0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1] Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: Halid Meşal 'den...  (Okunma Sayısı 208 defa)
Şehid Renginde
Fî Sebilillâh
Usta Üye
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 788


Birgün gelir kavuşuruz.."özgürlüğün gölgesinde.."


« : 23 Ağustos 2010, 16:37:38 »

Bismillahirrahmanirrahim. Hamd âlemlerin Rabbi Allah’a, salât ve selam peygamberlerin sonuncusu, son peygamber Muhammed (a.s)’a, onun ashabına ve bütün peygamberlere olsun.

Hanımefendi ve beyefendi kardeşlerim! Esselamu aleykum ve rahmetullahi ve berakatuhu.

Hayırlı ramazanlar, hayırlı yıllar, Kudüs’e hayırlı ve özgür yıllar..

Bizim için değerli ve özel bu günde konuşmamı iki veri ve iki adım üzerinde özetleyeceğim.

İlk veri, düşmanın Kudüs’e karşı tavrındaki artan tehlikedir. Ben size yeni bir şey söylemiyorum sadece görüntüyü netleştirmeye çalışıyorum. 2010 yılı Siyonistler için Kudüs’ün geleceğiyle alakalı nihai bir yıl, kritik bir yıl. Düşmanımız ya Kudüs’ün geleceğine son noktayı koymada başarılı olacak ya da bunu değiştirecek. İşte tehlike bu. Kudüs’ün kimliği, tarihi eserleri, kültürü, topografyası, kadim beldesi, sokakları ve insanların nezdinde bilindik görüntüsü için çok önemli bir yıl. Kudüs ya Aksa, Kubbetu’s-Sahra ve Kıyamet Kilisesi’nde ya da bu sahte kiliselerde temsil olunacak. İşte nüfus yapısının değiştirilmesi, Kudüs halkının göçe zorlanması, Kudüs halkının Doğu Kudüs’teki kadim beldede bile azınlığa dönüştürülmesi, mahallelerin yıkılması; Şeyh Cirah ve el-Bustan mahallelerinin yıkılması, kadim belde içindeki ve dışındaki ev ve mahallelerin yıkılması, mezarlıkların bile bu yıkımdan nasibini almasıyla gerçekleştirilen meydan okuma. Memenullah mezarlığındaki 200 kabir yıkıldı ve bunların bazıları sahabenin kabriydi. Bu kabirler Filistin’in tarihini, Kudüs’teki ümmetin tarihini şekillendiriyordu ve içinde sahabenin, tabiinin, emirlerin, ordu komutanları ve fatihlerin kabri vardı.

Her zaman Kudüs tehlikede diyorduk. Bugünse tehlike her yandan Kudüs’ü kuşatmış durumda. İlk veri bu. 2010 yılında ya da gelecek yıl Kudüs’ün kaderini belirlemesi için İsrail’e izin mi vereceğiz? Yoksa ümmetin İsrail’in bunu yapmasına engel olacak hâlâ dürüst bir kalbi, dürüst erleri ve mücahitleri var mı? İlk veri budur.

İkinci veri felaket ve tehlikenin kapıda oluşu. Düşmanların bizi aşağılaması, Kudüs’e yani vicdanımız, kimliğimiz, geleceğimiz ve kişiliğimize karşı bu Siyonist küstahlık her an sergilenmektedir. Allah göstermesin Kudüs’ü, işgal ve Yahudileştirme çalışmaları altında olduğundan daha fazla kaybedersek biz de yok oluruz. Bunlar bizim başkentlerimizdir, medeniyetimizdir. Allah göstermesin Mekke ve Medine yitirilecek olursa aşağılanırız. Bağdat işgal altında yitirildi, bakın bunun ümmet üzerindeki yankıları neler oldu?

Bugün Kudüs ümmetin siyasi başkentidir. O halde yaklaşan bu tehlike büyük bir veridir. Bu mübarek ramazan ayında, bu sıcak atmosferde, bu şartlarda insan susayabilir. Peygamberin müjdesi var. O bizim kıyamet günü onun şerefli havuzunun başına toplanacağımızı ve şerefli ellerinden içeceğimizi müjdeliyor. Ondan içecek ve bir daha asla susamayacağız. Peki, bunun Kudüs’le alakası ne?

Peygamberin sözüne kulak verin alakasını anlarsınız. “Benim Kâbe ile Kudüs arasında bir havuzum var. Benim Kâbe ile Kudüs arasında havuzum var, süt gibi beyaz, kaplarının sayısı yıldızlar kadar ve ben de kıyamet günü en fazla tabisi olan peygamber olacağım.” Sahih-i İbn Mace’de bu hadis yer alıyor, Şeyh Elbani de bu hadisi sahih hadisler arasında zikrediyor.

O halde peygamberimizin bizi müjdelediği bu havuz, içmek için başına geleceğimiz, içince dünya susuzluğunu ve ümmetin parçalanmışlığının, zayıflığının ve düşmanların üzerimizde hâkimiyet kurmasının gölgesinde yaşadığımız bu sıcaklığı bize unutturacak bu mübarek havuzun köşe taşları Kâbe ve Kudüs’tür. Bu havuza bağlı olmakla övünen kişi bu havuzun bir vergisi olduğunu bilsin. Yani peygamberin havuzundan içmeye layık olan kişi Kâbe ve Kudüs’e saygı duyan kişidir. Eğer Kudüs işgal altındaysa peygamberimizin elinden içmeyi hak eden, onun şerefli havuzundan içmeyi hak eden kişinin Kudüs’ün vergisini ödemesi, Kudüs’ü kurtarmaya yardım etmesi, onu özgürleştirmesi gerekir. Sloganda olduğu gibi; Aksa’yı ve Kudüs’ü aydınlatacak bir zeytin yolluyoruz, bu zeytini, zeytinyağını ya da kanımızın yağını yolluyoruz. Aksa kanımızın, malımızın, irademizin ve fedakârlığımızın yağıyla aydınlandığı zaman peygamberimizin havuzundan içmeye layık oluruz.

O halde bu iki veriden biri tehlikeden kaynaklanıyor diğer ise peygamberimizin müjdesinden.

İki adıma gelirsek, ilk önce Filistinliler olarak bizi ilgilendiren adımla başlayacağım. İlk adım Filistin içinde olanların durumunun değişmesidir. Çünkü vAllahi Suriye ve bu saygıdeğer misafirlerden, İslam ve Arap dünyasından, dünyanın özgür insanlarından Kudüs’ü kurtarmaları için hazırlık yapmalarını istemeden önce Batı Şeria ve Filistin topraklarının her yerindeki kardeşlerim ve halkımdan ayaklanmalarını ve değişimi başlatmalarını istiyorum. Tabi bizim halkımız asildir, ömrü boyunca savaşmış ve fedakârlıkta bulunmuştur. Ama bugün bedbaht bir otoriyle imtihan ediliyoruz. Onlar direnişi takibe alırken Kudüs’ü kurtaracaklarına inanabilir miyiz? Kendisine saygı duyan bir liderliğin direnişin silahını alıp onu suçlarken bu toprakları ve Kudüs’ü istediğine inanabilir miyiz? Yalan söylüyorlar. Böyle bir liderliğe mi inanıyoruz? Kudüs’ü istiyor ve Amerikalı efendinin emriyle kendisi de bu müzakerelerin fayda getireceğine inanmasına rağmen doğrudan ya da dolaylı müzakerelere gidiyor. Ona emrdiyorlar o da itaat ediyor, ne gücü var ne de kuvveti. Çünkü halkını ve direnişi yaraladı. Düşmanlar onu aşağıladı. Bu liderliğe mi inanıyoruz? Bugün bu liderlik zevksizlik, vatanı satmışlık ve sorumsuzlukta sınıra dayanmıştır. Filistin’in sembol şahsiyetlerini, imamları, âlimleri, üniversite hocalarını takibe alıp Batı Şeria’daki 1000 mecsidi hatipsiz ve müezzinsiz bırakarak Aksa’nın hatibi Şeyh Hamid el-Beytavi’nin Nablus camiinde hutbe vermesine engel olarak aşırı davranışlar sergilemektedir.

VAllahi bu yönetim, halkımızı direniş silahından mahrum ediyor ve iman silahı üzerinde komplo kuruyor. Bu yönetim sadece düşmanın karşısında zayıf durmakla kalmıyor, direnişin silahını alıp iman silahı üzerine komplo kurarak topraklarımızı ve halkımızı suçlu düşmanın avı haline getiriyor. Bu yönetimin değişme zamanı geldi ve onu ancak bu asil halk, bu yönetimin başkanıyla başbakanı kanalıyla siyasileşen bağışçı ülkelerin parasının aldatamadığı bu halk değiştirebilir. Bunlar haram paralardır. Bunlarla insanların vicdanları satın alınıyor. Ama Filistin halkı, RamAllah, Kudüs, Nablus, Halil, Cenin halkı ve sevgili Batı Şeria’mızdaki her şehir, köy ve kamp isyan edecek ve bu sahte gerçeğe karşı ayaklanacak. O halde ilk adım Kudüs, RamAllah ve Batı Şeria’dan başlıyor ve 48 topraklarındaki samimi kişilerin çabalarıyla buluşuyor. Bu kişilerin başında da Aksa için özgürlüğünü feda eden Şeyh Raid Salah geliyor. 48 topraklarından, Ummu’l Fahm’dan gelen ve Kudüs için gayret serf eden bu ulaşılmaz zirveyle Kudüs’ü düşmanlara vermeya razı olan ve kendisinin Kudüs’ün, RamAllah’ın ve Batı Şeria’nın kalbinde olduğunu iddia eden cüceler arasındaki fark ne kadar da büyüktür.

Ama tarih kimseye acımıyor, vAllahi bunlar gibi basit insanlara acımıyor. Bu nedenle çağrıda bulunduğumuz ilk adım harekete geçip “hayır” demektir. Bu yönetime hayır, doğrudan ya da dolaylı müzakerelere hayır, direnişe ve Filistin halkının seçimine karşı savaşa hayır!

Filistin halkının ömrü boyunca seçimi cihat ve direniş olmuştur. İnşAllah durum değişecek. Bizim halkımız parayla satın alınmaz. Ama bu büyük bir imtihandır, ben de Batı Şeria’daki halkımızı mazur görüyorum. Ama hem sevgi hemde güvenle onları hayır demeye çağırıyorum. Amerikalı ve Siyonist vahşi kurtlar ile iktidar koltuğu için ve Arafat’ın kaderini yaşama korkusuyla onların yanında yer alan münafık ve hainler onların üzerine saldırdı, bunlar toprakları ve hukuku feda ediyorlar ve bu bölgede olabilecek en kötü yönetim şeklini temsil ediyorlar.

VAllahi Filistin bundan çok yücedir, halkımız, 20. yüzyılın başlarında tanıdığımız Filistin liderliği bundan çok yücedir. Ama bu inşAllah geçici bir aşamadır ve biz çok geçmeden bu aşamaya son vereceğiz.

Ey kardeşler ikinci adım ise sizden başlıyor. Suriye’den, Arap ve İslam dünyasından başlıyor. Size bir işaret göstereceğim ve sözü uzatmayacağım. Özgür olana bir tane işaret yeter. Size acziyet ve başarısızlık halini değil başarıyı hatırlatıyorum. Gazze’deki ambargoyu kırma çabamızda başarılı olduğumuz gibi -Gazze’deki ambargo henüz kırılmamış olsa da sendelemeye başladı- ambargoyu kırma projesinde başarılı olduğumuz ve bölgesel ve uluslar arası gündeme alınmasını sağlayıp dünyanın, denizler ve okyanuslar kanalıyla ve karadan mübarek kafilelerle akın etmesini sağladığımız gibi Kudüs’le ilgili de başarılı bir proje ortaya koymalıyız. İşaret budur. Ümmet, Araplar, Müslümanlar, asil Hıristiyanlar ve içlerinde iyilik ve insani kalıntılar kalmış olan dünyanın özgür insanları başardı ve bu gerçeğe karşı ayaklandılar, Siyonist düşmanın gerçek yüzünü ortaya çıkardılar. Dünya güçlerini haklı davamız olan Gazze’deki ambargoyu kırma yolunda yanımızda harekete geçirmeyi başardığımız gibi dünyanın güçlerini Kudüs davası etrafında toplamayı da başarmalıyız. Kudüs en önemli davamızdır ve meydan okuma budur.

Kudüs müesssesesi mübarek şubeleri ve merkezleriyle bunun için çalışıyor. Suriye’deki bu merkez mübarek bir kurumdur ve Allah’tan ona muvaffakiyetler diliyoruz. Bu çalışma yeterli değil daha fazla buluş istiyoruz. Asıl meydan okuma Kudüs davasını nasıl gündeme taşıyacağımızdır. Bugün bizi müzakere saçmalığıyla meşgul etmek istiyorlar bir defasında dolaylı bir defasında doğrudan müzakerelerle. Biz dolaylı müzakere girdabında dönerken Filistinli kahramanlar gelip dolaylı müzakerelerde başarılı olamazsak, Amerika’dan güvence alamazsak, müzakerelerin referansı 67 sınırları olursa vs. doğrudan müzakerelere geçeriz diyor. Bizi söze buğuyorlar. Hillary Clinton Washington’dan işaret veriyor, işittik itaat ettik Hillary, affına sığınırız diyorlar, böyle haince doğrudan müzakerelere gidiyorlar. Ertesi gün de bize başka bir girdap icat ediyorlar.

Kardeşlerim! Bu asil ülkenin âlimlerine, hayırlı evlatlarına sesleniyorum. Hamd olsun Suriye vAllahi gurur duyduğumuz, cesur liderliğiyle, evlatlarıyla, yetkilileriyle, halkıyla, tüccarları ve elitiyle ve kutsal topraklarıyla gurur duyduğumuz bir ülke. Sizin aracılığınızla ümmete sesleniyorum. Ey şanlı ümmet! Mübarek bir kıvılcım çakıp dünyaya Kudüs bizim olacak aksi takdirde ümmet daha önce hiç öfkelenmediği kadar öfkelenir diyecek gerçek bir maden istiyoruz.

İşte meydan okuma budur. Vallai insan bir hedef belirleyip onda ısrar ederse Allah muradını gerçekleştirir. İşte meydan okuma. Filistin halkı kurtuluşta ısrar ediyor ve inşAllah özgürlüğüne kavuşacak tıpkı Salahhadin Eyyubi’nin fethi gibi. Bizim de bu yolda ısrar etmemiz gerek. Çünkü bu bizim yolumuz. Bu nedenle iki adım atılmasını istiyoruz. Birinci adım; Kudüs, RamAllah, 48 halkı, Gazze’deki halkımız ve dışardaki Filistin halkından başlıyor. Sonra da İslam ve Arap dünyasının adımı geliyor. Ben eminim ki; Siyonistlerin bütün tuzakları köpük olup gidecek, rüzgârın savurduğu saman olacak, tarihe gömülecek. Gelecek bizimdir. “Allah dileseydi onları kendisi yenerdi. Ama savaş bazınızı bazınızla imtihan etmek içindir.”

Allah bizi imtihan etti, bizi seçti ve Filistin’le bizi şereflendirdi. Bu büyük bir onurdur. Allah’ın Kudüs savaşı için bizi seçmiş olması büyük bir onur değil midir? Sorulan soruyla bu sorumluluğu kabul ettiysek dünya ve ahirette de cevabı hazırlamalıyız ve bizler Allah’ın izniyle sorumluluk sahibiyiz. Sizleri kutluyor ve Allah’ın selamıyla selamlıyorum. Esselamu aleykum

Hamas'ın Siyasi Birim Başkanı Halid Meşal'in dün akşam Şam'da düzenlenen bir iftar programında yaptığı bu konuşması, Gülşen Topçu tarafından İsrahaber için tercüme edildi.


Moderatöre Bildir   Logged

" Anne!
Boyum tamamdır.
Artık Şehid olabilirim.
Dünya benim neyime. . "
Sayfa: [1] Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
imam hamanei ve Halit meşal düşman çatlattı... Filistin Özel vuslat 2 236 Son Mesaj 03 Şubat 2009, 16:15:48
Gönderen: HÜR
HALİD MEŞAL (2) Resimler ve flashlar isimsiz12 0 129 Son Mesaj 30 Nisan 2009, 21:28:45
Gönderen: isimsiz12
halid meşal- haniyye Resimler ve flashlar isimsiz12 1 238 Son Mesaj 11 Haziran 2009, 10:22:55
Gönderen: arzu..
Halid Meşal, Obama'yı Değerlendirdi.. Filistin Özel __YaZ_yAğMuRu__ 2 242 Son Mesaj 15 Haziran 2009, 12:38:15
Gönderen: __YaZ_yAğMuRu__
Meşal, Sünni-Şii Çatışmasına Karşı Çıktı. Dünyadan Haberler __YaZ_yAğMuRu__ 5 352 Son Mesaj 04 Ekim 2009, 14:16:02
Gönderen: HabiR
Meşal, Abbas'ı Yerden Yere Vurdu.. Filistin Özel __YaZ_yAğMuRu__ 0 134 Son Mesaj 12 Ekim 2009, 14:39:05
Gönderen: __YaZ_yAğMuRu__
özgürlüğe Yürüyen Adam: Halid Meşal İslam Alimleri ve öncüleri vuslat 0 165 Son Mesaj 21 Kasım 2009, 16:28:53
Gönderen: vuslat