0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1] Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: FITRAT DİNİ VE KADIN  (Okunma Sayısı 139 defa)
muhakemat
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 51



« : 01 Ekim 2009, 11:46:10 »

(Muhammed Sıddık Şeyhanzade)

FITRAT DİNİ VE KADIN

Günümüzde Cemiyetin nizamını ayakta tutan ve onun yıkımında netice veren en büyük unsur olarak karşımızda büyük bir sorun olarak taife-i nisa durmaktadır.
En küçük bir cemiyetin merkezi durumunda bulunan aile hayatından devletin siyaseti yönlendirilmesine kadar tarihte büyük fonksiyonlar icra eder bir konumda arz-ı endam etmişlerdir.
İşte fıtrat dini olan İslam içtima-i hayatın mühim bir rüknü olan Kadın taifesini onun fıtratına uygun bir mecrada istidat ve kabiliyetlerine münasip bir zeminde en ideal mevkide istihdam etmiştir.
Kadının İslam tarihinde müsbetiyle menfısiyle büyük roller oynadığını görmekteyiz.
Kadın yüzünden yıkılan aileler cemiyetler ve devletler olmuştur. Bu kadar ehemmiyete haiz bir unsurun İslam cemiyetinde elbette büyük sorumluluklar ve mükellefiyetleri olacaktır.
Bu sorumlulukların bilindiği yaşandığı ve bu mükellefiyetlerin tatbik edildiği devirler aileler kendilerini korumayı bilmiş cemiyetlerde sıhhatli bir büyüme olmuş büyük devletleri oluşması ve devamı böylece sağlanmıştır.
Kadın unsurunun ihmal edilmesi neticesinde fıtratına ve sorumluluğuna uygun bir konumda istihdam edilmediği devrelerde cemiyetin yıkıldığını ve devletlerin perişan olduğunu görmekteyiz. İslam tarihine bir göz attığımızda sahabe devrinde çaplı muhaddislerin, fakihlerin ve ilim halkalarını oluştuğunu görmekteyiz.
Cihad meydanlarında erkeklerin arkasında onların her nevi ihtiyaçlarını karşılayan ve yaralarını saran şefkat kahramanları olduklarını görmekteyiz.
Savaş meydanlarında bu gibi yararlılıkları gösterirlerken devletin işlemesinde Sulh ve sükûnunda teminde de büyük yararlılıklar göstermişlerdir,
Maziye tarihe bir göz attığımızda kadınların bütün fonksiyonlarını detaylarıyla görebiliriz.
Bugün yaşadığımız cemiyette İs1am ülkelerinin dışındaki ecnebi ülkelere bir göz attığımızda cemiyetlerin kokuştuğunu tefesüh ettiğini kurtlaşmış bir kof ağaç gibi yıkılmaya dökülmeye hazır korkunç bir manzara olarak karşımızda durmakta bunun meydana getireceği enkazın boyutlarını dehşetinin tahayyülünün dahi mümkün olmadığını göreceğiz.
Avrupa medeniyeti heva ve heves üzerine bina edildiğinden kurtlaşmış bir ağaç hükmündedir. Ve Asya medeniyetine güzel bir zemin hazırlamaktadır.
İstikbalde devletlerin şekillenmelerinde en büyük rolü kadınların oynayacağından hiç kimsenin kuşkusu olmasın.
Siyasi, ekonomi, askeri güçlerin yanında en büyük fonksiyonun cemiyetlerin ve ülkeleri yıkılış ve kalkınmasında sıhhatli büyüme veya çekişmelerinde meydana gelen kadınların kimlikleri ve konumlan olacaktır.
Bugün gerçekten Avrupa’da ve Amerika’da Sosyal, siyasi, askeri ve teknoloji, ekonomi yönünden fevkalade zirvede olan ülkeler bütün medeni ihtiyaçlarını karşıladıkları halde hemen Alt yapı bayındırlık ve ekonomisini fevkalade bir ivmeye yükselttikleri halde kadınlar aleminde meydana gelen çöküşün aile kavramını alt üst etmiş, bundan meydana gelen boşluk ve bunalım neticesinde erkeklerin de her nevi baz ve morfin tutkunluğu neticesinde cemiyetin tamamen bitmek üzere olduğu ayan beyan müşahade edilmektedir.
İşte batının bu çöküşü İslam aleminin bu nevi hastalıklardan uzak kalmasıyla sıhhatli bir cemiyet ve gerçekten istikbal vadeden koskoca bir İslam alemi topluluğu meydana gelmekte.
Batıda nikahın ortadan kalkması, boşanmaların korkunç bir ivme kazanması, her nevi cinsi temaslardan meydana gelen hastalıklar, nüfusun da eksi olarak geriye sayması KUR’AN’IN ameli mucizesi olarak tahakkuk etmektedir.
İşte İslam aleminde ifrat ve tefride düşmeden kadının islamda tayin ve tesbit ettiği konumunu aynen korumak ve ona gerçek konumuna ve kimliğini kazandırmaktır.
Kadının Siperi ve kalesi çarşafidır. Asrın beyin mimarisinin ifadesine kulak vermektir.(Bediüzzaman’ın sözü)
Her nevi tesir ve yorumdan, nefsani arzulardan uzak kalmaktır.
Allah bu mübarek taifeyi ifsat eden komiteleri kahretsin yüzde ellinin üzerinde yoğun bir nüfusu malik olan bu potansiyeli islamın ölçüleri içerisinde, islam hukukuna sadık kalarak bu fonksiyoner hale getirmek ve işleklik kazandırmaktır.
Bunları yaparken ayetlerin ve hadislerin naslarına muhalif her nevi giysilerden ve konumdan uzak kalmaktır.


(Dava dergisi, sayı 43-44, sayfa 4-5 )
 
 
 
Moderatöre Bildir   Logged

Cümle tahiyyat, ol Hâkim-i Ezel ve Hakîm-i Ezelî ve Rahmân-ı Lemyezelîye elyaktır ki, bizi İslâmiyetle serfiraz ve şeriat-ı garrâ ile sırat-ı müstakîme hidayet etmiştir.
Sayfa: [1] Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
DİNİ SÖZLER Güzel ve ibretli Sözler -bedirhan- 3 406 Son Mesaj 29 Şubat 2008, 14:19:48
Gönderen: SEVGİ PINARI
DİNSİZLİĞİN DİNİ İLE MÜCADELE YÖNTEMLERİ İslami Hayat Tarzı arab 0 105 Son Mesaj 31 Ağustos 2009, 22:12:41
Gönderen: arab
CEZAYİR OLAYLARININ DÜNÜ VE BUGÜNÜ Tarihten Notlar arab 0 168 Son Mesaj 10 Eylül 2009, 22:37:27
Gönderen: arab
İSLÂM DİNİ Tevhid Ve Akaid MERXAS 0 121 Son Mesaj 03 Kasım 2009, 11:18:05
Gönderen: MERXAS
HALKIN DİNİ VE İLLAllah Tevhid Ve Akaid MERXAS 1 134 Son Mesaj 17 Kasım 2009, 22:12:27
Gönderen: Karia
HA EBUCEHİL DİNİ HA DA LAİK-DEMOKRATİK DİNİ Tevhid Ve Akaid onuri 0 142 Son Mesaj 22 Şubat 2010, 22:58:20
Gönderen: onuri
ATALAR DİNİ İslami Hayat Tarzı arab 1 174 Son Mesaj 11 Mart 2010, 20:55:33
Gönderen: arab