0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1] Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: Hüzün Yılı (M.620)  (Okunma Sayısı 196 defa)
ÂmâK-ı HâYâL
. . . Lâ €dri . . .
Usta Üye
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 986


/ Kâlb-i Hâmuş /


« : 10 Haziran 2009, 09:50:49 »

Üst üste gelen acı hadiselerin ilki, Hz. Peygamber'in dört yaşındaki en büyük oğlu Kasım'ın vefatı oldu
Allah Resulü çok müteessir olmuştu.Oğlunun cenazesini taşırken karşıda duran Kuaykıan dağına ; "Ey dağ! Benim başıma gelen şey, senin başına gelseydi, dayanamaz yıkılırdın.", demesi bu derin teessürünün bir ifadesidir. Henüz Kasım'ın vefatının hüznü dağılmadan Allah Resulü , diğer oğlu Abdullah'ı da kaybetti. Bu acı hadiseler sebebiyle Allah Resulü ve Müslümanların kalpleri kan ağlarken, müşrikler taziye etmek şöyle dursun, sevinçlerinden ne yapacaklarını şaşırıyorlardı. Hatta içlerinden Ebu Cehil ve As b. Vail işi daha ileri götürerek: " Artık Muhammed ebterdir, nesli kesilmiştir.", diye alay edecek kadar küstahlaşmışlardı.

Bu lakaba oldukça alınan Allah Resulü'nü teskin etmek üzere, Allah(cc) Kevser süresini inzal buyurmuştur. " Doğrusu, biz sana kevseri ihsan etmişizdir. Öyle ise Rabbin için namaz kıl, kurban kes. Asıl ebter, şüphesiz seni kötüleyendir."

Bir müddet sonra amcası Ebu Talib hastalandı. Artık ölüm döşeğinde idi. Allah Resulü bir yandan kendisini korumak uğruna herşeyini feda eden çok sevdiği amcasını kaybedeceğine üzülürken, bir yandan da Kelime-i Şahadet getirerek Müslüman olmasını istiyordu.Bu sebeple O hastalığı boyunca amcasının yanında pervane olmuş defaatle Kelime-i Şehadete çağırarak; " Ey amcacım, gel sen 'La ilahe illAllah'de de ,onunla sana ahirette şefaat edebileyim ", teklifinde bulunmuştu.

Amcası bu teklife : " VAllahi benden sonra sana ve atalarının oğluna, çok yaşlanmaktan dolayı bunaklık atfetmeleri korkusu olmasaydı. İstediğin şeyi söyleyip sana tabi olurdum. Kureyş, o istediğin sözü, ölümden korkarak söylediğimi zannedecekleri için söylemeyeceğim." dedi. Allah Resulü'nün ; " Ey amca, şunu bilmelisin ki ,Allah tarafından alıkonuluncaya kadar, senin affedilmeni isteyip duracağım." sözleriyle mukabele etmesi üzerine Allah (cc) Resulünün şahsında mü'minlere şu ölçüyü inzal etti ; " Hakikat sen ,her sevdiğin kişiye hidayete erdiremezsin. Fakat Alla'tır ki , kimi dilerse ona hidayet verir ve O hidayete erecekleri daha iyi bilendir." ( kassas,56 / Tevbe,113 )

Ebu Talib'in vefatından üç gün gibi kısa bir süre sonra da, hanımı Hz. Hatice'yi kaybetti.Teslimiyeti, itaati muhabbet ve merhametiyle Allah Resulü'nün kalbinde taht kuran Hz.Hatice'yi kaybetmek,Allah Resulünü derin bir teessüre boğdu.Ona karşı müstesna bir sevgisi vardı.En büyük destek ve tesellicisi idi.Vefatından sonra dahi onu hiçbir zaman unutmadı ve rahmetle andı. Öyle ki Hz. Aişe, hayatta olmadığı halde en çok Hz.Hatice'yi kıskandığını itiraf etmiştir.

Allah Resulü'nün şu sözü onun Allah katında ve mü'minlerin gönlünde ne kadar ulvi bir yeri olduğuna delalet eder: " Kendi zamanındaki kadınların hayırlısı İmran kızı Meryem idi. Bu ümmetin kadınlarının hayırlısı da Hatice'dir." Doğmadan önce babasını,altı yaşında iken annesini kaybederek öksüz ve yetim kalan Allah Resulü, amcasını ve hanımını kaybetmekle belki de ikinci kez öksüz ve yetim kalmıştı. Yüklendiği bu çile ve hüzün dolu hadiselerden ötürü bu yıla " HÜZÜN YILI " denmiştir.

İnsanlığı hakka ve hakikata sevkedip dünya ve ahiret saadetlerini sağlamak üzere Allah Teâlâ tarafından gönderilen peygamberlerin sonuncusu ve alemlerin rahmeti olan Peygamber Efendimiz, genellikle kabul edildiğine göre 20 Nisan (12 Rabiulevvel) 571 Pazartesi günü Mekke'de doğdu. İslâm tarihi kaynakları, Hz. Peygamber'in nesebi ta Hz. Adem'e kadar sıralanan Şecere tabloları ile belirlemişlerdir. Bu kaynaklarda Hz. Peygamber'in yirminci göbekten atası olan Adnan'a kadar ittifak edilmiş, ancak Adnan'dan sonra verilen isimlerde bazı farklılıklar ortaya çıkmıştır. Ama O'nun Hz. İbrahim'in oğlu Hz. İsmail soyundan olduğunda şüphe yoktur. Buna göre Adnan'a kadar Rasûlullah'ın şeceresi şöylece sıralanır: Muhammed b. Abdullah b. Abdülmuttalib b. Hâşim b. Abdümenâf b. Kusayy b. Kilâb b. Mürre b. Ka'b b. Lüeyy b. Gâlib b. Fihr b. Mâlik b. En-Nadr b. Kinâne b. Huzeyme b. Müdrike b. İlyas b. Mudar b. Nizâr b. Me'add b. Adnan.
Moderatöre Bildir   Logged

Özlemek, AşK'ın Manası.. Özlenilmek, Makamıdır
MERXAS
MERXAS
Site Yöneticisi
*****
Online Online

Mesaj Sayısı: 5916


RABBİM BİZİ KENDİNE DOST SEÇİNCEYE KADAR YAŞAT


« Yanıtla #1 : 10 Haziran 2009, 09:53:49 »

her bu bolumu okudukca insanın ici urperiyor eger bizim basımıza bole bidurum gelseydi diye dusundugum cok olmustur 'suphesiz Allah bizim kaldıramayacagımız yuku bize yuklemez''Allah razı olsun  Cry
Moderatöre Bildir   Logged

GİDENLER HÜSEYNİ İŞ YAPMIŞTIR KALANLAR ZEYNEBİ İŞ YAPMALIDIR YAPMAYANLAR YEZİDİDİR....
ÂmâK-ı HâYâL
. . . Lâ €dri . . .
Usta Üye
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 986


/ Kâlb-i Hâmuş /


« Yanıtla #2 : 11 Haziran 2009, 20:47:48 »

Rabbim cümlemizden razı olsun inş. Sad
Moderatöre Bildir   Logged

Özlemek, AşK'ın Manası.. Özlenilmek, Makamıdır
Sayfa: [1] Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
Rehber’in 2008 Yılı Hacc Mesajı(İŞTE LİDER) Dünyadan Haberler Ehlibeyt 0 232 Son Mesaj 29 Aralık 2008, 13:48:05
Gönderen: Ehlibeyt
TAŞINDI: Rehber’in 2008 Yılı Hacc Mesajı(İŞTE LİDER) Düşünce yazıları/Makaleler vuslat 0 205 Son Mesaj 29 Aralık 2008, 13:57:42
Gönderen: vuslat
1941 yılı Kabe.... Resimler ve flashlar cebelinur 3 340 Son Mesaj 12 Haziran 2009, 20:29:19
Gönderen: YÜKSEKOVA
2010 Yılı Umre Kayıtları Başladı Dünyadan Haberler musabbinumeyr29 0 158 Son Mesaj 20 Ocak 2010, 07:42:16
Gönderen: musabbinumeyr29
Bu Şiirde Hüzün Yok.. Şiir Pınarı Mahya 1 256 Son Mesaj 27 Şubat 2010, 23:23:48
Gönderen: гüъεyyε
SADECE HÜZÜN... Ehl-i Beyt MERXAS 0 149 Son Mesaj 10 Mart 2010, 17:06:55
Gönderen: MERXAS
HAZAN=HÜZÜN VAKTİ Düşünce yazıları/Makaleler Âl-i İmran 0 106 Son Mesaj 29 Ekim 2010, 16:56:01
Gönderen: Âl-i İmran