0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1] Aşağı git Yazdır
Gönderen Konu: iTİKATTA Mİ'RAC HADİSESİ  (Okunma Sayısı 109 defa)
Âl-i İmran
Yardımcı Yönetici
****
Online Online

Mesaj Sayısı: 2256


“Batın-ı kalp ayine-i sameddir ve ona mahsustur”


« : 28 Haziran 2011, 11:01:56 »

 Miraç ile isra birbirleri ile ilgili oldukları için  kısaca her ikisini açıklamak gerekti. İsra lugatta; " gece vaktinde yürümek " anlamını ifade eder. İstilahta ise Peygamberi gece vaktinde Mescid-i Harmadan Mescid-i Aksa'ya götürmektir. İsra hadisesi , Kuranı kerimin  nassı ile sabit oldugundan  onu inkar etmek küfürdür

 Mi'rac ise; lugatta merdiven gibi, yükseğe çıkmak için vasıta olan şeydir. İstilahta ise Peygamber'in Mescid-i Aksa dan semalara ve Alemi ulviye çıkmasıdır. Miraç olayaı Peygamber a.s  in hadisiyle sabit olmuştur. Ancak hakkında varit olan hadisler mutevatir değil, meşhur ve ahad olduklarından onu (Mirac-ı)  inkar eden kimse kafir değildir, Bid'atcidir. Ulemanın çoğu, Necm Suresinin  Mi'raca delaletinin kat'i degil, zanni olduğunu söyler.

İsra ile mi'rac ruh ilemi, yoksa ruh ve cesetlemi olmuştur? Bu hususta ihtilaf vardır. Ehl-i Sünnet ve'l cemeatin kahir ekseriyetine göre isra ile Mi'rac ruh ve cesetle olmuştur.

Ruh ve cesetle oluşları tuaf görünsede, uzak görmemek lazımdır. Bütün mucizeler böyle değiller mi? Yani harkulade ve tuaf şeylerdir. Ayrıca yer ve gökleri yaratan  Allah'ın kudretine nisbet edildiği zaman mi'rac hadisesi küçük bir hadisedir. Peygamberlik davası, bundan daha garip görünen bir temele dayanır. Çünkü Peygamber (a.s)  bütün dünyaya şöyle ilan ediyordu:

" Ben Allahın Rasülüyüm, Cebrail benimle Allah arasında bir vasıtadır. Bana vahy getirir. Bu hayattan sonra ahiret hayatı vardır. Ahiret hayatını kurtarabilmek için bana tabi olmak icab eder. Bana tabi olmayan kimse mutlaka ziyandadır, Ahiret aleminde Cennet ve Cehennem vardır.  Buna inananlar Cennet'e inanmayanlar Cehennem'e gideceklerdir. "

Bu söz ve iddialar bir şahsın Mekke'den Mescid-i Aksa'ya, Mescid'i Aksa'dan da  göklere kadar gittim demesinden daha büyüktür.

Hz Aişe, Mu'aviye, Enes, İkrime ve Hasan el- Basri'nin bir rivayetine göre Hz Peygamber'in a.s  İsra ile Mi’rac ruhani (yani ruya-i sadıka ile) olmuştur.

Bizim inancımız Ehl-i Sunnet ve'l-Cemeat'in  kahir ekseriyetinin inancı gibidir.  Bu meselede icma veya icmaya yakın büyük çogunluğun kararı olursa onu kabullenmek lazımdır.  Ayrıca bu olay rüyada meydana gelseydi inanmayan kimselerin  tepkisine vesile olup da onların mürted olmalarına sebep olmazdı.

Bununla beraber İsra ile Mi'rac hadisesinin rüyada meydana geldiğine inanan kimsenin "kafir"  veya "müptedi" dir diyemeyiz. Netice Ehl-i Sunnet ve'l-Cemeat'in   görüşüne göre İsra ile M’irac ruhen ve ceseden vaki olmuştur. Peygamber a.s beşer gücüyle bunu yapmamıştır.  Uzaydaki milyarlarca yıldızları yaratıp gezdiren Allah Teala yapmıştır ve kendisi için gayet kolaydır. İsra hadisesini inkar eden kimse kafir, Mi'racı inkar eden de ehl-i  bid'attir

Moderatöre Bildir   Logged

İntizarınla çöller deli divaneydi, Firkatin bir kor idi, Alev idi dile ey YAR …
Sayfa: [1] Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer: