0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1] Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: İslami chat  (Okunma Sayısı 463 defa)
Qum_Feenzır
Tecrubeli üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 451


Ya eyyühel müddessir! Qum feenzir!!


« : 27 Haziran 2010, 12:13:22 »

İslami chat

İnternet, günümüzün "olmazsa olmazı" olarak algılanıyor hemen her çevrede. Sağladığı ucuz, hızlı ve kolay iletişim onu cazip kılan en önemli hususlar. Bu sebeple artık internetin girmediği ev neredeyse kalmadı.
Modernitenin diğer "imkân"ları gibi internetin de "götürü"leri var şüphesiz. Hatta onun yol açtığı zarar-ziyan, diğerlerinden çok daha fazla. Zira denetimden uzak internet kullanımı diğer modern vasıta ve vasatlara göre çok daha mümkün ve yaygın.
İnterneti İslamî amaçlarla kullanma düşüncesi anlaşılabilir bir şey. Doğru ve yerinde kullanıldığında bu gerçekten de bir "imkân" gibi görünüyor. Bana sorarsanız olmasaydı daha iyi olurdu. Zira yukarıda da söylediğim gibi getirileri götürülerinden daha fazla.
Önceleri tamamen güzel niyetlerle başlasa da, birtakım "İslamî" sitelerdeki sohbet odaları, internetin tabiatından kaynaklanan bir "ayartma"yla kötü yönelimlere (münkerata) ortam teşkil edebiliyor.
Elime ulaşan bir araştırma, bu noktada endişelenmek için elimizde yeterinden fazla sebep olduğunu gösteriyor. Araştırma, "İslamî" formatlarda başlayan chat (sohbet) sürecinin, giderek nasıl "ürküntü verici" manzaralar doğurduğunu –araştırmayı yapanların bizzat kendi tecrübelerinin sonucu olarak– ortaya koyuyor.
Araştırmayı yapan üç kişi; Türkiye, Suudi Arabistan, Ürdün, Tunus, Suriye, İran, Irak, Lübnan, Fas gibi ülkelerde Türkçe ve Arapça faaliyet gösteren internet sitelerinin sohbet odalarına giriyor. Her biri, önce takma kadın isimleri (nick) kullanarak kadınlarla, sonra da takma erkek isimleri kullanarak erkeklerle sohbet ediyorlar. Yaklaşık 600 kişiyle gerçekleştirdikleri sohbetler sonunda elde ettikleri netice şu olmuş: Sohbet odalarının müdavimleri başlangıçta, İslam'ı öğrenmek, farklı yerlerdeki Müslümanların durumlarından haberdar olmak, onların problemlerini paylaşmak… gibi niyetlerle hareket ediyor. Ancak süreç içinde sohbet koyulaştıkça "sanal" bir yakınlık oluşuyor.
Çevrelerinde edep ve vakarla tanınan, namahrem insanlarla göz göze gelmekten dahi kaçınan (kadın-erkek) pek çok kimsenin, sanal ortamın getirdiği tanımama ve tanınmama "avantajı"ndan istifadeyle çok geçmeden mahrem konulara girmekten çekinmediği gözleniyor. İşin bir başka vahim boyutunu da, bu insanların belli bir çoğunluğunu evlilerin oluşturuyor olması!
Problem ortada. Çözüm için bir şeyler yapılmadığı takdirde toplumsal yapımız hızla çürümeye devam edecek ve Hz. Süleyman (a.s)'ın asası gibi ancak kemirilen yeri kalmadığı için tamamen çöktüğünde fark edilecek; o zaman da iş işten geçmiş olacak.
Kangrenleşmeye doğru giden bu problem için kısa ve uzun vadede yapılacak işler var. Özellikle İslamî konularda bilgi edinmek isteyen gençleri "internetten öğrenme" alışkanlığından vaz geçirmek gerekiyor. Esasen "İslamî bilgi" konusunda kimin, kimden/nereden, nasıl ve ne kadar öğrenmesi gerektiği sorusu bana sorarsanız modern dönemde Müslümanların "en önemli" meselesini oluşturuyor. Zira şurası kesin ki, modern dönemde İslam'ı bildiğini sananların yaşadığı zihnî karmaşa ve istikamet sapması, İslam'ı bilmediğini bilenlere oranla kat kat fazla. Bunun için herkesin her türlü bilgiyle birebir muhatap olduğu, herkesin her meseleyi konuşup tartıştığı ortamlar yerine, herkesin kendisi için "gerektiği kadar" ve "doğru" bilgi ile buluşturulduğu ortamlar oluşturulmalıdır. Bu cümleden olarak istikamet ve sahih bilgi sahibi insanların toplumla buluşturulması için gerekli mekanizmanın oluşturulması hayatî önemde. İrşad faaliyeti bir "seferberlik" anlayışı içinde yürütülmelidir.
Uzun vadede alınması gereken bu ve benzeri tedbirler dışında, kısa vadede şunlar yapılabilir: İnternet kullanımının bir "alışkanlık/bağımlılık" haline dönüşmesi engellenmelidir. Aile büyükleri, aile bireyleri arasında sağlıklı bir iletişim ortamı oluşmasını sağlamalı, birlikte sohbet kültürü yeniden canlandırılmalıdır. Öte yandan İslamî içerikli sitelerdeki "sohbet odaları" ya sıkı bir şekilde denetlenmeli ya da tamamen kapatılmalıdır. Ayrıca her aile kendi içinde internet kullanımı için zaman kısıtlaması getirebilir. İnternete girilen bilgisayar evin salon gibi en işlek mekânına taşınabilir.
Moderatöre Bildir   Logged

Her gün Aşura bize!
Her yer Kerbela bize!
Şehadet iftixardır..
Hüseyin Rehber bize..ünlem!
vuslat
Site Yöneticisi
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 5352


Sözüm tükendi, manayı sessizliğe yükleyip sustum


« Yanıtla #1 : 04 Temmuz 2010, 22:21:22 »

ikaz ve uyarınız yerinde, Paylaşımlarda yazı sahibinin imzasına dikkat edelim. unutulan yerde diğer kardeşlerimiz hatırlatırlarsa iyi olur.

Kendi paylaşımları olan kardeşlerimiz 'kendi kaleminde' bölümünde yazılar yazarlar.

duyarlılığınız için Allah razı olsun.

Moderatöre Bildir   Logged

Ya Rebbî! ez Ji bela û zehmetîya, arîkarî te dêxwazîm. Ez xwe davim te...
Qum_Feenzır
Tecrubeli üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 451


Ya eyyühel müddessir! Qum feenzir!!


« Yanıtla #2 : 04 Temmuz 2010, 23:33:58 »

vuslat abinin dediği gibi kendi yazım olsa kendi kaleminizden bölümünde paylaşırdım. yoksa kendi yazım diye asmadım zaten.dalgınlığıma gelmiş özür dilerim.
Moderatöre Bildir   Logged

Her gün Aşura bize!
Her yer Kerbela bize!
Şehadet iftixardır..
Hüseyin Rehber bize..ünlem!
vuslat
Site Yöneticisi
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 5352


Sözüm tükendi, manayı sessizliğe yükleyip sustum


« Yanıtla #3 : 04 Temmuz 2010, 23:37:43 »

estegf. abim özür dilemeye gerek yok. unutularak yazılmadığı belli...
Moderatöre Bildir   Logged

Ya Rebbî! ez Ji bela û zehmetîya, arîkarî te dêxwazîm. Ez xwe davim te...
Bişnev
"Nalîna agirî..."
kadim üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 205


"Dilimden düğümü çöz"


WWW
« Yanıtla #4 : 18 Şubat 2012, 10:12:06 »

Baş köşemize kurulan hain
17 Şubat 2012 Cuma 14:36:00
Hamd olsun o Allah’a ki güzellikleri bir dokunuş kadar yakınımıza getirdi.

Salât ve selam olsun o Rasul’e ki, her yeniliği Hakk yolunda kullandı ve daima ümmetin salahı için çabaladı.

Hamd ve salât bölümünden, internetten bahsettiğimiz anlaşılmıştır umarım. İnternetin de çeşitleri var kanaatimce: Facebook, Twitter ve diğerleri.
Telefon şirketlerinin kampanya yapmasından dolayı cebimizde de bir akrep gibi taşıdığımız internet, bazen bizi ısırıyor, bazen de munis bir hizmetkâr oluyor. Ve bize zarar verdiği zaman, sadece bizimle sınırlı kalmıyor ve içinde bulunduğumuz camiaya da –en küçüğünden en büyüğüne kadar- zarar veriyor.

Ve ne ilginçtir ki bu zarara sebep olan insanların ekserisi, “Artık saklanma, gizlenme devri bitmiştir. Artık Müslümanların salahı için elimizi taşın altına koymanın zamanı gelmiştir. Yeter artık bu kadar korkaklık!” tarzında söylemlerle kendisine öğüt verenleri korkaklıkla suçlayıp susturmaya çalışıyorlar.

Bize “Elini taşın altına koymak ve cihad etmek, internette alevli konuşmalar yapmak ve adresini, telefonunu face’te tanıştığın kişilere vermekse Allah kabul etsin.” Demek düşüyor çoğu zaman.
Bazıları tebliğ vazifesinin en iyi internette ve sosyal paylaşım sitelerinde yapılacağını savunuyor. Yani, “Önce en yakınlarını uyar.” Ayet-i kerimesi mucibince arkadaşımız aile efradının hepsinin hidayetine vesile olmuş(ünlem); hepsi, bir daha kötü işlere bulaşmama ve ibadet etme yönünde köklü bir değişim yaşamış(ünlem); sonra çevresi, mahallesi, köyü, şehri… Bir göle taş atarsınız ya, aynen öyle, kendisi merkezde olmak üzere halka halka iman dalgalarını yaymış şehrin dört bir yanına(ünlem). En son internetteki biçareler kalmış. Öyle ya, internete girenler, İslami konuda bir şeyi merak ettiğinde arama motoruna aratamayacak kadar cahil. Ah kardeşim, sen olmasaydın ne yapardı onca insan? Dinini kimden öğrenirdi?

Yapmayın Allah aşkına! Buna siz de inanmıyorsunuz, hadi bir dinleyin iç sesinizi.

Bazıları da İslami chat(ünlem) kanallarında zaman öldürür. Ve utanmadan ‘chat’ kelimesine bir ‘i’ harfi koyduğunda kelimenin ‘cihat’a dönüştüğünü gururla dile getirir. Tabii, zaten ‘chat’in her şeyi ama her şeyi cihattı; sadece bir ‘i’ harfi eksikti(ünlem). Onu da siz tamamlayın. İşte biz bunu düşünemedik. Kusura bak(may)ın.

Bazıları ise bu kadar inatçı değildir. Üste çıkmayı beceremez ve uyardığınız zaman sizin haklı olduğunuzu kabul eder. Fakat aradan çok bir zaman geçmeden, aynı hatanın farklı bir versiyonuyla sahneye çıkar. Yine uyarırsınız, yine hatasını kabul eder. Ama siz “Acaba sırada ne var?” diye düşünmekten kendinizi alamazsınız.

Evet, Rabbimiz güzellikleri, ilmi, dünyevi ve uhrevi bilgiyi parmaklarımızın ucuna kadar getirdi. Bundan dolayı ne kadar şükretsek azdır. Önceleri bir servet harcayıp da ancak sahip olabileceğimiz kitaplar, bir tıklamayla bilgisayarımıza iniyor. İstediğimiz her konuda bilgi, belge, video, resim vs. bulabiliyoruz. Bundan on-on iki yıl önce İslami konularda araştırma yapmaya kalksak, hep ateist siteleri çıkardı karşımıza. Bu kadar çok İslami site yoktu. Ve bugünkü gibi arşivlere ulaşacağımız aklımıza bile gelmezdi. Şimdi neredeyse her hocanın bir web sitesi var mâşâAllah. Ancak bu kolaylıklar bizim üstümüze rehavet olarak çöktü galiba. Zamanında 13 liraya alıp da sevindiğimiz Sahih-i Buhari muhtasarı şu an internette bedava diye mi bu kadar uzak kalınıyor acaba? Sahih-i Müslim, Zad’ül-Mead ve diğerleri kitaplığımızı süslerken, iç âlemimizi neler süslüyor? “Canım, bunlar zaten elimde! Hem elimde olmasa bile internette bedava. Bunlar bekler ama chat beklemez. Facebooktaki gönderilere de taze taze yorum yapmalıyım.” mı diyoruz acaba?

Uhud Dağı’yla, hurma kütüğüyle, taşla, kurtla, deveyle konuşan bir Rasul’ün ümmetiyiz. Cansızların bile halinden anlayan bir Rasul (asv)… Allah aşkına gönül kulağımızı kabartalım. Kitaplığımızdaki kitaplar bize ne diyor? Onları dinledikten sonra da vicdanımız ne diyorsa onu yapalım. Ama iyi, ama kötü; bize kalmış. Selam ve dua ile… Rahman’a emanet olunuz.

 
Betül Yılmaz/dogruhaber
Moderatöre Bildir   Logged

Sayfa: [1] Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
hain pusular İslamda Kadın ve Tesettür musap el vahap 1 252 Son Mesaj 17 Ekim 2007, 19:58:17
Gönderen: Muhammed Ensar
Girme Hain Kurşun Şehid Rehbere İthafdır Ezgi ve ilahiler by ensar 0 310 Son Mesaj 21 Kasım 2010, 12:41:56
Gönderen: by ensar