0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1] Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: FARZ NAMAZLARIN SONUNDA VE YATARKEN YAPILACAK DUA VE TESBİHAT  (Okunma Sayısı 264 defa)
EBU_HUZEYFA
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 132


« : 26 Eylül 2009, 22:05:13 »

FARZ NAMAZLARIN SONUNDA VE YATARKEN YAPILACAK DUA VE TESBİHAT

Abdullah İbnu Amr (R. A.) ( şöyle dedi : )

Rasûlullah (S.A.V.) şöyle buyurdu: "İki haslet veya iki hal vardır ki, müslüman bir kul bunları muhafaza ederse behemehal cennete girer. O iki şey çok kolaydır ama onlarla amel eden azdır.

(Her farz namazın) akabinde on defa subhanAllah, on defa elhamdulillah on defa Allahuekber der. İşte bunlar dilde yüz elli, fakat mizanda bin beşyüzdür.
Yatma yerini aldığın vakitte, otuzdört defa Allahu ekber, otuz üç defa elhamdulillah, otuz üç defada subhanAllah der. İşte bunlar dilde yüzdür. Fakat mizanda bindir."
Abdullah dedi ki: "Rasûlullah (S.A.V.) bunları (sağ) elinin parmaklarıyla yaptığım gördüm.
"Dediler ki: "Bu kadar kolay şeyleri yapan az olur. Sizden biriniz yatacağında şeytan ona gelir uykusunu getirir bunları yapmadan uyur. Ve sizden birinize namazında gelirde ona bazı ihtiyaçlarını hatırlatır. Namazı bitirir bitirmez hemen ihtiyaçlarının peşinden giderde yapamaz."

(Bu hadisi Ebu Davud (4065) Tirmizi (3407) Neşe/(3/74} Ahmed (2/205) ve Buharı edebde (1316) hasen bir senedle rivayet etmişlerdir.)



Açıklama :

30 tesbih x 5 vakit namaz = 150 eder anlamındadır . Devamındaki mizanda binbeşyüz etmesi ise Allahın iyiliklere bire on vermesindendir.


Buhârî, Müslim, Ebu Dâvûd, Neseî ve Tirmizî'nin rivayet ettikleri bir hadîsinde Hz. Peygamber (s.a.s.) şöyle buyurdu: "Âdem (a.s.) ile Musa (a.s.)'ın ruhları Rableri nezdinde münakaşa ettiler ve Âdem (a.s.), Musa (a.s.)'ı delil getirerek mağlûp etti.


Sahih-i Müslim ( 46- KADER BAHSİ )

2- Âdem İle Musa (Aleyhisselam) 'in Münakaşası Babı

13- (2652) Bana Muhammed b. Ilâtim ile İbrahim b. Dinar ibni ebî Ömer El-Mekki ve Ahmed b. A'bdete'd-Dabbî toptan İbnu Uyeyne'den rivâyet ettiler. Lâfız İbnu Hatim ile İbnu Dinar'ındır. (Dediler ki) : Bize Sufyân b. Uyeyne, Amr'dan, o da Tâvus'dan naklen rivayet etti. (Demişti) :

Ben Ebû Hureyre'yi şunu söylerken işittim :
Rasulullah (SallAllahu Aleyhi ve Sellem);
«Âdem’le Musa münakaşa ettiler. Musa :
— Yâ Âdem, sen bizim babamızsın! Bizi mahrumiyete düşürdün ve bizi cennetten çıkardın! dedi. Âdem de ona :
— Sen Musa'sın! Allah seni kelâmiyle seçkin kıldı. Ve senin için eliyle yazdı. Beni yaratmazdan kırk yıl önce Allah'ın bana takdir etttği bir şeyden dolayı muaheze mi ediyorsun? dedi.»
Müteakiben Peygamber (SallAllahu Aleyhi ve Sellem);:
«Böylece Âdem, Musa'ya galebe çaldı! Böylece Âdem, Musa'ya galebe
çaldı!» buyurdular.
İbnu Ebî Ömer İle İbnu Atde hadîslerinde: «Biri (yazdı), diğeri: Senin için Tevrat'ı kendi eliyle yazdı» demişlerdir.



Abdullah ibn Amr ibn As radıya’llâhu anh şöyle dedi:
Ben Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem’den duydum, şöyle buyurdu:

-Allah mahlûkâtın KADERLERİNİ semâları ve arzı yaratmasından 50 BİN sene EVVEL YAZMIŞTIR!..


KEL, ALA TENLİ VE ÂMÂ'NIN KISSASI

- Ebu Hureyre radıyAllahu anh anlatıyor: "Rasûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:

"Benî İsrail'den üç kişi vardı: Biri alatenli, biri kel, biri de âmâ.
Allah bunları imtihan etmek istedi. Bu maksadla onlara (insan suretinde) bir melek gönderdi.

Melek önce ala tenliye geldi. Ve: "En çok neyi seversin?" dedi.
Adam: "Güzel bir renk, güzel bir cild, insanları benden tiksindiren halin gitmesini!" dedi. Melek onu meshetti. Derken çirkinliği gitti, güzel bir renk, güzel bir cild sahibi oldu.
Melek ona tekrar sordu: "Hangi mala kavuşmayı seversin?"
"Deveye!" dedi, adam. Anında ona on aylık hamile bir deve verildi.
Melek: "Allah bunları sana mübarek kılsın!" deyip (kayboldu) ve Kel'in yanına geldi.
"En ziyade istediğin şey nedir?" dedi.
Adam: "Güzel bir saç ve halkı ikrah ettiren şu halin benden gitmesi ünlem" dedi. Melek,keli elleriyle meshetti, adamın keli gitti. Kendisine güzel bir saç verildi. Melek tekrar:
"En çok hangi malı seversin?" diye sordu.
Adam: "Sığırı!" dedi. Hemen kendisine hâmile biir inek verildi.
Melek: "Allah bu sığırı sana mübarek kılsın!" diye dua etti ve âmânın yanına gitti.
Ona da: "En çok neyi seversin?" diye sordu.
Adam: "Allah'ın bana gözümü vermesini ve insanları görmeyi!" dedi. Melek onu meshetti ve Allah da gözlerini anında iade etti. Melek ona da:
"En çok hangi malı seversin?" diye sordu.
Adam: "Koyun!" dedi. Derhal doğurgan bir koyun verildi.

Derken sığır ve deve yavruladılar, koyun da kuzuladı. Çok geçmeden birinin bir vâdi dolusu develeri, diğerinin bir vadi dolusu sığırları, öbürünün de bir vadi dolusu koyunları oldu.

Sonra melek, ala tenliye, onun eski hali ve heyetine bürünmüş olarak geldi ve:
"Ben fakir bir kimseyim, yola devam imkanlarım kesildi. Şu anda Allah ve senden başka yardım edecek kimse yok! Sana şu güzel rengi, şu güzel cildi ve malı veren Allah aşkına bana bir deve vermeni talep ediyorum! Tâ ki onunla yoluma devam edebileyim!" dedi.
Adam:"(Olmaz öyle şey, onda nicelerinin) hakları var!" dedi ve yardım talebini reddetti.
Melek de: "Sanki seni tanıyor gibiyim! Sen ala tenli, herkesin ikrah ettiği, fakir birisi değil miydin? Allah sana (sıhhat ve mal) verdi" dedi.
Ama adam: "(Çok konuştun!) Ben bu malı büyüklerimden tevârüs ettim!" diyerek onu tersledi.
Melek de: "Eğer yalancı isen Allah seni eski hâline çevirsin!" dedi ve onu bırakarak kel'in yanına geldi.

Buna da onun eski halinde kel birisi olarak göründü. Ona da öbürüne söylediklerini söyleyerek yardım talep etti. Bu da önceki gibi talebi reddetti.
Melek buna da: "Eğer yalancıysan Allah seni eski hâlinne çevirsin!" deyip, âmâ'ya uğradı. Buna da onun eski hali heyeti üzere (yani bir âmâ olarak) göründü.

Buna da: "Ben fakir bir adamım, yolcuyum, yola devam etme imkânım kalmadı. Bugün, evvel Allah sonra senden başka bana yardım edecek yok! Sana gözünü iade eden Allah aşkına senden bir koyun istiyorum; ta ki yolculuğuma devam edebileyim!" dedi.

Ama cevaben: "Ben de âmâ idim. Allah gözümü iade etti, fakirdim (mal verip) zengin etti. İstediğini al, istediğini bırak! VAllahi, bugün Allah adına her ne alırsan, sana zorluk çıkarmayacağım!" dedi. Melek de: "Malın hep senin olsun! Sizler imtihan olundunuz. Senden memnun kalındı ama diğer iki arkadaşına gadap edildi" (ve gözden kayboldu)."

Buhari, Enmiya 50, Müslim Zühd 10, (2964).
Kutub-u sitte : 4963


EMİR KOMUTALI, TOPLU VE SESLİ ZİKİRİN BİDAT OLUŞU

Sahabe döneminde Rasulullahın zamanında olmayan uydurulmuş bir ibadet şekline İbn-i Mesud nasıl karşı çıktığına, ibadet ve mescidi bid’atlardan arındırmanın gereğini vurgulayan şu hadise bir delil olarak karşımıza çıktığını görmekteyiz:

“Bize el-Hakem İbnu’l –Mübarek haber verip (dedi ki) bize Amr b.Yahya haber verip dedi ki; babasından (naklen) şöyle rivayet ederken duydum:
(babam) dedi ki sabah namazından önce Abdullah b.Mesud’un kapısının önünde otururduk. Çıktığımızda, onunla beraber mescide giderdik. Neyse (bir gün) Ebû Mûsa el-Eş’arî yanımıza geldi ve;
”EbûAbdirrahman (yani Abdullah b. Mesud) şimdiye kadar yanınıza çıktı mı?” dedi.
”Hayır” dedik. O da bizimle beraber oturdu. Nihayet Abdullah çıktı. Çıkınca toptan ona ayağa kalktık. Sonra Ebû Musa ona şöyle dedi:
”Ebu Abdirrahman! Biraz önce mescide yadırgadığım bir durum gördüm. Ama yinede Allah a şükür. Hayırdan başka bir şey görmüş değilim".
(Abdullah) “nedir o?” diye sordu. O da:
”Yaşarsan birazdan göreceksin” dedi (ve) şöyle devam etti ”Mescide halkalar halinde oturmuş namazı bekleyen bir topluluk gördüm. Her halkada(İdareci) bir adam, (halkadakilerinin)ellerinde de çakıl taşları var. (idareci): ”Yüz defa Allah-u Ekber deyin” diyor, onlarda yüz defa Allah-u Ekber diyorlar. Sonra yüz defa Lâ İlahe İllAllah deyin diyor, onlarda yüz defa La İlahe İllAllah diyorlar. Yüz defada SubhanAllah deyin diyorlar.” (Abdullah b.Mesud);
Peki onlara ne dedin? Dedi.
Senin görüşünü bekleyerek –veya “senin emrini bekleyerek” –onlara bir şey söylemedim.” dedim. Dedi ki;
onlara kötülüklerini sayıp (hesap etmelerini) emretseydin ve (bununla) iyiliklerin hiçbir şeyinden zayi edilmeyeceğine dair onlara güvence verseydin ya! dedi. Sonra gitti, bizde onunla beraber gittik Nihayet o, bu halkalardan birine geldi, başlarında durdu ve şöyle dedi:
”Bu yaptığınızı gördüğüm nedir?” Dediler ki;
Ebu Abdirrahman! (Bunlar) çakıl taşları. Onlarla Allah-u Ekber, La ilahe İllAllah ve Subhanallh deyişleri sayıyoruz.” (Bunun üzerine Abdullah b.Mesûd) dedi ki;
artık kötülüklerinizi sayıp (hesap edin!)Ben iyiliklerinizden hiçbir şeyin zayi edilmeyeceğine kefilim. Yazıklar olsun size! Ey Ümmet-i Muhammed, ne çabuk helak oldunuz. Peygamberimizin (sav) şu sahabesi(içinizde hala) bolca bulunmakta. İşte onun elbiseleri, (henüz) eskimemiş: kabları, (henüz) kırılmamış. Canım elinde olan (Allah’a) yemin olsun ki, sizler kesinlikle (ya) Muhammed’in daha doğru yolda olan bir din üzerindesiniz. Onlar;
’’VAllahi, Ebu Abdirrahman, biz, başka bir şey değil, sadece hayrı (elde etmeyi) istedik’’ dediler. (O da) şöyle karşılık verdi;
Hayrı (elde etmek) isteyen niceleri vardır ki onu hiç elde etmeyeceklerdir. Rasulullah (sav) bize haber vermiştir ki; Kur’an’ı okuyacak olan bir topluluğun (bu okuyuşları sadece dilde kalacak),onların köprücük kemiklerine ileriye geçmeyecek. VAllahi, bilmiyorum, belki onların çoğu sizdendir.'’ Sonra (Abdullah) onlardan yüz çevirdi.

(Amr b. Yahya’nın dedesi) Amr b. Selime, bundan sonra şöyle dedi: Bu halkalardaki (insanların) tamamını, en-Nehrevân olayında, haricilerin yanında bize karşı vuruşurken gördük. Sünen-i Darimi
Moderatöre Bildir   Logged

Eğer Rasulullah’a (s.a.v) yardımdan geri kalırsak analarımız bizi yitirsin!

Şeyh Usame Bin Laden (Hafizahullah) - Avrupaya Mesaj
arab
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 211


« Yanıtla #1 : 26 Eylül 2009, 22:08:33 »

 Allah razı olsun lardeşim
Moderatöre Bildir   Logged
Sayfa: [1] Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
32 Farz İslami Hayat Tarzı MuSLiM 0 190 Son Mesaj 21 Kasım 2008, 23:10:45
Gönderen: MuSLiM
Ve Sonunda Sizlere yetiştim İşte Bende Burdayım Vuslat Sevdalılar (tanişma) VuSLaTaSeVDaLı 8 363 Son Mesaj 11 Ocak 2009, 00:57:33
Gönderen: __YaZ_yAğMuRu__
Biz Bu YoLun Sonunda CennetLeri Görürüz..! Resimler ve flashlar ÂmâK-ı HâYâL 1 179 Son Mesaj 10 Nisan 2009, 15:06:16
Gönderen: ÂmâK-ı HâYâL
Bizler bu yolun sonunda cennetleri gürürüz. Resimler ve flashlar isimsiz12 2 214 Son Mesaj 23 Mayıs 2009, 22:31:02
Gönderen: zeyneb_i kıyam
farz fıkralar Ebuducane 2 139 Son Mesaj 01 Temmuz 2009, 11:18:10
Gönderen: Ebuducane
Ve sonunda sabri kafayı sıyırır :DD Resimler ve flashlar hakikatyolcuları 0 237 Son Mesaj 12 Aralık 2009, 08:46:42
Gönderen: hakikatyolcuları
OTUZ İKİ FARZ VE ELLİ DÖRT FARZ Fıkıh Köşesi MERXAS 0 129 Son Mesaj 23 Ocak 2010, 09:05:45
Gönderen: MERXAS