0 Üye ve 5 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: 1 ... 5 6 [7] 8 9 ... 18 Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: HADİS OLARAK UYDURULMUŞ SÖZLER  (Okunma Sayısı 7593 defa)
Âl-i İmran
Yardımcı Yönetici
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1931


“Batın-ı kalp ayine-i sameddir ve ona mahsustur”


« Yanıtla #60 : 22 Temmuz 2010, 12:26:32 »

MU'DAL HADİS:

Senedin herhangi bir yerinden peşpeşe iki veya daha çok ravinin  düştüğü hadistir.

Mu'dal munkatı'dan daha zayıftır.

Merfu bir hadisi, sahabi ve Rasülüllah'ın s.a.v.  düşürerek tabiin den birinin sözüymüş gibi nakletmekte hadisi Mu'LAL yapar. İmam Malik'in muvatta'ın da BELEĞENÎ diyerek rasülüllahtan s.a. v.  rivayet ettiği hadislerde  aradan tabii ve sahabi peşpeşe düştüğü için  MU'DAL'DIR .  Muvattadaki bu tür  61 hadisten  57 sinin  başka yollardan  müsnet olduğu tesbit edilmiştir.  Dördünün ise muttasıl bitişik senedi bulunamamıştır.
Moderatöre Bildir   Logged

İntizarınla çöller deli divaneydi, Firkatin bir kor idi, Alev idi dile ey YAR …
Âl-i İmran
Yardımcı Yönetici
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1931


“Batın-ı kalp ayine-i sameddir ve ona mahsustur”


« Yanıtla #61 : 23 Temmuz 2010, 18:37:16 »

MUALLAK HADİS:

Senedin baş tarafından bir  veya peş peşe bir kaç ravinin  ya da müntehasına kadar senedin bütünüyle kaldırıldığı hadistir.

Talik(Anlamı Asma, yukarı kaldırma. Bir işin yapılmasını herhangi bir şarta bağlı tutma. Belli bir zamana bırakma, erteleme.) ihtisar (kısaltma)  maksadıyle yapılır. Son zamanlarda bilhassa halk için yazılan hadis kitapları içinde  sadece sahabi ravisi söylenilerek yapılan  rivayetler hep muallaktır. Ancak bunların asıl kaynaklarında  senetleri bitişik olarak yer almış  olduğundan ,sıhhatlarından bişi kaybetmezler.

Talik aslında bir rivayet kusurudur. Sahihayn daki , özellikle  SAHİHİ BUHARİDE Kİ  1300 KUSUR TA'LİK'İN Buhari'ye göre sahih olduğu kabul edilmektedir.
Moderatöre Bildir   Logged

İntizarınla çöller deli divaneydi, Firkatin bir kor idi, Alev idi dile ey YAR …
Âl-i İmran
Yardımcı Yönetici
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1931


“Batın-ı kalp ayine-i sameddir ve ona mahsustur”


« Yanıtla #62 : 23 Temmuz 2010, 18:41:09 »

MÜDELLES HADİS:

Tedlis,senede dahil bir ravinin  ismini atlayarak, orada böyle biri yokmuş gibi izlenimini verecek  şekilde senedi sevketmek demektir.. ( tedlis,lügatta da malın ayıbını müşteriden gizlemektir.)
Moderatöre Bildir   Logged

İntizarınla çöller deli divaneydi, Firkatin bir kor idi, Alev idi dile ey YAR …
Âl-i İmran
Yardımcı Yönetici
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1931


“Batın-ı kalp ayine-i sameddir ve ona mahsustur”


« Yanıtla #63 : 23 Temmuz 2010, 18:47:25 »

RAVİDEKİ CERH-İ GEREKTİREN HALLERE GÖRE ZAYIF HADİS ÇEŞİTLERİ:

''Metaini aşere'' denilen ravileri tenkit noktasından birinin veya bir kaçının bulunması sebebiyle zayıf kabul edilen hadisler 10 çeşittir.
Bunlar:
MEVZU HADİS
METRUK HADİS
MÜNKER HADİS
MUALLEL HADİS
MÜDREC HADİS
MAKLUB HADİS
MUZDARİP HADİS
ŞAZ HADİS
MUSAHHAH HADİS
MUHARREF HADİS

NOT : Dileyen kardeşlerim bu hadislerin ne anlama geldiklerine bakabilir..


ZAYIF HADİSLE AMEL EDİLEBİLİR Mİ? d. edecek inş.
Moderatöre Bildir   Logged

İntizarınla çöller deli divaneydi, Firkatin bir kor idi, Alev idi dile ey YAR …
Âl-i İmran
Yardımcı Yönetici
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1931


“Batın-ı kalp ayine-i sameddir ve ona mahsustur”


« Yanıtla #64 : 24 Temmuz 2010, 11:06:20 »


ZAYIF HADİSLE AMEL EDİLEBİLİR Mİ?


Hemen hemen her çeşidine birer misal verdiğimiz zayıf hadislerle ilgili iki önemli nokta daha bulunmaktadır: Zayıf hadis rivayet etmek/ zayıf hadisle amel etmek.. Biz burada zayıf hadis ile amel etmek konusundaki görüşleri özetle değerlendirmek istiyoruz.

Ne varki bundanda önce ''zayıf hadis'' teriminin hadis tarihi içinde geçirdiği bir gelişmeye işaret etmek yerinde olacaktır. Tirmizi'ye (279/892) gelinceye kadar hadisler genelde sahih ve sakim(zayıf) diye iki gruba ayrılırdı. Zayıf hadislrde terkedilmiş (metruk) ''terkedilememiş'' (gayr-i metruk)  olmak üzere iki kısımda değerlendirilirdi. Tirmiziden sonra  sahih ile zayıf arasına birde ''hasen'' terimi girdi. ''terkedilmeyen zayıf hadisler'' , hasen terimiyle zayıflar arasından ayrılmışoldu. O halde Tirmizi'den önce  yaşamış bir hadiscinin dilindeki zayıf hadis teriminin hasen hadisleri de içine aldığı dikkatten uzak tutulmamalıdır.

Zayıf hadis ile amel meselesinde  üç ayrı görüş vardır:


-Zayıf hadisle asla amel olunmaz

-Zayıf hadisle her konuda mutlak amel olunur

-Amellerin  faziletleri konusunda  özle şartlarına bağlı olarak amel olunur.


Bu üçüncü görüşte sçz konusu olan şartları da İbn Hacer ( 852/1448) şöyle belirlememktedir.

-Yalancı birinin yalnız başına rivayet etmiş olması gibi şiddetli bir zayıflık taşımamalı

-Kendisiyle amel olunan umumi ve asli bir hükmün  kapsamına girmeli

-Amel edilirken o hadisin sabit olduğuna inanılmamalı, aksine ihtiyaten  amel edildiği bilinmelidir.

Moderatöre Bildir   Logged

İntizarınla çöller deli divaneydi, Firkatin bir kor idi, Alev idi dile ey YAR …
Âl-i İmran
Yardımcı Yönetici
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1931


“Batın-ı kalp ayine-i sameddir ve ona mahsustur”


« Yanıtla #65 : 25 Temmuz 2010, 11:44:35 »

  Görüldüğü gibi üçüncü görüş ve ona bağlı bu şartlar, dini konular arasın da tahlile dayalı bir ayırımı da beraberinde getirmektedir. Böylesi bir ayırıma taraftar olmayanlar ve zayıf hadisle amel edilemeyeceğini savunanlar dün olduğu gibi bugünde bulunmaktadırlar.(konu ile ilgili Suphi salih'in  HADİS İLİMLERİ VE İSTİLAHLARI kitabına bakılabilir ).

Toptan redd taraftarı olmayanlar ise  daha mutedil ve daha ilmi bir yol tutmuş gibidirler. Bu görüştekilerin görüşleri şöyle özetlenebilir.

Irâkî,tergib-terhib, kıssalar ve faziletleri gibi ahkam ve akaid konuları dışında kalan mevzularda uydurma olmayan haberlerin, zayıflığına işaret edilmeden bile nakl edilebileceği kanaatinde olanlardan bahsetmekte, ancak ahkam-l şeriyye ve akaid gibi konularda kimsenin böyle bir hoşgürüye sahip bulunmadığını belirtmektedir.


NEVEVÎ, ''Hadis uleması,faakihler ve daha başkalarının  faziletler,tergib-terhib konularda zayıf hadisle- uydurma olmamak şartıyle amel etmek müstehabtır; ancak helal-haram, alış-veriş,nikah-talak v.b. ahkamda sadece sahih ve hasen hadisle amel olunur'' görüşünde olduklarını belirtmektedir.


İbnül-HÜMAM,
''Zayıf hadisle müstehaplık sabit olur'' görüşündedir.

SEHAVİ'DE , şartları dahilinde  faziletler konusunda zayıf hadisle amel edileceği konusunda cumhurun ittifakının bulunduğu görüşündedir

AHMED B. HANBEL VE EBU DAVUD ES-SİCİSTÂNİ'ye  izafe edilen bir görüşe görede ''Başka hadis bulunmadığı taktirde ahkama ait meselelerde zayıf hadisle amel edilir.

Sonuç olarak, zayıf hadisle amel konusunda ulemenın farklı görüşleri paylaştıkları görülmektedir. Zyıf hadisle amel etmeyi mutlak olarak men edenlerin görüşü zayıf bir görüştür. Mutlak olarak caiz görenlerin  görüşüde işi iyiden iyiye gevşetmek (tevessu) demektir.   Belli kısımlara ayırıp belli şartlara bağlı olarak amel dilebileceğini söyleyenlerin görüşü ise orta bir görüştür..

Bana göre zayıf hadislerin islamın hiç bir yerine hatta yakınına dahi uğratılmamalı görüşü en uygundur..
Moderatöre Bildir   Logged

İntizarınla çöller deli divaneydi, Firkatin bir kor idi, Alev idi dile ey YAR …
Âl-i İmran
Yardımcı Yönetici
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1931


“Batın-ı kalp ayine-i sameddir ve ona mahsustur”


« Yanıtla #66 : 26 Temmuz 2010, 12:38:20 »

    SAHİH HADİS:

    ''Adalet  ve zabt sahibi ravilerin  bitişik (muttasıl) senetle rivayet ettiklri şazz v muallal olmayan hadistir.''

    Bu tarife göre, bir hadise SAHİH  diyebilnmek için;
  *Senedinin kesintisiz olması

  *Raviler'in tamamının ASİL VE ZABIT (öğrendiğini eksiksiz-artıksız ezberleyen ve nakleden ) kimseler olması,

  *Hadisin illetten  uzak olması (yani,dış görünüşü itibariyle sahih görünmekle birlikte, konunun uzmanlarınca farkedilebilecek gizli bir kusur taşımaması,muallel olmaması) lazımdır.
 
  Gerçekten AĞIR  olan bu şartların
TÜMÜ BİR ARAYA GELMEDİKCE BİR HADİSE SAHİH HADİS DENİLEMEZ.. Bu şartlardan  birinin eksikliği hadisi SAHİH olmaktan çıkartır.

  Şunada işaret edelimki, alimlerin görüş birliği ile kabul ettikleri bu şartların dışında başka bazı şartlar ileri  sürenlerde bulunmaktadır. (tecrid tercümesi)

1. SAHİH HADİS'İN KISIMLARI:

   * SAHİH Lİ ZATİHİ

   * SAHİH Lİ GAYRİHİ

SAHİH Lİ ZATİHİ:

Bu hadise örnek:


BİZE KUTEYBE B. SAİD rivayet etti,dediki; bize Cerir,Umare b. Ka'ka'dsn  o da Ebu Zur'a dan  o da Ebu Hüreyre'den (r.a) şöyle demiş: Rasülüllah (a.s) bir adam geldi ve sordu.

-İnsanların güzelce hizmet etmek ve sohbet etmeye en layık olanı kimdir?

Hz Peygamber;

-''Annendir'' buyurdu

-''sonra kimdir?'' dedi

-''Annendir'' buyurdu

-''sonra kimdir?'' dedi

-''Annendir'' buyurdu

-''sonra kimdir?'' dedi

-Sonra babandır'' buyurdu.


    Bu hadisin senedi muttasıldır (bitişik-kesintisiz) Adil ve zabıt kişilerin kendileri gibi olanlardan  SEMA'İ ile nakledilmiştir. BİZE KUTEYBE B. SAİD, Buhari ve müslim'in hocasıdır, SİKADIR . Cerir b. Abdilhamid  SİKADIR. uMARE B. Ka'ka aynı şekilde SİKADIR. Ebu Zür'a ise sika bir tabiidir.  Bu senet,SİKA ravilerden oluşan  ve hadiscilerce bilinen  bir senettir. Hadis'in  metni de birçok delille sabit olan esaslara uygundur. Ve hadis, LİZATİHİ SAHİSTİR.

Moderatöre Bildir   Logged

İntizarınla çöller deli divaneydi, Firkatin bir kor idi, Alev idi dile ey YAR …
Âl-i İmran
Yardımcı Yönetici
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1931


“Batın-ı kalp ayine-i sameddir ve ona mahsustur”


« Yanıtla #67 : 26 Temmuz 2010, 12:46:54 »

SAHİH Lİ GAYRİ'YE ÖRNEK:

Yine Ebu Hüreyre'nin r.a  rivayet ettiği,

''ümmetime zorluk çıkaracağımı bilmnesem her namaz vakti misvak kullanmalarını emrederdim''
hadisin ravileri arasın da Muhammad b. Amr bulunmaktadır. Bu zat , hafıza kusuru ile (suu'l-hıfz) ile tenkit edilmiştir. Bu yüzden hadis,sıhhat şartlarına en üst seviyede sahip olamamıştır. Ne varki hadis, ravilerinin hiç birinin  tenkide uğramadığı senetlerle de nakledilmiştir vehadis, isnad-ı sahih derecesine çıkmıştır. Bu sebebple sahih li gayrihi olmuştur. Hadisi sahih derecesine çıkaran öteki rivayetlerede terim olarak ADİD denilir. A.Naim tecrid tercemesi)
Moderatöre Bildir   Logged

İntizarınla çöller deli divaneydi, Firkatin bir kor idi, Alev idi dile ey YAR …
Âl-i İmran
Yardımcı Yönetici
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1931


“Batın-ı kalp ayine-i sameddir ve ona mahsustur”


« Yanıtla #68 : 30 Temmuz 2010, 07:32:00 »

SAHİH HADİSİN HÜKMÜ:

Hadisciler ve hadisci sayılan fukaha ve usulcüler,sahih hadisin hüccet ve gereğince amel etmenin vacip olduğu görüşündedirler. Sahih hadisin ravisinin tek bir kişi olması yada tevatür derecesine varamayan iki üç kişi olması arasında bir fark yoktur.

Alimler sahih hadis ile itikadi konuların  sabit olması ve bu konuda sahih hadisin gereğince amel edilemsi hakkında farklı görüşlerileri sürmektedirler. Çoğunluk, inanç konularının ancak Kuran  ve mutevatir hadisten  ibaret olan kesin delil ile sabit olacağı görüşündedirler. İbn Hazm ve bazı bilginlerde sahih hadisin kesin ilim ifade ettiğini ve inanc konularında da hükmüyle amel etmenin gerekeceğini söylerler. (mrnhec) Ancak SİKA da olsa,hiç bir ravinin hataya düşmekten korunmuş (masum) olmadığı hatırdan çıkarılmamalıdır.
Moderatöre Bildir   Logged

İntizarınla çöller deli divaneydi, Firkatin bir kor idi, Alev idi dile ey YAR …
Âl-i İmran
Yardımcı Yönetici
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1931


“Batın-ı kalp ayine-i sameddir ve ona mahsustur”


« Yanıtla #69 : 02 Ağustos 2010, 16:47:37 »

SAHİH HADİSLERİN DERECELERİ:

Sahih hadislri hadisciler kendi aralrında yedi dereceye ayırmışlardır.

a)  Buhari ve Müslümin ortaklaşa kitaplarına aldığı hadisler. Bublara muttefekun aleyh  denir. M. Fuat Abdul bakinin  el-lulu u vel- mercan adlı eserinde  bu nitelikteki hadis sayısı 1906'dır

b) Buhari'nin yalnız başına rivayet ettiği hadisler

c) Müslim'in yalnız başına rivayet ettiği ahdisler.

d) Kitaplarına almamışta olsalar, Buhari ve Müslim'in şartlarına uygun olan hadislr.

e) Yanlız Buhari'nin şartlarına uygun olanlar.

f) Sadece Müslimin şartlarına uygun olanlar.

g)  Buhari ve Müslim 'in  dışındaki hadis mütehassıslarının SAHİH dedikleri hadisler.

     Görüldüğü gibi SAHİHAYN'DA  yer alan hadisler, sahih hadislerin  en ön sırasını teşkil etmektedir. Ancak unutulmamalıdırki SAHİHAYN'IN öteki hadis kitaplarına  üstünlüğü geneldedir.  Ayrı ayrı her hadisin  durumu tetkik edilecek olursa  farklı durumlarla karşılaşılabilir.  Aslın da Kasım b. Kutluboğa'nın çok açık bir şekilde belirttiği gibi  '' bir hadisin sıhhati, hangi kitapta bulunduğuna bakılarak değil, onu nakledenlerin haline bakılarak  tayin ve tesbit edilir.''

  Sahih hadislerin  bu yedi kısmından  her birine 40'ar hadis örnek vermek suretiyle.İbn Dkikki'il -iyd, el- İktirah adlı eserini yazmıştır. örnekelr için bu kitaba bakılabilir.

Moderatöre Bildir   Logged

İntizarınla çöller deli divaneydi, Firkatin bir kor idi, Alev idi dile ey YAR …
Sayfa: 1 ... 5 6 [7] 8 9 ... 18 Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer: