0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1] Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: Hz. Ebubekir’in Halid b. Velid ve Beraberindekilere Cihad Hakkında Mektup Gönder  (Okunma Sayısı 304 defa)
haznevi
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 36


« : 06 Ocak 2008, 21:19:27 »

Hz. Ebubekir’in Halid b. Velid ve Beraberindekilere Cihad Hakkında Mektup Göndermesi


- Hz. Ebubekir Yemâme savaşını bitirdikten sonra henüz orada bulunan Halid b. Velid’e şu mektubu yazmıştır: “Allah’ın kulu ve Rasûlünün halifesi Ebubekir’den Velid’in oğlu Halid’e onun beraberinde bulunan Muhacir, Ensar ve onlara iyilik üzerine tâbi olanlara! selam sizlerin üzerine olsun! Ben, şahitliğiniz altında, kendisinden başka ilah olmayan Allah’a hamdederim. Hamd, va’dini yerine getirerek kuluna yardım etmiş olan, kendisini dost edinenleri aziz, düşmanlarını ise zelil edip bütün gruplara karşı tek başına gâlip gelen Allah Teâlâ’ya mahsustur. O, kendisinden başka ilahın olmadığı Allah Teâlâ Kur’anda şöyle buyuruyor: “Allah sizden iman edip, sâlih amellerde bulunanlara (şunu) va’detmiştir: Onlardan öncekileri nasıl iktidar sahibi kıldı ise onları da yeryüzünde iktidar sahibi kılacaktır. Kendileri için beğendiği dinlerini (İslâm’ı yeryüzünde) sâbit kılıp sağlamlaştıracaktır. Onları korkularından sonra güvenliğe kavuşturacaktır. (Çünkü onlar sadece bana ibadet eder ve bana hiç bir şeyi ortak koşmazlar. Kim bundan sonra küfre saparsa işte onlar fâsıkların tâ kendisidirler”. (Nûr: 24/55). Bu Allah’ın, kendisinde şek ve şüphe bulunmayan ve kesinlikle dönmeyeceği va’didir. Allah Teâlâ mü’minlere cihadı farz kılarak şöyle buyurmaktadır: “(Ey mü’minler) Hoşunuza gitmediği halde savaş size farz kılındı. Hoşunuza gitmeyen birşey sizin için hayırlı olabilirken, sevip hoşlandığınız bir şey de sizin için şer olabilir. (Bundaki hikmeti) Allah bilir ama siz bilemezsiniz”. (Bakara: 2/216). Allah’ın sözüne güveniniz. Uğrunda mallarınız ve canlarınız gitse dahi Allah’ın farzlarına riâyet ediniz. Çünkü bu çekecekleriniz O’nun vereceği mükâfatın yanında hiç mesâbesinde kalır. O halde mallarınız ve canlarınızla Allah yolunda cihada devam ediniz. “Hafif ve ağır olmak üzere (her iki şekilde de) savaşa katılın. Allah yolunda mallarınız ve canlarınızla cihat edin. Eğer bilirseniz bu sizin için daha hayırlıdır”. (Tevbe: 9/41) Artık oradaki işiniz bitmiştir. Halid b. Velid’e Irak’a gitmesini emrediyorum. Benden emir gelinceye kadar da oradan ayrılmasın. Siz de onunla birlikte gidiniz ve sakın gevşeklik göstermeyiniz. Çünkü biliyorum ki bu yol uzun ve meşakkatli bir yoldur. Ancak şunu biliniz ki Allah bu yolda iyi niyetle hareket edenler için çok büyük hayırlar ve mükâfaatlar verecektir. Irak’a vardığınızda emrim gelinceye kadar siz de Halid’in yanında kalınız. Allah hem sizin ve hem de bizim dünya ve âhiret ihtiyacımızı gidersin! Selam, Allah’ın rahmet ve bereketi üzerinize olsun.”[1]
Moderatöre Bildir   Logged
haznevi
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 36


« Yanıtla #1 : 06 Ocak 2008, 21:21:07 »

Hz. Ebubekir’in Rumlarla Savaş Hususunda Ashabla İstişâre Etmesi


- Hz. Ebubekir, Rumlara karşı savaş açmak istediğinde içlerinde Hz. Ali, Ömer, Osman, Abdurrahman b. Avf; Sa’d b. Ebî Vakkas, Said b. Zeyd ve Ebu Ubeyde b. Cerrah’ın da bulunduğu Muhacir ve Ensar’ın Bedir’e katılanlarıyla diğer sahabileri çağırttı. Huzurunda toplandıklarında onlara şunları söyledi: “Allah’ın nimetleri sayılamayacak kadar çoktur ve hiç bir amel de Allah Teâlâ’nın bu mükâfaatlarına karşılık olamaz. Hamd yalnızca O’na mahsustur. Allah sizin kalblerinizi birleştirip aranızdaki düşmanlıkları kaldırdı.

O sizi İslâm’a kavuşturarak şeytanı sizden uzaklaştırdı. Artık şeytan sizi tekrar şirke düşürmekten ümidini kesmiştir. Allah’tan başka ilah edinmeyiniz. Bugün Araplar bir baba ile bir annenin çocuklarıdırlar. Sizleri şunun için çağırttım ki ben müslümanları Şam diyarında bulunan Rumlarla cihat etmeye göndereceğim. Gayem Allah Teâlâ’nın müslümanlara yardımlarıyla O’nun isminin en yüce olmasıdır. Bunun yanısıra bu cihatta müslümanlar için çok büyük kazançlar da olacaktır. Şöyle ki müslümanlardan bu yolda ölenler şehit olacaklar ve Allah katında çok büyük mükâfaatlar göreceklerdir. Geride kalanlar ise dinlerini müdâfaa etmiş olarak yaşayacaklar ve bunlar da Allah’tan cihad sevabını alacaklardır. Bunlar benim görüşümdür; şimdi de sizler, görüşlerinizi söyleyin!”. [1]


Hz. Ömer’in Rumlarla Cihat Hususunda Hz. Ebubekir’i Desteklemesi


Bunun üzerine Hz. Ömer ayağa kalkarak şunları söyledi:

“Hamd, yarattıklarından dilediğine hayır ve iyilikler veren Allah Teâlâ’ya mahsustur. Allah’a yemin ederim ki biz davet edildiğimiz bütün hayırlı işlere icâbet etmişizdir. Bu da Allah’ın, kullarından istediklerine verdiği bir faziletidir. O en büyük fazilet sahibidir. Andolsun ki ben de sana böyle bir teklifle gelmek istiyordum. Fakat sen benden daha önce davrandın. Çok yerinde bir karardır ve ben de bu konuda sana katılıyorum. Allah seni isabetli kararlarında dâim kılsın! Bana göre en kısa zamanda ordu sevketmeli. Sonra bu orduları da arkadan göndereceğin diğer ordularla takviye etmelisin. Eminim ki Allah Teâlâ kendi dinine yardım ederek, onu ve müslümanları aziz ve gâlip kılacaktır”. [/color]
Moderatöre Bildir   Logged
haznevi
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 36


« Yanıtla #2 : 06 Ocak 2008, 21:23:28 »

Abdurrahman b. Avf’ın, Rumlarla Nasıl Savaşılması Hakkındaki Görüşlerini Bildirmesi


Hz. Ömer’den sonra Abdurrahman b. Avf kalktı ve o da şunları söyledi:

Ey Allah Rasûlünün Halifesi! Rumlar (Esferoğulları) çok kuvvetli olup adeta aşılmaz bir kale gibidirler. Bana sorarsan bir orduyla ve tüm gücümüzle saldırmamız doğru olmaz derim. Önce süvari birlikleri göndererek merkeze en uzak yerlerdeki birimlere saldırılarda bulunmalıyız. Onlar geldikten sonra taze birlikler sevkedip bu işi birkaç kere tekrarlamalıyız. Bu şekilde onlara kayıplar verdirir, ganimetler alırız. diğer taraftan da gözlerini korkutarak yıldırmış oluruz. Bu arada Sen de Yemen’e kadar en uzak yerlere haberler gönderir, Rabîa ve Mudar kabilelerinden askerler toplayıp hazırlıklar yaparsın. Bundan sonra da başına ya bizzat kendin geçerek ya da bir kumandan tayin ederek onları Rumların üzerine gönderirsiniz”. [1]


Hz. Osman’ın Hz. Ebubekir’i Desteklemesi ve Diğer Sahabilerin de Ona Uymaları


Abdurrahman’dan sonra bir sessizlik oldu. Bunu takiben Hz. Ebubekir

“Peki sizlerin görüşü nedir?” diye sordu. Bunun üzerine Osman b. Affan şöyle konuştu:

“Ben senin bu dine mensup olanların iyiliğini ne kadar istediğini ve yine onlara ne kadar merhametli olduğunu biliyorum. Eğer onların geneli hakkında faydalı olacağını düşünüyorsan bu işe hemen başla. Çünkü biz senin hakkında bir şüphe beslemediğimiz gibi seni kınayacak da değiliz”. Hz. Osman’ın bu sözleri üzerine Talhâ, Zübeyr, Sa’d, Ebu Ubeyde, Said b. Zeyd ve orada bulunan diğer Muhacir ve Ensar

“Osman doğru söylüyor. Sen nasıl uygun bulursan öyle yap. Biz sana ne karşı çıkarız ve ne de seni suçlarız” dediler. [
Moderatöre Bildir   Logged
Sayfa: [1] Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer: