0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1] Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: Hoca aynı yerde, ya diğerleri?  (Okunma Sayısı 137 defa)
Şehid Renginde
Fî Sebilillâh
Usta Üye
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 788


Birgün gelir kavuşuruz.."özgürlüğün gölgesinde.."


« : 15 Eylül 2010, 13:25:09 »

Hafta içinde Anadolu Gençlik derneğinin iftarındaydım.
Erbakan Hocayı ilk defa canlı olarak dinledim. Siyaseti takip eden biri olarak –arşivleri de göz önüne alarak- Hoca’nın kırk yıllık siyasi çizgisinde pek bir değişim yaşanmadığını söyleyebilirim.

Yine dünyayı sömüren siyonist sermayeden ve masonlardan söz etti.

Yine dünyayı bir ahtapot gibi saran faizci kapitalist düzenin yıkılacağından söz etti.  Yine “Milli Görüş”ün tek kurtuluş yolu olduğunu söyledi, Ak Partiye ve Erdoğan’a yüklendi.

Yine Müslümanların birliğinin önemini, İslam kültürünün yüceliğini vurguladı.

Yine heyecanlı, coşkulu ve azimliydi.

Önemli şeylere vurgu yaptı Hoca. Sanılanın aksine hesabı kuvvetli, mantığı canlıydı.   “Mübarek İstanbul” derken İstanbul’u mübarek yapan unsurun Eyüp Sultan olduğunu özenle belirtti. Peygamber Aleyhissalatu vesselamın Medine’ye hicret ettiğinde Eba Eyyub el Ensari’nin evinde kaldığını hatırlattıktan sonra esas vurucu cümlesini söyledi: “Ebu Eyyub’un evi İslam devletinin ilan edildiği evdir.”

Sağlam ve tutarlı bir mantık örgüsü içinde izah etti önceliklerini.

Dediğim gibi Erbakan Hoca, aynı yerde, aynı şeyleri söylüyor.

70’te ve 80’de yargılandı, dört defa partisi kapatıldı.

Hoca her seferinde ayağa kalkmayı bildi.

Şimdi gelelim gündemde tartışılan konuya. Son yaşananları Hocaya karşı bir son hamle olarak görüyorum.

İsterseniz biraz geriye gidelim ve hızlıca adım adım takip edelim. 28 Şubat süreci büyük oranda Erbakan’ı hedef aldı. Partiyi kapattılar; ama bu yetmedi ve “kayıp trilyon” davalarıyla Hocayı kımıldayamaz hale getirdiler. Siyasi yasak getirerek onu silmek istediler.

Fazilet Partisi kapatıldığında bir grup, ayrılıp Ak Partiyi kurdu.

Erbakan’ın siyasi görüşü ise Saadet Partisi ile devam etti.

Saadet Partisi seçimlerde pek bir varlık gösteremedi. Erbakan Hocanın ise İslam dünyasında popülaritesi devam ediyordu.

Tayyip Erdoğan’ın israil’e karşı sert çıkışlarında, toparlanan Saadet Partisi tabanını yanına çekme çabasının bulunduğu iddia edildi kimi çevrelerde.

Milli Görüş gençliğinde bir kıpırdanma vardı.

Bu arada Saadet Partisi’nde de yenilenmeden söz edilmeye başlandı.

Saadet’e oy vermeyeceği kesin olan bazı yazarlar Numan Kurtulmuş ismini ön plana çıkardılar.

İçerde ne pazarlıklar yaşandı bilmiyoruz; ama neticede Kurtulmuş, Saadet Partisi genel başkanı oldu.

Hocanın ve “Ak saçlılar”ın hâkimiyetlerini devam ettirdikleri bir Saadet Partisi, tehlike arz etmeye devam ediyordu yine de.

Numan Kurtulmuş’a “Liderliğini göster” şeklinde çağrılar yapıldı basında.

“Erbakan’dan kurtul!” diyorlardı.

Milli Görüş partisi, Milli Görüş’ün kurucusundan kurtulmalıydı. Ancak o şekilde gelişmeye müsait hale gelebilirdi.

Ancak ortada bir gariplik vardı. Erbakan Hoca nevi şahsına münhasır bir liderdi ve Saadet Partisi Erbakan’la bir değer ifade ediyordu. Erbakan’ın görüşlerinin olmadığı bir Saadet Partisinin Ak Partiden ne farkı olacaktı? Bir farkı yoksa neden farklı bir parti çatısı altında örgütlenmeye gerek duyuluyordu?

Ama plan devreye sokuldu.

Saadet Partisinin yöneticileri açıkça olmasa da Erbakan’dan kurtulmaları gerektiğini söylemeye başladılar.

Erbakan’ın çocuklarını ve çocuklarının saçma sapan açıklamalarını –hiç alakası yokken- esas meseleyi örtmekte kullandılar. Erbakan, düşünce ve misyon olarak tasfiye ediliyordu ve buna ses çıkarmaması isteniyordu.

Numan Kurtulmuş ve çevresindeki birçok kişi bu tasfiyenin faydalı olacağına inandırılmış gibi. Belki de bunun daha hayırlı olduğunu düşünüyorlardır.  Parti ölçeğinde bir anlam ifade etse de esas proje gözden kaçtığı için bu işte bir yanlışlık var. Son yaşananlar, 28 Şubat’ın Erbakan’ı bitirmeye yönelik projesinin son hamlesidir. Onu kendi partisi içinden vurarak çökertmeyi planlıyorlar.

Parti yöneticilerinin niyeti farklı olabilir; ama Hocayı tasfiye planında sadece figüran rolü verilmiş kendilerine.

Hocanın ise pes etmeye hiç niyeti yok.

Hasan Sabaz // doğruhaber
Moderatöre Bildir   Logged

" Anne!
Boyum tamamdır.
Artık Şehid olabilirim.
Dünya benim neyime. . "
Sayfa: [1] Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
Allah üç şeyi üç yerde gizlemiştir: İslami Hayat Tarzı intifada 0 199 Son Mesaj 06 Ocak 2008, 21:55:35
Gönderen: intifada
iran 140 uçağı aynı havalandırdı Dünyadan Haberler _uMuT_ 0 158 Son Mesaj 24 Nisan 2009, 09:10:11
Gönderen: _uMuT_
Faşizm her yerde, sen neredesin ? Düşünce yazıları/Makaleler dıkli 0 115 Son Mesaj 13 Temmuz 2009, 17:31:40
Gönderen: dıkli
aynı dönemde 2 peygamber İstek, Öneri ve Şikayetleriniz cebelinur 7 467 Son Mesaj 06 Kasım 2009, 15:33:53
Gönderen: kuranehli
Dua aynı dua, amaokuyan ağız... Dua penceresi MERXAS 1 230 Son Mesaj 16 Şubat 2010, 13:05:44
Gönderen: cürmümile
Aynı dili konuşanlar değil aynı duyguları paylaşanlar anlaşabilirler (Mevlana) Kişisel Gelişim cebelinur 1 184 Son Mesaj 01 Ekim 2010, 16:22:35
Gönderen: гüъεyyε
Gül Ailesi’yle aynı düşünmüyorum Düşünce yazıları/Makaleler yedibeyza 3 169 Son Mesaj 12 Kasım 2010, 13:43:53
Gönderen: yedibeyza