0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1] Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: İHH Başkanı Bülent Yıldırım Filistin'e Özgürlük Konvoyu'nun Mısır'da.(Anlatıyor)  (Okunma Sayısı 102 defa)
vuslat
Site Yöneticisi
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 5352


Sözüm tükendi, manayı sessizliğe yükleyip sustum


« : 12 Ocak 2010, 00:25:07 »

Yıldırım: Siyonist İşgalci, Bizim Elimizle Ortadan Kalksın!

İHH Başkanı Bülent Yıldırım Filistin'e Özgürlük Konvoyu'nun Mısır'da karşılaştığı zulmü ve Filistin halkının Özgürlük konvoyuna bakışını anlattı.

Yıldırım'ın konuşmasını sunuyoruz:

Değerli kardeşler, yapılanlar, yapılması gerekenlerin çok az bir kısmı. Allah, bir gün Filistin’in tümünü kurtarmayı nasip etsin. Ve öyle bir gün gelsin ki Siyonist işgalci İsrail, tamamen ortadan kalksın. İnsanlık için en önemli problem, bu devletin kendisidir. Allah, bunu bizlerin eliyle nasip etsin. Bu konuda kıskanç olun, istekli olun, Allah’tan isteyin. Hayyatta bir kez öleceksiniz. Onunda zamanını Allah belirlemiştir. Hiç korkaklığa yer yok. İnsan, hayatını ya kartallar gibi geçirir. Ya da yılanlar gibi sürünerek geçirir.

Arkadaşlarımızla beraber yola çıktık. Hepsi çok yiğit arkadaşlar. Hepsinden Allah razı olsun. Bizi en çok sevindiren, bir kişinin dahi geri adım atmayışıdır. Gerçekten de zor günler geçirdik. Bir espri yaptım orada.

Dedim ki: Bu Ürdünlüler ve Mısırlılar bizi tanımıyor. Biz, 20 yıldır Beyazıt’ta bunun eğitimini aldık. Bütün Beyazıt oraya gelmişti. İkinci arabalar gelirken 45 yaşın üstünde adam gerekiyordu. Bi baktım. Bir sürü adam geldi. Onların o kadar yaşlı olduğunu da bilmiyordum. Dedim ki “Siz, Fatih’te hiç deli bırakmamışsınız, hepsini getirmişsiniz. Fatih’in bütün delileri orada. İşte İslam’ı yaşayacaksınız ve size deli diyecekler. Öyle yaşlı insanlar vardı ki yürümekte zorlanıyorlar. İşte Allah nasip etti mi ediyor. Bu konvoy yola çıktığı zaman bir çok yeri aradım.
Dedim ki: Bu konvoy, başka olacak, gelin. Çoğu, ne demek istediğimi anlamadı. Allah, konvoya öyle ilginç insanlar koydu ki her birinin ayrı hikayeleri var. Hele dışarıdan katılan arkadaşların hikayeleri bambaşka.

Her şeyi canlı canlı yaşadınız. Biz, özellikle de canlı yayın aracı götürdük. Canlı yayın aracı götürmemizin sebebi, dünyaya ambargonun devam ettiğini, ambargoyu sadece İsrail’in uygulamadığını göstermekti.

Biz, İsrail’i yeneriz. Hiç tereddüt etmeyin. Ortadoğu ülkeleri İsrail’i korumaktan vazgeçsin, İsrail’i yeneriz. Türkiye de yıllardır İsrail’i korudu. Ama artık vazgeçti. Kendiliğinden mi vazgeçti. Hayır. Uzun yıllar, ince ince hesaplar yapıldı. Planlar ortaya konuldu. Burada çalışmalar yapıldı. Ve vazgeçilmesi de bu çalışmaların bir parçası. İsrail’in ne olduğunu Türkiye halkı öğrendi. Türkiye desteğini İsrail’den çekti. Geriye şimdi Mısır, Suudi Arabistan ve Ürdün kaldı. Onlar da çekecek. Hiç şansları yok.

Şu yolculukta, Ürdün’de Amman’a girince polisler yolumuzu kesti.
Dediler ki Amman’a giremezsiniz. Çünkü halkın uyanmasını istemiyorlar.
Öyle mi dedik.
Hemen arabalardan indik.
Anahtarları aldık.
Bütün yolları kilitledik.
Canlı yayın aracı çok uzakta kalmıştı.
Ona da dedik ki hemen yayına başla.
Onlar zannettiler ki bizler de sindirdikleri halk gibiyiz.
Hemen bunları itmeye başladık.
Polise gerekli tavrı koyduk.
Çok serttiler.
Sonra kamerayı engellemeye çalışan bir polis epey bi hırpalandı.
Derken bunlar yolu açtılar.
Sonra barış imzaladık.
Adamlar baktılar ki başedemeyecekler, Bütün yolları açtılar.

Ve Amman’da uzun yıllardır ilk defa o kadar kalabalık toplandı. Millet açıktan Hamas demeye başladı. Yasaktı orada.
İhvan-ı Müslimin demeye başladılar.
Bütün yasaklar kalktı. Bakın Suriye’de 30 yıldır, İhvan dediğiniz an 19. Maddeden idam edilirsiniz. Suriye’de İhvan-ı Müslimin bayraklarını açtık.
Elhamdulillah. Ne kadar yasak varsa orada. Hepsini de deldik
.

Havaalanında bizi esir ettiler. Aslında biz zaten oraya gitmek istiyorduk. Akabe’ye gittik. Lazikiye’ye geldik. İki kere git gel halk iyice uyandı.
Dedik ki hedefimiz Mısır olsun.
Kavgayı Mısır topraklarına taşıyalım. A
slında kavganın biraz çetin geçeceğini biliyorduk. Yani doğrusu bir şehid vermeden çıktığımıza da şaşırdık. Onu göze almıştık.  bu kafasızlar, bizi tam beşe böldüler. Uçak bir yerde gemi bir yerde biz bir yerdeyiz. Sabrettik ve sonuçta Mısır topraklarına girdik. Şimdi bunlar, bizi bölüp korkutacaklarını sandılar. Ama aslında biz onları istediğimiz noktaya çektik.

Öyle bir hale geldik ki Allah zihnimizi açtı. Çünkü Mısır’ın hayatta en iyi bildiği şey, zulmün her çeşidini sistematik olarak uygulamaktı. Bunu profesyonel olarak yapmaktadır. Yani Musa (a.s) bile oradan kaçtı ve sonra yine geldi. O topraklarda öyle bir şey var.
80 yaşındaki kadına saatlerce ihtiyaç izni vermediler. Otobüslerin hepsine hapsettiler. Allah, her defasında onların yaptıkları hesaplamayı, satrancı beş on hamle sonrayı düşünmeyi ve istediğimiz noktaya onları getirmeyi bizlere nasip etti.
Allah’a şükürler olsun.

Mısır’da ne yoklaması yaptırdık biliyor musunuz?
Bizim Ayhanlar yaptı. Bizden gizli yapıyorlar.
Engel olacağı mı düşünüyorlar. Aslında, seviniyorum. Ama orada biraz da nabız yükselmesin diye, engel oluyormuş gibi davranmam gerekiyor.
Çünkü, bu arkadaşların ölçüsü yok. Bi gittikleri zaman Mısır’ı fethedeceklerini düşünüyorlar. Biz içerde müzakere yaparken bunlar dışarıda yoklama yapıyor.
Bu yabancılara da öğretmişler. Pakistanlılara, şunlara bunlara. “Burada” demeyi öğretmişler. Oradan bağırıyorlar : Halid. İslambuli’yi kastediyorlar. Hepsi bağırıyor. Burada! Seyid kutup!.. Burada. Hasan el Benna!.. Burada!

Tüm dünyaya şu gösterildi. Eğer inanırsanız. Hiçbir kapı size kapalı kalmaz. Ve, korkuyu yüreğinizden çıkarırsanız, hiç kimse sizi durduramaz.

En çok sevindiğim hadiselerden birisi de bizimle gelen kadınların dirayetiydi. Yağmur gibi taş gelirken üzerimize, o gencecik kadınlarımız etraftan taş toplayıp erkeklere veriyordu. Hiçbirinde korku yoktu. Şu gördüğünüz yabancılar da öyle. Biz ilk gittiğimizde, Müslüman olmayan yabacılar bize çok iyi bakmıyordu. Ama öyle bir güven öyle bir sevgi duydular ki hepsi de ayrılırken ağladı. O gördüğünüz kapalı açık bütün kızlar öyle. Allah inşAllah hepsine hidayet verir. Çok dualar ettik. Çok cesur insanlar. Hiç kimse de bırakmada yaşlısı da genci de. Zaten onları da şaşırtan o.

Bizden önce gazzeye bir yürüyüş yapıldı. O da birisi Gazze yürüyüşüydü.  normalde 2000 kişi Gazze’ye yürüyecekti. Fakat 100 kişiye vize verdiler. Ne yazık ki 100 kişinin içinde 5 tane de Türk vardı. Allah inşaAllah hatalarını göstermiştir onlara. Grev kırıcılığı gibi oldu. Bunlar hemen Gazze’ye koştular. Ve ta geçen Mart’tan beri, yapılan organizasyonu mahvettiler.

Bizim hedefimiz Gazze’ye girmek değil. Biz zaten Gazze’deyiz. Zaten orada şubemiz var. İstediğimiz yardımı gönderiyoruz. Biz, yerin altından da gireriz. Üstünden de gireriz. Böyle bir sorunumuz yok. Müslüman akıllı olacak. Hedefleri net olarak ortaya koyacak. mısır yukardaki hadiseye benzer teklifi bize yaptı: Türkler ayrılsın. Türklerle hiçbir problemimiz yok. George Galloway ve arkadaşları provokatör. Biz, size yol vereceğiz.
Bir tek saniye tereddüt etmedik. Hayır dedik. Biz, ayrılmıyoruz. Biz, beraber olacağız. Ve bizi bölemediler. 450 kişi hep birlikte Gazze’ye girdik. Bir tane bile firemiz yok Allah’a şükürler olsun.

Suriye’de Abdulmetin Balkanlı hoca geldi. Ve bize çok güze bir sohbet yaptı. Dedi ki: Dünyayı fethetseniz önemli değil. Dünyayı uyandırsanız, bu gidişinizle ambargoyu kaldırsanız yine çok önemli değil. Eğer buradan döndüğünüz de buradaki kardeşlerinizle olan bağ, sevgi güçlendiyse yaptığınız Şeyda Allah’ın rahmeti ve bereketi vardır.

VAllahi sevgi bir-se bin oldu. Bu arkadaşlar ile beraber hepimiz elimize bire sopa almışız, taş almışız. Bir arkadaşımız, karşı taraftan tam 11 tanesini yerle bir etti.
Ona demişler ki Bülent Yıldırım karşı tarafta kaldı. Adamın tek derdi bu. Onu aradılar da bulamadılar. O da ayrı bir şey. Bütün Mısır televizyonlarında o var.
Ne yapmışlar biliyor musunuz? Taş atma makinesi getirmişler. Zannetmeyin ki o taşlar, onların elleriyle atıldı. O zaman bizimkilere haksızlık olur. Bizimkiler o kadar hızlı gitmiyordu. Taş atma makinesiyle yaptılar. Ve o gece 7 arkadaşımızı aldılar ve işkence yaptılar. Biz de onlardan bazılarını almıştık. O akşam karşılıklı adam alışverişi yaptık.

Rafah sınır kapısına geldiğimizde sınır kapısını açmazsalar demir kapıyı girip geçecektik. Bunu ya tırla ya da çöp arabasıyla yapacaktık. Anlaşamadığımız nokta: Benim yapmamdı. Fakat yaşlı amcalar, biz yapacağız dediler. Bunun kavgasını yapmıştık. Sonuçta Allah ona da imkan vermedi.

En son hadisi havaalanında oldu. Konvoyun en zorlu anı, çıkışta havaalanında oldu. 8 arkadaş hakkında tutuklama kararı vardı. 2 tanesi Gazze’de kaldı. Çıkmadılar. Gazze’de şehid olma niyetiyle kaldılar. 6 arkadaşla havaalanına geri döndük. 4 arkadaşı içimize aldık. 2 tanesi dedi ki bize bir şey olmaz. Biri Kuveytli birisi de Malezyalı. Dört arkadaştan iki tanesi de Türk. Dediler ki bunların pasaportlarını vermiyoruz. Gidin. Biz de “bu arkadaşlarımızı almadan gitmeyiz” dedik . Epey sıkıntılı dakikalar geçirdik. Operasyon yapmak için hazırlık yaptılar.

İlk defa, tamam artık buradan çıkamayabiliriz dediğim andı. Çünkü bize destek verenler de “çıkın artık” diye bağırmaya başladılar telefonda. Yani yapacak hiçbir şeyimiz yok. Nasıl çıkabilirdik ki? Ben üç kişinin vicdan azabını hala hissederim. İkisi kadın birisi erkekti. Özbek hükümeti bunlara işkence yaptı ve hala da yapıyor. Allah’a çok yalvardım. Bir daha ben bu duruma düşürme diye. Sonra telefonu kapattım. Ve arkadaşların yanına geldim. Arkadaşlar, bu dört kişiyi vermeyeceğiz ve o iki kişiyi de alacağız. O iki kişiyi de hem elçilikleri hem de arkadaşları bıraktı gitti. Kuveytlinin ablası da orada. Biz, gitsek o tek başına havaalanında kalacak. Dedik, hedefimiz 6 kişi. Sonra, bunlar bizi tahrik etmek istiyor. Karşılık vermeyeceğiz. Gerekirse öleceğiz ama bu arkadaşlarımızla birlikte öleceğiz.

Allah’ın yardımı geldi o anda. Herkes devreden çıktı. Hatta bazıları hakaret ederek devreden çıktı. Ve orada dedim ki eğer burada kararımız kalmak olsak ve bir kaçımız şehid olsak, Şamil Basayev’in durumuna düşmüş olacağız. Bazıları suçluyor. Ama o hiç kimseyi satmadı. Dini farklı da olsa yola çıktığı hiç kimseyi satmadı. O yüzden bazı eylemleri yanlış anlaşılmıştır. O yüzden kaypak Müslümanlardan rahmetlinin yaşam tarzını eleştiren çok insan vardır. Hep bunları düşündüm. Dedim ki ya rabbi bir çok insan, bu arkadaşları almadan gitmeme kararını verdiğim için beni yargılayacak. Ama yine de bu kararı vermek lazımdı. Mısırlılar baktı ki bunlar kararlı. Dediler ki “Bülent bey, dört kişiyi alın ve çıkın.” Şimdi dört arkadaşı alalım çıkalım da diğer ki çocuk ne olacak?

Sonra bu iki çocuğu da getirdiler. O an benim için en mutlu andı. Herkes bırakmıştı ama biz bırakmadık Allah’a şükürler olsun.

Fitne kalkıp, din yalnız Allah’ın oluncaya kadar mücadele edeceğiz, savaşacağız. Kudüs’ü alacağız. Fitnenin kalktığı merkez, Kudüs’tür. Kudüs’ü aldığımız zaman her yer özgürleşecek. Hiç tereddüt etmeyin. Bazıları bize diyor ki siz Filistin’e fazla önem veriyorsunuz. Çünkü biz düşmanın merkezine saldırmaktan korkmuyoruz da ondan Filistin’e önem veriyoruz.

İnşaAllah gemilerle Gazze’ye gireceğiz. Ve inşAllah yeni konvoylar düzenleyeceğiz. İnşaAllah bu ambargoyu kaldıracağız. Bu konuda kıskanç olacağız.

Açıklama yapmış Mısır'ın Dışişleri Bakanı. Hiçbir konvoya izin vermeyeceklermiş. Hadi bakalım. Göreceğiz. Biz, gitmeden önce de aynısını diyordu.

Kudüs'te buluşmak üzere hepinizi Allah'a emanet ediyorum.
Moderatöre Bildir   Logged

Ya Rebbî! ez Ji bela û zehmetîya, arîkarî te dêxwazîm. Ez xwe davim te...
Sayfa: [1] Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
Özgürlük, Kutlu Özgürlük / şehid Dr.Ali ŞERİATİ Düşünce yazıları/Makaleler vuslat 2 289 Son Mesaj 12 Haziran 2009, 21:08:12
Gönderen: kevir
ihh genel başkanı Bülent Yıldırım Gazzeden binlere hitap etti (video) Filistin Özel vuslat 0 255 Son Mesaj 30 Ocak 2009, 15:55:58
Gönderen: vuslat
Bir Ateş Düştü Filistin'e Türkçe Eserler Muhammed Ensar 0 234 Son Mesaj 23 Haziran 2009, 21:51:05
Gönderen: Muhammed Ensar
Bülent Yıldırım'la İlgili Sıcak Gelişme Filistin Özel Şehid Renginde 0 140 Son Mesaj 01 Haziran 2010, 15:57:39
Gönderen: Şehid Renginde
Her Şey Onu Anlatıyor Belgeseller KeRvAnCaN 0 308 Son Mesaj 11 Temmuz 2010, 10:01:31
Gönderen: KeRvAnCaN
Bülent Yıldırım: Biz, Şehid Oluruz Ama Mısır Bunu Kaldıramaz Filistin Özel Şehid Renginde 0 120 Son Mesaj 30 Ekim 2010, 21:47:10
Gönderen: Şehid Renginde
Bülent Akyürek'le röportaj.. Serbest Bölüm siyahi 8 476 Son Mesaj 08 Aralık 2010, 15:18:11
Gönderen: siyahi