0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1] Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: Gençlere Tavsiyeler  (Okunma Sayısı 180 defa)
hattab_72
Leşkere Hüseyni
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 218



« : 07 Eylül 2009, 16:50:28 »


Bu yazımızda kız-erkek bütün gençlerimize, özellikle de Müslümanım diyen, hele hele asıl İslam Kur'ân İslâmı üzerinde olduğunu söyleyen veya böyle olmayı isteyen gençlerimize aşağıdaki tavsiyeleri yapmakta yarar gördük. Şayet söylediklerimiz eğri ise kaale alınmaya, İslâmî doğrular ise  alına ve gereğince amel oluna...

  Biz, bunları yazarken, vaktiyle kendimiz de gençken bu halleri yaşadığımızdan, istiyoruz ki bizim yaptığımız hataları, yanlışları gençlerimiz yapmasınlar. Ve istiyoruz ki bizim vardığımız doğru sonuçları onlar, bizim kadar çok vakit harcayarak ve çok yanlışlar yaparak öğrenmesinler, daha çabuk olarak ve daha çok doğruyu daha kısa  zamanda nefislerindekilerle değiştirsinler. Zira bizim önümüzde yaşayan örneklerimiz yoktu ve bu doğrulara çok zaman emek harcayarak ulaştık. Lakin onların önlerinde hiç değilse bazı örnekler bulunmaktadır. Unutulmamalıdır ki İslâm olacaklar, mü'min olmayı isteyeceklerin önünde Allah'ın gösterdiği bir "güzel örnek (usvet'ülHasene)" vardır. O da Allah'ın elçisi Muhammed Resulullahtır.

Kur'an'ı ahlâk edinerek şahsiyetini bulan Resulullah  bizlere de bunu önermiştir.

Allah'ın Kitabı nasıl Resulullah'ın onu ahlâk edinmesiyle rızaullahı  kazanacak bir hüviyet sahibi olmuşsa, bizler için  de bu yol önerilmiş ve açık bulunmaktadır.
  Her  ne kadar asırlardır bu yolun sisten görünmez oluşu bizleri şaşkınlığa uğratmış ve bu yolda şaşırmamıza neden olmuşsa da.. Elhamdülillah şimdilerde bu sis dağılmakta ve yol görünmektedir. Bu sisi tümüyle ortadan kaldıracak yegane şey Kur'ân rüzgârını estirmektir. Her birimiz şahıslarımızda ve giderek toplum üzerinde Kur'an  rüzgârını ne kadar estirirsek, o nispette yolumuz  aydınlanacak, net olarak önümüzde belirecektir.. Bu rüzgâr esmeye başlamıştır. Ama süratinin daha da artması gerekmektedir. Zira hafif esintilerle tümüyle dağılacak kadar değildir


  Biz, bu cümleden olarak aşağıdaki hususları öncelikle Kur'ân'ın bizlere şiârı, sonra da bu Kitab'ı ahlâk edinen kişinin(Resulullah'ın) hayatına geçirdiği esaslar olarak görmekte ve bu sebeple önemsemekteyiz. Sizlerin istemesi ve Allah'ın inşa' etmesiyle bunlara riayet edilmesi sonucu nefislerimizde bulunan ve değişmesi gerekenleri yerlerine konması gerekenlerle değiştirecek ve sonucunda Rabbimiz Allah'ın "HALİMİZİ" değiştirmesini ummaya hak kazanacağız. Hep birlikte bunu yapmaya çalışalım. Çok olumlu sonuçların bizi beklediğini göreceksiniz. Sonuç olarak önce kişiliklerimizin İslâmî niteliğindeki gelişmeler kendimize güven verecek, bizdeki değişiklikler çevremiz için örnek teşkil edecek ve bunu yapanların çoğalması sonucu toplumda İSLAMÎ NİTELİKLİ KAMUOYU gelişip, yoğunluğu artacak ve diğer insanların nazarlarının İslâm üzerine çevrilmesine vesile olacaktır. İnsanların çoğunun bakışlarını çevirdikleri şeyi merak edip anlamaya çalışmaları da onları İslâmî anlamaya sevkedecek ve İslâmla ilgilenen, onu anlamaya çalışanların çoğalması sonucu, gerçek anlamıyla anlayanların ve yaşamına geçirenlerin de çoğaldığını ve gittikçe arttığını bizzat göreceksiniz.

Ercümend Özkan


Moderatöre Bildir   Logged
hattab_72
Leşkere Hüseyni
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 218



« Yanıtla #1 : 07 Eylül 2009, 16:50:49 »


Yapmamız ve Kaçınmamız Gereken Şeyler

  1. Tevhid akidesini gereği gibi anlayınız ve ona toz kondurmayınız. Şirk veya küfür niteliği taşıyan şeylerden onu titizlikle koruyunuz. Bunun için Kur'ân'dan başka bir şeyi ölçü almayınız. Zira Allah bu konuda kendisine ortak tanımaz. Nitekim Resulullah da bu konuda aynen böyle yapmış, akidesini yalnızca Kur'ân'dan almıştı.

  2. Dürüst olunuz. Doğru sözlü ve doğru özlü bulununuz. İyi niyetle bile yalan söylemeyiniz. Yalan insanın kişiliğini mahveder ve kendine güvenini yitirmesine sebep olur. Kendine güvenmeyenin de başkalarına güven vermesi mümkün değildir.

3. Tevhid akidesi amel bakımı ile gelişir ve meyveler verebilir. Bu sebeble mutlaka namazlarınızı kılınız. Günde beş vakit namazın vazgeçilmez şekilde farzlarını mutlaka eda ediniz.

  4. Ramazan orucunu tutunuz. Geçiminizin üstünde bir paraya malik iseniz zekâtınızı veriniz. Yine mâlî ve sıhhî imkân bulduğunuz ilk mevsimde haccediniz.

  5. İslâm üzerinde konuşmalarınızın vakti geceleri saat 23.00'ü geçmesin. Ancak çok çok gerekli ise bu sınırı aşın. Ama unutmayın ki Allah geceleri istirahat, gündüzleri de çalışma için yarattığını belirtmektedir. Bu sebeple geceleri istirahat ediniz ki sabaha dinç ve zinde olarak kalkabilesiniz. Gece uykusunun eksikliği zaman içinde insanı yıpratır, düzenli bir hayat kurmasını engeller. Sabah namazını geçirmenin hiçbir meşru' mazereti olamaz. Geceleri vaktinde yatın ki sabah namazına kalkabilesiniz. Geceleri geç yatıp, sabah namazına kalkmamanın sıkıntısını yaşamayınız. Bundan önemle kaçınınız.

6. Öncelikle Kur'ân olmak üzere size kalıcı şeyler verebilecek nitelikte kitaplar okuyunuz. Basını takip ediniz, imkanlarınız ölçüsünde. TV'de ve radyoda haberleri yerliyabancı kaynaklardan olduğuna bakmadan takip ediniz. Zira Müslüman cihanşümul bir dünya görüşü taşıyan insan demektir. Bu sebeple de cihanda olup bitenlere kayıtsız kalamaz.


  7. Memleket idaresi ile ilgileniniz. Neyin, ne olduğuna, nasıl yürütüldüğüne dikkatle bakınız, anlamaya çalışınız. Uygulanan politikaları dikkatle takip edip, anlayınız. İsabet veya isabetsizliklerini gözlemleyiniz. Aynı konularda bir Müslüman olarak düşünce ve tavırların neler olabileceğini düşününüz. Aranızda konuşunuz, tartışınız. Ama yeteri kadar yapınız bunu. Böylece devlet yönetiminin ne demek olduğuyla ilgili fikriniz bulunsun ve gelişsin. Ki devlete talip olanlar olarak kendinizi hazırlamış olasınız.

  8. Her biriniz özellikle bugün en az birer yeteneğinizi geliştiriniz. Hattâ gücü yetenler birden fazla yeteneklerini geliştirsinler. Çevresinde olup bitenlerden, eşyanın tabiatından haberdar olsunlar ve boş kovanlar gibi olmasınlar. İleride bize(İslâma) hepimiz yeteneklerimizle, geliştirdiğimiz özelliklerimizle lâzım olacağız. Ümmetin umurunu (halkın işlerini) yürütmeyi ve yönetmeyi üstleneceğiz. Buna hazırlayınız kendinizi, yumurta kapıya gelince geç olur, unutmayın.

9. İnsanlarla gerek yüz yüze, gerek telefonla sıcak bir tavır ve yumuşak bir sesle konuşunuz. Net, az ve anlaşılır şekilde konuşunuz. Bunun için kafanızdakileri gözden geçiriniz.

  10. Muhatabınızı dikkatle dinleyiniz. Ne demek istediğini yanlış da olsa anlayınız. Sonra söylemek istediklerinizi yine net olarak söyleyiniz. Bunu yapabilmek için de benimsediğinizi söylediğiniz şeyi iyi bilmeniz gerektiğini unutmayınız. Yalnızca iyi ve doğru olarak bildiklerinizi söyleyiniz. Bilmediğinizi söylemek de sizin için bir zaaf değil, meziyettir, unutmayınız. Ancak bilmediklerinizi en kısa zamanda doğrularıyla öğrenip, uygulayınız ve söyleyeceklerinize ilâve ediniz.


Moderatöre Bildir   Logged
hattab_72
Leşkere Hüseyni
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 218



« Yanıtla #2 : 07 Eylül 2009, 16:51:10 »


11. Unutmayınız ki "Her bilenden fazla bilen" bulunmaktadır. Bilmediklerinizi öğrenmek için araştırınız. Başkalarına sorunuz. Değişik görüşler arasından muhakeme yaparak en doğrusuna sahip olmaya çalışınız. Bunun yolu MEŞVERET'tir ki, Türkçede buna  biz DANIŞMA diyoruz. Danışınız insanlara ki öğrenebilesiniz başka bilenlerin de neler bildiklerini.. Katınız aklınıza başka akıllıların da akıllarının ürünlerini ve zenginleştiriniz akıllarınızı.. Ancak Müslüman da olsa kimsenin sözlerini mutlak doğrular olarak kabul etmeyip, ancak Kur'ân'la karşılaştırarak doğruluklarından emin olduktan sonra bunları kabulleniniz. Unutmayınız ki bir konuda doğruyu söyleyen bir başka konuda yanılabilir siz de yanılmayınız. Hiç hata yapmayan yalnızca Allah'tır.

12. Yanlışlardan müstağni olan yalnızca Allah'tır. Yanlış yapmaktan korkmayınız. Geçmişte yaptığınız yanlışları büyüterek yeni yanlışlara düşmeyiniz. Bunun yerine doğruya ulaştığınız için şükrediniz. Sapabilir korkusuyla aklınızı durdurmayınız ve geçmişteki yanlışların özgüveninizi yok etmesine imkân bırakmayınız.


  13. Doğruları yalnız ben biliyorum ve benim bildiklerim mutlak doğrulardır demenin yalnızca AlIah'a mahsus olduğunu hiç aklınızdan çıkarmayınız. Ama Allah'ın birliği ve doğruları yılmaz bir azimle öğrenmekten ve hayatınıza geçirmekten geri durmayınız. İnsanların kimliklerine değil, söylediklerinin ne olduğuna bakınız. Söylenen doğruları alınız, işittiğiniz kim olursa olsun. Önemli olan budur ve size lazım olan öncelikle doğrulardır, bunları söyleyenler değil. Doğruları  hemen kayıp eşyanız gibi sahipleniniz. Yitiğinize sahiplenebilmenin yolu ise yitiğinizi(bilmediğiniz doğruları) gereğince tanımaktır. Tanımıyorsanız sahip çıkmanız mümkün olmaz yitiğinize..
14. Bütün bunları yaparken yalnızca Allah için yapınız. Zira Allah için yapılan şeyler ecir getiricidir. Unutmayınız.



  15. 'İnsanların levmi(çekiştirmesi)'nden korkmayınız. Korkulmaya Allah daha layıktır. Bu sebeple fıtri olan korkunuzu Allah'tan korkarak karşılayınız. Göreceksiniz ne polisten, ne çevrenizden, ne de kamuoyundan korkmanıza gerek kalmayacaktır. Zira korkuların en gereklisi ve insana haysiyet kazandıranı Allah Korkusu(Takva)dır. Sair korkular ise insan kişiliğini küçültücüdür. Küçültücü değil, yüceltici korkudan korkunuz. Hem doyum sağlayacaksınız hem de kimliğiniz gelişip oluşacaktır.
16. İnsanlarla ilişkilerinizde karşınızdakini sayınız ki onların da sizi saymasına yol açasınız. İnsanları, insan yerine koyunuz ki, Allah yarattığı her insanı insan olarak yaratmıştır ve insan saymıştır.

  Sizler de Müslümanlar olarak Allah'ın insan saydıklarına insan değeri veriniz. Bu, onlardaki yanlışlara değer vermek demek değildir. Yanlışlarını söylemeniz onları insan saymamak demek değildir, unutmayınız. Küçük olun büyük olun yalnızca doğrulara sahip çıkmaya bakın.
  17. Terbiyeli olunuz. Oturmanızdan konuşmanıza kadar her hususta İslâm'ın  terbiye ettiği biri olduğumuz görülüp, anlaşılsın. Bu hayatî bir ihtiyaçtır, İslâm açısından. Terbiyeli olmak miskin olmak, kim ne derse kabul  etmek ve başüstü etmek demek değildir. Sakin sakin konuşmak ve bildiğiniz doğruları muhatabınıza nazik ve kendine güvenen bir tavırla söylemeniz terbiyesizlik değildir, İslâm terbiyesinin gereğidir.

  18. İslâm’ı bildiğiniz ve yaşamınıza geçirdiğiniz oranda İslâm hakkında konuşunuz. Bu halinizle ancak, güzel bir örnek olabilirsiniz. Sınırlarınızı biliniz. Sizden daha önde bulunanların önüne haksız olarak geçmeye çalışmayınız. Ve işi erbabına havale etmeyi meziyet biliniz. Size sorulan herhangi bir konuda eğer tatmin edici bir cevap veremeyecekseniz, 'bu konuyu filana sorsanız daha isabetli cevap alabilirsiniz' diyebilmeniz sizi küçültmez, büyültür, unutmayınız. Sizin için de daha hayırlı olur.


Selam ve dua ile...
Moderatöre Bildir   Logged
Sayfa: [1] Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
GENÇLERE Dua penceresi velioğlu 1 288 Son Mesaj 05 Ocak 2008, 00:05:51
Gönderen: __elizan__
Peygamber Efendimiz'den huzurlu yaşam için altın tavsiyeler... Hz.Muhammed (S.a.v) green087 2 220 Son Mesaj 10 Aralık 2008, 03:00:37
Gönderen: garip
İmam Muhammed Bakırdan Tavsiyeler Ehl-i Beyt « 1 2 » têkoşîn 18 646 Son Mesaj 20 Ağustos 2009, 22:18:16
Gönderen: hattab_72
imam hasandan tavsiyeler Ehl-i Beyt _uMuT_ 3 221 Son Mesaj 06 Temmuz 2009, 17:15:34
Gönderen: HÜR
Abdulkerim Ciyli Hazretlerinden Mühim Tavsiyeler İslam Alimleri ve öncüleri MERXAS 0 129 Son Mesaj 05 Ekim 2009, 08:35:29
Gönderen: MERXAS
Gençlere 10 Dakika 'DİN'lenme Molası... Serbest Bölüm Mahya 2 255 Son Mesaj 23 Aralık 2009, 22:37:35
Gönderen: Mahya
Hasan El Benna'dan tavsiyeler İslam Alimleri ve öncüleri MERXAS 1 242 Son Mesaj 12 Mart 2010, 18:43:36
Gönderen: cürmümile