dolu bir sırt sıvazlama ve eşsiz bir şeref tâcı vardır.
Bu noktada Kâdî Iyâd’ın dediğine katılmamak elde değil. O şöyle diyor:
Allahım! Benim şeref ve itibarımı artıran ve beni âdetâ ayaklarımla Süreyyâ Yıldızlarını çiğniyor gibi yükselten senin ( Ey Kullarım!) sözüne dâhil olmam ve bir de Hz. Ahmed-i Muhtâr’ı bana Peygamber kılmandır. (Bed’ül emâlî hâşiyesi)
Kâdî Iyâd’ın işâret ettiği âyet-i kerîme’de Yüce Mevlâ bu dünyada iken gereği gibi îmân edip takvâ sahibi olan kullarına âhirette şöyle seslenecektir:
“Ey benim âyetlerime îmân edip de Müslüman olan kullarım! Bugün size hiçbir korku yoktur. Siz mahzun da olmayacaksınız.” (Zuhruf Sûresi, 68-69)
İşte “Ey Kullarım!” hitâbındaki Rahmânî iltifâtın ve Rabbânî tebessümün sıcaklığını ruhunda hisseden kâmil bir mü’min, öyle bir îman olgunluğuna ve öyle bir ma’rifet ve muhabbet kuvvetine sâhip bulunur ve ruhu o derece dâimî sürur ve saâdetlere gark olur ki, o olgunluk ve o kuvvetle kâinâta meydan okur. Faraza dünya bomba olup başında patlasa bile yine haktan yüz çevirmez, istikâmetten asla taviz vermez ve azim ile gayretten kesinlikle fütur göstermez. Çünkü bir kısım ağır baskılar ve ithamlar ve şiddetli tehditler ve hücumlar, îmanlı ve faziletli ehl-i hamiyet için bir gevşekliğe ve bir zayıflığa değil; tam aksine onların ruhlarında ilâhî rızânın daha sağlam yerleşmesine, kalplerinde îman nûrunun daha çok parlamasına, vicdanlarında ebedî feyzin daha fazla celbine vesîle olur ve bütün bunlar ebedi saâdete kavuşma yolunda, onların ruhlarına sürekli olarak aşk ve şevk, azim ve gayret aşılar.
Yüce Mevlâ’nın zikredilen kudsî hadiste geçen “Ey Kullarım!” hitâbına karşılık olarak, bir kulun “Buyur; emrine hazırım ve fermanına âmâdeyim Ey Rabb’im!” diyerek, mukâbelede bulunma şuuruna ermesi, başlı başına bir aşk ve şevk kaynağıdır. Bunun sırrı ise şudur:
Bu şuura eren bir kimse, kendisine “Ey kullarım!” şeklinde yapılan İlâhî iltifât ile sunulan Rahmânî teveccühün ve ezeli merhabanın ebedî sıcaklığını ve yüce rahmetin kendisine olan Rabbânî tebessümünün sıcaklığını ruhunun derinliklerinde hissettikten sonra öyle mest olur ki, başkaları- nın teveccühlerini ve merhabalarını ne bilip görür, ne de bilip görmeye ihtiyaç duyar.
Öyle ise, “Derdini ummâna döküp, âsumâna inlemek” yerine, onların ve her şeyin sahibi ve mâliki olan Yüce Mevlâ’ya teveccüh et. Derdini yalnız O’na dök ve sadece O’nun huzurunda inle. Çünkü O’ndan izinsiz hiçbir şey, senin yardımına gelemez.
Hem köle olan haddini bilmelidir. Çünkü köleye haddi- ni bilmek düşer. Nitekim köleye en fazla yakışan da, özellikle efendisine karşı haddini bilmesidir. Nâz makamını bırakıp veya şımarıklığı andıran tutum ve davranışlardan uzak durup, niyâz makamında hayat sürdürmesi ve edep dolu davranışlar sergilemesi ve bundan zevk alması ve haz duymasıdır.
Cenabı Hak, biz kullarına da “Ey kullarım!” hitâbındaki iltifâtın sıcaklığını hissettirsin ve bizleri bu hitâba lâyıkıyla muhatap olma şerefiyle bahtiyâr kılsın ...
_ALINTI_
Moderatöre Bildir
Logged
Ya Huseyn Biz Yoktuk Kerbela'da...Olsun Oğlun Mehdi'ye Lebbeyk Sözü!!!
Âl-i İmran
Yardımcı Yönetici
Offline
Mesaj Sayısı: 2256
“Batın-ı kalp ayine-i sameddir ve ona mahsustur”
Ynt: "Ey Kullarım..."
«
Yanıtla #1 :
30 Haziran 2011, 15:10:30 »
Yüce Mevlâ’nın zikredilen kudsî hadiste geçen “Ey Kullarım!” hitâbına karşılık olarak, bir kulun “Buyur; emrine hazırım ve fermanına âmâdeyim Ey Rabb’im!” diyerek, mukâbelede bulunma şuuruna ermesi, başlı başına bir aşk ve şevk kaynağıdır. Bunun sırrı ise şudur:
Bu şuura eren bir kimse, kendisine “Ey kullarım!” şeklinde yapılan İlâhî iltifât ile sunulan Rahmânî teveccühün ve ezeli merhabanın ebedî sıcaklığını ve yüce rahmetin kendisine olan Rabbânî tebessümünün sıcaklığını ruhunun derinliklerinde hissettikten sonra öyle mest olur ki, başkaları- nın teveccühlerini ve merhabalarını ne bilip görür, ne de bilip görmeye ihtiyaç duyar.
Tek seni sevdik Rabbim,Baharımızda kışımızda,bir bebeğin bakışında...
Tek seni
...Seni bildik..Seni aradık..Bulduk.. "Ey kullarım "çağrına "lebbeyk"dedik
Tek seni duyduk..
. .Bizde nazlı çiçeğin,solmayan gül bahçesi..Bu Aşk’ın nefesi...
Tek seni sevdik.
.Sonbahar nakışında..İlkbaharın coşkusunda...Sonsuz sevdanın nar kokusunda...
Tek seni sevdik.
.Mavi deniz ...Günbatımı kahvelere hasret,Firarda deli gurbette..
.Tek seni..Tek seni
sevdik...
Tek..Seni...Seviyoruz Rabbim Tek seni..
Moderatöre Bildir
Logged
İntizarınla çöller deli divaneydi, Firkatin bir kor idi, Alev idi dile ey YAR …
Sayfa:
[
1
]
« önceki
sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:
Gitmek istediğiniz yer:
-----------------------------
-----------------------------
=> Yönetici Duyuruları
=> Üye Haber ve Duyuruları
===> Yurttan haberler
===> Dünyadan Haberler
===> Düğün-Konferans-Konser-Miting...
===> Filistin Özel
===> Haber Yorum ve Analizler
-----------------------------
-----------------------------
=> Kur'an-ı Kerim Genel
===> Tefsir Dersleri
===> Tecvid dersleri
=> Kur'an-ı Kerim video ve ses Dosyaları
-----------------------------
-----------------------------
=> Hz.Muhammed (S.a.v)
===> Peygamber Efendimizin Hayatı
===> Hadis-i Şerifler
===> Ehl-i Beyt
=> Peygamberlerin Hayatı
=> Sahabeler'in Hayatından Tablolar
=> İslam Alimleri ve öncüleri
===> Şehidlerimiz
-----------------------------
-----------------------------
=> Tevhid Ve Akaid
=> Risale-i Nur'dan Damlalar
=> Dua penceresi
=> Tassavvuf
===> Marifetullah
===> Esmâ-ül-Hüsnâ
=> Fıkıh Köşesi
=> İslami Hayat Tarzı
===> İslamda Kadın ve Tesettür
===> İslam'da Aile Hayatı
===> Mümin'in Miracı: Namaz
===> Kuran-ı kerimde mümin
-----------------------------
-----------------------------
=> Özel Gün ve Geceler
=> Ramazan-ı Şerif
-----------------------------
-----------------------------
=> Kendi kalemizinden yazılarınız
===> vuslat can
===> Kuranehli
===> Bişnev
===> ÂmâK-ı HâYâL
=> Düşünce yazıları/Makaleler
===> röportajlar
=> Öykü - Hikaye ve Kıssalar
===> Roman Kuşağı
=> Şiir Pınarı
=> Güzel ve ibretli Sözler
=> Kişisel Gelişim
===> Genel Kültür
=> Serbest Bölüm
===> Anketler
=> Tarihten Notlar
=> Kitap-kaset ve Dergi
-----------------------------
-----------------------------
=> Kelime ve Kavramlar
=> Arabic/Arapça
===> Maksud Dersleri
===> Izzi Dersleri
===> Bina Dersleri
===> Emsile Dersleri
=> Kurdi / Kürtçe
===> Zazaki (Zazaca)
=====> Zazaca Dersler
=====> Zazaca Şiirler / Zazaca Marşlar
=====> Zazaki/Zazaca
===> fêrgeha kurdî ( Kürtçe Dersler )
===> Helbest u Marşên Kurdî
=> English/İngilizce
===> Genel ingilizce
===> ingilizce Tensler (zamanlar)
===> Dini Yazılar
===> Eğitici Videolar
-----------------------------
-----------------------------
=> Sohbetler/Seslendirme
=> Ezgi ve ilahiler
===> Farsça Eserler
===> Türkçe Eserler
===> Kürtçe Eserler
===> Arapça Eserler
===> Diğer Diller
===> istek parçaları
=> sesli Şiir&Fon Müzikler
=> Film ve Belgeseller
===> Flim - Tiyatro - Etkinlik Görüntüleri
===> Belgeseller
===> ilginç Videolar
=> Resimler ve flashlar
===> karikatür/komik resimler
-----------------------------
-----------------------------
=> ARAÇLAR
===> Güvenlik-İnternet
===> Eğitim-Okul
===> Ses / Resim / Video
===> Ekran-Masaüstü
===> İslami Programlar
===> Pc Soru/Cevap ve Faydalı Bilgiler
=> Bilim Ve Teknoloji
-----------------------------
-----------------------------
=> Tıp/ Sağlık/Şifa
===> Çocuk Sağlığı
===> Acil Durum İlk Yardım Bilgisi
=> Yemek Tarifleri
-----------------------------
-----------------------------
=> Çocuk Eğitimi
===> Çocuk Hikayeleri
===> Çocuk Dersleri
===> Çocuk için Oyun ve Resimler
===> Çocuk İlahileri
===> çocuk Video ve Klipleri
=> Mizah
===> fıkralar
-----------------------------
-----------------------------
=> Tavsiye Siteler
=> İstek, Öneri ve Şikayetleriniz
=> Vuslat Sevdalılar (tanişma)
Benzer konular
Konu Başlığı
Başlatan
Yanıtlar
Görüntülenme
Son Mesaj
"EY iMAN EDENLER, İMAN EDİN... ?" ("YA EYYÜHELLEZİYNE ÂMENU, ÂMİNU BİLLAHİ...")
Tefsir Dersleri
«
1
2
»
vuslat
17
2118
02 Aralık 2010, 13:13:22
Gönderen:
vuslat
""""SELAMUN ALEYKUM"""
Vuslat Sevdalılar (tanişma)
kadirhan58
5
468
07 Kasım 2007, 22:20:25
Gönderen:
vuslat
Sordum afkanlıya,çeçenliye,felluceliye,filistinliye,"ölüm "ne ? dedi "nişanlım''
Düşünce yazıları/Makaleler
MERXAS
8
571
11 Mayıs 2012, 08:19:08
Gönderen:
MERXAS
Hamd, "Övgü" ve "Şükür" Kelimelerinden Daha Zengin Anlamlıdır
Tevhid Ve Akaid
MERXAS
0
163
03 Haziran 2009, 08:56:03
Gönderen:
MERXAS
Dua edenin, "Rabbim" demesi, Allah'ın "efendim" demesinin ta kendisidir...
Güzel ve ibretli Sözler
nur-yolcusu
0
294
17 Eylül 2009, 12:21:25
Gönderen:
nur-yolcusu
"Ziyan olmasın!" -- "Ben de tasdik ederim!"
fıkralar
vuslat
8
448
03 Mayıs 2011, 18:40:24
Gönderen:
alina
ŞiiR "HaYaL" midir , "HaKiKaT" mi?
Anketler
Şehid Renginde
4
645
14 Aralık 2010, 00:33:29
Gönderen:
Qum_Feenzır
Yükleniyor...