0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1] Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: Hamd ve Günümüz İnsanı  (Okunma Sayısı 186 defa)
MERXAS
MERXAS
Site Yöneticisi
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 5916


RABBİM BİZİ KENDİNE DOST SEÇİNCEYE KADAR YAŞAT


« : 03 Haziran 2009, 09:03:16 »

İnsanların bir kısmı Allah'a hamd etmezken, bir kısmı da hamd konusunda gâfil görünmektedirler. Günümüzde insanları Allah'a hamdetmekten alıkoyan pek çok sebep/bahane vardır. Doymak, tatmin olmak bilmeyen, reklâm ve kötü örneklerle kamçılanan dünya hırsı, tâğûtî yönetimler, kapitalist ve emperyalist dünya düzeni, kolay yollardan zengin olma isteği, ümitsizlik, kötümserlik... hamdi unutturucu sebepler arasında sayılabilir. Kanaat etmemek, kendini kendinden daha fakirlerle değil; daha zenginlerle karşılaştırmak, maddeci dünya görüşünün sonucunda tüketim toplumunun bireyi olarak hep şikâyetçi olmak da insanı hamd ve şükürden alıkoyan sebeplerdendir. Bütün bu sebeplerle birlikte cehâlet ve gafleti de belirtmeliyiz. İnsanların, Allah'ın kendilerine verdiği sayısız nimetlere karşı hamdetmeyişleri bu tür sebeplerle ilgilidir. Bütün bunların çözümü için, insanın iyimser, kanaatkâr, tokgözlü, diğergâm, hamdeden, şükreden özellikler kazanması gerekir. Bu kalitede bir toplum inşâsı için de, tevhidî imana dayalı bir altyapı şarttır. Allah'ın nimetlerine hamd, öncelikle o nimetleri bilmekle mümkün olur. Nimeti bilenler, bu nimetlerle Allah'a ibâdet edilmesi gerektiğinin şuurunda olup, böylece Allah'a hamd edebilenlerdir.

Günümüzde bir kısım insanlar da, Allah'a hamdetmeyi "Allah'a hamdolsun" demekten ibaret saymaktadırlar. Oysa, gerçek anlamda hamd, sahip olunan nimetleri Allah yolunda ve Allah'ın istediği şekilde kullanmakla olur. Bütün varlıklarda Allah'ın nimetleri vardır. Her insanda Allah'ın sayısız nimetleri mevcut olduğu gibi, kişilere bazı belâlar da isâbet edebilir. Belânın bulunmaması nimet; nimetin bulunmaması da bir belâdır. İşte, Allah'a mutlak hamd, O'nun bütün nimetlerine karşı olmalıdır. Bu da, her nimetin ve her şeyin sahibi Allah'a, yine Allah'ın istediği şekilde hamdetmekle mümkün olur.

Dille hamd, "El-hamdü lillâh" demektir. Kalble hamd, Allah'ın büyüklüğünü, nimetlerini tefekkür etmek ve O'nunla beraber olabilmektir. Kalıpla (vücut organlarıyla, el ve ayakla...) yapılan hamd, nimetleri Allah yolunda ve Allah'ın istediği şekilde kullanmakla yapılır. Nimetlerin sahibini unutmayan, kendisinin emanetçi ve veznedar olduğunu bilen insan, emânete ihânet etmez. Sahibi o nimet ve emânetleri niçin verdiyse, nasıl davranmasını istediyse, O'nun tâlimatları doğrultusunda o görevleri yerine getirir.

Moderatöre Bildir   Logged

GİDENLER HÜSEYNİ İŞ YAPMIŞTIR KALANLAR ZEYNEBİ İŞ YAPMALIDIR YAPMAYANLAR YEZİDİDİR....
hamza01
Üstad Üye
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1145


TAĞUTU RED AllahA İMAN


« Yanıtla #1 : 02 Eylül 2009, 16:23:22 »

Hamde Layık Olan Allah'tır
   
  بســـم الله الرحمن الرحيم

الْحَمْدُ لِلّهِ الَّذِي خَلَقَ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضَ وَجَعَلَ الظُّلُمَاتِ وَالنُّورَ ثُمَّ الَّذِينَ كَفَرُواْ بِرَبِّهِم يَعْدِلُونَ

" Hamd, gökleri ve yeri  yaratan,  karanlıkları ve nuru vareden Allah’a aittir. Sonra yine de kafirler Rablerine denk tutuyorlar." ( En'am : 1  )   
   
     
  Allah (c.c) bu ayette, gökleri ve yeri; karanlığı ve aydınlığı yarattığı için kendi nefsine hamdetmektedir.

“Hamd… Allah’adır.”

Hamd, sadece ve sadece Allah (c.c)’a aittir. Zira hamdı hakeden tek rab ve ilah sadece O’dur. Çünkü O, güzel isim ve sıfatların sahibidir, gökleri yaratmış, bu göklerin içinde güneş, ay, yıldızlar ve gezegenler varetmiştir, yine yerleri yaratmış, onu insanların rahat yaşayabileceği bir şekilde donatmış ve kullarına türlü türlü nimetler vermiştir. İşte bu sebeble O, hamdedilenlerden ve şükredilenlerden önce hamd ve şükrü haketmiştir.

Allah (c.c), kullarının kendisine nasıl hamdetmeleri gerektiğini öğretmek için bu ayette kendisini methetmiştir.

Hamd’in kelime manası; karşılık beklemeksizin, belli bir takım sıfatlardan dolayı bir varlığı övmektir.

Şeri manası ise; Allah (c.c)’ı noksan sıfatlardan ve mahlukata benzemekten uzak tutmak, O’nu herşeyden çok sevmek ve layık olduğu şekilde yüceltmek demektir.

Bu sebebledir ki hamd, şükürden çok daha geniş kapsamlıdır. Zira şükür; herhangi bir varlığa birşey karşılığında yapılan övgüdür. Hamd ise bir kimseyi belli sıfatları sebebiyle övmektir. Çünkü belli sıfatlara sahip olan bir kimse, bir tek sıfata sahip olan kimseden daha çok nimet veren ve bu sebeble de övülmeyi daha çok hakedendir.
Moderatöre Bildir   Logged

YA BÜTÜNÜYLE ÜSTÜNLÜK VE ŞEREF YÜCE OLAN AllahA KULLUK.. YADA TAMAMİYLA ALÇAKLIK VE MAHKÛMİYET OLAN AllahIN KULLARINA KULLUK ..DİLEYEN DİLEDİĞİNİ SEÇSİN..
"Mahvolan açık bir delilden dolayı mahvolsun kabul edende açık bir delilden dolayı kabul etsin"(Enfal: 42)
Sayfa: [1] Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
devrim günümüz mübarek olsun Üye Haber ve Duyuruları selvi 2 232 Son Mesaj 11 Şubat 2009, 17:03:22
Gönderen: garip
Müşahede İnsanı Kişisel Gelişim hamne 0 156 Son Mesaj 19 Ağustos 2009, 21:38:15
Gönderen: hamne
Evlilik İnsanı Allah'a Yaklaştırmalı.. İslam'da Aile Hayatı HÜR 1 147 Son Mesaj 03 Eylül 2009, 13:45:21
Gönderen: _uMuT_
Günümüz Tağutları Tevhidin Söylenmesine Neden İzin Veriyorlar Tevhid Ve Akaid hamza01 3 222 Son Mesaj 23 Mayıs 2010, 10:09:10
Gönderen: hamza01
Günümüz Dünyası Hakkında !!! Serbest Bölüm hamza01 1 195 Son Mesaj 26 Şubat 2010, 00:06:55
Gönderen: hamza01
! ! !Günümüz Tağutları Tevhidin Söylenmesine Neden İzin Veriyorlar ! ! ! İslami Hayat Tarzı hamza01 0 92 Son Mesaj 17 Nisan 2011, 12:21:31
Gönderen: hamza01
KABE İnsanı Mest Ediyor Serbest Bölüm _uMuT_ 0 93 Son Mesaj 16 Mayıs 2011, 21:11:50
Gönderen: _uMuT_