0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1] Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: Hamd Kelimesinin Çağrıştırdıkları  (Okunma Sayısı 209 defa)
MERXAS
MERXAS
Site Yöneticisi
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 5916


RABBİM BİZİ KENDİNE DOST SEÇİNCEYE KADAR YAŞAT


« : 03 Haziran 2009, 08:57:03 »

Allah'ın güzel isimlerinden biri de hamîd (çok hamdedilen)dir. Allah'ı en iyi tanıyan ve O'na en güzel şekilde hamd eden en büyük insan Son Peygamber'in ismi olan Muhammed ve Ahmed de hamd kökünden gelmektedir. Rasülüllah'ın gök ehli arasındaki ismi Ahmed'dir. (Bkz. 61/Saff, 6) Ahmed, çok hamdeden demektir. Gök ehli, Allah'ı devamlı övmekle, hamdetmekle meşguldür. Onların içinde hamdetmekte de örnek gösterilen, en çok hamdeden Ahmed (s.a.s.)' dir. Efendimiz, müjdeci ve kurtarıcımızın yeryüzündeki adı Muhammed'dir. Muhammed, övülen, çok medh edilen demektir. Rehberimiz, Peygamberimiz, Allah'ın yerdekilerden en çok övdüğü canlı olduğundan; aynı zamanda yerde yaşayanlarca en çok sevilip övülen, salevat getirilip kendisi için duâ edilen insan olduğundan, kendisine Muhammed ismi verilmiştir. O, yine, Kur'an'ın beyanına göre, "Makam-ı Mahmûd"un (hamdedilip övülen makam) sahibidir. (bkz. 17/İsrâ, 79) O yüzden, o kılavuzumuzun bir diğer adı da Mahmud'dur. Makam-ı Mahmud sahibi anlamında kullanılan Mahmud ismi de, kelime olarak hamd kökünden gelmektedir.


Her ezan-ı Muhammedi'den sonra da biz, ümmeti olmakla şeref duyduğumuz tek önderimize Allah'ın makam-ı mahmudu vermesi için dua ederiz. O liderimiz, Makam-ı Mahmud'daki komutanımız, onun dâvâsı için dünyada mücadele edecekleri, âhirette "Livâü'l-hamd" sancağı altında toplayacak ve bu sayede "Ve âhıru da'vâhüm eni'l-hamdü lillahi rabbi'l âlemin" (10/Yunus, 10) diyerek O'nun askerleri cennete girecektir. "Livâü'l-hamd", hamd, övgü sancağı demektir.


Kıyamet günü, Allah tarafından övgü ve şerefden en yüksek payı alacak olan o en büyük insanın, kurtulanları altında toplayacağı bayrağa hamd sancağı ismi verilmiştir. Böylesine hamdle ilgi bir Rasülün ümmeti, hamdetmeyi unutarak, şükrü ve ibadeti ihmal ederek onu temsil edebilir ve Küçük Ahmed, Muhammedcik (Mehmedcik) olabilir mi? Allah hamîd (çok hamdedilen, çokça övülen)'dir. Muhammed de medh edilen, övülen demektir. Biz bunun böyle olduğuna gerçekten inanıyor, bu isimleri kabul ediyor muyuz? Kimleri övüyoruz, neleri medh ediyoruz günlük yaşantımızda? Çok hamd edilen'le, Övülen'le aramız nasıl? Hamd ile, övgü ve senâ ile, salevât ile irtibatımız ne kadar?ünlem

"El-hamdü lillâh", "hamd Allah'a aittir" anlamına gelir. (Arapça ilmî ifadesiyle El-hamdü kelimesinin başındaki lâm-ı tarif cins, ahd, umum ve istiğrak için olabildiğinden) El-hamdü lillâh cümlesinin kapsamlı anlamları vardır. Bunları şöyle özetleyebiliriz: Hamd çeşidi ve cinsinden olarak bilinen şeylerin hepsi yalnız Allah içindir. Tam ve gerçek anlamıyla peygamberlerin ve salih kulların hamdi yalnız Allah'a aittir. Bütün hamd ve senâlar hak itibariyle Allah'a aittir.

Hamd, müteşekkirane övgüdür. Bazı âyetlerde (mesela, 20/Tâhâ, 130; 50/Kaf, 39) namaz, hamd ile aynı anlamda kullanılmaktadır. Zira namazın esasını Allah'a hamd ve şükrün takdimi teşkil etmektedir.

Hamd, Allah'ın ilahlık vasfının sayısız hikmetlerini düşünerek kemal ve celal sıfatlarını ve kudretini övmektir. Bu kudretin karşımıza çıkardığı varlık veya olay bizim kişisel hesabımıza ters düşse de hamd yapılmalıdır.

Bu yüzdendir ki, Fâtiha'nın ilk âyetinde "ben hamdederim" yerine "hamd Allah'a mahsustur" gibi, evrensel değerde bir ifade kullanılmıştır. Böylece hamd, insanların sübjektif tespit ve bağlarından kurtarılmış, Yaratıcı Kudret'in bir hakkı olarak sunulmuştur.

Çok sevilen, çok sayılan bir zâtın, bir padişahın hediyesi bize iki hususu düşündürür. Birincisi, o kimse tarafından bize verilen hediyenin maddî kıymet ve değeridir ki, bu, ondan alınacak zevk ve lezzet, sadece maddî değeri kıymetindedir. İkincisi ise, onun, çok saygın bir zâtın, bir padişahın hediyesi olması hususudur ki, burada artık maddî değerin hiçbir kıymeti yoktur. Bu makamda önemli olan, bu hâtıranın o saygın kişiye ait oluşudur. Böyle bir hediyeden alınacak zevkin, öncekinden kat kat fazla olduğunu herkes kabul eder. Çünkü, bu hâtırayla, onu bağışlayan zata bağlanılır, bu hediye, ikram edenle yakınlığın simgesi kabul edilir.

Bu örnekle anlaşılmaktadır ki, nimet verilen kimse, nimetten çok, nimet vereni hatırlamalıdır. Verilen nimetlerden yararlanmaktan daha çok önemlidir, nimet verenin bize önem verip, bağış ve ikramlarını sunması. Nimetten, nimet sahibine intikal edilmelidir; Araçlardan amaca, postacıdan mektup sahibine, aracıdan her şeyin gerçek sahibine; Ve bunca acziyet ve isyanımıza rağmen bize ihsan ve bağışından vazgeçmeyen gerçek mürebbimiz Rabbimize. O yüzden tüm nimetlerin sahibi olan zât, büyüklüğünden ve bize değer verdiğinden dolayı devamlı hamdedilmeye lâyıktır. Şükür, sadâkat makamıdır; hamd ise ihlâs makamı. Hamd, ihlâs zirvesinde söylenir; hiçbir karşılık beklemeden, hiçbir mukabele görmese bile Allah'a karşı kulluğunu idrak edip El-hamdü lillâh demek, ancak samimi ve ihlâslı kimselerin şiârıdır.

Moderatöre Bildir   Logged

GİDENLER HÜSEYNİ İŞ YAPMIŞTIR KALANLAR ZEYNEBİ İŞ YAPMALIDIR YAPMAYANLAR YEZİDİDİR....
têkoşîn
İnsana en lazım iş, en mühim vazife, Yüce Allah'a karşı muhabbet peyda etmek ve esmasına yapışmaktır
Site Yöneticisi
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 3575



WWW
« Yanıtla #1 : 01 Mart 2011, 18:34:11 »

Hamd, yüce Allah'ın kemal sıfatlarını ilan etmektir.Mesela insanın bedeni Rahmaniyet cilvesini, ruhu Rahimiyet cilvesini, aklı Hakimiyet cilvesini ilan eder.Aslında insan, başlı başına bir hamd kitabıdır; insandaki esma-yi İlahiyenin tecellileri, alemdeki tecellilere eşdeğer gibidir.İşte bunları ikrar etmek hamd olur.Hatta bunları ilan etmesek bile her şey lisan-ı hal ile hamdi ilan eder.
Moderatöre Bildir   Logged

Âl-i İmran
Yardımcı Yönetici
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 2256


“Batın-ı kalp ayine-i sameddir ve ona mahsustur”


« Yanıtla #2 : 01 Mart 2011, 22:23:48 »

Allah Tealadan öğreniriz hamdi O ne der, " Hamd bana aittir, ona sahip çıkmayın der". ve kendini yani hamdin sahibini tarif eder
Hamdin, yani başarı ve üstünlüğün sahibi olan Allah, din gününün sahibidir, rahman ve rahimdir yani tüm yaradılmışı sever, bazılarını da özel sevgisi olan aşk ile sever.
Hamd i sahibine vermektir yiğitlik, kişinin katkısı yoktur, katkısı ancak o aşka karşılık verirse, o aşka cevap verirse hamdi anlamış olur, kulluk olan yokluğunu, hiçliğini göstermiş olur. Kulluğun asıl anlamı da yokluğa talipliktir. başarı ve üstünlüğü kendinde zanneden yanılmıştır. bende varım demiştir. kul olan var olmaz, kul olan varlığını O na vermiştir.
Hamd belkide hayata gülümseyebilmektir de.Hz Peygamberin  gözünden akan yaşlar, insanlarla değil sadece Rabbıyla başbaşa olduğu, secdelerle süslü gecelerin incileriydi. o büyük zatın insanların içinde çevresine huzur ve saadet dağıtan tebessümü, hamdinin dışa yansımasıydı. O nu örnek alması gereken mümin içinden dua, haşyet, takva, İslamın derdi, müslümanların durumları ve bunları düşünmenin, tefekkürün gereği mahzun bir gönül taşımalı. Ama insanlara gülümseyen, hamdettiği yüzünden belli olan bir çehre aydınlatmalı zalimlerin kararttığı çevreyi. İçi ağlasa bile dışı gülmeli müslümanın.  kardeşlerine merhametinin izleri yüzünden okunabilmeli.
Moderatöre Bildir   Logged

İntizarınla çöller deli divaneydi, Firkatin bir kor idi, Alev idi dile ey YAR …
Sayfa: [1] Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
Hamd ile.... Vuslat Sevdalılar (tanişma) narullah 6 342 Son Mesaj 28 Temmuz 2008, 19:22:12
Gönderen: zulme_isyanvar
Hamd, Tüm Organlarla ve Özellikle Kalple Yapılır Tevhid Ve Akaid MERXAS 0 94 Son Mesaj 03 Haziran 2009, 08:58:58
Gönderen: MERXAS
İbâdetlerimiz ve Hamd Tevhid Ve Akaid MERXAS 0 107 Son Mesaj 03 Haziran 2009, 09:01:51
Gönderen: MERXAS
Her Nimetten Sonra, Her Vesileyle Hamd, Sürekli... Tevhid Ve Akaid MERXAS 0 113 Son Mesaj 03 Haziran 2009, 09:02:33
Gönderen: MERXAS
İbadet Kelimesinin İçine Giren Kavramlar Tevhid Ve Akaid Kavl-i Leyyin 0 138 Son Mesaj 31 Ağustos 2009, 12:48:52
Gönderen: Kavl-i Leyyin
Hamd Nasıl Edâ Edilir?? Düşünce yazıları/Makaleler Le_Nasbirenne 0 718 Son Mesaj 10 Mayıs 2010, 23:40:19
Gönderen: Le_Nasbirenne
HAMD OLSUN ORUÇ BİZİ TUTTU Düşünce yazıları/Makaleler muhammedî 0 115 Son Mesaj 06 Eylül 2010, 12:47:36
Gönderen: muhammedî