0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1] Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: Her Direniş Bir Haykırıştır..  (Okunma Sayısı 385 defa)
hamne
Usta Üye
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 726



« : 18 Şubat 2009, 15:42:56 »


İnsanlık tarihinin başlangıcından günümüze kadar süregelen hak ve batıl mücadelesi serüveninde en çok mülahaza edilen kavramlardan biri “direniş” kavramıdır.

Direniş kavramına yükleyeceğimiz anlam elbette ki hak-batıl mücadelesi çerçevesinde Hak’ın Batıl karşısında vahiy kaynaklı olarak geliştirdiği onurlu bir karşı duruş anlatısına yönelik olacaktır.

Direniş olgusu çerçevesinde tarihten günümüze süregelen ve izah edilebilecek birçok direniş modeli ve yahut direniş hattı mevcuttur. Misal olarak sosyalist direniş, komünist direniş, faşist direniş, Kemalist direniş, sosyal, sınıfsal ya da ulusal direniş gibi birçok direniş modeline insanlık tarihinin sayfalarında tanık olmuşuzdur. Ancak, batıla teslimiyeti zillet olarak değerlendiren Müslümanların tercihi olan ve kabul görmüş direniş modeli İslami direniş modelidir. Batıl eksenli- batıl merkezli direnişler ise tamamen fesada dönüktür.

Her direniş modelinin özünde özgürlük esasına vurgu yapılır. Özgürlük vaadiyle insanlığı yok etmeyi hedefleyen direniş modellerinin vurgusu, esasen yanlışlar ve yalanlar üzerine kurgulanmış emperyal tuzaklara dönüktür. Ancak Allah’ın vazettiği değerleri yaşama, yaşatma ve yeryüzüne hâkim kılma mücadelesini verirken bu mücadeleye tahammül edemeyenlerin baskı ve saldırılarına karşı gerçekleştirilen direniş en anlamlı ve kutsal direniş modelidir.

İyinin kötüye, ezilenin ezene, merhametlinin acımasıza /merhametsize,  mazlumun zalime, sömürülenin sömürene karşı direnişi haklı gerekçeler barındırır.

Kölenin haksızlığa karşı hak ve özgürlük talebi de bu kabildendir.

Her direniş modelinde, reaktif ve rasyonel anlatılar yer alır. Olumsuz etkilere karşı tepki göstermek hem fıtridir, hem de sorumluluk duygusuyla ilgili bir durumdur. Yeryüzünde başlatılan sistematik kaos karşısında tahammülsüzlüğümüz artmıyorsa ve bu tahammülsüzlük insanı direnmeye, mücadeleye, direnişe sevk etmiyorsa şayet, bu durum sorumluluk duygusundan mahrum oluşun göstergesidir.

Teolojik olarak direniş kavramını incelediğimizde öneme haiz bir anlam kazandığı kanaatindeyim. Direniş tarihinin önderi olan Hz. İbrahim’in Nemrut’a ve Mağara Arkadaşları’nın Roma imparatoruna başkaldırması,  Hz. Musa’nın Firavun zulmüne karşı direnişi, Hz. Muhammed’in pagan düşüncelere karşı verdiği mücadele, Hz. Hüseyin’in Kerbela’daki muazzam vasıf taşıyan kıyamı ve daha birçok anlamlı mücadele ‘direniş’ kavramı için teolojik çıkarımlarda bulunmamızda yardımcı olacaktır.

Bütün bu saydığım direniş örnekleri İslami direniş örnekleridir. Ve her şeyden evvel rasyoneldir. Olmaması gerekene karşı en olması gereken insani bir görevdir. Bu anlamda İslami direniş istikametinde geliştirilen her direniş bir destandır. İslamı yeryüzüne hâkim kılma yöntemi olarak direniş, kanaatimce hakikati haykırmanın sembolüdür.

Mü’minin iman etmiş olduğu değerler için hayatının her anında pratize ettiği direniş, erdemli ve onurlu bir direnişi sembolize etmektedir. Evvelden iblise karşı direnmeye söz vermiş olan insanın, her mukavemeti bir inzar değeri taşır.

Her direnişçi aynı zamanda bir münzirdir. Tağutun tuğyanına karşı direnenin inzarı, elbette ki ihtiyar-ı külfete tabidir. Zalimin zulmüne direnmenin sıkıntıyı ve külfeti getireceği muhakkaktır. Zira direnmenin mantıki tanımında yer alan ihtiyat kavramına binaen her direnişçi aynı zamanda ihtiyatlı bir duruşun temsilcisidir, diyebiliriz. İhtiyatkâr olanın direnişi, takdir edilir bir eylemdir. Çünkü geleceği hesap ederek, dikkat ve tedbir eşliğindeki direnmenin zafer getireceği herkesin malumudur.

Direniş, onurlu ve şerefli yaşamayı seçmenin genel anlatısıdır. Direniş,  hâkim(beşeri) güçlere ve firavun beyin-li-lere teslim olunamayacağı bilgisini ifade eder. Emperyalist dile verilen en mantıklı yanıttır, direniş.

Direniş, birbirinden tamamen ayrılmış bulunan hak ve batıl mücadelesinde hak’ın safında olduğunu haykırmaktır.

Direniş, imanın manevi olarak vücuda kazandırdığı direnci âleme ilan etmektir.

Direniş, hayattan tecrit edilenin yaşama tutunma, yaşayabilme serüvenidir. Direniş, yaşayabilmektir. Acılar ve zorluklar eşliğinde direnenin ölümü kazanç getirecektir.

Direniş, şeytanlaşmış bedenlerin tasallutundan kurtulmak için istiane ve istiaze etmenin adıdır. Kovulmuş olan şeytanın şerrinden Allah’a sığınarak yardım talebinde bulunan direnişçi, şeytanileşmiş bedenlerin veya şeytanın ordularının imha politikalarına karşı her zaman dirençli olduğunu göstermeye azmetmelidir.

Her direnişçi,  tarihten günümüze değin tekerrür eden imha projelerinin izole edilmesi için direnişiyle, mücadele mantığını ihya edebilmelidir.

Direniş, mukaddesatçı ruhların, profan oluşumlara karşılık icra kuvvetini duyurma çabasıdır.

Direniş, kâinat düzeninde fesat çıkaranlara karşı başlatılmış ıslahat ve inkılâp hareketidir.

Direniş, bağımsızlığa giden kapıdır. Her direnişin öncesinde bir infial, sonrasında bir ihtar vardır. Esasen her direniş bir ihtar anlamı da taşır. Allah’ın muhkem ayetleriyle,  haddi bildirme anlamında her direnişte fesatçılar ve toplum düzeninde bozgunculuk çıkaranlar ikaz edilir.

Dünya hayatını ahiret hayatı karşılığında satanların, hidayet karşısında sapıklığı satın alanlara karşı verdiği ve vereceği her mücadelede galip olacak taraf hiç şüphesiz hidayet ehlidir. Lanetli kavmin yeryüzünü zulümata- karanlıklara boğma emelleri netice getirmeyecektir.

“Şu kendilerine kitaptan bir pay verdiklerimizi görmüyor musun? Bunlar sapıklığı satın alıyorlar ve sizin de yoldan çıkmanızı istiyorlar. Allah düşmanlarınızı çok iyi biliyor. O vekil ve yardım edici olarak size yeter.” (Nisa;44–45)

Bugün, bütün dünyanın gözü önünde, Filistin topraklarında, Gazze’de yaşanan ve canlı olarak izlediğimiz vahşet Ashabı-ı Uhdud’un zulmüne karşı, yanarak direnen müminleri hatırlatıyor bizlere. Siyonist çetenin yaktığı - yıktığı Gazze’den yükselen feryatlar ve çığlıklar ile Ashab-ı Uhdud zulmüne direnenlerin feryat ve çığlıkları aynı.  Evet, bu haykırışları duyan Yüce Allah’ın,  zalimleri atacağı sonsuz cehennem ateşi daha yakıcı, çetin ve daha elem verici değil midir?

Bugün Gazze’yi ablukaya alıp hendek sahiplerinin yaptıklarının aynısını Gazze’deki inananlara reva gören, kuvveti üstün tutan zihniyet; asli kuvvetin Hak ve hakikat olduğunu göremeyecek kadar kör, bu haykırışları işitemeyecek kadar sağırdır.

Rabbim inananları kör, sağır ve yüreksiz güruhun şerrinden muhafaza eylesin


Necmiye İkra
Moderatöre Bildir   Logged

''Ne mutlu Hanne gibi adayanlara ünlem
Ne mutlu Meryem gibi adananlara ünlem
Ne mutlu Zekeriya (a.s) gibi bahçıvanlara ünlem
Ne mutlu Yahya ve İsa (a.s) gibi (manevi kurban) kurbanlara ünlem''
__YaZ_yAğMuRu__
Üstad Üye
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1815



« Yanıtla #1 : 18 Şubat 2009, 16:38:10 »

Direniş, birbirinden tamamen ayrılmış bulunan hak ve batıl mücadelesinde hak’ın safında olduğunu haykırmaktır.

Direniş, imanın manevi olarak vücuda kazandırdığı direnci âleme ilan etmektir.
Rabbim inananları kör, sağır ve yüreksiz güruhun şerrinden muhafaza eylesin.
  AMİN
     
Allah razı olsun kardeşim .Paylaşımın çok güzel .Ellerine sağlık..
Moderatöre Bildir   Logged

Ey Şehadet ünlem
    Bilsem ki ne zaman denk gelecek o gelişin..
    Gelin gibi hazırlanır, güzelce süslenirdim.

             
http://www.vuslatsevdasi.com/forum/tefsir_dersleri-b199.0/
harras
Mücadeleci::.
Üstad Üye
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1904


Bir Seher Daha Ya Rab Bir Vuslat Daha Ya Rab...


WWW
« Yanıtla #2 : 18 Şubat 2009, 21:35:49 »

Direniş, mukaddesatçı ruhların, profan oluşumlara karşılık icra kuvvetini duyurma çabasıdır.

Direniş, kâinat düzeninde fesat çıkaranlara karşı başlatılmış ıslahat ve inkılâp hareketidir.

Allah razı olsun kardesim selam ve dua ile...
Moderatöre Bildir   Logged

<a href="http://cagritv.com.tr/bannerler/ctv-468x60.swf" target="_blank">http://cagritv.com.tr/bannerler/ctv-468x60.swf</a>
“Güzel ahlak, senin Allah'dan başka bir maksadının olmamasıdır.” (Ebu Said El-Harras)
hamne
Usta Üye
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 726



« Yanıtla #3 : 18 Şubat 2009, 23:52:20 »

Direniş, onurlu ve şerefli yaşamayı seçmenin genel anlatısıdır
Direniş, hayattan tecrit edilenin yaşama tutunma, yaşayabilme serüvenidir.
Direniş, bağımsızlığa giden kapıdır
Her direnişin öncesinde bir infial, sonrasında bir ihtar vardır...ünlem....



Allah hepimizden razı olsun....
Moderatöre Bildir   Logged

''Ne mutlu Hanne gibi adayanlara ünlem
Ne mutlu Meryem gibi adananlara ünlem
Ne mutlu Zekeriya (a.s) gibi bahçıvanlara ünlem
Ne mutlu Yahya ve İsa (a.s) gibi (manevi kurban) kurbanlara ünlem''
Sayfa: [1] Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
Siyonist Vahşeti Direniş Durdurabilir Filistin Özel kuranehli 1 133 Son Mesaj 07 Ocak 2009, 23:16:16
Gönderen: __YaZ_yAğMuRu__
Olmert, hezimetini ilan ederken direniş ise zaferini ilan etti.. Filistin Özel __YaZ_yAğMuRu__ 1 135 Son Mesaj 18 Ocak 2009, 10:13:49
Gönderen: _uMuT_
Hamas: İşgal sürdükçe direniş de sürecek Filistin Özel _uMuT_ 1 124 Son Mesaj 18 Ocak 2009, 12:07:07
Gönderen: __YaZ_yAğMuRu__
DIRENIŞ SULARINDA... Şiir Pınarı emheydd 4 343 Son Mesaj 02 Mart 2009, 22:02:15
Gönderen: seriyye
''Direniş Her Filistinlinin İlkesidir'' Filistin Özel musabbinumeyr29 0 148 Son Mesaj 16 Ocak 2010, 18:36:48
Gönderen: musabbinumeyr29
Kıyam ne Zaman ? Türkçe Eserler Âl-i İmran 3 538 Son Mesaj 08 Mayıs 2011, 11:48:10
Gönderen: alina
Bu Yıl Başörtülülerin Direniş Yılıdır Serbest Bölüm _uMuT_ 0 76 Son Mesaj 05 Temmuz 2011, 18:11:21
Gönderen: _uMuT_