0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1] Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: Havf ve reca (korku ve ümit) arasında olmak” ne demektir?  (Okunma Sayısı 362 defa)
Sudamlasi
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 199


« : 24 Temmuz 2007, 13:14:36 »

“Havf ve reca (korku ve ümit) arasında olmak” ne demektir?



Havf:, “korku, korkutmak”, reca ise “emel, ümit, yalvarmak, dilek.” demektir. Sakin su, dalgalı deniz kadar güzel olamıyor. Rüzgârın esmesiyle sağa sola salınan dallar, sakin ağaçlardan daha hoş bir manzara sergiliyorlar. Rüzgârı göremiyoruz, eğer görebilseydik, onu da dalgalı bir deniz gibi seyredebilecektik.

Dalların âhenkli salınışları, rüzgârın o dalga dalga esişinin neticesi. İşte insan ruhu o dalgalı deniz, o salınan ağaç gibi. Melekler ise, sakin su, hareketsiz bitkiler gibi. İnsan ruhu imtihan rüzgârına mâruz. Ve insan kalbinde kararsızlık, değişkenlik hâkim.

İşte insan ruhundaki bu aralıksız değişme, bu fasılasız dalgalanma ona apayrı bir güzellik kazandırır. Onu meleklerin üstünde bir konuma çıkarır. O kalpte zıt renklerden tek bir kumaş dokunur. Celâl ve cemâl tecellileri o kalbi birlikte kemâle erdirirler. Kahır ve lütuf onda rıza olarak birleşirler.

İşte bu zıt tecelliler kalpte iki ayrı neticeyi birlikte doğurur: Havf ve reca.

Havf, tatlı bir korku: Allah’ın celâl, kibriya ve azameti karşısında haşyet duyma... Reca ise zevkli bir ümit: Onun lütuf, ihsan ve kereminden daima ümitvâr olma...

Dünya imtihanını kazanan insanlar, Allah’ın bütün sıfatlarına, fiillerine ve isimlerine birlikte inanırlar. Celâlî isimler, onların kalplerinde korku ve haşyet doğururken, cemâlî isimler gönüllerini ümitle, sürurla, sefayla doldurur...

Onlar, emir ve yasaklar denilen ikili bir imtihana tâbi tutulurlar. Karşılarına helâller ve haramlar çıkar, doğru ve yanlış arasında çoğu kez sıkışıp kalırlar. Hayırları işlemek amel-i salih, şerlerden kaçmak ise takvadır. Amel-i salih işlendikçe reca kapısı, takvada ilerlendikçe havf kapısı açılır. Her iki kapıdan da aynı neticeye erilir: Cennet.

Mü’min, hem ümit ve hem de korku içinde olmalıdır. Zira Allah hem Gaffar’dır, hem de Kahhar. Bağışlaması da vardır, kahrı ve perişan etmesi de.

Bize havf ve reca dersi veren bir hilkat tablosu:

Arzın merkezinde, magma bir ocak gibi durmadan yanıyor. Üstte güneş, alevlerini kilometrelerce öteye fırlatıyor. Ve nihayet, insanlar ve hayvanlar, denizler ve ormanlar varlıklarını bu iki ateş arasında devam ettiriyorlar.

İnsanın manevî terakkisi de iki ateş arasında sürüyor: Nefis ve Şeytan. Bu tablo karşısında insan şöyle düşünmeli: Madem ki bedenim, güneş ve magma arasında hayatını devam ettiriyor; ruhum, nefis ve şeytana rağmen hâlâ mü’min. O halde, Allah’ın rahmetinden ümit kesmek için hiçbir sebep yok. Ve madem ki, bu iki ateşten de bir an olsun başım sakin olamıyor, öyleyse azaptan emin olmam da akıl kârı değil...

Havf da reca da mü’minin sıfatlarıdır. Bundandır ki, hangisi ruhtan çekilse, küfür tehlikesi belirir. Havf etmeyen insan, isyan yolunu tutar, bu yolun sonunun ise küfre çıkma tehlikesi vardır. Recanın azalması da ümitsizliğe yol açar. Bu da sonu küfre çıkabilecek bir başka yoldur.

Kur’an-ı Kerim’de bir kısım âyetler, mü’mini Cennetle müjdelerken, bir kısmı da âsileri Cehennemle tehdit ediyor. Kalbin bir atıp bir sessiz kalması gibi, insanı bir havfa bir recaya sevk etmekle hoş bir âhenk meydana getiriyorlar.

Fatiha Kur’an-ı Kerim’in fihristesi, hülâsasıdır. Onda da havf ve reca dersi birlikte veriliyor.

“Hamd”de medih ve sena hâkim.
“Mâliki yevmiddin”, havf dersi verir.
“İbadet” recaya, “istiane” havfa işaret ederler.
“Sırat-ı müstakime hidayet talebi” recadır.
“Mağdup ve dallinden olma korkusu” havftır.

Fatiha’yı okuyan bir mü’minin ruhu, o hissetmese de, havf ve reca dalgaları arasında seyran eder.





Alaaddin Başar (Prof.Dr.)
Moderatöre Bildir   Logged

"Eğer Şu Fani Dünyada Beka İstiyorsan;
Beka Fenadan Geçiyor.
Nefs-i Emmare Cihetiyle Fena Bul ki
Baki Olasın"
mumin1
Tecrubeli üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 552


« Yanıtla #1 : 24 Temmuz 2007, 13:17:40 »

Allah razı olsun .
Moderatöre Bildir   Logged

Numan b. Beşir (r.a.)
Allah Resulü'nün (a.s.) şöyle buyurduğunu nakletmiştir: "Birbirlerini sevmekte, birbirlerine acımada, birbirlerine şefkât hususlarında müminlerin misali, vücut gibidir. O vücuttan bir organ hastalanınca vücudun diğer azaları, uykusuzluk ve ateşle ona katılmaya ç
Sudamlasi
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 199


« Yanıtla #2 : 28 Temmuz 2007, 14:39:49 »

Allah razı olsun .


Cumlemizden ....
Moderatöre Bildir   Logged

"Eğer Şu Fani Dünyada Beka İstiyorsan;
Beka Fenadan Geçiyor.
Nefs-i Emmare Cihetiyle Fena Bul ki
Baki Olasın"
tayfun
Tecrubeli üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 538



« Yanıtla #3 : 16 Ağustos 2007, 11:09:14 »

güzel paylaşım Allah razı olsun
Moderatöre Bildir   Logged



uyanmayı ölüm anına bırakmayın..ünlem

www.hurseda.net
mizgin_susa
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 196



WWW
« Yanıtla #4 : 16 Ağustos 2007, 13:13:28 »

PAYLAŞIMINDAN DOLAYI Allah RAZI OLSUN KARDEŞİM
Moderatöre Bildir   Logged

İSLAMIN GELİŞİ
        CİHADLA OLACAK
                KÜFRÜN BATIŞI
Sayfa: [1] Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
>>Selam Olsun Hep Ümit Taşıyanlara>> Şiir Pınarı Xerip 4 276 Son Mesaj 22 Mayıs 2008, 13:43:46
Gönderen: Xerip
Ya Reca- Sellu Aleyk Ya Resullullah Arapça Eserler vuslat 1 332 Son Mesaj 22 Ağustos 2008, 10:53:26
Gönderen: гüъεyyε
“Gül”ü seviyoruz çünkü O bizlere vahyi tebliğ etti...“GÜL” Yetimleri Adına... Hz.Muhammed (S.a.v) ÂmâK-ı HâYâL 1 183 Son Mesaj 31 Mayıs 2009, 18:53:07
Gönderen: yas gülü
Allah a karşı korku ve umut halinde olmak Tevhid Ve Akaid MERXAS 1 135 Son Mesaj 12 Ekim 2009, 09:49:45
Gönderen: kördüğüm
“”iki sevgliyi birbirine bağlayan evlilik gibi harika bir şey görülmemiştir.” İslam'da Aile Hayatı nur-yolcusu 0 217 Son Mesaj 10 Kasım 2009, 17:30:36
Gönderen: nur-yolcusu
ÜMİT VE KORKU Hadis-i Şerifler arab 0 114 Son Mesaj 20 Aralık 2009, 21:05:26
Gönderen: arab
Çocuklarda Korku Çocuk Eğitimi têkoşîn 0 138 Son Mesaj 19 Haziran 2010, 23:19:17
Gönderen: têkoşîn