0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1] Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: GEÇMİŞLERİN ARDINDAN KUR'AN OKUMAK  (Okunma Sayısı 404 defa)
diyar2
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 0

ISLAM


« : 12 Ağustos 2007, 19:00:50 »

GEÇMİŞLERİN ARDINDAN KUR'AN OKUMAK 
 
 Ma'kıl b. Yesâr'dan rivayet edildiğine göre Pey-gamber (s.a.v.) şöyle buyurmuştur.
"Ölülerinize Yâsîn okuyunuz." (1)

AÇIKLAMA
Hadisin isnadı hakkında şu teknik bilginin verilmesinde fayda vardır:
Rivayetin "Ebû Osman ve leyse bi'n-Nehdî an Ebîh" şeklindeki isnad zinciri tartışılmış; Ali b. el-Medînî (v. 234/848) ve Zehebî (v. 748/1347) gibi âlimler onun için meçhul, Münzirî meşhur değil derken, İbn Hıbbân (v. 354/965) onu es-Sîkât'ında zikretmiş, İbn Hacer el-Askalânî de (v. 852/1448) et-Takrib'inde onun makbul olduğunu ifade etmiştir. (2)
Yemenli hadis ve fıkıh âlimi Şevkânî (v. 1250/-1834), bahis konusu hadisin isnadının hasen oldu-ğu görüşündedir. (3)
İbn Hıbbân Sahih'inde, "Ölülerinize Yâsîn oku-yunuz." hadisini zikrettikten sonra, Ebû Hâtim'den naklen bununla ölmek üzere olan kimsenin kaste-dildiğini (men hadarathu'l-meniyye) ve "Ölüleri-nize kelime-i tevhidi (lâ ilahe illAllah) telkin ediniz." hadisinin de bu mânada olduğunu söyler. (4)
Nitekim, Ebû Zerr el-Gıfârî (r.a.) ile Ebu'd-Der-dâ (r.a.), Rasûl-i Ekrem'den şu rivayette bulunmuş-lardır:
"Ölen/ölmek üzere olan birisinin yanında Yâsîn okunursa, Allah onun halini hafifletir." (5)
Bu demektir ki, ölüm döşeğinde/hâlet-i ihtizar-da bulunan bir hasta üzerine Yâsîn sûresini oku-mak, ruhun bedenden ayrılışını kolaylaştıran fay-dalı bir ameldir. Bu hususta bir ihtilaf yoktur. Öl-müşlerin ardından veya kabir üzerine Yâsîn sûre-sini okumak ise ulemâ arasında münakaşa konusu olmuştur.
Şevkânî, söz konusu münakaşaya yer verdikten sonra şu değerlendirmeyi yapar:
"Hadisin lafzı ölüler hakkında açıktır (nass). Onun, ölmek üzere olan diri kimseye (muhtazar) şümulü mecazdır. Mecâza ise ancak bir karine (delil, ipucu) olması halinde gidilir. (6) Cemaat halinde ölünün yanında veya kabri üzerine Yâsîn okumak ile mescitte veya evinde Kur'an'ın tamamını (hatim) veya bir kısmını ölü için okumak arasında bir fark yoktur. (7)
"İnsanın, özel olarak kabrin yanında veya uza-ğında Kur'an okuyarak, vefat eden ana babası, ya-kınları ve dostlarının, genel olarak müslüman geç-mişlerin ruhlarına hediye etmesi caiz ve mümkün müdür?" suâline İbnü's-Salâh (v. 643/1245) şu cevabı verir:
"Bu mevzuda fakihler arasında farklı görüşler var. Halkın ekseriyetinin amel ve tatbikatı bunun cevaz ve imkânını gösterir. Bunu istediğinde insan, "Allah'ım, (Kur'an'dan) okuduklarımı falana ulaş-tır!" demeli ve böylelikle onu dua kılmalıdır. Bu hus-usta yakın ile uzak değişmez." (Cool
İbn Hacer el-Askalânî de kendisine sorulan kıra-atin sevabı ölüye ulaşır mı suâline şu cevabı verir:
"Bu meşhur bir meseledir. Bu mevzuda ben bir risale yazdım. Hâsıl-ı kelam, mütekaddim ulemâ-nın ekseriyeti, okunan Kur'an'ın sevabının ölüye ulaşacağı görüşündedir. Tercih edilen görüş ise, bu amelin müstehap olması ve çok yapılması kabul edilmekle beraber, mesele hakkında kat'i bir şey söylemekten geri durmaktır." (9)
Bu demektir ki, okunan Kur'an ve bağışlanan se-vap, makbul ve müstecâb olup olmadığı bilinme-yen duâ mesabesindedir. Yüce Kur'an, şu beyanı ile gelmiş-geçmiş mü'minleri duâ, hayır ve rahmetle yâd edenleri över:
"Onlardan sonra gelenler şöyle derler: Rabbimiz! Bizi ve bizden önce iman etmiş olan kardeşlerimizi bağışla, iman edenlere karşı kalplerimizde hiçbir kin bırakma. Rab-bimiz, şüphesiz sen çok şefkatlisin, çok merhametlisin!" (59 Haşr, 10)
Ahmed b. Hanbel, kendisine seleften bir haber ulaşmadığından defin esnasında kabir yanında Kur'an okumayı önceleri kabul etmediği halde, sonraları Abdullah b. Ömer'in kabri yanında Ba-kara sûresinin ilk ve son âyetlerinin okunmasını emrettiğine/vasiyet ettiğine dair bilgiye sahip ol-duğunda ilk görüşünden vazgeçmiş ve okumaya ruhsat vermiştir. (10)
Ne var ki, Kur'an'ın ihlas ile yani, hiçbir maddi menfaat beklentisi olmaksızın yalnız Allah rızasını kazanmak için okunması lazımdır. Nitekim "Yâsîn Kur'an'ın kalbidir. Allah'ı ve âhiret gününü düşü-nerek onu okuyan kimse mutlaka bağışlanır. Onu ölülerinize okuyun!" (11) ve "Kur'an'ı okuyun lakin (lafız ve mânada) haddi aşmayın. Onunla amelden uzaklaşmayın. Onu menfaat aracı olarak kullan-mayın/geçim vasıtası yapmayın ve onunla serve-tinizi çoğaltmayın!" (12) hadisi bu hususu açıklar. Aksi halde okunan Kur'an'ın ne okuyucuya ne de ölmek üzere veya ölmüş olana faydası dokunur.
İlk devirden Abdullah b. Mes'ûd'un (v. 32/652), "Kur'an kendisiyle amel edilmek için indirildi. (Ya-zık ki) insanlar onun (yalnız) tilavetini amel-ibâdet edindiler!" (13) şeklindeki şekvası ve son dönem-den Mehmed Akif Ersoy'un (14) yakınması bu yüz-den olmalıdır:
"İbret olmaz bize, her gün okuruz ezber de,
Yoksa bir maksat aranmaz mı bu âyetlerde?
Lafzı muhkem yalnız anlaşılan Kur'an'ın
Çünkü kaydında değil, hiçbirimiz mânânın.
Ya açar Nazm-ı Celîl'in, bakarız yaprağına,
Yahut üfler geçeriz, bir ölünün toprağına.
İnmemiştir hele Kur'an, bunu hakkıyla bilin,
Ne mezarlıkta okunmak, ne de fal bakmak için".

Gerçekten de itikâdî, amelî, ahlâkî ve içtimaî hüküm ve prensipleriyle Kur'an, hayatın kitabıdır. O, hayatta olanlar için bir diriliştir, şifa, ders ve öğüt alma kaynağıdır. Bizzat Yâsîn sûresi bu gerçeği şöyle beyan eder:
"...O ancak bir öğüt ve apaçık bir Kur' an'dır. O, (zihin ve ruh dünyaları) diri olan-ları uyarmak ve inkâr edenlere mazeret bı-rakmamak içindir." (36 Yâsîn, 69-70)
Şüphesiz, günümüzdeki şekliyle kabristanda Kur'an okuma işinin selef devrinde meşhur ve ma-ruf bir uygulama olmadığı bilinmektedir. Fatiha, İhlâs, Yâsîn gibi Kur'an sûrelerinin, geçim vasıtası kılınarak kabristanda satışa arz edilmesi, aziz olan Kur'an'a karşı zelil ve sefil bir muameledir. Yüce Kur'an, haketmediği bu istismar ortamından yetki-lilerin de alacağı tedbirlerle kurtarılmalıdır.
Süleyman Çelebi'nin Rasûl-i Ekrem hakkındaki hürmet ve muhabbetini dile getiren Mevlid'in duru-mu da pek farklı değildir. Elbette Mevlid'in samimi okuyucuları ve dinleyicileri paylarına düşen coşku ve heyecanı hissederek ondan istifade etmektedir-ler. Ne var ki, merhum Süleyman Çelebi tarafından dile getirilen samimi duygu ve düşünceler, gayr-i samimi ağızlar tarafından istismar edilmekte ve iş çığrından çıkarılmaktadır. Edebiyat ve aksiyon adamı Necip Fazıl'a Çile'nin sonundaki şu vasiyyeti yazdırmaya sevk eden acı tablo da bu olmalıdır:
"... Mevlid de istemem!...Onu, uhrevî rüşvet vasıtası yapanlara bırakınız! Sadece Kur'an... Beni de Allah ve Rasül aşkının yanık bir örneği ve ardın-dan birtakım sesler bırakmış dîvanesi olarak arada bir hatırlayınız!"

Ribat Dergisi-Editör




1) Ebû Dâvud, Cenâiz, 20; İbn Mâce, Cenâiz, 4; Ahmed b. Hanbel, Müsned, V, 26, 27;
Nesâî, Amelü'l-yevm ve'l-leyle, s. 308; Beyhakî, es-Sünenü'l-kübrâ, III, 383.
2) Bkz. Mizzî, Tehzîbü'l-kemâl, XXXIV, 74-76; İbn Hacer, Takrîbü't-tehzîb, s. 657.
3) Şevkânî, İrşâdü's-sâil, s. 46. Şuayb el-Arnavut
(bkz. İbh Hıbbân, a.g.e., VII, 269 dn.), hadisin isnadını zayıf olarak değerlendirir.
Bu konuda onun, Şevkânî'nin her iki eserindeki tesbiti tahlil etmediği görülür.
4) İbn Hıbbân, Sahîh, VII, 269-271.
5) Şevkânî, Neylü'l-evtâr, IV, 52.
6) Şevkânî, a.g.e., IV, 52.
7) Şevkânî, İrşâdü's-sâil, s. 46
Cool İbnü's-Salâh, Fetâvâ, s. 59.
9) İbn Hacer, Fetâvâ, s. 20.
10) Bkz. İbn Teymiyye, Mecmuu'l-fetâvâ, XXIV, 176; İbnü'l-Kayyim, er-Rûh, s. 12.
İbnü'l-Kayyim, Abdülhakk'tan naklettiği haberi, Abdullah b. Ömer'in kabri
yanında (inde kabrih) Bakara sûresinin okunmasını emrettiği, İbn Teymiyye
ise defni esnasında (inde defnih) okunmasını vasiyyet ettiği şeklinde verir.
Aynı yerde ibn Teymiyye, Ensar'dan bazılarının kabri başında Bakara sûresinin
okunmasını vasiyyet ettiklerini ifade eder. Ancak o, bunun sadece defin esnasında
olduğunu, definden sonra ise bir şey nakledilmediğinden yapılacak bir uygulamanın
bid'at olduğunu söyler.
11) Ahmed b. Hanbet, Müsned, V, 26; Şevkânî, a.g.e., IV, 52. Verilen isnad
zinciri, an racülin an ebîh an Ma'kil b. Yesâr şeklinde olup bünyesinde meçhul
ve mübhem râvi taşır.
12) Ahmed b. Hanbel, Müsned, III, 428, 444; Tahâvî, Serhu maâni'l-âsâr,
III, 17- 18, IV, 127.
13) Serahsî, el-Mebsût, I, 200.
14) Safahat, s. 170.
* Bu makale Prof. Dr. Zekeriya GÜLER'in "Hadis Günlüğü" eserinin
3. Baskı 72 - 76. sayfalarından alınmıştır.
Moderatöre Bildir   Logged
Sayfa: [1] Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
EVRENİN ÖLÜMÜNÜN ARDINDAN Tevhid Ve Akaid MERXAS 0 97 Son Mesaj 18 Ekim 2009, 07:41:33
Gönderen: MERXAS
okumak günahmı..... İstek, Öneri ve Şikayetleriniz arzu.. 2 821 Son Mesaj 02 Şubat 2010, 22:30:32
Gönderen: cürmümile
Stresin Çözümü Kur'an Okumak Tıp/ Sağlık/Şifa musabbinumeyr29 1 185 Son Mesaj 27 Şubat 2010, 20:01:29
Gönderen: Vuslata_Ozlem
Kuran'ı Okumak Kur'an-ı Kerim Genel Altuğ Öztürk 1 289 Son Mesaj 02 Mart 2010, 16:23:29
Gönderen: deniz_
74 Yaşındaki Nine Kur'an Okumak İçin Kursa Katılmış Yurttan haberler cürmümile 1 146 Son Mesaj 05 Mayıs 2010, 16:18:27
Gönderen: sefa ecrin
Kur’an Okumak Kendi kalemizinden yazılarınız Beytül_Ahzan 2 212 Son Mesaj 28 Kasım 2010, 23:38:25
Gönderen: kördüğüm
HZ. HÜSEYİN’İN ŞEHADETİNİN ARDINDAN Sahabeler'in Hayatından Tablolar umeyr21 0 111 Son Mesaj 04 Mayıs 2011, 17:17:00
Gönderen: umeyr21