Nar-ı Zehra
Onur Üye
 
Puan: 55
Offline
Mesaj Sayısı: 1165
Ümmetin SusKunLuğuna "€di ߀s€" Diyoruz..!!
|
 |
« : 09 Şubat 2010, 20:06:03 » |
|
Katsayı uygulaması konusunda Danıştay'ın verdiği yürütmeyi durdurma kararına tepki gösteren İnsani Hak ve Hürriyetler Derneği (HÜR DER) sekreteri ve İmam Hatip Lisesi Okul Alile Başkanı İbrahim Gökdemir, Kafes ve Balyoz eylem planlarının işlemeye devam ettiğini söyledi.
DİYARBAKIR - YÖK, üniversiteye girişte düz liselilerle meslek liseliler arasındaki katsayı eşitsizliğini giderme çabasında yine Danıştay engeline takıldı. Danıştay 8. Dairesi, yine İstanbul Barosu’nun başvurusu üzerine, YÖK’ün üniversiteye girişte farklı katsayı uygulanmasına ilişkin 17 Aralık 2009 tarihli kararının yürütmesini oy birliğiyle durdurdu.
Bunun üzerine bir açıklama yapan İnsani Hak ve Hürriyetler Derneği (HÜR DER) sekreteri ve İmam Hatip Lisesi Okul Alile Başkanı İbrahim Gökdemir, “Danıştay 8.Dairesi kara bir leke olarak tarihe kaydedilecek bir hukuk skandalı kararına imza atmıştır. Danıştay bu kararla, açıkça yargıyı milletin alın teriyle toplanan vergilerle oluşturulan kurumlarda millete zulmederek halka karşı yetkilerini silah olarak kullanmaktadır.” dedi.
Kritik Dönemler Faşizan Ruhlu İnsanlar Tarafından İstismar Ediliyor
Gökdemir sözlerini şöyle sürdürdü: “Ülkemizin zor dönemlerden geçtiği, bu kritik dönemlerin bir takım faşizan ruhlu insanlar tarafından her zaman istismar edildiğinin farkındayız. Çünkü bir avuç azınlığın, yönetim erkini elinde tuttuğunu, ne zaman hegemonyalarına son verecek, ket vuracak demokratik açılımlar ve uygulamalar yapılmaya çalışılsa; Yargı, Yürütme, Yasama birimleri ile karşı karşıya gelmekteyiz. Demokrasiden dem vurup da demokratik olmayan kararı durdurulması talebine evet oyu verenleri de bu millet unutmayacaktır.”
Hukuk ve İstanbul Barosunun Yüz Karası
Sözde hukukçu olan ve darbelere çanak tutan İstanbul Barosunun halktan saklanarak gizli bir şekilde Danıştay’a başvurmasını “hukuk ve İstanbul barosunun yüz karası” olarak değerlendiren Gökdemir, İstanbul Barosunun iflas etmiş ideolojik sapkınlıkların militan yuvası haline geldiğini bir kes daha görüldüğünü söyledi. Gökdemir, “Baronun Hukuk ve insan hakları alanında yaşanan sıkıntılara hiçbir çözüm önerisi getirememiş olması, Ergenekon ve cuntaların milletin mukaddesatlarına saldırdığı bir dönemde piyasada boy göstermeleri manidardır.” diye konuştu.
Danıştay İdeolojik Davranıyor
“Sabih Kanatoğlu’nun Siyasallaşan İstanbul Barosu ve Danıştay’ın önceden birlikte tasarladıkları izlenimi veren bu karar ve gelişim aşaması bizleri halen derin devletin nelere kadir olduğu toplumu nasıl gerdirme çabası planını uygulamaya koyduğunu düşündürmektedir.” diyen Gökdemir, Danıştay’ın da sözde hukuk adına alınan bu kararların, adama- ideolojiye göre muamele, çifte standart uyguladığını bir kez daha gösterdiğini söyledi. Gökdemir, “Bu kararı ile son günlerde hukukun siyasallaştığını özelikle Ergenekon yapılanmasında hukuk sistemimizin anlayışının geldiği nokta bakımından oldukça düşündürücü ve üzüntü vericidir.” diye konuştu.
Bir Milyondan Fazla Öğrencilerimiz Hedef Alındı
Gökdemir, ülke sorunlarının had safhada olduğunu, toplumun tüm kesimlerinin adeta kendini gözden geçirip değiştirdiği ve daha özgürlükçü bir ortam oluşturmak için herkesin elinden geleni yapmaya çalıştığı bir dönemde Danıştay 8. Dairesi’nin kararına bir anlam vermenin mümkün olmadığını söyledi. Bu siyası kararla bir milyondan fazla öğrencilerinin psikolojik morallerini bozmak için hedeflendiğini ifade eden Gökdemir, “öğrencilerimizin akıtacağı her damla gözyaşı, Mahkeme-i Kübra da mazlumun zalimden hakkını alacağı gün, zalimin zulmünden daha şiddetli olacaktır.” dedi.
Hükümet 7 Yıldır Kamuoyu Desteğine Rağmen Muktedir Olamadı
Hükümetin; tüm yargı sistemini baştan aşağı düzeltip halk iradesine dayalı yeni bir anayasa ile istediği gibi çelişkili kararlar verebilen yargı mensuplarının hesap verecek düzenlemeler yapması gerektiğini ifade eden Gökdemir, Hükümet’in tepesine dikilen kapatma sopasıyla yapılan zulümleri görmezden gelmemesi gerektiğini söyledi. Gökdemir, “Ak Parti Hükümeti bütün inisiyatifine rağmen; ne yazık ki; iktidar olup, salt çoğunlunu elde etmesine rağmen pasif ve uzlaşmacı varlığıyla, kalıcı ve yasal yollarla değil, günübirlik kurumlar üzerinden bir ileri iki geri mantığı ile 7 yıldır kamuoyu desteğine rağmen, ne yazık ki muktedir olamamıştır.” diye konuştu.
AK Parti Demokratik Açılımda Müslüman Halkımıza Duyarsız Kaldı
Gökdemir, Ak Parti Demokratik açılım adı altında dağdaki insanlara, Alevilere ve hatta Romen Çingenelere gösterdiği duyarlılığı insan hak ve hürriyetler alanında kalıcı yasal anlamda Müslüman halka göstermediğini söyledi. Gökdemir sözlerini şöyle sürdürdü: “Biz inanan insanlar olarak umudumuzu hiç kaybetmedik. Zulmün ve zalimin bir gün yerini adalete, hukuka, insan haklarına, eşitliğe bırakacağına inancımız tamdır. Ancak zaman göstermiştir ki; mücadelemizin başından bu yana değişen bir şey olmamıştır. Genelde insan hak ve hürriyetleri özelde ise katsayı ve başörtü üzerindeki baskı ve ayrımcılık hem açık bir şekilde bir şekilde devam etmektedir.”
Bütün STK’lara seslenen Gökdemir, bu sorumluluğu en derinden hisseden ve taşıyan insanlar olarak; bıçağın kemiğe dayandığını, milletin sesine ve duyarlılığına tercüman olup, hükümet ve kamuoyu nezdinde topyekûn bir şekilde sivil tepkilerini acilen meydanlarda vermeye davet etti. (M. Salih Keskin – İLKHA)
|