0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: 1 2 [3] Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: FETULLAH GÜLEN ''İSRAİL'DEN İZİN ALINMALIYDI''  (Okunma Sayısı 1184 defa)
vuslat
Site Yöneticisi
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 5352


Sözüm tükendi, manayı sessizliğe yükleyip sustum


« Yanıtla #20 : 07 Haziran 2010, 11:22:04 »

Mısırlıoğlu'ndan Gülen'e Kurşun Sözler
-------------------------------------------------------------------------------- 

Tarihçi Kadir Mısıroğlu, TV Net'te yayınlanan "Kadir Mısıroğlu ile Tarih" adlı programda, Mavi Marmara'ya düzenlenen İsrail baskını ve Fethullah Gülen'in yaptığı açıklamaları değerlendirdi.

İşte o değerlendirme:

Fethullah Efendi'ye gelince bundan bir ay önce beni göklere çıkardı.
Biz tohum ekmişiz o netice biçmiş.
Bu onun eski hüvviyetine uyuyor. Yeni hüviyyetine asla uymuyor. Hristiyanı Yahudiyi putoperesti Cennete dolduran Fethullah'ın sözüne uymuyor. Bir ecnebi gazete bana geldi. Ne diyorsun dedi? Dedim ki bu Fethullah Gülen'in ben iki hüvviyetini biliyorum. Birinci hüvviyet benimle aynı. Bütün din karşıtı güçlere karşı, İslam'ı müdafa eden. Ben Eskişehir'de hapis yatarken o da 163'ten İzmir'de yatıyordu. Bir de baktım ki Hristiyan'ı Musevisi putperesti cennete dolduruyor. Daha başka garabetleri de var da program bitmek üzere. Ben bu hüvviyete cephe aldım. Onunla ilgili de burada olmayan "Gurbet İçinde Gurbet" adlı kitabımda onu yazdım.

Adamlarını bana gönderdi. Fethullah efendinin en sevdiği adam sensin ve aleyhine yazıyorsun. "Ne yanlış yazdım söyleyin" dedim. Dediler ki "hepsi de doğru ama mekteplerini ayakta tutmak istiyor." Ben de Papa'ya da "Senin hizmetlerinin bir parçası olmak istiyorum" mektubunu bunun için mi yazıyor" dedi. Bunu da mi mekteplerini ayakta tutmak için söyledi. Yanlış tercüme edildiğini söylediler. Ben de kendi gazetelerinden aldığımı söyledim.

Şimdi, eğer bu bozuk hüviyetin sesi çıkarsa o zaman derim ki siyaset yapıyor bizi yumuşatmaya çalışıyor derim. Öyle ya gavurla diyalogu samimi bizimle olan diyalogu siyaseten. Bizi yumuşatmaya çalışıyor der ve bekleyeceğim derim. Bu bir Müslüman sözü değildir.
Nasrettin Hocanın evine hırsız girmiş. Kadı, hocayı eleştirmiş. Hoca da "Kadı efendi, ben hep kusurluyom da şu hırsızın bir kabahati yok muydu?" O gemiler izin alsaydı, o iznin verilmeyeceğini Fethullah bilmiyor muydu?

İzin vermeye meyilli olan adam derdi ki seni arayayım ona göre veririm. Bunu Fethullah Gülen bilmeyecek adam mı? Hayır biliyor ama onun kalbi gavurdan yana. Bunu söyleyen adamın kalbi gavurdan yana. Müslüman hissiyatından olan, Müslüman'ın kusuru olsa dahi görmez, meziyetini görür. O adamlar şehit oldular. Mazluma yardıma giderken şehit oldular. Sen onlara bir tebrik, "evli bir adam evli bir kadınla zina yapıyor", ortaya çıktı diye geçmiş olsun telefonu yapıyorsun. Şu ölenlerin bir tanesine ailesine, sen hocasın bir tanesini arayıp geçmiş olsun, başın sağolsun demiyorsun. Hırsıza bulamadığın kabahati ev sahibine buluyorsun, yazıklar olsun.
Moderatöre Bildir   Logged

Ya Rebbî! ez Ji bela û zehmetîya, arîkarî te dêxwazîm. Ez xwe davim te...
Âl-i İmran
Yardımcı Yönetici
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 2256


“Batın-ı kalp ayine-i sameddir ve ona mahsustur”


« Yanıtla #21 : 07 Haziran 2010, 12:00:26 »

İzin vermeye meyilli olan adam derdi ki seni arayayım ona göre veririm. Bunu Fethullah Gülen bilmeyecek adam mı? Hayır biliyor ama onun kalbi gavurdan yana. Bunu söyleyen adamın kalbi gavurdan yana. Müslüman hissiyatından olan, Müslüman'ın kusuru olsa dahi görmez, meziyetini görür. O adamlar şehit oldular. Mazluma yardıma giderken şehit oldular. Sen onlara bir tebrik, "evli bir adam evli bir kadınla zina yapıyor", ortaya çıktı diye geçmiş olsun telefonu yapıyorsun. Şu ölenlerin bir tanesine ailesine, sen hocasın bir tanesini arayıp geçmiş olsun, başın sağolsun demiyorsun. Hırsıza bulamadığın kabahati ev sahibine buluyorsun, yazıklar olsun.

Allah (C.C) F.GÜLEN'İN  SEVGİSİNİ ZERRE KADAR İÇİME BIRAKMAMIŞ,BOŞUNA DEĞİL YA..SADECE YAZIKLAR OLSUN, GERÇEKTEN YAZIKLAR OLSUN ünlem!!!
Moderatöre Bildir   Logged

İntizarınla çöller deli divaneydi, Firkatin bir kor idi, Alev idi dile ey YAR …
Âl-i İmran
Yardımcı Yönetici
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 2256


“Batın-ı kalp ayine-i sameddir ve ona mahsustur”


« Yanıtla #22 : 07 Haziran 2010, 16:09:49 »

İsrail’in yaptığı alçaklığı dünya unutmayacak. Uluslar arası sularda, yardım götüren sivillerin bulunduğu gemiye savaş muamelesi yapma saldırganlığı altı kalın çizgilerle çizilerek tarih kitaplarına geçecek.

İsrail, şanına yakışır bir şekilde bu eylemiyle övünebilir. Hatta 6 Türk’ü öldürdüğünü öne süren komandosuna, Jaruselam Post’ta yer alan haber gibi ödül bile verebilir.

Silahsız çoluk çocuğun bulunduğu gemideki insanları düşman görüp silah doğrultmayı cesaret sanmak, yalnızca korkakların başvuracağı bir yöntem olarak bilinir. Korkaklığın “cesaret” olarak adlandırıldığı ülkeye de 20. yüzyılın ortalarından bu yana İsrail diyorlar.

Türkiye, İsrail’in bu yaptıklarına karşı duruşunu, kendi hukuku ve uluslar arası hukuk çerçevesinde sürdürmeli. Hükümet yetkililerinin yaptığı açıklamalara bakılırsa bunun peşinin bırakılmayacağı açık görünüyor.

Türkiye’de yaşayanlar bir şeyi daha unutmamalı.

Bunun için de akıl ve mantık dizginlerini duygulara kaptırmamalı. Dizginleri duygular ele alırsa bundan zararlı çıkacak olan bizler oluruz.

Öfkeli kalkanın oturacağı yer, pişmanlık koltuğundan başka bir yer olmayacağı akıldan çıkarılmamalı.
Şimdi aklınızın dizginlerini duygularınızdan kurtarın ve birkaç dakikalığına kızmayı, küfretmeyi bir kenara bırakıp bu yazının devamını öyle okuyun.

Duygularınızdan arındığınızda, yazdıklarıma hak vermezseniz ondan sonra aklınızı yeniden hapsedip hareket edebilirsiniz.

Gelin 10 gün öncesine gidelim.

Öncelikle ben, Mavi Marmara gemisinin hazırlanmasına ve bunun uluslar arası bir yapıya kavuşturulmasına yürekten destek verdim. Yapılan çalışmaları, Haber 7 sayfalarından okuyucularımıza bütün ayrıntılarıyla paylaşmaya çalıştık.

Gemilerin yola çıktığı andan itibaren gelişmeleri an be an canlı yayınladık. Bu gelişmeleri yüz binlerce kişi haberlerimizden takip etti.

Şimdi bu sorulara net cevaplar vermeliyiz.

Gemiler, “öldürmeyi iyi bilen” İsrail’in “benim” dediği topraklara gidiyor. Bir taraftan da oradan tepinip dünyaya haykırıyor. “Gelmeyin, gelirseniz müdahale edeceğim” diyor.

Bu tavır içindeki İsrail’in müdahalede bulunmayacağı ihtimalini düşünmek mümkün mü? Akl-ı selim sahibi hiçbir insan bu soruya “Evet” cevabı vermez.

Yola çıkan gönüllülerin buradan yakınları ile “helallik isteyip” ayrıldıklarını hepimiz bildiğimize göre, gemidekiler de müdahale ihtimalini uzak tutmuyordu.

İsrail’in vicdanının tefessüh ettiğini, daha önce Gazze’de günlerce sivil halkın üzerine bomba yağdırarak görmedik mi?

Dünya üzerinde kendi ırkından başkasının yaşamasına tahammül edemeyen bir yönetimin yapacağı müdahalenin gemilere çıkıp, “Sizi gemileri boşaltmaya davet ediyorum. Getirdiğiniz yardımları yerine biz ulaştıracağız” şeklinde olacağını kimse beklemiyordu herhalde.

Bu yapılan hazırlığın “sivil inisiyatif” olduğu konusunda benim hiç şüphem yok. “Gazze’ye yardım” organizasyonunu yapanlar da eylemlerinin “sivil girişim” olduğunu her defasında dile getiriyorlar.
İHH Başkanı Bülent Yıldırım, Batı’da bir çok ülkeden yüzlerce gönüllüyü bir araya getirerek önemli bir liderlik yaptı. Bu her babayiğidin yapabileceği, altından kalkabileceği bir iş değildi.

“Sivil eylem”leri yapanlar, zalime karşı gelmez. Zalimin zulmünü ortaya çıkaracak pasif eylem yapar.

Ellerinde silahlarıyla gelen İsrail’in katil askerlerinin önüne insanlarını elleri sopalı çıkarmaz. Çıkarırsa eğer bugünkü tablo ortaya çıkar.

Sen sopayla vurur adamın canını acıtırsın, o silahıyla vurur canını alır. Zalime karşı mücadele, ölmekle değil hayatta kalmakla olur.

Bülent Yıldırım ve ekibinin, gemidekilerin hayatlarını koruyucu tedbirleri maalesef alamadığı anlaşılıyor.

Eli silahlı İsrailli katiller gemiye inmeye başladığınızda onları engelleyecek bir gücünüz var mı?

Yok.

“Orada insanlar öldü. Sen böyle neler anlatıyorsun” demeyi biraz sonraya saklayın. Aklınızla bu soruya cevap verin.

Saldırı anının filmini geri sarın lütfen.

Böyle vicdansızlara karşı “sivil eylem” yapıyorsunuz. “Sivil eylem” el kaldırmaz. Yukarıda dediğim gibi zalimin zulmünü ortaya çıkarır.

O halde sopalarla direnmek yerine yapılması gereken pasif bir şekilde beklemekti. Tıpkı, Yeşil Barış eylemcilerinin dünyanın dört bir yanında yaptığı eylemlerde gördüğümüz gibi.

Güvenlik kuvvetleri gelip sürüyerek götürdüğü halde en küçük bir tepki vermiyorlar.

Böyle olsa idi muhtemelen can kaybı olmayacaktı. Katil sürüleri yine zulümlerini yapacaktı. İnsanlık onurunu zedeleyecek fiilleri yine sergileyeceklerdi.

Fethullah Gülen’in, “yola çıkmadan İsrail makamlarından izin alınmalı idi” sözlerine İskele Sancak’ta Bülent Yıldırım’ın verdiği cevabı dinlediğimde şoke oldum.

“Müracaat ettiğimizde izin vereceklerini mi sanıyorlardı” diyor. Hayır izin vermezlerdi ama sen prosedürü yerine getirmiş olarak elini daha da güçlendirmiş olurdun.

Nasıl böyle bir mantık olabilir. Olumlu cevabı vermeyen onlar olsun. Kimse sana, “izin alma başvurusunda bulunmadı” suçlamasında bulunmasına izin verme.

Sözün özü, İHH yönetimi, iyi niyetli başladığı girişimde yapılması gerekenleri hakkıyla yapamadı. Başarılı başladığı sınavı, başarısız bir şekilde sonlandırdı.

Son sözüm Bülent Yıldırım'a değil. Malum çevrelere.

Türkiye'de mazlum Filistin halkının haklarını savunma kisvesi altında, kendi halkının haklarını yok sayanlara, onlara yaşama hakkı bile tanımayanlara.

Sizler, kendi halkınıza zulmediyorsunuz o ayrı mesele. Ama şunu bilin ki Filistin halkına da en büyük kötülüğü siz yapıyorsunuz.


Ünal TANIK / Haber 7
tanik@haber7.com
Moderatöre Bildir   Logged

İntizarınla çöller deli divaneydi, Firkatin bir kor idi, Alev idi dile ey YAR …
Âl-i İmran
Yardımcı Yönetici
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 2256


“Batın-ı kalp ayine-i sameddir ve ona mahsustur”


« Yanıtla #23 : 07 Haziran 2010, 16:15:44 »

ÜNAL TANIK KİM?



Ehud Olmert Haber 7'ye Yayın Yönetmeni Oldu...ünlem

Siyonist İsrail rejiminin Gazze'ye yönelik soykırım saldırıları üzerine bütün dünyada ve Türkiye'de yükselen öfke patlaması ardından ortaya çıkan gelişmeler bizleri yeni haince bir saldırıyla karşı karşıya bıraktı...

Siyonist rejimin Gazze'de asrın soykırımını gerçekleştirme emrini veren Olmert gibi bir kan içici siyonistin zihninde oluşturduğu düşüncelerin, İslami medyada yazı yazan ve kendi camiamızın internet sitelerinden biri olarak gördüğümüz Haber 7'de yayın yönetmenliği yapan Ünal Tanık adlı kişi'nin kaleminden dökülmüş olması, İslami medyadaki kirlenmenin hangi boyutlara ulaştığının acı bir örneği olarak duruyor.

Haber 7 internet sitesinin yayın yönetmenliğini yapan Ünal Tanık'ın 30 Ocak tarihli ve "Masaya yumruğunu vuracak lider arayanlar nerede?" başlıklı yazısında okuduğumuz satırlar "siyonist ruhlu" aşağılık varlıkların islami camiada nasıl boy gösterdiğini ortaya koyuyor...

Bu satırları okur okumaz Haber 7'nin künyesine baktım önce... Bu aşağılık varlığın Haber'in yayın yönetmeni olup olmadığını kendim bizzet teyid etmek istedim. Künye aynen öyle gösteriyordu. Sadece bir yazar değil, yayın yönetmeniydi aynı zamanda...

Ardından künyü üzerinden telefonla Haber 7'yi aradım. Karşımıza çıkan sekreter hanım "buyrun Kanal 7" dedi. Çünkü Haber 7 internet sitesi Kanal 7'nin bir birimi olarak yayın yapıyordu..

Sekreter hanıma kendimi tanıtarak Ünal Tanık ile görüşmek istediğimi söyledim ve telefon bağlandı...

Telefonun ucunda siyonist ruhlu ve Ünal Tanık adlı o aşağılık vardı..

Öfkemi zor tutuyordum, söze nasıl başlayacağımı bilemiyordum... Kendimi biraz topladıktan sonra, kendisine, "30 Ocak tarihli "Masaya yumruğunu vuracak lider arayanlar nerede?" başlıklı yazınızda şöyle ifadeler kullanmışsınız... "Erdoğan’ı öfke kontrolüne çağıranlar, önce durdukları yeri gözden geçirmeliler. Türkiye’yi Hamas ile aynı cephede göstererek elini zayıflatmaya çalışanlara sesleniyorum. Bırakın bu ideolojik ihtirasları. Türkiye Hamas’ı savunmuyor. Türkiye, basiretsiz, kendi insanını İsrail’in bombalarına hedef yapan terörist ruhunu bırakmamakta direnen Hamas liderlerinin sözcülüğünü yapmıyor..." Siz bu ifadelerle Hamas hareketinin liderlerini, Halid Meşal gibi, İsmail Heniye ve Mahmud Zahar gibi liderleri "terörist ruhlu liderler" olarak mı tanımlıyorsunuz..?" dedim...

Adam konuşmuyordu...

"Size soruyorum" diyerek cevap vermesini beklerken, verdiği cevap çok kısa oldu: "Ben orada düşüncelerimi dile getirdim. Gerekirse ileriki günlerde o ifadeleri niçin kullandığımı açıklarım."

Bunun üzerine ben de kendisine "Sizin bu yazdığınız yazı Jerusalem Post gazetesinde yayınlanabilirdi ancak. Medem ki yazdığınız yazının arkasında böyle duruyorsanız, biz de bu andan itibaren kendi yayın düzlemimizde sizin "içimizdeki olmert" olduğunuzu yazacağız... Biz siyonistlerin katliamları üzerine geceli gündüzlü çalışırken, Olmert ruhlu birisinin aramızda olduğunu yeni öğrendik" dedim...

Verdiği cevap şu oldu... "Ben kendi düşüncemi dile getirdim, o da sizin düşünceniz"

İşte telefon görüşmemiz...

İnna lillah ve inna ileyhi raciun...

Yutkunarak şunu ifade edeyim ki, aramıza böylesi mikropların sızmasına tanık olduktan sonra, Ehud Olmert'e söyleyecek söz bulmakta güçlük çekiyorum sadece... Olmert'lerin biri Tel Aviv'de iken, meğer diğeri de İstanbul Eyüp'te imiş...ünlem

Şimdilik daha fazlasını yazmak istemiyor, sadece bu aşağılık siyonist ruhlu varlığın mail adresini aktarıyorum: tanik@haber7.com

İlahi adelet yerini bulur elbet...ünlem

Nureddin ŞİRİN

Moderatöre Bildir   Logged

İntizarınla çöller deli divaneydi, Firkatin bir kor idi, Alev idi dile ey YAR …
MERXAS
MERXAS
Site Yöneticisi
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 5916


RABBİM BİZİ KENDİNE DOST SEÇİNCEYE KADAR YAŞAT


« Yanıtla #24 : 07 Haziran 2010, 16:23:12 »

tek kelime kim Allahı seviyorsa resulune tabi olsun bizler Allahı sevdik resulune tabi olduk Allah düşmanlarını düşman dostlarını dost bildik elimizden geldigincede bu ugurda mucadelemize devam edecegiz elbette satılmış kalemler olacak elbette cıkarları için Allah düşmanlarını haklı cıkarmak isteyenler olacak elbette mucadele devam edecek dunya dondugu surece hak batıl savası rabbim bizlere hakkı hak batılıda batıl gostersin ummetcilik kavramını bizlere nasip etsin resulunun yolundan bizleri ayırmasın şeytanın turlu hilelerine karşı ayaklarımızı sabit kılsın amin........
Moderatöre Bildir   Logged

GİDENLER HÜSEYNİ İŞ YAPMIŞTIR KALANLAR ZEYNEBİ İŞ YAPMALIDIR YAPMAYANLAR YEZİDİDİR....
yedibeyza
Tecrubeli üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 254



« Yanıtla #25 : 07 Haziran 2010, 17:51:32 »

Ahir zaman'ın bir cilvesi olarak iftiraların kamuya sağdan yaklaştığı ZAMAN'larda bir garip şöyle bir duada bulunmuştu:

"Rabbim bunların gerçek yüzünü bu halka göster"

Kim bilir, belki de bu tezahürler mezkur dualara bir nevi cevaptır.

Anlayana..




Moderatöre Bildir   Logged
cebelinur
dogruhabergazetesi.com
Yardımcı Yönetici
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 2346

ŞİMDİ DUA ZAMANIDIR......


« Yanıtla #26 : 07 Haziran 2010, 19:36:36 »

hocam
"merhamet etmez ki kafir; ağlasanda,sızlasanda."
Moderatöre Bildir   Logged

Kabrin arkası için çalışınız. Hakiki saadet ve lezzet ordadır.
cürmümile
Bırakın savaşçı onuruyla ölelim!
Üstad Üye
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1018


Ümmetimin SUSKUNLUĞUNU Sana şikayet ediyorum...


« Yanıtla #27 : 07 Haziran 2010, 20:13:39 »

 'Boş ve yararsız olan sözü' işittikleri zaman ondan yüz çevirirler ve: "Bizim yapıp-ettiklerimiz bizim, sizin yapıp-ettikleriniz sizindir; size selam olsun, biz cahilleri benimsemeyiz" derler(kasas 55)
Moderatöre Bildir   Logged

ALİ İMRAN 191. Onlar, ayakta dururken, otururken, yanları üzerine yatarken (her vakit) Allah’ı anarlar, göklerin ve yerin yaratılışı hakkında derin derin düşünürler (ve şöyle derler:) Rabbimiz! Sen bunu boşuna yaratmadın. Seni tesbih ederiz. Bizi cehennem azabından koru ünlem
seriyye
Üstad Üye
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1307


Allaha teslim olan eşyayı teslim alır.


« Yanıtla #28 : 07 Haziran 2010, 20:58:23 »

İsrail muhibbi medyanın gerek İHH'nın kimliğini sorgulama, gerek şehitlerin tahfif edilmesi, gerekse İsrail'in masumiyetine ilişkin karşı atağa kalktığı böylesi bir süreçte açıklamalarıyla bu beyin yıkama sürecine dolaylı da olsa destek olduğu gözlemlenen F.Gülen, yeryüzünün yegane otoritesi Rahman, Rahim ve Kahhar olan Rabbimizin huzuruna ermeden önce hem Gazze Filosu'na katılanlardan, hem Türkiyeli Müslümanlardan özür dilemeli, hem de şehit ailelerinden helallik almalıdır!
Moderatöre Bildir   Logged

Sayfa: 1 2 [3] Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
Fetullah Gülen SAidi nursiyi kullanma Kürt inkarı Yurttan haberler PaLuLu 3 597 Son Mesaj 07 Ekim 2008, 23:50:31
Gönderen: PaLuLu
HiÇ - M. Fethullah Gülen Şiir Pınarı Ak_Güvercin 9 475 Son Mesaj 12 Nisan 2009, 12:21:39
Gönderen: _uMuT_
chp'nin gülen yüzü karikatür/komik resimler yusha 2 273 Son Mesaj 08 Mayıs 2009, 09:03:00
Gönderen: MERXAS
Gülen Hayvanlar.... Resimler ve flashlar isimsiz12 0 180 Son Mesaj 02 Nisan 2009, 21:52:42
Gönderen: isimsiz12
ABD MEDYASI GÜLEN HAREKETİNİ ÖVDÜ Dünyadan Haberler mizgina_islam_ 4 667 Son Mesaj 25 Temmuz 2009, 21:16:37
Gönderen: mizgina_islam_
gülen oyuncak :) ilginç Videolar kördüğüm 6 625 Son Mesaj 01 Kasım 2010, 15:28:50
Gönderen: şura@
Gülen Çocuk ilginç Videolar têkoşîn 5 397 Son Mesaj 30 Ekim 2010, 13:09:28
Gönderen: afra