0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1] Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: Gazeteci yazar Seyfullah Türksoy çeçenistanı anlatıyor!!!  (Okunma Sayısı 284 defa)
vuslat
Site Yöneticisi
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 5352


Sözüm tükendi, manayı sessizliğe yükleyip sustum


« : 24 Ekim 2009, 21:37:43 »

Seyfullah Türksoy Türkiye'den bir grup gazeteci ve STK yöneticilerinin Rus güdümlü diktatör Kadirov'a yaptığı ziyaretin yankıları sürüyor. Ziyaretin öncüsü Türksoy duyarlılığa öfkeli.. bu ziyaretinin perde arkasını bilmezsekte, gaye mazlum direniş mucahidlerini küçük düşürmek ve Türkiye halkının yanındaki değerini düşürmek...

buyrun hep beraber kendi kaleminden ziyaret'ten sonraki yazdıklarını okuyalım

SORU: Cumhurbaşkanı Ramazan Kadirov nasıl bir yöneticidir?

CEVAP: Ramazan Kadirov, 33 yaşında genç enerjik, halkıyla iç içe bir liderdir. Dini değerlere saygılıdır. Etrafında genç din alimlerinden oluşan bir istişare meclisi vardır. Haftanın belirli günlerinde bu alimlerle bir araya gelerek genel değerlendirmeler yapar ve geleneksel kadiri zikrini ifa ederler. Göreve geldiğinden beri ülkesinde dini hayatı canlandırmak için olağanüstü gayret sarfediyor. Başkant Grozni’de ve diğer pek çok şehir, kasaba ve köyde muhteşem camiler inşa etti. Bu yıl Mevlid Kandili’nde Kafkasya’nın bütün İslam alimlerini ve dini otoriteleri Grozni’de buluşturdu. Gençlerin dini bilgiler öğrenmesini özellikle teşvik ediyor.Bu amaçla pekçok medreseyi hizmete açtı.
 
SORU: Kadirov ailesi hakkında bilgi verir misiniz?

CEVAP: Kadirov ailesi, İslam dininin ve Kadiri tarikatının Kafkasya’da yaygınlaşması için her zaman gayret eden ve pek çok İslam alimi yetiştiren bir ailedir. Ramazan Kadirov’un babası Hacı Ahmet Kadirov, bir İslam alimiydi ve Çeçenistan müftüsüydü. Üstelik bu görevi, Çeçenistan Cumhurbaşkanı Cahar Dudayev’in özel ricasıyla üstlenmişti. Savaş sırasında Ruslara karşı bir tutum takınmıştı. Hacı Ahmet Kadirov’un babası Hacı Abdülhamid efendi tanınmış bir İslam alimiydi. Birkaç ay önce vefat etti. Yine Ramazan Kadirov’un büyük dedesi İlyas Efendi, Kadir tarikatı geleneğini Kafkasya’da yaygınlaştıran büyük tasavvuf alimi Şeyh Kunta Hacı’nın müritlerindendi. Kadirov ailesinden her dönemde alimler yetişmiştir. Bugün de aynı gelenek devam etmektedir.
 
SORU: Bazı Çeçen grupları Kadirov ailesine niçin karşı çıkıyor?

CEVAP: Çeçenlerin Ruslara karşı bağımsızlık mücadelesi verdiği 1. savaşta, Hacı Ahmet Kadirov ve oğulları Zelimhan ile Ramazan da Ruslara karşı kahramanca savaşmıştır. Hatta
Büyük oğul Zelimhan savaş sırasında yaralanmıştı . Hacı Ahmet Kadirov’un da Cahar Dudayev ve diğer Çeçen liderlerle birlikte mücadele verdiği 1.savaşta, onbinlerce Çeçen hayatını kaybetmiş, ülke tamamen viraneye dönmüştür. O dönemde Çeçenistan’ın haklı mücadelesi hem Türkiye’nin hem de İslam dünyasının desteğini kazanmıştır. Aslan Mashadov döneminde Çeçenler Rusya’yla barış anlaşması yapmıştır. O dönemde Hacı Ahmet Kadirov Çeçenistan Müftüsü’dür. 1999 yılında Şamil Basayev ve bir grup arkadaşı, barışı ihlal etmiş ve müslüman bir ülke olan Dağıstan’a saldırmıştır. Böylece Çeçen halkının düşmanlarına fırsat sunmuşlardır. Daha sonra aynı gruplar adam kaçırma, okul baskını, tiyatro baskını gibi uygulamalarla Çeçenistan’ın haklı davasını dünya kamuoyu nezdinde haksız duruma düşürmüşlerdir. O dönemde Hacı Ahmet Kadirov, Şamil Basayev ve arkadaşlarının bu yaptıklarına karşı çıkmış, Müslümanları ahde vefa göstermesi gerektiğini söylemiş, Arap ülkelerinden gelen bazı Vehhabi grupların Çeçen mücadelesini yozlaştırmaya çalıştığını ısrarla belirtmiştir. Böylece Hacı Ahmet Kadirov, Vehhabi mezhebine bağlı grupların ve onların yönlendirdiği bazı Çeçenlerin hedefi durumuna gelmiştir. Hacı Ahmet Kadirov’un ısrarla karşı çıktığı savaş, Çeçenler için tam bir felaket dönemi olmuştur. Onbinlerce insan öldürülmüş, Çeçen halkı iyice sefil ve perişan hale getirilmiştir. Pek çok defa suikaste uğrayan Hacı Ahmet Kadirov, 9 mayıs 2004 yılında, resmi törenler sırasında uzaktan kumandalı bir bombanın patlatılmasıyla hayatını kaybetmiştir.
Onun yerine geçen Ramazan Kadirov döneminde ülke ilk defa huzur ve istikrara kavuşmuş;
Çeçen halkı dini ve milli değerlerine sımsıkı sarılarak geleneklerini yaşatma imkanı bulmuştur.
 
SORU: Şu anda Çeçenistan’da Rus askeri var mı?
 
CEVAP: Başta Grozni olmak üzere, hiçbir Çeçen şehrinin merkezinde Rus askerlerini polislerini görmek mümkün değildir. Ancak Natonun üsleri Türkiye’de nasıl varsa Çecenitan’ da da öyle Rus Üsleri var.
Çeçenistan özerk bir cumhuriyettir. Yarı bağımsızdır. Bununla birlikte ülkeye Çeçenler hakimdir. Diğer eski Sovyet ülkelerinde gördüğümüz olumsuz örnekler Çeçenistan’da pek görülmemektedir. Ülkede huzur ve güven atmosferi yaşanmakta olup, camilere, dini mekanlara özellikle gençlerin ilgisi bir hayli fazladır. Çeçenistan’da milli değerlerine ve geleneklerine bağlı, imanlı, ahlaklı bir nesil yetişmektedir.

SORU: Türkiye’deki Çeçen muhaliflerin amacı nedir?
 
CEVAP: Türkiye’ye sığınan ve sayıları çok fazla olmayan bazı gruplar, internet ve medya aracılığıyla kamuouya sürekli yanlış bilgiler vermektedirler. Olaylardan hebersiz Türk halkı da zaman zaman bunlara inanmakta ve özellikle kutsal aylarda hatırı sayılır maddi yardımlar yapmaktadırlar. Yani işin rant boyutu vardır. Türk halkı, yanlış bilgilendirme sonucu, Çeçenistan’da savaşın devam ettiğini, Çeçen Müslümanların Ruslara karşı topyekün bir cihat içerisinde olduğunu zannetmekte ve temiz duygularla yardım yapmaktadır. Oysa Çeçenistan’da beş yıldır savaş değil, barış vardır. İmar ve kalkınma vardır. Dolayısıyla toplanan yardımlar Çeçen halkına değil, birilerinin cebine gitmektedir.

SORU: Çeçenistan’da Ramazan Kadirov’a muhalif grupların gücü nedir?

CEVAP: Hiçbir etkinlikleri yoktur. Halen dağlarda toplam 60-70 kişinin olduğu sanılmaktadır. Bunların Çeçen halkıyla hiçbir ilgi ve irtibatları sözkonusu değildir.
Burada PKK nasıl görülüyorsa, Çeçenistan’da da bu küçük grup aynı görülmektedir.
Bu marijinal hareketin başarı şansı sıfırdır. Ülkenin her yerine Çeçen güvenlik kuvvetleri tam anlamıyla hakimdir. Nitekim Rusya devleti, geçtiğimiz günlerde bir açıklama yaparak, Çeçenistan’da savaşın resmen sona erdiğini açıklamıştır. Yani beş yıldır devam eden barış ve huzur dönemi Rusya tarafından da resmen açıklanmış oldu.

SORU: Rusya’nın bu açıklaması ne anlama geliyor?

CEVAP: Savaşın bittiğinin resmen açıklanması, Çeçenistan için yepyeni bir dönemin başlaması anlamına geliyor. Çeçenistan artık dışarıdan ithalat yapabilecek. Moskova’ya bağımlılıktan kurtulacak. Başta Türkiye olduğu gibi istediği ülkeye direkt uçak seferleri başlatabilecek. Şu anda direkt seferler yok; Moskova, Nalçık ve Osetya üzerinden dolaylı seferler yapılabiliyor. Ülkedeki imar ve yatırımlar hızlanacak. Yeni yollar, binalar, fabrikalar yapılacak. Alt yapı çalışmalarına başlanacak.

SORU: Çeçenler mevcut durumdan memnun mu?

CEVAP: Tarih boyunca hep acılar çeken, gözyaşı döken Çeçen milleti ilk defa huzura ve istikrara kavuşuyor. İnsanların ilk defa yüzü gülüyor. Nüfus artışı teşvik ediliyor. Çünkü savaş sırasında 300 bin yetişmiş insan hayatını kaybetmişti. Çeçenlerin çoğalması, güçlenmesi, toparlanması gerekir. Rusya’yla yeni bir savaş Çeçen halkının intihar etmesi demektir. Zaten başarı şansı da yoktur.
İngiliz ve Yahudi destekli bazı gruplar, çeşitli provokasyonlarla Çeçen halkını yeni bir ateşin içine atmak isteyebilir. Sureti haktan görünüp müslümanlara her zaman zarar veren bu radikal ve marijinal gruplara karşı çok dikkatli olmak ve tuzağa düşmemek gerekiyor.
Bilindiği gibi, halen pek çok ülkede faaliyet gösteren Vehhabilik, 1600’lü yıllarda Osmanlı Devleti’ni parçalamak için İngilizler tarafından kurulan ve desteklenen bir mezheptir. Temel maksadı, Arapları Osmanlı’ya karşı kışkırtmak ve müslümanlar arasında nifak salmaktır.
Vehhabilik, tarikatlara, mezar taşlarına, türbelere vs. pek çok dini unsura karşıdır.
Vehhabilik mezhebine göre, bugün Türkistan’daki Hoca Ahmet Yesevi Kabri ve Külliyesi,
Buhara’daki Nakşiben’di Türbesi ve Külliyesi, Çeçenistan’daki Hedi Ana Türbesi gibi yerler
Yıkılmalı ve yok edilmelidir. Müslümanların kimliği niteliğindeki tarihi ve dini sembollerine savaş açan bir zihniyetin Müslümanlara hizmet etmediği açıktır!

SORU: Bugün bir savaş olsa Çeçenlerin Ruslara karşı galip gelme şansı var mıdır?
 
CEVAP: Çeçenlerin nüfusu 1 milyonun biraz üzerindedir. Çoğunluğu kadın ve çocuktur. Hiçbir silahı yoktur. Her türlü silah ve bombaya sahip olan 200 milyonluk Rusya’ya karşı Çeçenlerin savaşmasını istemek, o toplumun yok olmasını ve soykırıma uğramasını istemekten farksızdır. Burada savaş tamtamları çalan internet mücahitleri, 200 milyonluk Rusya’ya karşı bir avuç Çeçen’in başkaldırmasını ve ölmesini istiyor!.. Savaşı oyun zanneden bazı cahil insanlara bir kez daha hatırlatalım ki, Çeçenistan’ın yetişmiş insan gücünün çoğu savaş sırasında şehit düştü. Geriye kadınlar, yaşlılar ve çocuklar kaldı. Onların da ellerindeki sopalarla Rus tanklarına, füzelerine, gaz bombalarına karşı koyup yok olmasını isteyenler ya dünyadan habersiz cahiller ya da istihbarat örgütlerinin kuklası olan hainler olabilir!!!

SORU: Çeçenistan gerçeğini daha iyi anlayabilmek için ne yapmak lazım?

CEVAP: Bazı sahtekarların ya da internet cühelasının yazdıklarına her zaman şüpheyle bakıp, ilk fırsatta Çeçenistan’ı ziyaret etmek ve oradaki büyük değişimi yerinde görmek lazım.
O zaman burada yazılanların doğruluğu daha iyi anlaşılacaktır.
Moderatöre Bildir   Logged

Ya Rebbî! ez Ji bela û zehmetîya, arîkarî te dêxwazîm. Ez xwe davim te...
vuslat
Site Yöneticisi
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 5352


Sözüm tükendi, manayı sessizliğe yükleyip sustum


« Yanıtla #1 : 24 Ekim 2009, 22:00:07 »

...ve işte o kadirov'un güncel yaşamından bir kesit

Moderatöre Bildir   Logged

Ya Rebbî! ez Ji bela û zehmetîya, arîkarî te dêxwazîm. Ez xwe davim te...
vuslat
Site Yöneticisi
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 5352


Sözüm tükendi, manayı sessizliğe yükleyip sustum


« Yanıtla #2 : 25 Ekim 2009, 10:19:05 »

Çeçenistan'da neler oluyor?   




 
Türkiye'de son zamanlarda bazı çevrelerin Rusya işbirlikçisi Kadırov'u meşrulaştırmaya yönelik çalışmaları dikkat çekiyor. İşte Çeçenistan'ı doğru okumayı sağlayacak bir yazı:





Soğuk Savaş sonrasında tüm dünyayı saran kargaşa ve savaş ortamının, en uzun hakim olduğu bölge kuşkusuz Çeçenistan'dır. Birinci Çeçen Savaşı Aralık 1994'te başlamış Ağustos 1996'da sonlanmıştı.

İkinci Çeçen Savaşı ise 1999 Ekim'inde başlamıştır ve hâlen çok düşük yoğunluklu da olsa devam etmektedir. Bu savaşlardan etkilenmeyen, yaşamı bu savaşlarla değişmeyen tek bir Çeçen yoktur. İnsanlar dışında, diğer yaşam formları da bu olumsuzluklardan aynı şekilde etkilenmiştir. Kimyasal, biyolojik ve belki nükleer özellikleri olan silahlar, Çeçenistan'ın ormanlarını, dağlarını, bağ-bahçelerini, nehirlerini ve diğer tüm su kaynaklarını, yani bölgenin tüm doğal varlıklarını derinden etkilemiştir.

Dost düşman kabul etmektedir ki Çeçen ve Ruslar arasında güç simetrisinden yoksun bir savaş yaşanmıştır. Fakat çok uzun asırlardır Kafkas halklarıyla Ruslar arasında devam edegelmekte olan mücadele, birçok kez tecrübe edildiği üzere sadece kağıt üzerindeki güç ve rakamlara göre gelişme göstermemiş; çoğu kez din ve vatanı için mücadele eden Müslüman halklar savaş meydanlarında destanlar yazabilmişlerdir. İlk Çeçen savaşı da aynen böyle olmuştur. Çeçen topraklarından 1000 kat geniş; ordu, silah ve mühimmat açısından binlerce kat daha iyi durumda bulunan Rusya, 1996 yılı ortalarında en yetkili ağızlardan (Devlet Başkanı Boris Yeltsin ve Dışişleri Bakanı Aleksander Lebed) savaşı kaybettiğini ilan etmek zorunda kalmıştır.

Bunda Cevher Dudayev, Aslan Mashadov ve Şamil Basayev gibi şehit devlet adamı ve komutanların yönetimleri etkili olmuştur.

İlkinin yaralarını saramadan Rusya'nın "büyük oyun"uyla kendini yeni bir kargaşa ve savaş ortamında bulan Çeçenistan, İkinci Çeçen Savaşı süresince sadece Ruslara karşı değil, aynı zamanda Ruslarla işbirliğinden asla çekinmeyen iç mihraklarla da mücadele etmek durumunda kalmıştır. Birkaç yıllık kısa barış dönemi ayrı tutulacak olursa 1994 yılından beri savaş halini yaşamakta olan Çeçen halk, dünyanın onlarca farklı ülkesine savrulmak zorunda kalarak büyük acılar yaşamıştır. Bugün Çeçenistan'da hiçbir aile yoktur ki bireylerinden bir tanesi hayatını kaybetmemiş olsun. Yine her iki savaşta ayrı ayrı yarım milyon insan muhacirliğin derin zorluklarıyla karşılaşmış ve korku halinde Çeçenistan'da yaşamaktansa daha güvenli bir yaşam için hicret etmeyi tercih etmiştir.
Son rakamlara göre bu şekilde yaşamak zorunda bulunan muhacirlerin sayısı 250 binin (AB ülkelerinde 100 bin, Rusya: 130 bin, komşu bölgeler: 20 bin) üzerindedir. Bunun dışında halen binlerce Çeçen, köylerinin tamamen haritadan silinmesi ve evlerinin yok edilmesi nedeniyle ülke içerisinde göç etmek durumunda kalmıştır. Nitekim 2008 yılına ait BM İnsan Hakları Raporu, Çeçenistan'da 30 binden fazla evin kullanılamaz halde bulunduğunu göstermektedir.

2003 Ekim'inden itibaren gayrimeşru bir biçimde iktidara getirilen Kadırov saltanatı bugün Çeçenistan'da hüküm sürmeye devam etmektedir. Ahmet Kadırov'un 2004 Mayıs'ında stadyumda meydana gelen patlamayla ölümü, aynı yıl Ağustos ayında Ali Alhanov'u cumhurbaşkanlığı koltuğuna getirmiş, oğul Ramzan Kadırov ise 2007 Şubat'ında aynı makama yine Rus desteğiyle oturabilmiştir. Bu arada seçimle iş başına gelmiş olmasına rağmen 2005 Mart ayında Aslan Mashadov'un ve 2006 Temmuz'unda Şamil Basayev'in insanlık dışı bir şekilde şehit edilmeleri Ruslara ve Rus yanlısı Çeçenlere karşı verilen mücadelenin etkisini yitirmesine sebep olmuştur. Bugün düşük yoğunluklu olmasına rağmen mücadelenin devam ettiği bilinmektedir. Nitekim Rusya'nın ‘antiterör operasyonu'nun bittiğini açıkladığı 16 Nisan 2009 tarihinde hâlâ dağlık bölgelerde yoğun bombardıman devam ettirilirken, 16 Nisan'ı millî bayram ilan edeceğini ifade eden Ramzan Kadırov, üç Çeçen bölgesini operasyon bölgesi olarak ilan etmiştir. Ayrıca tüm Çeçen bölgelerinde insanlar durdurulmaya, sorgulanmaya devam etmektedir!

Çeçenistan'daki tüm bu gerçeklere rağmen Rus yanlısı Kadırov hükümeti Çeçenistan'daki durumun normalleştiğini iddia etmekte ve basın yoluyla dünyanın onlarca ülkesine yayılmış bulunan Çeçen mültecileri Çeçenistan'a davet etmektedir. Oysa iktidara getirilmeleri akabinde tüm Çeçenistan'da devam ettirilen baskılar, soruşturma ve işkenceler, adam kaçırma eylemleri, keyfi tutuklama ve yasa dışı gözaltılar, gözaltında ölümler, aşırı kuvvet kullanımı ve direniş gruplarıyla irtibatı bulunduğu iddia edilenlere yönelik sürdürülen koğuşturmalar bugün de devam etmektedir. Birleşmiş Milletler (BM)'e ait 2008 "Rusya İnsan Hakları Raporu"na göre Ramzan Kadırov muhaliflerine şiddet uygulamaya devam etmektedir.

Kadırov yönetimi, Çeçenler geri döndüğü takdirde, evleri yıkılmış olanlara, yeni evlenenlere ve hatta yeni çocuğu olanlara maaş bağlayacağını belirtmekte, astronomik düzeyde paralar vaat etmektedir; tüm bunlar Çeçenistan'ın hâlâ güvenliksiz bir coğrafya olduğu gerçeğini değiştirmemektedir.
Nitekim 2009 Nisan sonu itibarıyla Çeçenistan'ın üç bölgesi yine Kadırov tarafından operasyon bölgesi olarak ilan edilmiştir. İtum Kala, Shatoy, Notshoy-Yurt ve Vedeno gibi bölgelerde bombardıman devam etmektedir. Tüm dünyaya dağılmış olan ve sayıları çok ciddi rakamları bulan bu insanlar, Çeçenistan'a dönme fikriyle yatıp kalkmalarına rağmen başlarına geleceklerden endişe duymakta ve her türlü zorluğa rağmen bulundukları yerleri terk etmemektedirler.

Ramzan Kadırov yönetiminin verdiği imajın aksine, Çeçenistan'da savaş devam etmektedir. Çeçenler yapılan çağrılara uyup evlerine geri döndüğü takdirde, güvenlik sorunu ile karşılaşacaklardır. Dahası kendilerini bekleyen tek sorun elbette güvenlik sorunu değildir. Evleri yurtları yıkılan, bazı köy ve kasabaların tamamen haritadan silindiği Çeçenistan'da yeni bir hayata başlamak öyle Rus yanlısı Kadırov yönetiminin belirttiği gibi kolay değildir. İşsizlik geri dönmek isteyenler için yine önemli bir engel olmaya devam etmektedir. Zira bugün Çeçenistan'da her beş kişiden dördü işsizdir. Bürokrasinin tamamına yayılan rüşvet ve devlet kademelerindeki yolsuzluklar, Çeçenistan istikrarı için yine önemli tehditlerden birini oluşturmaktadır. Soğuk Savaş dönemi öncesinde SSCB'nin nükleer çöplüğü gibi kullanılan Çeçenistan'da savaş döneminde ve sonrasında adı bile konulamayan hastalıklar görülmekte, kanser vakaları yaşanmaktadır. Sağlık hizmetlerinin halen çok yetersiz olması; eğitim altyapısının yetersizliği, savaş döneminde hasar gören okulların onarılamamış olması diğer önemli sorunlar arasında yer almaktadır.

Şimdi maalesef Türkiye'de bazı Rus ve Ruslarla işbirliği içerisinde bulunan Kadırov yanlısı kişiler, uzun zamandır Kadırov yönetimini haklı gösterme çabası içerisine girmişlerdir. Bunu niçin yapmak istediklerine kendileri cevap vermelidirler! 1994 yılından beri her iki savaşta dinleri ve vatanları için şehit olan 300 bin insanın hayat ve emeklerine ihanet edercesine, manda yönetiminin bedeli olarak Rusya tarafından ödenen paralarla imar edilen betonlardan etkilenerek, Çeçenistan'ı adeta cennetten bir köşe olarak ilan edenler nasıl bir yanılgı içerisinde olduklarının farkında değiller sanki!

Son olarak 4 Ekim tarihinde içlerinde Türkiye'nin oldukça tanıdık simalarının da bulunduğu bir grup yine aynı amaca matuf olarak Çeçenistan'a götürülmüş ve bu grup Rus sermayesiyle inşa edilen camilerin açılış programlarına katılmışlar, çok katlı alışveriş merkezlerini ve inşa edilen binaları görmüşlerdir. Fakat bu heyet içerisindeki bazı kişiler mevcut durumdan dolayı mutlu olduklarını, Çeçenistan'ın bir huzur ülkesi haline geldiğini ifade ederek -bilerek ya da bilmeyerek- kamuoyunu yanıltmışlardır. İyice anlaşılmalıdır ki bu şekilde değil üç-beş tane, yüzlerce cami yaptırılsa bir kıymeti bulunmamaktadır. Ayrıca İHH olarak bölgeye davet edilen bu önemli isimlere Çeçenistan'ı farklı vecheleriyle anlatmayı düşünmekteyiz.

Çeçenistan'ın şehir merkezlerinde yeni binaların kurulması, yollarında son model arabaların dolaşmaya başlaması daha 10-15 sene evvel boğulmaya, köleleştirilmeye ve toptan yok edilmeye çalışılan bir ülkenin varlığını, bunun için şehadete koşanları, yaralananları, hala muhaceratın derin zorluklarını yaşamakta olan acılı insanları bu kadar kolay bir şekilde nasıl unutturabildiği doğrusu merak konusudur. Hafızası olmayan millet ve toplulukların aynı acıları defaatle yaşamak zorunda kaldıkları yine yüzlerce kez tecrübe edilmiştir.

İllegal bir biçimde yönetime gelen/getirilen Kadırov, yine aynı iktidar hırsıyla Türkiye ve İslam ülkeleri nezdinde legalleşmeye çalışmakta, bunun için de durumun farkında olmayan bazı STK, yazar, televizyon yöneticisi ve entellektüel isimleri kullanma uğraşı içerisindedir.

Bu derin yanlıştan derhal dönülmelidir. Yüzbinlerce şehit, ölüm korkusuyla hala yurtlarına dönemeyen onbinlerce muhacir ve Çeçenistan'daki bağımsızlık ruhunun sarsılmaması için, bunun bir insanlık görevi olduğu muhakkaktır.

İHH Araştırma Komisyonu Başkanı

Murat Yılmaz

Kaynak: TIMETURK
 
Moderatöre Bildir   Logged

Ya Rebbî! ez Ji bela û zehmetîya, arîkarî te dêxwazîm. Ez xwe davim te...
vuslat
Site Yöneticisi
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 5352


Sözüm tükendi, manayı sessizliğe yükleyip sustum


« Yanıtla #3 : 25 Ekim 2009, 10:39:13 »

Mazlumder'den Kadirov'u Meşrulaştırmaya Sert Tepki   


 
Rus işbirlikçisi, katil ve sapık Kadirov'un meşrulaştırılması amacıyla düzenlenen Çeçenistan seferine Mazlumder'den sert tepki:Çeçenistan’da İşgal Sürerken, Rus İşbirlikçisi Kadirov Yönetimini Meşrulaştırma Çabaları Mazur Görülemez...





250 yıldır Kafkasya’da özgürlük mücadelesi veren Çeçen halkından 250 bin insanı katleden Rus Hükümeti, bu işgalini tüm Emperyalistlerin yaptığı gibi işbirlikçileri vasıtasıyla sürdürmektedir. Rusya’nın direnişi yok etmek ve dünyanın dört bir yanına dağılan yüz binlerce Çeçen’in hayatlarını daha da zorlaştırmak için kendisine kukla olarak seçtiği Ramazan Kadirov'un sadist ruhlu kişiliği ve kişisel hayatındaki sapıkça davranışları, defalarca basın-yayın organları vasıtasıyla kamuoyuna yansımıştır.

Ramazan Kadirov, Rusya’nın atadığı, kendinden önceki sözde devlet başkanı olan ve direnişçiler tarafından öldürülen babası Ahmet Kadirov gibi, Çeçenistan'ı açık bir cezaevi haline getirerek insan haklarını hiçe saymaya devam etmektedir. Muhaliflerine karşı son derece şiddetli bir baskı uygulayan Kadirov, yüzlerce yıldır sömürülen, katledilen, mülteci durumuna düşürülen bir halkın parasını içkili partilerde, adeta istihza için “tekbirler” eşliğinde şampanya patlatarak; son model jeeplerden oluşan bir koruma ordusuyla dolaşarak harcamaktadır.

Gerek Çeçenistan’ın I. bağımsızlık savaşında, gerekse 1999’da başlayan Rus işgali sürecinde Türkiye halkı Çeçenistan’ın bağımsızlık hakkını sonuna kadar destekleyerek büyük yardımlar yapmış ve savaş mağduru kitlelerin Türkiye’de misafir edilmesi için birçok kurum seferber olmuştur. Çeçen halkının işgale karşı mücadelesine bu yoğunlukla destek veren Türkiye’de son günlerde Rus destekli Kadirov yönetimini meşrulaştırma amaçlı bazı gelişmeler yaşanmaktadır. Aralarında kamuoyunca bilinen bazı Sivil Toplum Kuruluşu yöneticileri, gazeteciler ve televizyoncuların da bulunduğu bir heyet maalesef Kadirov’un doğum günü münasebetiyle düzenlediği cami açılışı (ünlem) programına katılmıştır.

"Direnişçilerin ailelerini bulup, yerin 3 metre altına diri diri gömeceğini" devlet televizyonundan açıkça duyuracak kadar pervasız, yaptığı işkenceleri ibret olsun diye medyayla paylaşan sadist bir kişinin doğum günü davetine, Türkiye’nin saygın bazı kişi ve kitle örgütlerinin temsilcilerinin katılmaları üzüntü vericidir.

Programa katılan heyetten bazıları "Çeçenistan’da olumlu gelişmelerin olduğu, Kadirov yönetiminin ülkeye huzur ve istikrar getirdiği" yönünde yazılar kaleme almış, bazıları da dost sohbetlerinde Kadirov'un temsilciliğine soyunmuşlardır. Rusya’nın Kadirov yönetimine, İslam dünyasından gelen tepkileri azaltmak için bir enformasyon projesi yürütmesi konusunda mali destek sağladığı aylar öncesinden medyaya yansımıştı. Bu projenin bir parçası olarak, Türkiye’deki bazı televizyon yapımcılarına, Çeçenistan’la ilgili “olumlu haberler” yaptırıldığı bilinmekteydi. Geçtiğimiz günlerde TGRT Haber ve Kanal 7 televizyonunda yayınlanan haber programlarında, "Çeçenistan’da işgalin bittiği, Kadirov yönetiminin ülkede barış ve asayişi sağladığı" şeklinde bir intiba oluşturulmaya çalışılmıştı. Şimdi benzeri programların başta Konya merkezli KON TV olmak üzere Anadolu’daki yerel televizyon kuruluşlarında da yapılacağı öğrenilmiştir.

MAZLUMDER, bölgeyle ilgili bugüne dek yaptığı çalışmalarda Putin yönetimi ve Kadirov’un işlediği insani suçları çokça gündeme getirmiştir. Yüz binlerce insanın ölmesine ve yaralanmasına, yüz binlercesinin de mülteci durumuna düşmesine sebep olan bir savaş suçlusuyla kurulan bu düzeyde bir ilişkinin arkasında ne tür bir karanlık plan yatmaktadır?

Ramazan Kadirov ve yönetimini meşrulaştırma amaçlı kampanyanın bilerek ya da bilmeyerek bir parçası olan kişi ve kurumları, Çeçen halkının haklı davası karşısında sorumluluklarının bilincinde olmaya çağırıyoruz. Konunun Türkiye’de yaşayan Çeçen mülteciler ve her daim Çeçenistan’ın yanında olmuş Türkiye halkı adına takipçisi olacağımızı beyan ediyoruz.

MAZLUMDER İstanbul Şubesi
 
Moderatöre Bildir   Logged

Ya Rebbî! ez Ji bela û zehmetîya, arîkarî te dêxwazîm. Ez xwe davim te...
Sayfa: [1] Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
gazzeyi Haritadan Silseniz Ne Yazar! Filistin Özel vuslat 3 182 Son Mesaj 16 Ocak 2009, 11:22:58
Gönderen: _uMuT_
Gözler Herşeyi Anlatıyor Resimler ve flashlar arzu.. 4 329 Son Mesaj 08 Nisan 2009, 22:49:17
Gönderen: hamne
İran'daki Olayların Görgü Tanıkları Anlatıyor Dünyadan Haberler musabbinumeyr29 0 131 Son Mesaj 29 Aralık 2009, 12:03:12
Gönderen: musabbinumeyr29
İsrailli Yazar: Mısır, Tel Aviv'e Hizmet Ediyor Dünyadan Haberler musabbinumeyr29 1 283 Son Mesaj 05 Mart 2010, 21:19:12
Gönderen: Kıyam
Yazar Arkadaşlarıma Mektuplar / Dr. Ali Şeriati İslam Alimleri ve öncüleri vuslat 2 315 Son Mesaj 24 Mayıs 2010, 21:25:37
Gönderen: Mahya
Her Şey Onu Anlatıyor Belgeseller KeRvAnCaN 0 308 Son Mesaj 11 Temmuz 2010, 10:01:31
Gönderen: KeRvAnCaN
Yoldaş Amara, Şehid Lider Dr. Rantisi'yi Anlatıyor Şehidlerimiz Şehid Renginde 0 157 Son Mesaj 04 Kasım 2010, 19:38:17
Gönderen: Şehid Renginde