0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1] Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: Harama Bakmam....!  (Okunma Sayısı 438 defa)
HÜR
M@Z£UM HUS€YNİ
Tecrubeli üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 318


HEYHAT MİNEZİLLE


« : 30 Temmuz 2009, 10:20:08 »

Birinci Dünya Savaşında, gönüllü bir fedai alayı kurarak düşmanla kahramanca çarpışmış, dillere destan bir mücadele vermişti. Büyük başarılar elde etmişti. Ancak Ruslara esir düşmüştü.

Seneler sonra tutsaklıktan kurtulmayı başararak İstanbul'a geldiğinden 35 yaşlarındaydı.

İstanbul, İngiliz işgali altındaydı. Dönemin en tantanalı, Osmanlının can çekiştiği günlerdi. Bediüzzaman da cesur çıkışlarıyla, hamiyet-perver davranışlarıyla göze batmaktaydı.

O zaman geleneksel olarak her sene Kağıthane Şenlikleri düzenlenmekteydi. İşte bu şenliklere denk gelen bir gündü.

Haliç Köprüsünden Kağıthane'ye kadar, Haliç'in iki tarafında binlerce açık saçık Rum ve Ermeni kadınlar ve kızlar dizilmişti.

Bediüzzaman ilk Meclis milletvekillerinden Seyyid Taha ve Hacı İlyas'la birlikte bir kayığa binmiş, kadınların yanlarından geçmekteydiler.

Seyyid Taha ile Hacı İlyas, Bediüzzaman'ı, etraftaki "Kadın ve kızlara bakıyor mu, bakmıyor mu?" diyerek denemeye karar verdiler.

Nöbetle, gözlerini onun üzerinden ayırmadan izliyorlardı. Gidecekleri yere kadar gözetlemeye devam ettiler. Seyahat sonunda her ikisi de takdir ve hayranlıklarını şöyle itiraf ettiler Bediüzzaman'a:

- "Senin bu haline şaşırdık kaldık. Hiç etrafındaki kadın ve kızlara bakmadın! Seni tebrik ediyoruz."

Bediüzzaman şöyle cevap verdi:

- Evet, bakmadım ve bakmam da. Lüzumsuz, geçici, günahlı zevklerin sonu acı ve pişmanlıklarla doludur."
Moderatöre Bildir   Logged
hamne
Usta Üye
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 726



« Yanıtla #1 : 30 Temmuz 2009, 14:52:48 »

"Lüzumsuz, geçici, günahlı zevklerin sonu acı ve pişmanlıklarla doludur."
Allahrazıolsun...
Moderatöre Bildir   Logged

''Ne mutlu Hanne gibi adayanlara ünlem
Ne mutlu Meryem gibi adananlara ünlem
Ne mutlu Zekeriya (a.s) gibi bahçıvanlara ünlem
Ne mutlu Yahya ve İsa (a.s) gibi (manevi kurban) kurbanlara ünlem''
HÜR
M@Z£UM HUS€YNİ
Tecrubeli üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 318


HEYHAT MİNEZİLLE


« Yanıtla #2 : 30 Temmuz 2009, 15:12:28 »

"Lüzumsuz, geçici, günahlı zevklerin sonu acı ve pişmanlıklarla doludur."
Allahrazıolsun...
ecmain
Moderatöre Bildir   Logged
cürmümile
Bırakın savaşçı onuruyla ölelim!
Üstad Üye
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1018


Ümmetimin SUSKUNLUĞUNU Sana şikayet ediyorum...


« Yanıtla #3 : 10 Şubat 2010, 20:34:07 »

Evet, bakmadım ve bakmam da. Lüzumsuz, geçici, günahlı zevklerin sonu acı ve pişmanlıklarla doludur. Bizde bunu yapabilseydik ya ama biz Dünyaya bir kere geldik diye aldanıyoruz
Moderatöre Bildir   Logged

ALİ İMRAN 191. Onlar, ayakta dururken, otururken, yanları üzerine yatarken (her vakit) Allah’ı anarlar, göklerin ve yerin yaratılışı hakkında derin derin düşünürler (ve şöyle derler:) Rabbimiz! Sen bunu boşuna yaratmadın. Seni tesbih ederiz. Bizi cehennem azabından koru ünlem
hamne
Usta Üye
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 726



« Yanıtla #4 : 10 Nisan 2010, 18:38:37 »

İnsan nefsi, güzel şeylere bakmaya düşkündür. Göz kalbin elçisidir. Onun tarafından görevlendirilir. Güzel ve manzaralı bir şey bulmuşsa, memnuniyet duyar. Fakat göz çoğu defa, kalbin başına belâya sokar. Zira, öyle güzelleri haber verir ki, ne hepsini elde etmeye, ne de ayrılıklarına tahammüle kalbin gücü yeter…
Bakışlarını Allah’ın izni haricinde salıverenlerin hasretleri devamlı olur. Çünkü bakmak, sevgiyi doğurur ve kalp bir âlâkaya sahip olur. Sonra bu âlâka kuvvetlenir, vurgunluk derecesine varır. Ve kalbi kaplar. Göz bakmaya devam ettikçe vurgunluk hâli kalpten ayrılmayacak bir sevgi hâlini alır. Sonra bu aşırı sevgi, aşka döner ve çılgınlık hâlini alır. Artık kalp köle olmuştur ve lâyık olmayana kullak yapmaya başlar. Bütün bunlar bakmanın cinayetleridir.
Bir kral iken, şimdi bir esirdir O…
Kalp, düştüğü haller için, gözden dert yanar. Göz ise: “Ben senin memurundum. Bana görev veren sendin.”der.
Bütün bunlar. Allah’ın sevgi ve bağlılığından boş kalan kalplerin belâsıdır. Kalp, Allah’ı sevmek için yaratılmıştır. Bu yüzden, sevgilisi “O”, değilse kulluğu başkasınadır. İbn–i Cevzi
Göz kalbin perceresidir. Vucut sarayının dışarıya bakan penceresidir. Hafıza kamerasının merceği, beynin gözetleme kulesidir göz.
Her yaratık, Allah’ın insanlara yazdığı bir mektup kainat bir kitap veya şahane bir laboratuvar.ünlem Kur’anla kainat kitabı bütünleşir, bunlar birbirini şerh ve izah eder.
Göz bu iki kitap için yaratılmış,
Gözü yaratan, gözün nereye baktığını görmez mi?
İnsanı gözünden avladılar...Ve bu dünyanın en büyük suçlusu göz. En güzel şekilde süsleyen haramların bakıcısı göz.
Göz güzele aşıksa, gülde gülü yaratanı görmeli, böylece, mecazdan, hakikata geçer ve kurtulur.
 
Moderatöre Bildir   Logged

''Ne mutlu Hanne gibi adayanlara ünlem
Ne mutlu Meryem gibi adananlara ünlem
Ne mutlu Zekeriya (a.s) gibi bahçıvanlara ünlem
Ne mutlu Yahya ve İsa (a.s) gibi (manevi kurban) kurbanlara ünlem''
Sayfa: [1] Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
Harama Bakmanın Bize Kaybettirdikleri İslami Hayat Tarzı MERXAS 1 222 Son Mesaj 05 Mayıs 2010, 18:08:05
Gönderen: seleme
Harama bakmak unutkanlık verir Risale-i Nur'dan Damlalar MERXAS 0 172 Son Mesaj 27 Mayıs 2010, 07:14:30
Gönderen: MERXAS
Konuşmalarda helale harama titizlik göstermek İslami Hayat Tarzı MERXAS 0 150 Son Mesaj 16 Haziran 2010, 09:30:42
Gönderen: MERXAS
Şeytanın Zehirli Oku: Harama Bakmak İslami Hayat Tarzı SeYYaF 0 69 Son Mesaj 15 Haziran 2011, 10:55:02
Gönderen: SeYYaF