0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1] Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: Fikret Gültekin ve Arkadaşları Serbest!  (Okunma Sayısı 140 defa)
MERXAS
MERXAS
Site Yöneticisi
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 5916


RABBİM BİZİ KENDİNE DOST SEÇİNCEYE KADAR YAŞAT


« : 18 Ekim 2011, 08:18:06 »

Yaklaşık 9 aydan bu yana Edirne F tipi Cezaevinde tutuklu olarak bulunan Doğruhaber Gazetesi yazarlarından Fikret Gültekin, Mehmet Eşin, Sait Şahin ile İnzar Dergisi yazarlarından Bahattin Temel ile kardeşi M. Şefik Temel ve "Kur'an'la Yaşamak" kitabının yazarı Hacı İnan bugün duruşma için Beşiktaş'taki İstanbul Adliyesine getirildi. Ayrıca tutuksuz olarak yargılanan 12 sanık da hazır bulundu.
 
İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davanın ilk duruşması kimlik tespitiyle başladı. Ardından İnzar Dergisi yazarlarından Bahattin Temel, yazılı olarak hazırladığı savunmasını okudu ve mahkeme heyetine sundu. Temel, ticaretle uğraştığını ve işi gereği sık sık yurt dışına çıktığını söyledi. Telefon dinlemelerindeki şifreli konuşma olduğu belirtilen ifadelerin işleriyle ilgili olduğunu ifade eden Temel, “İsviçre’den buraya para aktarmak veya yatırım yapmak çok zor. Mali baskı nedeniyle telefonda kapalı ve isimleri değiştirerek üçüncü şahıs ağzıyla konuşuyorduk.” dedi.
 
Operasyonun tamamen imaj düzeltmek için yapıldığını söyleyen Temel, “Polis içindeki bazı kötü niyetliler tarafından, kamuoyunu yönlendirmek amacıyla bize bu iftiralar atıldı. Bir yıldır takip ediliyorduk. Bir sefer beni takip edenlerin yanlarına giderek, 'bizi taciz etmeyin' dedim. 'Polis değiliz' dediler. Ben de 'üç aracın plakası ve takip edenlerin eşkalları var' dedim. Takip devam ederse savcılığa başvuracağımı söyledim.
 
JİTEM tarafından 1994 yılında gözaltına alınarak işkence gördüm daha sonra tutuklandım. 2004 yılında serbest kaldım. Kendimize yeni bir hayat kurmak istiyoruz. Ama polis takip etmeyi sürdürdü. Son 10 yıldır şiddete başvurmuyoruz.
 
Devlet elinde silah olanların bırakması için çaba harcıyor. Hatta Meclis kapıları açılıyor. Neden 10 yıldır hiçbir şiddet göstermeyen ben ve benim gibilere bunlar reva görülüyor? Bugün azınlıklara bile hakları iade ediliyor. Benim oturuş ve kalkışıma şüphe ile bakılıyor. Bu durum karşısında ne yapmamız gerekiyor? Üvey evlat mıyız? Beykoz baskınlarında örgütün arşivi ele geçirildi. Benden elde edilenlerle o belgeler bir birine benziyor mu? Hizbullah'ın Türkiye sorumlusu olduğu söylenen kişiden bu şekilde dokümanlar mı çıkar? Bu benim masum olduğumu göstermez mi? Mağdur oldum tahliyemi istiyorum.” dedi.
 
Yurt dışından tutuklanacağını bile bile geldiğini ve dijital malzemelerini de yanında getirdiğini anlatan Temel, “Beykoz baskınlarında örgütün arşivi ele geçirildi. Benden elde edilenlerle o belgeler birbirine benziyor mu? Hizbullah’ın Türkiye sorumlusu olduğu söylenen kişiden bu şekilde dokümanlar mı çıkar? Bu benim masum olduğumu göstermez mi? Mağdur oldum tahliyemi istiyorum.” diye konuştu.
POLİS DAHA ÖNCE MUHBİRLİK TEKLİF ETTİ

İstanbul 14.Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmada savunmasını yapan tutuklu sanık Hacı İnan, iddianamenin nihai bir karar olmadığını belirterek, "Ancak iddianamenin bir şerefi, haysiyeti olmalı" dedi.

Anayasal düzeni şiddet ve cebir kullanarak değiştirmeye çalışmakla suçlandığını söyleyen sanık Hacı İnan, şöyle devam etti: "12 senedir F tipi cezaevindeydim. Cezaevinde bir makas bile zimmetle veriliyor. Makası kaybedince yenisini de vermiyorlar. Bu şartlardaki bir insan nasıl olur da şiddet kullanarak anayasal düzeni değiştirebilir? Cumhurbaşkanı, Başbakan olan zat ile 80 öncesi beraber çalıştık. Onlar da aynı ıstırabı yaşadılar. Doğulu olsalardı belki de benim yaşadığım durumu yaşayacaktı. Cumhurbaşkanı dindar. Ben ona karşı niye terör uygulayayım? Referandumda 'evet' oyu kullandım. Bu topraklarda Müslüman halka baskı vardı. Yavaş yavaş bu durum değişiyor. Halk sabretti karşılığını alıyor. Kuran hafızıyım. İlahiyatçıyım. Bir ilahiyatçıya bu kadar kolay terörist denebilir mi? Doğru Haber Gazetesi benimle söyleşi yaptı. Orada Kuran'da Hizbullah geçiyor. Her mümin Hizbullah'dır, yani Allah'ın dinini kabul eden... Bu anlamda ben Hizbullah'ım. Bununla iftihar ediyorum. Bundan dolayı 11 yıldır içerdeyim. Müslümanlıktan başka suçum yok. O deliklerde Kuran, namaz dersi verdim. 'Müslümanlıktan dolayı seni yargılıyoruz' desinler bin defa yargılanırız. Bu denmiyor. Bu süreci olumlu buluyoruz. Müslümanların hayrınadır. Niye bu süreci terörize edeyim? Baskılar yavaş yavaş kalkıyor niye yerin altına ineyim?"

Sanık İnan, mahkemenin 12 senedir infazları kendisinin yaptığını tespit edemediğini öne sürerek, "Ancak bu iddianameyi hazırlayan savcı tespit edebildi. Bu kadar rahat karar verilebilir mi? Ben kime terör yaptım. Bazı insanlara Allah'ı anlattım. Bunun nesi terör? Buna ABD, İsrail 'terör' diyor" diye konuştu.

İddianamede, yakalandığında evinde silah ele geçirildiğinin belirtildiğini ifade eden İnan, bunun tamamen yalan ve iftira olduğunu öne sürdü.

İnan, evinde yakalanmadığını, otogara giderken gözaltına alındığını ve üzerinde veya evinde silah olmadığını savundu.

Tahliye olduktan 12 gün sonra örgüt kurmaktan yargılandığını kaydeden İnan, bunun mümkün olamayacağını, zaten evinin önünde de sürekli polislerin nöbet tuttuğunu kaydetti.

Tahliye olduktan sonra kaçmak gibi bir niyetinin asla olmadığını söyleyen İnan, adli kontrol işlemlerini kendisinin takip ettiğini belirtti.

İnan, "Gözaltına alındıktan sonra Emniyetteki sorgumda 'Evimde bulunduğu iddia edilen porno soruldu. Bu iğrenç bir iftiradır. Ben hayatım boyunca evime hiç televizyon almadım. Böyle bir şeyi asla kabul edemem bu bir tür iğrençliktir" dedi.

Hacı İnan’ın oğlu tutuksuz sanık Seyfulislam İnan, savcılıktaki ifadelerinin aynen geçerli olduğunu söyledi. Gözaltına alınmadan önce polisin kendisine muhbirlik teklif ettiğini belirten Seyfulislam İnan, “Bunu kabul etmediğim için, benden ele geçirildiği belirtilen malzemelerin bana bedel ödetmek amaçlı olduğunu düşünüyorum.” diye konuştu.

Doğru Haber Gazetesi yazarı Fikret Gültekin de, telefon görüşmelerinde Türkçe ve Kürtçe konuştuğunu başka bir dille konuşmadığını ifade ederek, ''Sayın savcı anlayamayınca arada boşluk kalmasın diye 'bunlar şifreli olarak konuşmuştur' diyerek işin içinden çıkmıştır. Siz konuşmaları anlamadıysanız bunun suçu bizde mi? Hiçbir konuşmamız, yazımız, fiilimiz hukukun dışına çıkmamıştır. Hiçbir zaman toplumu anarşiye, teröre, uyuşturucuya sürükleyecek yazım olmamıştır'' dedi.

Sanık Sait Şahin de, Doğru Haber Gazetesi'nde yazar olarak çalıştığını aynı zamanda Mustazaf Derneğinin İstanbul Şubesinin başkanlığını yaptığını ifade ederek, ''İddianamede, gazete editörlük yaptığım yazıyor ve suçlanıyorum. Evvela editör değil yazarım. Ayrıca bir gazetede editör olarak görev yapmak ne zaman suç sayılır oldu? Yine iddianamede, Ali Demir isimli bir şahısla irtibatlandırılıyorum. Bu şahsı tanımam, bilmem. Sultanahmet Meydanı'ndaki basın açıklamasındaki konuşmalarım aynı iddianamede suç olarak yer alıyor. Bu konuşmanın içeriği Azerbaycan'daki başörtüsü yasağı ve 'Arap Baharı' ile ilgiliydi. İddianamede, buradaki cümlelerim cımbızlanarak bir araya getirilmiştir'' diye konuştu.

Şahin, üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğini söyleyerek tahliyesini talep etti. Duruşmaya, diğer sanıkların savunmalarının alınmasıyla devam ediliyor.

Suçlamaları kabul etmeyen diğer sanıklar savunmalarını kısa tutarak savcılıkta verdikleri ifadelerinin geçerli olduğunu belirtti.

Yapılan savunmaların ardından mahkeme heyeti, duruşmaya ara verdi. Öğleden sonra devam eden duruşmada diğer sanıklar da savunmalarını yaparak tahliyelerini istedi.

Mahkemeye verilen araların ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, tutuklu yargılanan Doğruhaber Gazetesi yazarlarından Fikret Gültekin, Mehmet Eşin, Sait Şahin ile İnzar Dergisi yazarlarından Bahattin Temel ile kardeşi M. Şefik Temel ve "Kur'an'la Yaşamak" kitabının yazarı Hacı İnan'ın tahliyelerine karar verdi.

Mahkeme heyeti tahliyeye gerekçe olarak suç vasfının değişme ihtimalini gösterdi.

Tutuklu sanıklar Mehmet Bahattin Temel, Fikret Gültekin, Sait Şahin, Mehmet Şefik Temel oy çokluğuyla serbest bırakılırken, Hacı İnan ve Mehmet Eşin ise oybirliği ile tahliye edildi.

Bu karar ile davada tutuklu sanık kalmadı. Bir sonraki duruşma 02.03.2012 tarihinde yapılacak.




Moderatöre Bildir   Logged

GİDENLER HÜSEYNİ İŞ YAPMIŞTIR KALANLAR ZEYNEBİ İŞ YAPMALIDIR YAPMAYANLAR YEZİDİDİR....
Sayfa: [1] Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
Ahlaksızlık Serbest, İnanç Yasak Düşünce yazıları/Makaleler muhammed-i dava 1 252 Son Mesaj 14 Kasım 2008, 20:12:33
Gönderen: kafkasların şamili
Hizbullah sanıkları serbest bırakıldı Üye Haber ve Duyuruları HabiR 3 387 Son Mesaj 22 Şubat 2009, 00:23:30
Gönderen: mizgina_islam_
seyfullahtan kürtçe ilahi arkadaşları ile söliyoo süper ilahi herkese tavsiye Kürtçe Eserler kahtalı cemo 0 748 Son Mesaj 18 Haziran 2009, 12:20:44
Gönderen: kahtalı cemo
Turabi Serbest Bırakıldı Dünyadan Haberler kuranehli 0 132 Son Mesaj 03 Mayıs 2011, 10:06:49
Gönderen: kuranehli
Şeyh Raid Salah İngiltere`de Serbest Bırakıldı.. Filistin Özel MUHACİR 0 202 Son Mesaj 19 Temmuz 2011, 18:30:24
Gönderen: MUHACİR