0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1] Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: Ezan ve Beşeri Sistemler  (Okunma Sayısı 109 defa)
hamza01
Üstad Üye
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1137


TAĞUTU RED AllahA İMAN


« : 17 Aralık 2009, 22:18:23 »

Ezan ve Beşeri Sistemler


Ebu Said (r.a)'den Rasulullah (s.a.s)'in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir:

«Ezanı işittiğinizde siz de onun dediği gibi deyiniz.»

(Buhari-Müslim)
   
     
  HADİSTEN NE İSTİFADE EDERİZ

-Çağımız zıtlıklarla dolu, korkunç olduğu kadar zor anlaşılır bir dönem. Allah'ın kanunlarının yürürlükten kaldırıldığı, bunların yerine bir kişinin veya kişilerden oluşan parlementoların çıkardıkları beşeri kanunların yürürlüğe konduğu, Allah'ın dinini apaçık bir şekilde anlatmanın, islam şeriati için çalışmanın suç kabul edilip böyle davrananların hapsedildiği, her türlü işkencenin bunlara layık görüldüğü ve hatta öldürüldüğü ülkelerde, sadece namaza çağrı manasına gelmeyen aynı zamanda islam'ın temel inancının bir ifadesi olan ezanın, günde en az beş defa minarelerden, hoparlörlerden kulakları çınlatırcasına okunması, bu zıtlıkların en somut örneklerinden sadece birisi. Nasıl mı zıtlık oluyor bu? Bir tarafta, Allah'ın aydınlığa, kurtuluşa sevkeden kanunları ve yasalarına rağmen, insanların kanun koyarak büyüklenmesine, hatta kendisini Allah'tan büyük saymasına izin veren sistemlerin, diğer tarafta: «Allah en büyüktür, en yücedir, O'ndan başka insanlar üzerinde şu veya bu şekilde ibadet ve itaat edilerek kendisinden korkularak yücelmeye hak kazanan hiçbir varlık yoktur» manasına gelen «Allah-u Ekber» kelimesinin minarelerden defalarca haykırılmasına da izin vermesi tezat değil de nedir? Yine bu sistemlerin bir tarafta her vesileyle; radyo, televizyon ve basın gibi her yolla Allah'ın dini olan islam şeriatini alaya alıp küçümsediği, bunun eskiye ait bir nizam olduğunu iddia ettiği, teşri'yi (kanun koymayı) Allah'tan alıp -Ya Rabbi! Seni bundan defalarca tenzih ederiz- bir kişiye, bir meclise ya da millete verdiği ve böylelikle Allah'tan başka ilahların varlığını iddia ettiği halde: «Allah'tan başka hakkıyla ibadete layık hiçbir ilah yoktur, insanlar üzerinde tasarruf hakkına sahip hiçbir merci yoktur» manasına gelen «La ilahe illAllah» kelimesin binlerce caminin minaresinden, defalarca haykırılmasına izin vermesi tezat değil de nedir? Yine bu sistemlerin, getirdiği şeriati hayat pratiğinden kaldırarak, insanları onun dininden, onun sünnetinden uzaklaştırarak; onun ümmeti olan ve Kelimetullah'ın hakim olması için çalışan mü'minlere her türlü saldırıyı yaparak, Allah'ın son rasulü ve islam davasının örnek lideri Muhammed (s.a.s)'e en korkunç hakaretleri yaptıkları halde «Muhammed (s.a.s) Allah'ın insanlara doğru yolu, doğru inancı, doğru ibadet tarzını, doğru siyasi sistemi, doğru ekonomik sistemi, doğru sosyal sistemi bildirmek üzere gönderdiği ve kendisine kıyamete kadar her çağ ve her yerde geçerli ve yürürlükte olmaya layık yegane şeriat, hayat sisteminin verildiği Rasuludur» manasına gelen «Muhammedun Rasulullah» kelimesinin, köylerde ve kentlerde her camiden günde en az beş kere haykırılmasına izin vermesi tezat değil de nedir? Ama bu öyle bir tezat ki, minareden bu sözleri haykıran müezzin ve imamlar dahil, toplumda yok denecek kadar az insanın hissedebildiği bir tezat... Çünkü insanlar artık bunu anlamaz olmuşlar. Çünkü insanlar anlamaz hale getirilmişler. Böyle olunca da, gerçek manasının anlaşılmadığı bu sözlerin, değil günde beş kere hatta sabahtan akşama kadar okunması tağuti sistemlere zarar vermez olmuş. Zira, insanlar     «La     ilahe     illAllah»ı,     «Allah-u     Ekber»i, «Muhammedun Rasulullah»ı anlamaz, bilmez, hissetmez olmuşlar. Böylelikle, tağuti sistemler, toplumlarda düzenleri daha rahat ve daha etkin yapabilmişler. Böylelikle sahte ilahlar, manasının anlaşılmadığı ezanların okunmasına izin verişlerini; «Biz dine, dini inançlara saygı duyan, değer veren müslümanlarız» iddialarını delil getirebilmişler. Bilmeyen, anlamayan, düşünmeyen halkları daha çok uyutmuşlar, kendilerine daha sadık kul yapabilmişlerdir. Bu böyle olmasaydı, Allah düşmanları hiç kendilerini reddeden ezanların okunmasına, insanların bunu okumasına izin verirler miydi? Hatta bunu  okuyan  müezzinleri,  imamları maaşla, parayla desteklerler miydi? Allah'ın kanunlarını savunanları, Allah'ın dininin hakim olması için  savaşım verenleri en tehlikeli düşman ilan edip Allah yandaşlarını ortadan kaldırmak için bütün güçlerini seferber ettikleri halde hiç bunu yaparlar mıydı?
Moderatöre Bildir   Logged

YA BÜTÜNÜYLE ÜSTÜNLÜK VE ŞEREF YÜCE OLAN AllahA KULLUK.. YADA TAMAMİYLA ALÇAKLIK VE MAHKÛMİYET OLAN AllahIN KULLARINA KULLUK ..DİLEYEN DİLEDİĞİNİ SEÇSİN..
"Mahvolan açık bir delilden dolayı mahvolsun kabul edende açık bir delilden dolayı kabul etsin"(Enfal: 42)
Sayfa: [1] Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
Medine'yi Ağlatan Ezan!!! Sahabeler'in Hayatından Tablolar intifada 0 315 Son Mesaj 21 Eylül 2007, 00:50:09
Gönderen: intifada
Medine'yi Ağlatan Ezan Hz.Muhammed (S.a.v) şüheda-21 5 283 Son Mesaj 15 Temmuz 2008, 11:33:32
Gönderen: şüheda-21
ezan ı Muhammedi ve mazlum gazze Filistin Özel seriyye 3 165 Son Mesaj 05 Ocak 2009, 01:23:13
Gönderen: bekir
DTP Ş.Urfa mitinginde ezan polemiği Üye Haber ve Duyuruları HabiR 4 205 Son Mesaj 15 Mart 2009, 00:10:17
Gönderen: selvi
ezan ve Kur'an 'dan şikayetlerini böyle dile getirdiler Yurttan haberler kördüğüm 4 169 Son Mesaj 26 Mayıs 2009, 15:38:51
Gönderen: hamne
siz hiç ezan duydunuzmu? İslami Hayat Tarzı MERXAS 1 135 Son Mesaj 14 Ağustos 2009, 15:11:46
Gönderen: têkoşîn
Ezan ve beşeri sistemler Tevhid Ve Akaid hamza01 2 126 Son Mesaj 18 Eylül 2009, 12:40:07
Gönderen: Kıyam