0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1] Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: Eyyy nefsim!  (Okunma Sayısı 218 defa)
ikbal_571
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 10


« : 03 Ağustos 2008, 16:23:09 »

Eyy nefsim


Yıllardır beni uyuttun Hep yarına bıraka, bıraka koca bir ömür heder oldu

Gecelerim; teheccüdsüz, heyecansız, gündüzlerim; semeresiz, başarısız geçti

Acaba yarın, yarın diye uyuttuğun yarınlarımı, meçhul bir yarında nasıl doldurabileceksin?

Ne zaman beni çevreleyen basitliklere, bağımlılıklara civciv misal küçük bir darbe vurup,

hür dünyaya açılmak istesem, granitten dağlar gibi karşıma dikildin

Olmadık desiselerle beni kandırdın

Tûl-i Emelle beni aldattın

Yıllardır taam, kelam, menam hapishanelerinde inim, inim inlettin
Izdıraplarımı bana ney gibi dinlettin
İrademi; rehavet, meskenet zincirleriyle sımsıkı sardın
Bana sunulan saat altınlarını değerlendiremedin
Kimbilir, içlerinde ne hediyeler saklayan günlerin, ayların ve yılların zarfını açmama bile müsaade etmedin Hepsi boşa gitti, içlerinde neleeer sakladığını anlayamadan

Söyler misin, Allah aşkına senin yaşayan bir cenazeden ne farkın var?

İnsan suresini, ağlaya ağlaya okudun Amma, o muhteşem sarayın kapılarını bir türlü aralayamadınKendi çevreni tanıdığın kadar kendini tanıyamadınKendi içinde kendine yabancı kaldın Kendini kendine hapishane yaptın

Fetih suresini okudun durdun Bırak dışarıyı, içinde bir tek fetih bile yapamadınKelam, taam, menam hapishanesinden kurtulamadınİradeni fethedemedin

Namazla, cenneti takas etmeye çalıştınAyetleri birer birer bir teyip gibi ezberledin amma, uyguladıkların hep adetlerin oldu

Peygamberimizin saçlarını ağartan Hud Suresiyle karanlık gecelerini bir türlü aydınlatamadın

Gayreti hep birilerinden bekledinSenin de birileri olduğunu hep unuttun

Bir fikir uğruna hayatı hakir gören peygamberlerlerin, hayatını uzuuun kış gecelerinde, kıssa niyetiyle okudun Ama hayatındaki kışları, bir türlü bahara çeviremedinÇünkü, onları anlayamadın

Yusuf’ u düşündün mü hiç? Kuyu diplerini sultanlığa sıçrama rampası yaptığını,hapishaneleri birer, birer nasıl medreseye çevirdiğini anlayabildin mi?
Dünya ve içindeki her şey ayaklarının ucundayken, hayatı istihkar edip ölümü özlemesini anlayabildin mi? Anlayamadın, evet anlayamadın Onun içindir ki, Yusuf’ ta boğulan dünyada, boğulmak üzere, ölüm çığlıkları atıyorsun

Ateşler içerisindeki ibrahim’in ateşleri bir baharistana çevirdiğini, bıçak altındaki ismail’in yeniden doğduğunu, Sefine-i Nuh’u batırmak isteyen tufanların ancak Sahil-i Selâmete çıkmasına hizmet ettiğini, Suikastlar içinde isa’nın denizler ortasında Musa’nın nasıl vuslata erdiğini anlayabildin mi? Anlayamadın

Yaaa, çelikten duvarlara çarpmış gibi, bir örümcek ağı karşısında, beyinleri dumura uğrayan müşriklerin düştüğü perişan halde yatan gizli hikmeti çözebildin mi?

Bir gergef gibi ömrünün her anını çile yumağıyla dokuyan Hazreti Muhammed (SAV) ümmetim derken, sen nefsim dedin O, davam derken, sen hevam dedin O, davasını yüceltirken, sen hevanda cüceleştin Onun çağları peşinden sürükleyen davasından, sadece sarığı, sakalı, tesbihi, umresi, namazı kaldı Ne yazık ki, onları da bir türlü anlayamadın

Kokularla süslediğin sakalın ruhunu, ruhunla mezcedemedin Dolayısıyla sakallı çocuk olmaktan da bir türlü kurtulamadın

Başındaki sarık beyaz kefenin iken, yastığının altında ki ölümü çoook uzaklarda zannettinDünyanın oyuncaklarıyla evcilik oynarken, dünyanın elinde, oyuncaklaştığının farkına bile varamadın

Bir adet haline getirdiğin beş vakit namazın, aynı safta omuz omuza namaz kıldığın kardeşini gıybet etmekten seni kurtaramadı Kalbine, gözüne, kulağına el ve ayaklarına tutturamadığın oruçların, sadece midene münhasır kaldıOruç tuttuğunu zannettin, ama aç kaldığını anlayamadın

Başına tac ettiğin başörtüsü, sadece başını örtebildi Başının altındakiler ne yazık ki,başörtüsünden nasibini alamadıÇünkü başörtüsünü takva örtüsüyle birlikte örtmedinGözlerin, kalbin ve duyguların çıplak kaldıKendini farkettirebilmek için aynanın karşısında çeşit çeşit kılıklara girdinYapmacık gülüşlerle, hırsızlama bakışlarla, başkalarının duygularını çalmaktan utanmadın Ruhunun çığlıklarına bedel sen gülüyordun Düştüğünü ve düşürdüklerini anlayamadınAh ki anlayamadınnn…

Burnunun dibindeki farzları görmezden gelip, sünnet diye defalarca umreye gittinKabeyi tavaf ettinYeryüzündeki iki milyar müslümanın sadece kemiyet olduğunu bir keyfiyet olamadığını hiç düşündün mü? Düşündün mü,binlerce birlerimiz varken, nasıl ayrı kaldığımızı, nasıl parçalandığımızı?

Aynı camide, birlikte namaz kıldığın kardeşinin fakru zaruretini, görmezden geldinO, ihtiyaçların pençesinde kıvranırken, sen seyrettinO, kışların dondurucu soğuklarını kemiklerinde ısıtırken, sen buğulu camların arkasında tesbih çekiyordunDünyada cennet kevserlerine denk bir lezzeti, kardeşinin acılarını dindirme lezzetini tadamadınO lezzeti felan duayı şu kadar okuyarak, alacağını zannettin Aldandın, aldandın… elindeki elmasları birkaç şekerlemeye değişen saf çocuklar gibi aldandın

Hani hepimiz mümindik,
Hani birimizin ızdırabı hepimizin ızdırabıydı,
Hani şarkta bir müminin ayağına diken batsa, garptaki mümin rahatsız olacaktı hani,
Hani bir mümin öldüğü zaman sema ve arz onun ölümüne gözyaşı dökerdi hani,
Hani mümin yeryüzünün zinetiydi,
Hani müminler bir vücudun azaları gibiydi,
Hani göz ağrısa bütün vücud, o acıyı, içinde hissedecekti hani,

Hani Hz Ebu Bekirin teslimiyeti,
Hani Hz Ömerin destanlaşan adaleti,
Hani Hz Osmanın dillerden düşmeyen hayası,
Hani Hz Alinin Bahrı Umman gibi ilmi
Hani Abdurrahman gibi zenginler
Hani Ebu Zer gibi fakirler
Hani Ensar-Muhacir gibi kardeşlikte yarışanlar nerede,nerede hani?
Anlayamadın, Ne yazık ki, bunları anlayamadın

Artık anlaNe Olur anla
Anla ki Cennet ucuz değil Cehennem luzumsuz değil
Anla ki, Cennete giden yol asfaltla döşenmemiş
Anla ki, bedelini ödemediğin hiç birşeye sahip olamazsın
Anla ki, dünyayı bize bizler zindan ediyoruz: ihmallerimiz, enaniyetimiz,samimiyetsizliğimiz…

Anla ki, Eyyup gibi Sabır Erbaini doldurmadan,
Yusuf gibi yıllarca kuyu diplerinde çile çekmeden
Yakuplar gibi gözlerini hasrete kurban etmeden olmaz

Anla ki, İsmailler gibi bıçak altına yatmadan,
İbrahimler gibi, ya Allah deyip kendini ateşlere atmadan ,
Sefine-i Nuh gibi, tufanları yara, yara hedeflere gitmeden olmaz

Anla ki, bir ömür boyu gözyaşlarını Ceyhun edip ümmeti için an be an, dem be dem alın teri döken Hazreti Muhammed (SAV) gibi alınları terletmeden olmaz

Ve şunu çok iyi anla ki, başkalarının hayata aşık olduğu kadar ölüme aşık olunmadan asla olmaz
nusret kardelen..
Moderatöre Bildir   Logged
muhammed-i dava
Tecrubeli üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 420


« Yanıtla #1 : 03 Ağustos 2008, 16:48:42 »

Anla ki, Eyyup gibi Sabır Erbaini doldurmadan,
Yusuf gibi yıllarca kuyu diplerinde çile çekmeden
Yakuplar gibi gözlerini hasrete kurban etmeden olmaz

Anla ki, İsmailler gibi bıçak altına yatmadan,
İbrahimler gibi, ya  deyip kendini ateşlere atmadan ,
Sefine-i Nuh gibi, tufanları yara, yara hedeflere gitmeden olmaz

Anla ki, bir ömür boyu gözyaşlarını Ceyhun edip ümmeti için an be an, dem be dem alın teri döken Hazreti Muhammed (SAV) gibi alınları terletmeden olmaz

Ve şunu çok iyi anla ki, başkalarının hayata aşık olduğu kadar ölüme aşık olunmadan asla olmaz
nusret kardelen..



yüreğinize sağlık gerçekten çok güzel bir yazı paylaşmışsınız.

Nefsimize seslenmemiz gereken ne de çok şey varmış,tekrar hatırlatmış oldunuz!

 Allah razı olsun...hayırlı paylaşımlar...
Moderatöre Bildir   Logged

Gün gelir Yusuf'un gömleğini elbet koklar,hasretin kör gözüne süreriz be canım ANNEM. Ve birgün güneş bizim için de doğar elbet,kasvetli ve sisli dağların ardından...
Duha
Tecrubeli üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 518



WWW
« Yanıtla #2 : 03 Ağustos 2008, 17:07:43 »

Anla ki, İsmailler gibi bıçak altına yatmadan,
İbrahimler gibi, ya  deyip kendini ateşlere atmadan ,
Sefine-i Nuh gibi, tufanları yara, yara hedeflere gitmeden olmaz

Anla ki, bir ömür boyu gözyaşlarını Ceyhun edip ümmeti için an be an, dem be dem alın teri döken Hazreti Muhammed (SAV) gibi alınları terletmeden olmaz

Yureginize Saglik Hak Te'ala Razi Olsun...
Moderatöre Bildir   Logged

Mecnun var ki yürek zindanlarında bir güvercin bekler!
Sabahı aşina yokluğun,elleri mahpustur kırılgan aynalara ünlem
Aşinayım yoktur derdime çare ünlem
Bir nasihat et bana geceden sehere ünlem
ikbal_571
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 10


« Yanıtla #3 : 03 Ağustos 2008, 17:31:57 »

  Allah HEPINIZDEN VEDE HAPIMIZDEN RAZI OLSUN...İNŞAAllah..SELAM VE DUA ILE...
Moderatöre Bildir   Logged
Sayfa: [1] Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
ey gençliğinde gülmüş, şimdi güldüğüne ağlayan nefsim! Risale-i Nur'dan Damlalar intifada 1 309 Son Mesaj 23 Eylül 2007, 18:45:37
Gönderen: diyar2
EY NEFSIM Düşünce yazıları/Makaleler diyar2 2 274 Son Mesaj 24 Eylül 2007, 23:41:35
Gönderen: mizgina_islam_
ey ölümlü fani nefsim... Düşünce yazıları/Makaleler __elizan__ 6 404 Son Mesaj 29 Nisan 2008, 19:46:01
Gönderen: __elizan__
EYYY GÜLLL Şiir Pınarı yas gülü 5 283 Son Mesaj 09 Mart 2009, 23:05:52
Gönderen: hamne
EYYY SÜMEYYE ORDUSUNUN KADER ÇİÇEKLERİ İslamda Kadın ve Tesettür yas gülü 0 168 Son Mesaj 01 Mart 2009, 14:10:26
Gönderen: yas gülü
FE Bİ EYYİ ÂLÂİ RABBİKUMÂ TUKEZZİBÂNİ.... İslam'da Aile Hayatı hamne 1 181 Son Mesaj 05 Kasım 2009, 21:40:32
Gönderen: yas gülü
Ey Nefsim! Serbest Bölüm kudus 3 169 Son Mesaj 12 Mart 2010, 22:02:14
Gönderen: kudus